# OHAL’in kalkması Türkiye’de neyi değiştirecek?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ohalin-kalkmasi-turkiyede-neyi-degistirecek-38456h/
- Yayımlanma: 2018-07-19T09:54:28+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

OHAL’in kaldırılması, 24 Haziran cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinde MHP
dışında hemen hemen tüm partilerin vaadiydi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 
da “Seçimlerden sonra OHAL’i kaldırabiliriz” sözleriyle buna yeşil ışık yakmıştı.

Hükümet OHAL’in 18 Temmuz gecesi kendiliğinden kalkacağını duyurdu. Peki OHAL kalkınca
Türkiye’de ne değişecek?

## OHAL KHK’ları ne olacak?

OHAL kapsamında son 2 yılda çıkarılan 36 Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile emniyet,
ordu, yargı ve akademide çok sayıda kamu görevlisi ihraç edilirken, onlarca kurum
ve dernek kapatıldı, darbe girişimiyle bağlantılı davalar nedeniyle on binlerce 
kişi de tutuklandı. Yeni KHK’larla mesleklerine dönenler de oldu.

Anayasaya, tüm OHAL KHK’larının olağanüstü hal uygulamasına son verildiğinde yürürlükten
kalkmasını öngörüyor. BBC Türkçe’nin sorularını yanıtlayan hukukçular ise uygulamada
bunun mümkün olmayacağı görüşünde. 

Anayasa’ya göre OHAL’de çıkarılan KHK’ların sadace OHAL’in ilanını gerektiren konulara
yönelik, alınacak önlemlerle ilişkili ve ölçülü olması gerekiyor. Etki ve sonuçları
itibariyle OHAL süresini de aşan, sürekli KHK’lar çıkarılmaması, olağan yasalarda
ileriye dönük sürekli değişiklikler yapılmaması gerektiğine hükmediliyor.

Ancak Ankara Üniversitesi’nden Anayasa Hukuku uzmanı Prof. Dr. Selin Esen’e göre,
yeni döneme ilişkin muamma ortadan kalkmıyor:

“Olağan yasalarda ileriye dönük sürekli değişiklikler yapılmaması gerekir ama pek
çok OHAL KHK’sinde bunun yapıldığını görüyoruz. Türkiye’de hukukla pratik birbirinden
farklı işliyor. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesiyle beraber de, düzenlemelerin
olağan cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yapılması beklenir.” 

Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Profesörü Osman Can da, KHK’lerin geçici yapıda
olmadıkları için kendiliğinden kalkmayacağı, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) OHAL KHK’lerini
denetleme yetkisi olmadığı gerekçesiyle denklemden çıkmasının da bir çıkmaz yarattığı
görüşünde.  

2016’da AYM, CHP’nin OHAL’den sonra yürürlüğe konan sekiz KHK’nın bazı hükümlerinin
iptali için yaptığı başvuruyu reddetmiş, bazı hukukçular OHAL düzenlemeleriyle ilgili
yargıda denetim boşluğu yaratıldığı eleştirisini getirmişti. Hükümet ise Anayasa’nın
148. maddesini hatırlatarak, “KHK’ların Anayasa Mahkemesi’ne götürülüp götürülemeyeceği
tartışılamaz” dedi. Son olarak 30 Haziran’da AYM TBMM’de kanunlaşan bazı OHAL KHK’lerinin
şekil yönünden iptali istemini de reddetti.

## OHAL Komisyonu ne olacak?

2017’de 685 sayılı KHK ile kurulan Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu’na
ne olacağı da yanıtı henüz bilinmeyen sorulardan.

Anadolu Ajansı 22 Haziran 2018 itibarıyla OHAL Komisyonu’na 108 bin 905 başvuru 
yapıldığını, bunlardan 21 bin 500 dosyanın incelendiğini ve iade kararı verilen 
dosyaların sayısı bin 300 olduğunu duyurdu.

Hükümet Sözcüsü ve Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Komisyon’a yapılan 108 binden
fazla başvurudan 19 bin 600’ünün karara bağlandığını, 16 bin 600 ret kararı verildiğini
açıklamıştı.

Bazı hukukçular komisyonun OHAL’den sonra da işleyeceğini çünkü ihraçların devam
edeceğini ve komisyona ihtiyacın süreceğini öngörüyor. 

Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof. Dr. Yaman Akdeniz, son OHAL KHK’sıyla
başvuru sayısına on binlerce yenisinin ekleneceği yorumunu yapıyor:

“OHAL dönemi fiilen bitse de OHAL durumu devam edecek. Yeni dönemde de benzer ihraçlar
olacak mı bilmiyoruz fakat şu anda normalleşmeye dönme sinyallerini henüz göremiyoruz.”

## KHK’larla getirilen ihraç kararları ne olacak?

Prof. Selin Esen de, ihraç edilen kişilerin OHAL’in kalkmasıyla değil ancak yargı
kararıyla görevlerine dönebileceğini söylüyor.

12 Eylül döneminde 402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu’na dayanarak onbinlerce bilim insanı
ihraç edilmiş, kamuoyunda “1402’likler” olarak bilinen akademisyenler uzun bir mücadele
sonucu mahkeme kararıyla kamuya geri dönebilmişlerdi. Selin Esen, yeni dönemde de
bu modelin izlenebileceğini söylüyor. 

“OHAL Komisyonu çok yavaş çalışıyor, çıkan hiç bir karar Komisyon tarafından yayınlanmıyor”
diyen Akdeniz ise, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Ne kabul edilen başvuruların ne de ret kararlarının gerekçesini biliyoruz. Süreç
şeffaf değil. Bizim gibi hukukçular kararları görmediğimiz için ne yorumlayabiliyoruz
ne de kararların analizini yapabiliyoruz. Dahası reddedilen başvuruların sahipleri
idari hukuk yoluna gidecek, davalar idare mahkemelerinde ve sonrasında istinaf ve/
veya Danıştay’da yıllarca sürecek.

“İdari yargıda da sonuç alamazlarsa Anayasa Mahkemesi ve daha sonrasında da AİHM’e
başvurmak durumunda kalacaklar. Tüm bu süreç en az 10 sene sürecek.”

**OHAL ****sonrası ****yeni güvenlik yasası**

Seçimler sonrası Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “OHAL’in yeniden uzatılmaması
için fikir birliğine” vardığı açıklandı ancak daha sonra “terörle mücadelenin nihayetine
ulaşması için” bir formül arandığı öne sürüldü.

Bu haberlerin ardından AKP’nin Meclis’te görüşülmesi için teslim ettiği OHAL sonrası
güvenlik yasa tasarısında “terör örgütleriyle iltisak veya irtibat” gerekçesiyle
kurumlar çalışanlarını ihraç etmeye devam edebilecek.

AYM üyeleri, AYM Genel Kurulu’nun çoğunluğu tarafından, Yargıtay daire başkanı ve
üyeleri Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu tarafından, Danıştay daire başkanı ve 
üyeleri Danıştay Başkanlık Kurulu tarafından, hakim ve savcılar HSK tarafından ihraç
edilebilecek.

TSK mensupları Milli Savunma Bakanı tarafından; jandarma ve polisler İçişleri Bakanlığı
tarafından; akademisyenler üniversitenin teklifi üzerine YÖK tarafından; mahalli
idare çalışanları valilik teklifiyle İçişleri Bakanlığı tarafından; devlet memurları
ve işçileri ilgili bakanlık tarafından oluşturulacak ve ilgili kurumun en üst yöneticisinin
başkanlığında toplanacak kurul tarafından ihraç edilebilecek.

Bir bakanlıkla ilişkili olmayan diğer kurumlarda ise her türlü kadroda istihdam 
edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amir tarafından 
görevden çıkarılabilecek.

Bu yasanın üç yıl sonra yürürlükten kalkması planlanıyor. 

Kanun teklifindeki diğer maddeler ise şöyle:

 * Göreve iadesine karar verilen fakat eski rütbe veya unvanına atanması bakanlık
   tarafından istenmeyen asker ve polisler, Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri 
   Bakanlığı bünyelerinde kurulan araştırma merkezlerinde istihdam edilecek.
 * Valilikler istedikleri şahısların kente girişini 15 günküğüne yasaklayabilecek,
   o kişiler kent sınırları içindeyse dışarı çıkarabilecek.
 * Er ve erbaşların üzerleri ve eşyaları birlik komutanlarının emri ile aranabilecek.
 * Toplantı Gösteri ve Yürüyüşleri Yasası’nda yapılacak değişiklikle eylemlerde “
   vatandaşların günlük yaşamını aşırı ve dayanılmaz derecede zorlaştırmama” şartı
   aranacak.
 * Mülki amirler eskiden gün batımına kadar izin verilen eylemlere saat 24.00’e 
   kadar izin verme yetkisine sahip olacak.

Akdeniz ise “Türkiye’nin terörle mücadelesi bitmeyecektir. Her ülkenin terör sorunu
var fakat önemli olan yeni düzenlemeler yapılırken temel hak ve özgürlükler, Anayasa
ve AİHS tarafından korunan haklara saygı gösteren ve dengeli politikalar izlenmesi
gerekir” görüşünü dile getiriyor. 

## Grev hakkı, gözaltı süresi

Muhalefetin OHAL koşullarına yönelttiği en önemli eleştiri, gözaltı süresi, grev
hakkı ve lokavt konularındaki düzenlemelerdi.

CHP, OHAL’le en az “154 bin işçinin grev hakkının engellendiğini” söylüyor. 

OHAL mevzuatı, olağanüstü hâlin ilanını gerekli kılan gelişmelerle bağlantılı olduğu
takdirde, sendikal haklar dahil temel hak ve özgürlüklerin kullanımını sınırlayabiliyor,
geçici olarak durdurabiliyor. Bazı hukukçular, sendikal hakların darbe girişimiyle
bağlantısı olmadığı halde sınırlanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu söylüyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçimlerden önce iş dünyasına seslenmiş,”Ülkede OHAL ile idare
edildiği günler, fabrikalar sürekli greve giderdi. Fabrikalar çalışamaz hale gelirdi.
Bu 7’nci OHAL dahil, bir tane fabrikada böyle bir grev söz konusu mu? Böyle bir 
şey olduğu anda zaten en büyük tutanağımız ne? OHAL. Anında müdahalemizi yapıyoruz”
demişti.

Selin Esen, Anayasa’ya göre OHAL’in kalkmasıyla grev haklarında eski düzene dönülmesi
gerektiğini söylerken, Akdeniz bu gibi kısıtlamaların sürekli hale gelip gelmeyeceğinin
öngörülemeyeceği görüşünde. 

AKP’nin Meclis’te görüşülmesi için teslim ettiği OHAL sonrası güvenlik yasa tasarısında
gözaltı süresinin 5 günden 12 güne kadar uzaması öngörülüyor.

Yeni teklife göre 48 saat, toplu işlenen suçlarda ise 4 gün olacak ve iki defa da
uzatılabilecek. Böylece toplu işlenen suç iddiasıyla gözaltına alınanlar 12 güne
kadar gözaltında kalabilecek. Uzatmaya ilişkin karar Cumhuriyet savcısı talebiyle
hakim tarafından verilebilecek.

Mevcut yasaya göre OHAL olmadığı şartlarda gözaltı süresi 24 saat.

2015 yılında çıkarılan ve “İç Güvenlik Yasası” olarak bilinen paketteki yasal değişiklikle
toplumsal olaylar sırasında kolluk amirleri kararıyla ilk gözaltının 48 saate kadar
uzatılma imkanı bulunuyor ve gözaltı süresi her defasında bir günü geçmemek toplam
beş güne kadar uzatılabiliyor.

AKP’nin yasaya eklemek istediği madde üç yıl geçerli olduktan sonra yürürlükten 
kalkacak.

## OHAL’siz ilk gün

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve hükümet yetkilileri, OHAL’in günlük hayatın akışını etkilemediğini
sık sık yineledi. Muhalefetin OHAL’in temel hak ve özgürlükleri sınırlamak için 
kullanıldığı suçlamasını da reddetti.

Peki Türkiye OHAL’siz ilk güne nasıl uyanacak?

Konuştuğumuz bazı hukukçular, OHAL kalktıktan sonra günlük hayatta gözle görülür
bir değişiklik olmayacağını söylerken, bazıları KHK ile gelen uygulamaların kalkması
ile “toplumun nefes alabileceğini” söylüyor.

Yaman Akdeniz ise, OHAL kalksa da Cumhurbaşkanı kararnameleriyle benzer bir düzenin
süreceği yorumunu yapıyor:

“OHAL kalkacak ama rejim değiştiği için ülke Cumhurbaşkanı tarafından kararnamelerle
yürütecek. Bu da aslında başka türlü bir OHAL yönetimi olacak. Atılacak adımların
normalleşme yönünde olması lazım. Aksi takdirde, OHAL’in kalkması tek başına hiç
bir şey ifade etmiyor. Sert, baskıcı, ayrımcı üslup devam ederse dipsiz kuyuda düşmeye
devam edeceğiz.” BBC Türkçe
