# Nebati’nin son açıklamalarına ekonomistler ne diyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/nebatinin-son-aciklamalarina-ekonomistler-ne-diyor-80305h/
- Yayımlanma: 2022-02-11T19:09:12+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Ekonomistler Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin [Nebati](https://www.borsatek.com/nebati-kur-korumali-mevduat-340-milyar-tlye-ulasti-80282h)‘
nin Bloomberg HT-Habertürk yayınında yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde
bulundu.

[Bloomberg HT](https://www.bloomberght.com/ekonomistler-bakan-nebati-nin-aciklamalarini-nasil-degerlendirdi-2298695)
yayınına katılan TEB Kıdemli Ekonomisti Okan Ertem şunları ifade etti:

“En önemli konunun KGF olanakları olacağını düşünüyorum. Yarın açıklanacak olan 
pakette ihracat odaklı şirketlere ve KOBİ’lere uzun vadeli cazip bir kredi olanağı
sunulacak. Faiz oranı olarak yüzde 16 konuşuluyordu. Tabii detayları açıklanmadı
ama mevcut durumda o vade için enflasyonun çok altında bir rakam. Zaten kredi faizlerinin
yüzde 25 civarında olduğu bir yerde ortalamada 1 yıl civarında çok düşük bir ticari
kredi faizi olarak öne çıkıyor.

Bu daha çok ihracatçı tarafı hedefleyen bir ürün. O yüzden doğrudan eski KGF’lerde
olduğu kadar büyük bir kredi büyümesi yaratmaz ama belli bir ivme yaratır. Bence
en önemli konu buydu. İkincisi ise altın konusuydu. O konuda en öne çıkan başlık
yastık altındaki yaklaşık 5 bin ton yani 250 milyar doları bulan altın miktarının
bir kısmının önce sisteme çekilmesi daha sonra Merkez Bankası rezervlerine katılması
amacıyla düzenlenen bir uygulama olacağını söyledi.

Baktığınız zaman şu anda Merkez Bankası rezervlerinde zorunlu karşılıklar dahil 
650 tona yakın altın var yani 38 milyar dolarında bir miktara denk geliyor. Bahsedilen
programda 25 milyar dolarlık bir hedef var. 250 milyar dolarlık pazarın yüzde 10’
u çekilmek isteniyor. Bu durumda Merkez Bankası rezervlerine orta vadede 25 milyar
dolarlık bir katkı hedefleniyor. Bunlar rezervler açısından önemli ve olumlu.

### “Enflasyonun düşüşü beklendiği kadar hızlı olmayabilir”

Enflasyonun ilerleyen dönemlerde bu denli hızlı düşmesini beklemek doğru olmayabilir.
Orada birkaç faktör var. Birincisi artan maliyetler ikincisi de büyüme. Büyüme olduğu
sürece artan maliyetler tüketiciye yansıtılabilir ve anladığım kadarıyla bu yeni
kredileri ve desteklerin de ana amaçlarından biri biraz büyümeye destek olmak. Dikkat
ederseniz bu kadar negatif reel faiz olmasına rağmen kredi büyümesi aynı hızda gitmiyor.
Tüketici kredisinde şartlar daha ağır, ticari kredi tarafı da aynı hızda gitmiyor
demek ki faizleri daha aşağıda belirlemek gerektiği düşünüldü. İlk etapta bu durum
olumsuz bir etki yaratmaz fakat ilerleyen dönemlerde büyüme olduğu sürece krediyi
alan üretici maliyetlerini tüketiciye yansıtabilir. Bu da enflasyonun düşme olasılığını
azaltır dolayısıyla ilerleyen dönemlerde de yüksek enflasyon görebilir. O yüzden
ben yakın vadede düşüş olacağını pek düşünmüyorum. Merkez Bankası’nın tahminlerinde
de yılın ikinci yarısında bir kırılma vardı. O kırılma belki yılın sonunda gerçekleşebilir
fakat o da ileri bir tarihte olacaktır”

Şekerbank Başekonomisti Dr. Gülay Elif Yıldırım da şu yorumları yaptı:

Londra toplantısı çok önemliydi. Oradaki geri bildirimler Sayın Bakan tarafından
aktarıldı. Genel olarak sonrasında biz de takip etmiştik. Orada iyi bir toplantı
geçmiş gibi görünüyor çünkü uzun zamandır gidilmiyordu. Yabancılarla bağ biraz kopmuş
şekildeydi ki Türkiye yabancı yatırıma ihtiyacı olan bir ülke. Genel koşulları tasarruf
oranları ve genç nüfus gibi koşulları düşündüğünüzde yabancılarla bir şekilde kontakt
kurmamız gerekiyor. Tabii bu sıcak para anlamında değil daha uzun vadeli yatırımlar
anlamında. Fakat geriye dönüş manasında bu ilk toplantıyı ben olumlu buldum. Geri
kalan konular için Sayın Bakan ekonomistlerle yapılan toplantıyı çok net ve açık
bir şekilde anlatmıştı.

### Dış ticaret açığının nerdeyse tamamı enerji ithalatından

Enerji Türkiye’nin hem cari açığı hem de enflasyonu için gerçekten çok önemli ki
enflasyon tarafında TL’deki değer de önemli olduğundan dolayı biraz katlanarak da
gelebiliyor. En son yaptığımız bir çalışmada gördük ki petrol fiyatlarında yaşanan
yüzde 1 artış enerji ithalatını yüzde 0,75 artırıyor. Dolayısıyla çok ciddi bir 
etken ve enerji ithalatı toplamın yüzde 20’sini oluşturduğundan o tarafta da çok
etkili oluyor. Bu sene için baktığımızda dış ticaret açığımızın neredeyse tamamı
enerji ithalatından gelmiş gibi görünüyor. O anlamda tabii çok önemli yani petrol
fiyatlarındaki gidişat hem cari açığı kontrol etme ve cari fazla verme temalı yeni
modelimizin başarısı anlamında çok önemli. Şu an biz üretim yapımızı değiştirmiş
değiliz. Böyle bir şeye giriştik ama biraz arkasından geliyor yapılması gerekenler.
O anlamda biz petrol fiyatlarındaki yükselişin acısını maalesef çektik. Sayın Bakan
burada da bir uzlaşma olabileceğini söyledi ki umarım olur çünkü bizim gibi enerji
ithal etmek zorunda kalan ülkeleri çok ciddi etkiliyor. O bakımdan onun ne tarafa
evrileceği aslında bizim cari açığımızı etkileyecek en önemli faktörlerden birisi.

### “Kamu bankalarından ciddi bir kredi genişlemesi göreceğiz”

Bir de 2022 yılında ihracat odaklı açıklanacak KGF’den kredi genişlemesi görmeyeceğiz
ama bunun haricinde kamu bankalarından ciddi bir kredi genişlemesi göreceğiz. Dolayısıyla
bu ticari krediler başta olmak üzere krediler dış ticaret yaratıp sonrasında bir
cari açık yaratma potansiyeline sahipler. Kısa dönem anlamında konuşuyorum. 2022
yılında ödemeler dengesine biraz daha temkinli yaklaşıyoruz. Enflasyon tarafında
ise enerji ve gıda fiyatları bizim en önemli sıkıntımız. Bu durum çoğunlukla da 
bizim kontrolümüzün dışında. Sayın Bakan da aslında bunu toplantılarında ifade ediyor.
Enflasyonu hallettik artık bitti bundan sonra bir sorun olmayacak bir yaklaşımı 
yok. 2023’ün sonlarında doğru tek haneli rakamları hedeflediklerini söylüyor. Dolayısıyla
2022 yılının hem enflasyon anlamında hem ödemeler dengesi anlamında Sayın Bakan 
da zor geçeceğini söylüyor. Biz de bu şekilde düşünüyoruz. 2022 yılı biraz bu hedeflerin
test edildiği bir yıl olacak diyebiliriz”
