# Otomotiv sektöründeki daralma devam edecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/otomotiv-sektorundeki-daralma-devam-edecek-41493h/
- Yayımlanma: 2018-11-29T11:44:45+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

KPMG yayımladığı rapora göre otomotiv pazarındaki daralma devam edecek ve Türkiye’de
otomobil satışları ancak 2023’te yeniden 1 milyonun üzerine çıkacak

KPMG Türkiye, faiz ve kur değişimlerinin Türkiye otomotiv pazarına etkisini inceledi.
Hazırlanan rapora göre Mayıs 2018’den bu yana sürekli daralan pazar bir önceki yılın
aynı dönemine oranla yüzde 41 küçüldü. 2019’da pazarın daralmaya devam edeceğini
belirten KPMG Türkiye Strateji Bölüm Başkanı Serkan Ercin, “Yeniden 1 milyon adedin

üzerine ancak 2023’te çıkması bekleniyor” dedi.

KPMG Türkiye’nin hazırladığı raporda, Türkiye’de otomotiv sektörünün otomobil ve
hafif ticari araç bazında Mayıs 2018’den bu yana üst üste 6 aya boyunca adet olarak
küçüldüğü vurgulandı. 2018’in ilk 8 aylık otomotiv ithalatında 2017’nin aynı dönemine
göre dolar bazında yüzde 41 gerilediği belirtilen raporda, hem üretici hem ithalatçı
firmaların tedbirler almaya başladığı hatırlatıldı.

KPMG Türkiye Strateji Bölüm Başkanı Serkan Ercin, Türkiye’de tarihsel olarak otomotiv
pazarının seyri incelendiğinde daralmaya dört ana faktörün sebep olduğunu söyledi.
Serkan Ercin, “Bunlar ÖTV oranları, Euro/TL kuru, taşıt kredi faizleri ve harcanabilir
gelir düzeyidir. Bu değişkenlerin negatif yönlü değişim gösterdiği 
dönemlerde Pazar
sert şekilde daralsa da değişkenlerin raya oturmasıyla ertelenen talebin geri geldiği
ve pazarın yeniden büyüme trendine girdiği görülüyor” dedi.   **2014’ten bu yana
en düşük rakam**

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç pazarındaki hareket raporda şöyle özetleniyor:

Türkiye otomotiv pazarı 2015 ve 2016 yılında 1 milyon adetlik satış rakamına ulaştıktan
sonra daralma sürecine girdi. 2018 Mayıs ayından bu yana sürekli daralan pazar, 
2017 Mayıs-Eylül ayları ile karşılaştırıldığında adet bazında yüzde 41’lik daralma
yaşadı. Bu son dört yılın en düşük seviyesi.

Hafif ticari araç pazarı 2008 – 2017 arasında yıllık bazda yüzde 1 artış gösterirken,
otomobil pazarı aynı dönemde yıllık bazda ortalama yüzde 10 büyüme göstermişti.

Türkiye otomotiv pazarını etkileyen faktörler üzerinden oluşturulan modelle yapılan
tahminler ve piyasa tahminleri göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye otomotiv pazarının
2020 yılında tekrar büyüme trendine girmesi bekleniyor.
    **2023’te 1 milyon, 
2025’te rekor**

2019 yılında pazarın küçülmeye devam etmesi, yeniden 1 milyon adet üzerine ancak
2023 yılında çıkması bekleniyor.

KPMG tahminine göre pazar 2025 yılında 1,2 milyon adetlik satış ile tarihsel olarak
en yüksek seviyesine ulaşacak.

**Çare yapısal reformda**

KPMG Türkiye Strateji Bölüm Başkanı Serkan Ercin, yüksek dalgalanmaların yaşandığı
otomotiv pazarının uzun dönemli, sürdürülebilir ve tahmin edilebilir bir büyüme 
trendine girmesi için yapısal reformların gerçekleştirilmesi gerektiğine işaret 
etti. “KPMG olarak pazarın 2018 ve 2019’da yaşayacak olası daralmanın sonuçlarının
hafifletilmesi ve önümüzdeki dönemde bu tür sert dalgalanmaların önüne geçilmesi
için iki öneride bulunuyoruz” diyen Ercin, şunları söyledi:

“İlk önerimiz  vergi reformu. Yıllar içinde artan ÖTV oranları otomotiv pazarı üzerinde
baskı kurdu ve potansiyelin altında kalmasına neden oldu. Türkiye otomotiv sahipliğinde,
gelişmiş ülkelerin hayli gerisinde. Mesela Türkiye’de bin kişiye düşen otomobil 
sayısı 144 iken Rusya’da bu sayı 293. Pazarda yaşanan yüksek dalgalanma, hem pazar

oyuncularının karlılığına hem de devletin vergi kaybına neden oluyor. Satın alma
üzerinden ÖTV’nin makul düzeye çekilmesi ve vergi kaybının MTV üzerinden telafi 
edilmesi pazarın sürdürebilir büyümesine destek olacaktır.

İkinci önerimiz  yerli üretim. Devletin yerli otomotiv yatırımının yanı sıra, Türkiye’ye
çekilecek doğrudan otomotiv yatırımlarıyla birlikte cari açık üzerinde yaşanacak
olumlu etki hem kur hem de faizlerin baskılanmasında önemli rol oynayacaktır. Doğrudan
yatırım potansiyeli incelendiğinde, Türkiye pazarında yüzde 1’in altında paya sahip
olan Çinli ve Hint üreticiler için Türkiye, hem iç pazar cazibesi hem de ihracat
üssü olarak kullanabilecekleri bir konumda 
olması nedeniyle önemli bir fırsattır.“

 
