# Operasyonun ilk günkü maliyeti 25 milyar TL

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/operasyonun-ilk-gunku-maliyeti-25-milyar-tl-727h/
- Yayımlanma: 2013-12-21T01:19:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

”Cemaat ruh ve mana dünyası itibariyle bizim potansiyel tabanımızdır. Yıllar yılı
bize destek veren insanlardan oluşuyor. Topyekün cemaati itham etmek hakkaniyete
ve adalete sığmaz” diyen Çelik, emniyet müdüründen, validen, İçişleri Bakanı’ndan
ve Başbakan’dan gizlenen operasyonun başladığı ilk dakikalardan itibaren bütün internet
medyasına, gazetelere servis yapılmasını ilginç olarak niteledi ve “Bu çarpıklık
değil mi?” diye sordu.

“Siz emniyet içinde bir derin yapı olduğunu mu düşünüyorsunuz?” sorusu üzerine Çelik,
şunları söyledi:

“Devlet yetkisini kullanan ama devletin hiyerarşik çarkı içerisinde hareket etmeyen,
kendine göre durumdan vazife çıkaran ve hukuk dışına çıkarak, eylemler tesis eden
kimselere demiyor muyduk? Mesela olağanüstü hal devam ettiği sürece Doğu’da, Güneydoğu’da
bunca faili meçhul cinayetin işlenmesinde, köylerin yakılmasında, insanların mağdur

edilmesinde, gözaltılarda kaybolmalarda kimin şeyi var. Bakanlar,milletvekilleri,
dönemin yöneticileri mi bunları yaptılar.Hayır, devletin içerisinde yer alan, devlet
gücünü kullanan, durumdan vazife çıkaran bir grup insan bunu yaptı. Şimdi bu araştırmalar
sonucunda eğer gerçekten böyle bir grup, bir yapı varsa bu yapının üzerine gidilmesi
lazım. Burada birileri ‘ya bunlar cemaattir…’ Şimdi arkadaşlar yargısız infazı başkasına
uygulamadığımız gibi cemaate de uygulamamamız lazım. Cemaat eğer çıkıp ‘biz bu işin
içinde değiliz, bu bizim irademizle olmuş bir şey değil, bu bizim kurumsal yapımızdan
kaynaklanmış bir şey değil’ diyorsa ona da yargısız infaz yapmayacaksın. Araştırmalar
yapılacak ve kim tarafından nasıl bunlar organize edildi ortaya çıkarılacak, ondan
sonra nihai hükmü vereceksiniz. Ama eğer birileri cemaatin adını kullanıyorsa, cemaate
dayandığını söylüyorsa onları deşifre etmek ve onlara sahip çıkmamakta cemaatin 
görevidir öyle değil mi? Yani evvela bir cemaatin adını lekeleyen, cemaatin adını
illegal işlere bulaştıran, bulaştırmaya çalışan kimselere cemaatin itibar etmemesi
gerekiyor. Cemaatin de onları deşifre etmesi gerekiyor. Doğru olan bu değil mi?”

Başbakanın habersiz olduğu ilk mesele budur

Çelik, “AK Parti ile cemaat arasında kavga olduğu” iddialarına da değinerek, cemaatin
bir iman, ahlak ve eğitim hareketi olduğunu söyledi. Çelik, “Cemaat dediğiniz etrafımızda
yıllardır gördüğümüz insanlardır. Şimdi bu müminlerle AK Parti’nin bir derdi olmaz
ve aslında cemaat ruh ve mana dünyası itibariyle bizim potansiyel tabanımızdır. 
Yıllar yılı bize destek veren insanlardan oluşuyor.Topyekün cemaati itham etmek 
hakkaniyete ve adalete sığmaz” diye konuştu.

Kendi dönemlerinde İçişleri bakanları tarafından yüzlerce belediye başkanıyla ilgili
soruşturma ve inceleme izni verildiğini, pek çok belediye başkanına görevden el 
çektirildiğini vurgulayan Çelik,şöyle dedi:

“Bizim ihraç ettiğimiz belediye başkanları var. Şu anda cezaevinde olan belediye
başkanları var. Bir yerde yolsuzluk, suiistimal olduğu zaman biz o yolsuzluğu görmemezlikten
gelmek, onu örtbas etmek gibi bir tutum içerisine girmeyiz. Bunu kendi varlık sebebimize
aykırı sayarız. Bu açıdan yapılan bir yanlışı görmemezlikten gelmek, onu yok saymak,
onu masumlaştırmak, onu meşrulaştırmak bizim partimizin adına yakışmaz.Bizim hiç
birimizin şahsı bu ülke kadar değerli değildir,bizim hiçbirimizin şahsı partimiz
kadar da değerli değildir. Bizim partimizin arkasında milyonlarca insanın duası,
gözyaşı ve çabası vardır. Biz 2.5 milyon kişiden oluşan bir camiayız. Muhalefeti,
Genel Kurul’u izleyin. Ağzını açan bizi toptan itham etme yoluna gidiyor.Neler söylüyorlar.
Şimdi MHP içerisinde yanlış yapan birileri oldu, bütün MHP camiasına bunu mal edebilir
misiniz? CHP içinde veya bir başka parti içinde. Sanki ilk defa Türkiye’de böyle
şeyler duyuluyormuş gibi bir tutum takınarak, topyekün bize ağıza alınmayacak sözler
söyleniyor ve itham ediliyor. Bu da adalete hakkaniyete sığmaz.”

Başbakan’ın devlet içindeki yapıya ilişkin sözlerinin hatırlatılması üzerine Çelik,“
Bu Hz. Nuh’tan başlayıp gelen bir silsile olmak zorunda değil. Devletin hiyerarşik
yapısının dışına çıkarak, bir grup oluşturarak kendini vatanperver, diğerlerinin
hepsini güvenilmez kabul eden bir yapı varsa bu yapının deşifre edilmesi lazım” 
şeklinde konuştu.

Operasyondan herkesin çok geç haberi olduğunun belirtilmesi üzerine Çelik, Ergenekon
ve Balyoz davalarında da böyle olduğu yönündeki ifadeleri anımsattı ve “Böyle olmadı.
Bugüne kadar emniyet müdürünün, valinin, İçişleri Bakanı’nın, Başbakan’ın haberinin
olmadığı ilk meseledir bu” dedi.

“Balyoz ve Ergenekon’da Başbakan’ın haberi var mıydı?” sorusunu Çelik,”Orada işi
yine savcı, yargı yürütüyor. Ama ‘şu iddialarla, şu bilgi ve bulgularla, şu delillerle
şöyle bir operasyon yapılacak’ diye haber veriyor” karşılığını verdi.

 

Vatandaşlığa geçmesi çok eski

 

Çelik, olayın olduğu ilk gün döviz dalgalanmaları, borsanın düşmesi ve faizin çıkmasıyla
birlikte Türkiye’nin 25 milyar lira kaybı olduğunu belirterek, “Böyle deprem etkisi
yaratacak bir meselede siz ülkenin Başbakanı’na bunu nasıl haber vermezsiniz” dedi.

“Sadece emniyete yönelik bir soruşturma mı var?” sorusu üzerine Çelik,bununla ilgili
bir soruşturma başlatıldığını ifade ederek, “Bekleyelim,sonucunu görelim. Yani devletin
diğer taraflarında falan böyle bir şey söz konusu değil” dedi.

“MİT’in bir zaafiyeti olduğunu düşünmüyor musunuz?” sorusuna Çelik, “MİT kime, hangi
bilgiyi verdi, hangi servisi yaptı onu bilemem. Eski MİT ile yeni MİT’i birbirine
karıştırmayın” yanıtını verdi.

Çelik, İran’a altın ihracatıyla ilgili bir soruya da “Bizim cari açığımızın kapanmasında
önemli maddelerden birisi bu altın ihracıdır. ABD veya BM İran’a ambargo uyguluyor
fakat birçok uluslararası,Fransası da Almanyası da Amerikası da şirketleri vasıtasıyla
İran ile dünya kadar ticaret yapıyorlar. İran bizim komşumuz” karşılığını verdi.

Çelik, Reza Zarrab’ın da Türk vatandaşı olduğunu belirterek, “Biz kimsenin hangi
asıllı olduğuyla ilgilenmeyiz, yaptığı işle ilgileniriz” dedi.

Yakınlarını Türk vatandaşlığına geçirmek için rüşvet iddialarının hatırlatılması
üzerine Çelik, “Kendisinin Türk vatandaşlığına geçmesi çok eskidir. Oradaki akrabalarının
da buraya gelmesini isteyebilirsin.Rüşvetle yapıldıysa bunu kabullenmek mümkün değil.
Eğer normal şartlarda müracaat edip Türk vatandaşlığına geçmişse buna söylenecek
bir şey yok.İşin o boyutu araştırılacak onu bilemem” dedi.
