# OECD Kurumsal Yönetim İlkeleri’ni yeniledi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/oecd-kurumsal-yonetim-ilkelerini-yeniledi-511yy/
- Yayımlanma: 2015-09-29T15:57:12+03:00
- Yazar: Dr. Ceyhun KIR

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), 1960 yılının sonunda, 18 Avrupa ülkesi
ile beraber ABD ve Kanada tarafından kurulmuş bir uluslararası işbirliği örgütüdür.
Türkiye 1961 yılında üye oldu. Şu anda örgüte 34 ülkenin üyeliği bulunuyor. Az sayıda
üyesi olmasına rağmen tüm dünyada etkili uluslararası örgütlerin başında geldiğini
söyleyebiliriz.

 İşte bu uluslararası kuruluş, bu yazının konusu olan Kurumsal Yönetim İlkeleri’ni
de hazırlayan ve yayınlayan kuruluş. Eylül ayı başında Ankara’da yapılan G20 zirvesinde
OECD Kurumsal Yönetim İlkelerinin yeni hali kamuoyuna açıklandı. Yeni ilkeler, özellikle
hakla açık şirketlerin iyi yönetilebilmesi için çok sayıda kural ve uygulamayı içeriyor.
Dolayısı ile hisse senedi yatırımcısının da dikkate alması gerektiğini düşünüyoruz.
Bu nedenle yazımızda bu ilkeler bütünü ele alıp, hisse senedi yatırımcısı açısından
ne anlama geldiğine bakacağız.

 1990’lı yıllarda dünryanın çeşitli yerlerinde yaşanan finansal ve ekonomik krizlerin
etkisi ile çok sayıda büyük ölçekli halka açık şirket iflas bayrağını çekti. Bu 
iflaslarda elbette küresel piyasalarda yaşanan tıkanıklıkların etkili olduğu doğrudur.
Ancak gün sonunda ortaya çıkan tablo gösterdi ki; iflas eden şirketlerdeki yolsuzluklar,
risklerin iyi yönetilmemesi, doğru yöneticilerin atanmaması, şeffaflığın düşük olması,
yetersiz denetim ve gözetim, özetle kötü yönetim uygulamaları hiç de göz ardı edilemeyecek
seviyedeydi. Bu gerçek fark edilince, birçok ülke kanun yolu ile ya da idari düzenlemelerle,
şirketlerin daha iyi yönetilebilmesi için çeşitli tedbirler aldılar, iyi yönetim
uygulamalarını şirketler için zorunlu hale getirdiler. ABD’de 2002 yılında yürürlüğe
giren ve Sarbanes-Oxley Kanunu olarak bilinen “Halka Açık Şirketler Muhasebe Reformu
ve Yatırımcıyı Koruma Kanunu” buna örnek verilebilir.

 Bu ortamda OECD de boş durmadı, konunun uzmanı akademisyen ve üye ülkelerin temsilcilerinde
oluşan çalışma gurubu oluşturarak Kurumsal Yönetim İlkeleri geliştirdi ve 1999 yılında
kamuya açıkladı. İlkeleri ilk olarak 2004 yılında revize edildi ve son haline de
2015 yılının Eylül ayında kavuştu. İlkelerin içeriğinde, başta halka açık şirketler
olmak üzere büyük şirketlerin iyi yönetilmesini sağlayacak kural ve uygulamalar 
bulunuyor. Ancak bunlar bir yol gösterme, bir kılavuz niteliğinde. Çünkü her iyi
yönetim uygulamasının her ülkede ve her şirkette için olumlu sonuç vereceğinin garantisi
yok maalesef. Her ülkenin, kendi iş ortamına ve yönetim kültürüne uygun olarak, 
OECD İlkelerini kılavuz alarak kendi şirketleri için kurallar ve uygulamalar bütünü
oluşturması bekleniyor. Nitekim OECD ülkesi olan veya olmayan birçok ülke kendi 
şirketlerine yönelik ulusal Kurumsal Yönetim Kodlarını oluşturmuşlardır.

 Eylül 2015’te  yayınlanan ilkelerin yeni halinde ülkelerin hükümetlerine ve organize
borsalara da çeşitli tavsiyelerde bulunuluyor. Özetle ilkeler hükümetlere diyor 
ki; şirketlerinizin adil, şeffaf, sorumlu ve hesap verebilir bir şekilde yönetilebilmesi
için anılan bu ilkeler temelinde sağlam bir hukuki alt yapı oluşturun ve idari düzenlemelerinizin
yine bu ilkelerle tutarlı olmasını sağlayın. Ayrıca ticaret kanunu, sermaye piyasası
kanun, vergi kanunu, ihale kanun gibi şirketleri ilgilendiren tüm kanunların birbiri
ile uyumlu ve kurumsal yönetim ilkelerine uygun hale getirin. Ülkedeki hukuki ve
idari çerçeve ne kadar sağlıklı olursa, şirketler için önerilen kural ve uygulamaların
hayata geçmesi de o ölçüde kolay olacaktır.

 Yeni ilkelerde organize borsalar için de çeşitli tavsiyeler yer almakta. Uluslararası
kabul görmüş iyi yönetim uygulamalarının, şirketlerin ölçeklerine uygun olarak, 
borsada işlem görme kıstası haline getirilmesi tavsiye edilirken, ayrıca kotta bulunan
şirketlerin bu iyi yönetim uygulamalarını hayata geçirmelerini de teşvik edecek 
mekanizmaların oluşturulması önerilmektedir.

 Türkiye de OECD İlkeleri’ne paralel olarak, halka açık şirketler yönelik ulusal
Kurumsal Yönetim Kodunu oluşturan ülkelerden biri. İlk defa 2004 yılında Sermaye
Piyasası Kurulu tarafından OECD İlkelerine uyumlu olarak yayınlandı. 2012 yılının
başında ise bazı önemli kurumsal yönetim uygulamaları zorunlu hale getirilerek güncellendi.
Yönetim kurulunda en az iki bağımsız üyenin bulunması, ilişkili taraf işlemlerinde
belirli kurallara uyulması ve şeffaflık, risk yönetim, yatırımcı ilişkileri bölümünün
kurulması gibi genelde iyi uygulama olarak kabul edilen konular, ölçeklerine göre
halka açık şirketler için zorunlu hale getirilmiştir.

 Gelelim bütün bu anlattıklarımızın hisse senedi yatırımcısı için önemine: Bizce
hisse senedi yatırımcısı yatırım kararı alırken uzun vadeli düşünmeli ve hisseyi
seçerken kurumsal yönetim ilkelerini kıstas olarak almalıdır. Eğer halka açık bir
şirket SPK Kurumsal Yönetim ilkelerinde yer alan kural ve uygulamaları etkili bir
şekilde uyguluyorsa, bu şirket yatırımcı açısından daha az riskli olarak değerlendirilebilir.
Çünkü bu kural ve uygulamalar, eğer etkili uygulanırlarsa, uzun vadede şirketin 
piyasa değerini olumlu etkileyecek niteliktedir. Ayrıca SPK İlkelerine uyacağını
taahhüt eden şirketler, küçük yatırımcılar da dâhil şirket ortaklarına, sahip oldukları
ortaklık haklarını en az maliyetle ve kolayca kullandırmakta, olası hak kaybında
daha kolay tazmin imkânı sunmaktadırlar.

 Bu nedenlerle, yatırım yapılacak şirketlerin internet sitelerine girilerek, SPK
Kurumsal Yönetim İlkelerine ne ölçüde uyulduğunun öğrenilmesi gereklidir. Her şirket
yılda bir defa SPK İlkelerinde yer alan kural ve uygulamalara uyup uymadığını ve
uymuyorsa uymama gerekçesini açıkladığı “Uyum Raporu” yayınlamak zorundadır. Ayrıca
zorunlu olmamasına rağmen bazı şirketlerin yaptırdığı “SPK Kurumsal Yönetim İlkelerine
Uyum Derecelendirme Raporu” internet sitesinde kamuya açıklanmıştır. Bu iki rapor
ile şirketin İlkelere ne ölçüde uyduğunu tespit etmek mümkün. Uyum seviyesi yüksek
olan şirketlerin hisselerine yapılan yatırımın uzun vadede daha az riskli olacağını
düşünüyoruz.

   
