# Not indiriminin ekonomiye etkisi ne olacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/not-indiriminin-ekonomiye-etkisi-ne-olacak-15257h/
- Yayımlanma: 2016-09-27T14:30:24+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, kredi notunun düşürülmesinin zamanlamasını “
manidar” bularak, bunu bir “üst aklın” planladığına düşündüğünü söyledi.

Kurtulmuş, “Türkiye’deki bu hain, bu aşağılık darbe teşebbüsünün etkilerini nasıl
ortadan kaldırıyorsak, Türkiye ekonomisi ile ilgili olarak darbeyi planlayan üst
aklın, Türkiye ekonomisi kötüye gidiyor algısı oluşturmak için her şeyi yapacağını
biliyoruz. Böyle bir açıklamanın, Sayın Cumhurbaşkanımızın ABD ziyaretinde, dış 
yatırımcılarla geçen olumlu toplantısının ardından açıklanması manidardır” dedi.

![n1.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/n1.jpg "n1.jpg")

Bir diğer Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ise Moody’s’den gelen bu adıma karşı
daha çok reform yapılması gerektiğini söyleyerek yanıt verdi.

Şimşek, Twitter’dan yaptığı açıklamada, “Rating kuruluşlarına vereceğimiz en iyi
cevap yapısal reformları daha da hızlandırmak, mali disiplini korumaktır. Durmak
yok, reformlara devam” dedi.

Piyasalarda ise Türk lirası, dolar karşısında değer kaybederken, borsada da düşüşler
yaşandı.

**Ne anlama geliyor?**

Dünya genelinde yatırımlara yön veren üç belli başlı kredi derecelendirme kuruluşu
bulunuyor. Bu kuruluşlar uluslararası yatırımcılara ve fonlara yatırımları konusunda
gösterge bilgiler veriyor.

![n2.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/n2.jpg "n2.jpg")

Emeklilik fonları gibi uzun vadeli yatırım yapan ve öngörülebilir bir perspektif
sunan bazı fonlar, bir ülkenin kredi notunun iki kuruluş tarafından yatırım yapılabilir
seviyesinin altına çekmesi halinde kendi düzenlemeleri gereği o ülkeden yatırımlarını
çekiyor.

Dolayısıyla bu kuruluşların değerlendirmeleri yatırımcılar ve elbette yatırım arayan
ülkeler tarafından önemli görülüyor.

JPMorgan da Türkiye’nin notunun yatırım eşiğinin altına düşürülmesinin ardından 
20 Temmuz’da yayımladığı bir raporda Türkiye’nin iki kuruluşun yatırım yapılması
spekülatif seviyesine çekmesi halinde Türkiye’den 10 milyar dolar dolayında bir 
çıkış olacağını beklediğini söylemişti.

Bugün ve daha önce açıklama yapan hükümet üyeleri ise bu miktarın 2-4 milyar dolar
arasında olmasını beklediklerini ifade ediyorlar.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem, “Türkiye ekonomisinin büyüklüğü bu tür çıkışları
karşılayabilecek durumdadır” yorumunda bulunuyor.

**‘Türkiye’nin risklerle başa çıkmak için araçları var’**

İş Pörtföy Başekonomisti Nilüfer Sezgin, BBC Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, 
bu koşullar altında “Risk var ama ilgili otoriterlerin kullanabileceği araçlar da
var” diyor.

![n3.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/n3.jpg "n3.jpg")

Dolar /TL paritesinde büyük bir hareketlilik olmadığını belirten Sezgin, “Eğer bu
şekilde kalırsa, o zaman yurtiçindeki faiz seviyelerinde baskı beklememek lazım.
Ama yabancı yatırımcılar zaman içinde çıkmaya karar verirlerse, o zaman kur yükselirse,
o zaman gözler merkez bankasına döner” diyor.

Bunların arasında bankaların ellerinde bulunduğu zorunlu karşılıkların indirilmesi
Merkez Bankası tarafından indirilmesinin de olduğunu söyleyen Sezgin, bankacılık
sektöründe risklerin artması halinde de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun(
BDDK) devreye girerek çözümler üretebileceğini ifade ediyor.

Nilüfer Sezgin aynı zamanda, Türkiye’nin bu dönem şanslı olduğunu çünkü küresel 
ortamda, gelişmekte olan ülkelerin lehine bir hava estiğini söylüyor.

Sezgin, “Dolayısıyla yüksek getiri arayışlarının olduğu bir ortamda Türkiye hâlâ
radarda kalmaya devam eder” diyor.

**Yeni durumun gündelik hayata etkisi**

Ekonomi yazarı Uğur Gürses de BBC Türkçe’ye yaptığı değerlendirmede, kredi kuruluşlarının
not artırım ve indirimlerini trafik ışıklarına benzetiyor.

Gürses, “Türkiye’de kredilerin kaynağı, dışarıdan gelen fonlardı. Dışarıdaki fonlar
trafik polisinden işaret alıyorlar. Kırmızı, sarı, yeşil…Şimdi kırmızıya döndü bir
tanesi. O fonlar bize değil başkasına gidecek. Daha az fon; daha az para, daha az
iş demek” diyor.

**‘Akbaba fonların ilgisini çekeceğiz’**

Bu derecelendirmelerin bundan sonra Türkiye’ye yatırım yapılmayacağı anlamına gelmediğini
ifade eden Gürses ancak, yatırımcının niteliğinin değişeceğine dikkat çekiyor.

![n4.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/n4.jpg "n4.jpg")

Türkiye’de hukuk sistemine güvenin kırıldığını ve bu nedenle doğrudan yabancı yatırımın
azaldığını ifade eden Gürses, “Geriye sıcak para kalıyor. Onlar da çeşitli. Kimine
akbaba fonlar diyoruz. Yüksek getiri peşinde koşanlar” diyor.

Bu koşullar altında gerçekleşebilecek kötü senaryoyu ise şöyle aktarıyor Gürses:“
Not indirimi nedeniyle bir şekilde bir para çıkışı olacak. Bu merkez bankası rezervlerinin
azalması, bankaların kredide frene basması demek. Ekonomi yavaşlayacak, o yavaşladığı
ölçüde işsizliğe yansıyacak. Orta vadede döviz yukarı gidebilir. Bu da enflasyona
yansıyacak. Hem işsizliğin arttığı hem de enflasyonun yükseldiği bir ortama girebilir.”

Bütün bunlardan çıkışın ise Türkiye’de sistemin normale dönmesi, yurtdışına güven
veren önlemlerin alınması ve reformların yapılması ile mümkün olacağını söyleyen
Gürses, “her şey iyi giderken her şey iyi gidiyor ama bir kere kötüye döndü mü bunu
kazanmak zor oluyor” diyor. (BBC Türkçe)

![n5.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/n5.jpg "n5.jpg")

 

Bundan sonraki soru bir üçüncü kredi derecelendirme kuruluşu Fitch’in Türkiye ile
ilgili değerlendirmesinin ne olacağı.

Fitch’in takviminde 2016 yılında Türkiye için bir değerlendirme bulunmuyor.

Ancak özellikle bankacılık sektörünün yakından izlediği belirtilen Fitch’in Türkiye
ile ilgili değerlendirmesinin, bundan sonra daha da önemli hale geleceğine kesin.

 
