# Nefes kredisi 180 milyar TL’yi geçti

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/nefes-kredisi-180-milyar-tlyi-gecti-23726h/
- Yayımlanma: 2017-05-30T21:50:53+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye’de özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin ekonomik faaliyetlerini 
canlandırma amacı taşıyan Kredi Garanti Fonu, 180 milyar TL’lik kredi hacmini de
geride bıraktı.

BusinessHT’de yer alan habere göre Fon, 28 Mayıs itibariyle kredi hacminin 180,4
milyar TL olduğunu, toplamda 274 bin 60 şirketin KGF destekli kredi kullandığını
belirtti.

KGF kredilerinin yüzde 75,4 özel sermayeli, yüzde 22,7’si kamu sermayeli yüzde 1,8’
i katılım bankaları tarafından kullandırıldı. Kullandırılan kredilerin yüzde 90’
ı KOBİ, yüzde 10’u KOBİ dışı firmalara olup, toplam kredilerin yüzde 66’sı mikro
ve küçük işletmelere verildi. 

**KREDİLER NEREYE GİDİYOR?**

Basında bu kredilerin yatırım amacı dışında farklı alanlarda kullanıldığı haberleri
sıkça yer alırken, KGF yaptığı açıklamada bu kredilerin hangi amaçla ve hangi sektörlerde
kullanıldığına da açıklık getirdi. 

Açıklamaya göre kullandırılan kredilerin yüzde 64’ü yeni kredi, yüzde 31’i ilave,
yüzde 5’i ise yenileme/refinansman kredileri oldu.

KGF’den yapılan açıklamada son günlerde, verilen desteklerin mahiyeti ile ilgili
olarak gerek basında gerekse ekonomi kulislerinde çeşitli spekülatif söylemlerin
yapıldığı gözlemlendiği, bu söylemlerin büyük kısmı KGF kefaletinin yoğun olarak
yeniden yapılandırılan kredilerde kullandırıldığı ve bu kredilerin yatırım ve sermaye
amacından farklı amaçlarla kullanımı ile ilgili olduğu belirtildikten sonra verilen
rakamlarda da görüldüğü üzere, bu söylemlerin gerçeklerle uzaktan yakından ilgisi
bulunmadığı ifade edildi. KGF’nin verdiği rakamlara göre tüm krediler içerisinde
yapılandırılan mevcut kredilerin oranı yüzde 5 düzeyinde.

Açıklamada, kredi tahsis süreçlerinde KGF’nin bankalardan ayrı bir tahsis ve değerlendirme
süreci bulunmadığı, bankalarca tahsisi yapılarak talebi gönderilen firmalar için
sadece Bakanlar Kurulu Kararı’nda belirtilen maddeler açısından firmanın sorgulandığı
belirtildi.

Bu sorgulamada, firmanın vergi ve SGK borcu olup olmadığı, varsa alınan kredinin
en fazla yüzde 20’sini aşmaması, iflas, iflas erteleme ve konkordato kararı olmaması,
BDDK’nın karşılıklar kararnamesi gereğince firmanın 5. grupta izlenen donuk alacak
kaydının bulunmaması ve Türkiye’de yerleşik bulunmasına dikkat ediliyor.

**ORTALAMA KREDİ BÜYÜKLÜĞÜ 492 BİN TL**

180 milyar TL’yi aşan KGF kredilerinin yüzde 29,4’ü imalat sanayinde, yüzde 44,6’
sı ticaret ve hizmetler sektöründe kullanıldı. Kullandırılan kredilerin ortalama
kredi büyüklüğü 492 bin TL olarak gerçekleşti. Kullandırılan kredilerin yüzde 90’
ı TL olurken yüzde 10’u döviz bazında oldu.

KGF faiz oranlarına ilişkin açıklamalarda da bulundu. Buna göre işletme kredilerinin
ortalama faiz oranı yüzde 14,4, yatırım kredilerinin ortalama faizi ise yüzde 13,8
olarak gerçekleşti. İşletme kredilerinin ortalama vadesi 40 ay olurken, yatırım 
kredilerinin ortalama vadesi ise 61 ay oldu. 

**BANKALAR RİSKLERİNİ KGF ARACILIĞI İLE DEVLETE Mİ YIKIYOR?**

KGF’den yapılan açıklamada bu proje ile birlikte; işletmelerin uygun maliyet, uygun
vade ile finansmana erişiminin kolaylaştırıldığı sermaye yeterlilik oranı dolayısıyla
bankaların düşen kredi verme iştahı artırıldığı belirtildi. 
 Buna göre birçok işletmenin
batması önlenirken bankacılık sektörünün sağlıklı büyümesi sağlanıyor. Bu kredilerin
etkisiyle Türkiye’nin 2017 büyümesine yaklaşık yüzde 1,5 ilave katkı sunulması bekleniyor.

KGF, basında sıkça dile getirildiği gibi bankaların mevcut risklerini Hazine kefaleti
aracılığı ile devlete yıkma amacıyla hareket ettiği söylemlerine de açıklık getirdi.

Açıklamada  “KGF bankalarla yüzde 7 tazmin üst sınırı şartıyla çalışmakta ve böylece
risk paylaşım esasına göre hareket etmektedir. Yani bir bankanın kredi portföyünün
tamamının battığını düşünürsek KGF bu portföyün sadece yüzde 7’sini tazmin etmektedir
ki takipteki kredi oranı şu an Türkiye’de yüzde 3,2’dir. Bu projede bu oran yüzde
7 olarak belirlenerek Türkiye ekonomisine olan güven tazelenmiştir. Sonuç olarak
verilen tüm kredilerin battığını düşünürsek bu projenin devletimize olacak olan 
bütçe yükü en fazla 17,5 milyar TL olacaktır. Bu arada Türkiye ekonomisinin en kötü
olduğu dönemlerde bile hiçbir bankanın takipteki kredi oranı yüzde 6’yı geçmemiştir”
ifadeleri kullanıldı.

**KGF ORTAĞI BANKALARDA EN HIZLI ARTIŞ İŞ BANKASI’NDA**

KGF’nin özel açıklamasına göre yeni kefalet sisteminin bu kadar hızlı çalışmasındaki
en önemli etkenin kurgunun doğru kurulması ve KGF’nin 2016 yılında yaptığı değişim
ve kurumsallaşma politikası olduğu belirtildi.

Açıklamada, “KGF ve Bankacılık sektör veri karşılaştırmalarına bakıldığında sistemin
ne kadar başarılı çalıştığı görülecektir. Hazine kefalet sisteminin iç dinamikleri
sayesinde (tazmin üst limiti uygulaması  yüzde 7 ) kendi otokontrol sistemleri mevcut
olup, bankalar tarafından kredi portföylerini bu bilinçle yönetmeleri sağlanarak
bu sisteme olan isteklilikleri ve güvenleri kazanılmıştır. Bu durum, sistemin sürdürülebilirliği
açısından önemli bir başarıdır” denildi. 
 31.12.2016 tarihi itibariyle KGF olan
27 bankanın 1 Trilyon 330 Milyar TL olan toplam nakdi kredi büyüklüğü (bireysel 
krediler hariç) 30.04.2017 tarihi itibariyle 113 Milyar TL ya da yüzde 8,5 artarak
1 trilyon 443 Milyar TL oldu. Bu kredilerin 95,3 Milyar TL’lik kısmı KGF kefaleti
ile sağlandı. KGF açıklamasına göre bu artışta özel bankalar ağırlıklı olurken ilk
sırayı İş Bankası aldı. 2. sırada Garanti Bankası, 3. sırada ise Akbank yer aldı.

**KGF’NİN TARİHÇESİ**

1991 yılında kurulan Kredi Garanti Fonu A.Ş. (KGF) ana sözleşmesi gereği kar amacı
olmayan ve ortaklarına kar dağıtmayan bir anonim şirket. Kredi Garanti Fonu sisteminin
kurumsallaşması ve büyütülmesi ile başta KOBİ’ler olmak üzere tüm işletmelerin finansmana
erişimini kolaylaştırarak Türkiye’nin büyüme ve kalkınmasına olan stratejik desteğinin
sürdürülmesi amaçlanıyor.
 Kredi Garanti Fonu A.Ş.’nin mevcut sermayesi 318,2 Milyon
TL olup, 04 Mayıs 2017’de yapılan Genel Kurul ile Kayıtlı sermaye tavanı 500 Milyon
TL’ye çıkarıldı. Kurumun mevcut ortaklık yapısı ise şöyle: TOBB yüzde 29,1; KOSGEB
yüzde 29,1; 27 banka yüzde 41,7.   Ortaklık yapısında bulunan 27 Banka/Katılım Bankası
özel sektör ve kamu bankaları olup, sektörün piyasa büyüklüğünün yüzde 98’ini oluşturuyor.

2016 yılının başından itibaren KGF’nin yeniden yapılandırılması süreci başlatılarak,
işleyişi ve altyapısı yeni baştan şekillendirildi. Kadrolar profesyonelleştirilmiş
ve teknolojik altyapısı son teknolojiye sahip sistemlerle yenilendi. Kefalet tahsis
sistemi diğer dünya örneklerinde olduğu gibi bankalar ile entegre şekilde çalışan
bir yapıya kavuşturuldu. 
 Ayrıca eş zamanlı olarak tüm iş süreçleri yeniden gözden
geçirilerek tanımlandı, Yönetmelik ve Uygulama Talimatları ile kurallara bağlandı;
şeffaf, hesap verilebilir, denetlenebilir bir yapı oluşturuldu. Böylece, KGF 2016
yılı içerisinde uluslararası standartlara uygun bir kurum haline getirildi. 

Kurumun açıklamasına göre özkaynaklardan verilen kefalet tutarı azami 3 milyon TL
olup kefalet oranı yüzde 80. Hazine destekli kefaletlerde ise üst sınır KOBİ’ler
için azami 12 milyon TL iken kefalet oranı da yüzde 90, KOBİ dışı firmalar için 
ise azami kefalet tutarı 200 milyon TL iken kefalet oranı yüzde 85. Ancak ihracatçı
veya döviz kazandırıcı faaliyeti olan işletmeler için Hazine destekli kefalet oranı
yüzde 100’e kadar çıkabiliyor.
