# Ons altın doların güçlenmesiyle 4000 doların altını gördü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ons-altin-4000-dolarin-altini-gordu/
- Yayımlanma: 2026-06-24T20:58:30+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Küresel emtia piyasalarında [altın](https://www.borsatek.com/altin-fiyatlari-fed-baskisiyla-kritik-seviye/)
fiyatları, ABD dolarının başlıca para birimleri karşısında değer kazanması ve ABD
Merkez Bankası’nın ([Fed](https://www.kitco.com/news/article/2026-06-24/gold-breaks-4000-dollar-rally-pressures-metals))
para politikasına yönelik sıkılaşma beklentilerinin yeniden güç kazanmasıyla sert
bir düşüş kaydetti.

Çarşamba günü ABD seansının ilk işlemlerinde yoğun satış baskısı altında kalan ons
altın, psikolojik bir eşik olarak kabul edilen 4.000 dolar sınırının altına gerileyerek
3.978,80 dolar seviyesine kadar çekildi. Günlük değer kaybı yüzde 3,19’a ulaşan 
altın fiyatları, son aylardaki en belirgin gerilemelerinden birini yaşarken, gümüş
fiyatları da yüzde 5,39 kayıpla 58,15 dolardan işlem gördü.

Küresel piyasalarda azalan jeopolitik risk primi ve petrol tedarikine yönelik endişelerin
hafiflemesi, güvenli liman varlıklara olan talebi zayıflatarak bu geri çekilmeyi
hızlandıran diğer önemli unsurlar arasında yer aldı.

![altın](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/03/altin-1024x686.jpg)

Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in 17 Haziran’da gerçekleştirdiği son toplantısından
bu yana “faizlerin uzun süre yüksek kalacağı” senaryosundan, doğrudan yeni bir faiz
artışı riskine doğru evrildi.

Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında politika faizi yüzde 3,50 ile 
yüzde 3,75 aralığında sabit tutulmuştu. Ancak bankanın haziran ayı projeksiyonlarında,
2026 sonu medyan faiz tahmini mart ayındaki yüzde 3,4 seviyesinden yüzde 3,8’e yükseltildi.
Aynı dönem için çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) enflasyonu tahmini de
yüzde 2,7’den yüzde 3,6’ya revize edildi. Bu kritik gelişmenin ardından ons altın
yüzde 4’ün üzerinde değer kaybederken, dolar endeksi 101,71 ile son 52 haftanın 
en yüksek seviyelerine yakın seyretmeye başladı.

Yatırımcılar, perşembe günü açıklanacak olan ABD büyüme (GSYH), PCE enflasyonu, 
haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve kişisel gelir verileri öncesinde faiz getirisi
olmayan varlıklardaki pozisyonlarını azaltmayı sürdürüyor.

## Küresel piyasalarda dolar endeksi ve enerji fiyatlarının seyri

Emtia piyasası analistleri, kıymetli metaller üzerindeki baskının sadece faiz beklentileriyle
sınırlı kalmadığını, küresel ticaret rotalarındaki rahatlamanın da bu süreçte rol
oynadığını belirtiyor. Orta Doğu’daki gerilimlerin merkezinde yer alan Hürmüz Boğazı’nda,
ABD ile İran arasındaki geçici uzlaşı kapsamında tanker geçişlerinin güvenli bir
şekilde yeniden başlaması petrol fiyatlarında düşüşü beraberinde getirdi.

![petrol](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/petrol-manset-1024x559.
webp)

Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı 71,10 dolara, Brent petrolün varili
ise 76,57 dolara geriledi. Enerji fiyatlarındaki bu gevşeme, küresel enflasyonist
şok riskini azaltırken altının jeopolitik risk koruması işlevini zayıflattı. Ons
altın bu dönemde güvenli liman algısından ziyade, doğrudan ABD tahvil faizleri ve
dolar endeksindeki hareketlere duyarlı bir finansal varlık olarak fiyatlanıyor. 
10 yıllık ABD tahvil faizinin yüzde 4,3 seviyesinde dengelenmesi de altındaki satıcılı
seyri destekliyor.

Trade Nation Kıdemli Piyasa Analisti David Morrison, piyasadaki gece işlemlerinde
altın fiyatları için 4.100 dolar seviyesinin altına inilmesinin ardından düşüşün
hızlandığını ifade etti. Morrison, 4.100 dolar seviyesinin artık güçlü bir direnç
noktasına dönüştüğünü, 4.020 ila 4.030 dolar aralığındaki destek kırıldıktan sonra
psikolojik sınır olan 4.000 doların altının test edildiğini kaydetti.

![Dow Jones](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/petrol-kuyusu-
at-kafasi-1024x590.webp)

Analist, bu seviyenin altındaki kalıcılığın stop-loss (zarar kes) emirlerinin tetiklenmesiyle
satışları derinleştirebileceği konusunda uyardı. Gümüş piyasasını da değerlendiren
Morrison, 61 dolar seviyesinin aşağı yönlü geçilmesiyle gümüşün aralık ayından bu
yana en düşük seviyesine gerilediğini aktardı.

Gümüşte ilk güçlü desteğin 58,50 dolarda olduğunu belirten analist, bu seviyenin
de aşılması durumunda ekim ve kasım aylarında direnç olarak çalışan 54 dolar bölgesinin
gündeme gelebileceğini vurguladı.

## Makroekonomik veriler ve emtia piyasasının geleceğe dönük beklentileri

Finansal analistler ve piyasa yapıcılar, sarı metal fiyatları açısından teknik göstergelerin
ve yaklaşan makroekonomik verilerin yön tayin edici olacağı yönünde değerlendirmelerde
bulunuyor. Teknik analizlere göre, ons altının yeniden yükseliş trendine girebilmesi
için öncelikle 4.050 ve ardından 4.100 ila 4.180 dolar direnç bölgesinin üzerinde
tutunması gerekiyor.

Alıcıların piyasaya güçlü şekilde geri dönmesi durumunda orta vadeli hedeflerin 
4.221 ve 4.350 dolar seviyelerinde oluşabileceği öngörülüyor. Buna karşın, satıcıların
ağırlığını koruduğu mevcut senaryoda 4.000 dolar psikolojik eşiğinin altında 3.997,98
ve uzun vadeli ana destek olarak 3,886,46 dolar seviyeleri izlenecek. Gümüş pazarında
ise kalıcı bir toparlanma için 61,00 ve 62,00 dolar bandının aşılması gerektiği,
aksi halde path of least resistance (en az dirençli yol) yönünün aşağı kalmaya devam
edeceği ifade ediliyor.

Piyasalardaki genel beklenti, ABD’den gelecek olan büyüme ve enflasyon verilerinin
Fed’in para politikası patikasına dair daha net bir sinyal vereceği yönündedir. 
Enflasyon artış hızının beklentilerin üzerinde kalması durumunda, Fed’in faiz oranlarını
tahmin edilenden daha uzun süre yüksek tutacağı, hatta olası bir faiz artışını masaya
getirebileceği endişesi emtia piyasasını baskı altında tutmaya devam edebilir.

Yatırımcıların güvenli liman araçlarından ziyade yüksek getiri sunan ABD devlet 
tahvillerine yönelmesi, kısa vadede değerli metallerdeki oynaklığın yüksek seyretmesine
neden olacaktır. Bu doğrultuda küresel likidite koşulları, merkez bankalarının fiziki
altın talebi ve jeopolitik gelişmeler piyasa dinamiklerini şekillendiren temel unsurlar
olarak kalacak.
