# O tartışmaya Cemil Ertem de katıldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/o-tartismaya-cemil-ertem-de-katildi-9853h/
- Yayımlanma: 2016-02-15T01:46:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eski danışmanlarından Etyen Mahçupyan’ın, Errdoğan’ın çevresindeki
isimlere dönük eleştirilerinden sonra başlayan tartışmalar devam ediyor.

Mahçupyan’ın Akşam gazetesindeki köşesinde ele aldığı ve gazete ile ilişkisinin 
kesilmesine neden olan eleştirileri ve özellikle gazete yazarlarının karşı eleştirileri
devam ederken Erdoğan’ın başdanışmanlarından Cemil Ertem de dolaylı yoldan tartışmalara
katıldı.

Cemil Ertem kişisel facebook sayfasından, Mahçupyan’ı “bir kaç dolar için faiz lobisi
ile Cumhurbaşkanın danışmanları ile buluşturmaya çalışmak”la suçlayan Akşam yazarı
Kayahan Uygur’un yazısını paylaştı. Uygur, Mahçupyan hakkında gazeteden ayrılma 
süreci ve sonrasında sert yazılar kaleme almıştı.

İşte Erdoğan’ın başdanışmanlarından Cemil Ertem’in facebook sayfasında paylaştığı
Etyen Mahçupyan’a dönük ağır ithamın oludğu Kayahan Uygur’un o yazısı: 

Etyen Mahçupyan yaklaşık bir aydır Cumhurbaşkanı danışmanlarından randevu isteyen
faiz lobisi elemanlarına olumlu cevap verilmemesinden şikâyet ediyor. Bu oldukça
şaşırtıcı bir durum, çünkü böyle davranarak kendisine bu konuda daha önce yapılmış
olan eleştirileri bizzat kendisi doğrulamış oluyor. Mahçupyan’a faiz lobisiyle ilişkilerinden
dolayı yapılan eleştirileri sert bulanlar bu son yazılarını okuyunca yanıldıklarını
anlamış olmalılar. Köşe yazarı, küresel finans çevreleriyle doğrudan ilişki içinde
olduğunu kendisi itiraf ediyor, onlar için köşesinden devlet katında randevu ayarlamaya
çalışıyor. Demek ki, suçlamalar hiç haksız değilmiş, onu eleştirenler de sekter 
ya da tahammülsüz insanlar değil, sadece gerçeği ifade etmeye cesareti olanlarmış.

Liberal ideolojik takıntılar yüzünden tüm değerlerini unutmuş olanlara hatırlatmak
isterim, bir kere bir köşe yazarının lobiye randevu almak gibi teknik ve akçalı 
konularla doğrudan ilgilenmesi etik açıdan sorunludur. Mahçupyan’ın yaptığı, açık
konuşalım, doğrudan iş takipçiliğidir, üstelik bir zamanların amiral gemisi yazarı
gibi kendi gazetesinin işlerini takip etmiyor, dünyanın en ünlü finans gruplarına
resmen aracılık yapmış oluyor.

İŞ TAKİBİ

Aslında bir insanın iş takipçiliği yapması da ayıp değildir. Sayın yazar pekâlâ 
bir büro açıp, “Mahçupyan danışmanlık” diye tabela asabilir, firmalara bedeliyle
hizmet verebilir. Ama bir köşe yazarının, köşesinden ve yazarlığından elde ettiği
olanakları kullanarak faizcilere randevu ayarlamaya çalışması nasıl yorumlanabilir?
Efendim, faizci değillermiş de tahvil ve hisse senedi piyasasında uzun vadeli işlem
yapan kişi ve kurumlarmış… Kimse kimseyi aldatmasın, bu dolaşık ifadeler tabii ki
faizcilikten başka bir şeye işaret etmiyor.

Böyle bir şey var mı bilmiyoruz ama kendisi ısrarla “fahri” başbakan danışmanı olduğunu
da söylüyor. Eğer öyleyse durum daha da vahimdir. Şu veya bu şekilde resmi bir görev
yapan bir kişinin aynı zamanda bu tür ilişkiler içinde olması hiçbir şekilde izah
edilemez.

Bilinmelidir ki dünyanın hiçbir ülkesinde Cumhurbaşkanı danışmanları faiz lobisinin
adamlarıyla görüşmek zorunda değildir. Özellikle para işlerinde, kimin kimle görüşeceği
bellidir, zaten devlette yetkililer, sorumlular bunun için vardır. Bir devlet geleneği
olan ülkelerde danışmanlar danışmanlık yaptıkları siyasi liderlere hizmet verirler,
özel firmalara değil. Zaten, adı üstünde sadece danışman olanlar özel bir yetki 
almadıkça liderleri temsil edemezler. Bir liderin değişik görüşte danışmanları olabilir,
onların önerdikleri her siyasal tavrı tabii ki kabul etmek zorunda da değildir, 
durum bu iken şu veya bu danışman randevu vermiş ya da vermemiş Mahçupyan’ı neden
ilgilendirmektedir?

**BORÇLU MU KALDI?**

Saygın bir yazarın faiz lobisiyle böylesine sıkı fıkı ilişkiler içine girmesi ve
bunu açık açık ve pervasızca gazete sütunlarında sürdürmesi akıl almaz bir durumdur.
Yoksa Mahçupyan hizmet verdiği lobilere istenilen randevuları alamayınca paniğe 
mi kapılmıştır? Vaat ettiği randevular bir türlü gelmeyince bir şekilde onlara borçlu
mu kalmıştır? Şimdi de yazıp, çizerek kendisinin elinden geleni yaptığı mesajını
mı vermektedir?

Mahçupyan’ın üstü örtülü hakaretlerle dolu bir yazısından sonra internet medyasında
hakkında gazetesiyle “köprüleri attığı” yorumları yapılmıştı. Sonra uzun süre dikkat
çekici bir şekilde sessiz kaldı.

Neden? Müşterilerine “hâlâ gözden düşmediği”, “güçlü olduğu” imajını vermek için
mi? İkide bir fahri danışmanlıktan söz etmesi de profesyonel bir reklam çalışması
mıdır?

Tüm o hakaretler, laf dokundurmalar, saygın bir yazara yakışmayacak mahalle dedikoduları
ve adalarda geçen ortaokul kompozisyonları birkaç dolar için miydi? Değer miydi 
Etyen Bey?

[**»» ERDOĞAN’IN DANIŞMANLARI HAKKINDA “UYGUNSUZ İLİŞKİ” İDDİASI**](https://www.borsatek.com/haber-9896/16/danismanlarin-iliski-kavgasi/)

 

 
