# Otomotivde 2017 hedefi 27 milyar dolar ihracat

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/otomotivde-2017-hedefi-27-milyar-dolar-ihracat-25000h/
- Yayımlanma: 2017-07-09T15:04:06+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Kudret Önen, “AB pazarlarındaki
istikrarlı büyümenin devam etmesi ve sanayimizin otomobil grubunda üretimine başladığı
yeni ürünlerin etkisiyle hem üretim hem de ihracatta rekorlara koşmaya devam ediyoruz.”
dedi.

Önen, sektördeki ulusal ve uluslararası gelişmeleri aktardığı olağan yarıyıl basın
sohbet toplantısındaki konuşmasında, ihracat, pazar ve sanayideki yeni gelişmeleri
paylaştı.

Türkiye’nin ihracat lokomotifi otomotiv sanayinin global pazarlardaki başarılarını
sürdürdüğünü hatırlatan Önen, sürdürülebilir büyüyen bir iç pazarın uluslararası
boyutta rekabetçilik açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

Önen, 2017’nin Ocak-Haziran döneminde toplam satışların yüzde 9 düştüğünü belirterek,
yılın ilk aylarında başlayan iç pazardaki daralmanın üretimi negatif etkilemesinden
endişe ettiklerini, ancak AB pazarlarındaki istikrarlı büyümenin devam etmesi ve
sanayinin otomobil grubunda üretimine başladığı yeni ürünlerin etkisiyle hem üretim
hem de ihracatta rekorlara koşmaya devam ettiklerini söyledi.

Bölgesel siyasi sorunlar, ekonomi ve turizmde yavaşlamanın yanı sıra vergi artışlarının
sonucu iç pazarda, özellikle de ticari araç pazarında ciddi daralmanın söz konusu
olduğunu kaydeden Önen, şunları kaydetti:

“Tüm bunlara ilave olarak başta Brexit olmak üzere, sanayimiz ihracatını etkileme
potansiyeli olan ciddi gelişmelerin yaşandığını, otomotiv sanayinde küreselleşme
akımında yavaşlamanın başladığını ve dolayısıyla belirsizlik ortamının yükselişe
geçtiğini görmemiz gerekiyor. Ancak yine de devreye alınan yeni ürün ve kapasite
yatırımlarının sonucunda artan ihracat ile üretimin büyüdüğü, dolayısıyla üretim
ve ihracatta sanayi tarihimizin en yüksek rakamları ile yeni rekorlara ulaşılacak
bir yıl olmasını bekliyoruz. 2017 yılında toplamda 1 milyon 650 bin adedin üzerinde
araç üretimi, 1 milyon 350 bin adedin üzerinde araç ihracatı ve 27 milyar doları
aşan ihracat rakamı hedefliyoruz. Bu yılın ocak-haziran döneminde bir önceki yılın
aynı dönemine göre toplam üretim yüzde 20, otomobil üretimi ise yüzde 36 arttı. 
Bu dönemde toplam üretim 869 bin, otomobil üretimi ise 602 bin düzeyinde gerçekleşti.

Aynı dönemde toplam pazar yüzde 9 daralarak 411 bin düzeyinde gerçekleşirken, otomobil
pazarı ise yüzde 10 daraldı ve 306 bin adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda
ise üretim toplamda yüzde 6 ve hafif ticari araç grubunda yüzde 7 azalırken ağır
ticari araç grubunda ise yüzde 8 seviyesinde arttı. Pazar, hafif ticari araç grubunda
yüzde 5, ağır ticari araç grubunda ise yüzde 22 geriledi.

Bu yılın ocak-haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv
ihracatı adet bazında yüzde 29 artarken, otomobil ihracatı ise yüzde 48 artış gösterdi.
Bu dönemde, toplam ihracat 714 bin adet, otomobil ihracatı ise 504 bin adet düzeyinde
gerçekleşti. 2017 yılı Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre,
toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 22, euro bazında yüzde 26 arttı. Bu
dönemde toplam otomotiv ihracatı 14,5 milyar dolar olarak gerçekleşirken otomobil
ihracatı yüzde 71 artarak 6,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Euro bazında
otomobil ihracatı ise yüzde 76 artarak 5,6 milyar euro seviyesine yükseldi. 11 yıldır
ülkemizin ihracat şampiyonu olan otomotiv sanayi, 2017 yılında da liderliğini korudu
ve ülkemiz dış ticaretine pozitif katkısını sürdürdü.

 **“Yaşlı araçlar parktan çekilmeli, ticari araç satışları desteklenmeli”**

Kudret Önen, bu yıla kadar sürekli büyüyen kapasite kullanım oranının, bu yılın 
ilk 6 ayında otomobilde yüzde 100’e, hafif ticari araçlarda yüzde 81’e ulaştığını,
ancak ağır ticari araçlarda kapasite kullanım oranının yüzde 46 olduğunu bildirdi.

Otomotivde üretim içinde ihracatın payının da sürekli artış gösterdiğini anımsatan
Önen, otomobilde üretimin yüzde 84’ünün, hafif ticari araçlarda yüzde 80’inin ve
ağır ticaride de yüzde 47’sinin ihraç edildiğini kaydetti.

İç pazardaki daralmanın sürdüğünü belirten Önen, “Pazar tüm segmentlerde daralıyor.
Özellikle ağır ticari araçlarda kapasite kullanım oranı çok fazla düştü ve pazar
son iki yılda yüzde 58 küçüldü. Tüm bu koşullara bakıldığında ticari araçlarda acil
çözüm ile pazar geliştirilmezse, yeni yatırımlara gidilmesi olasılığı düşüyor. OSD
olarak önerimiz, öncelikle yaşlı araçların parktan çekilmesi, ticari araç satışlarının
desteklenmesi ve daha önce de dile getirdiğimiz ticari araç kiralama sistemi için
gerekli şartların oluşturulması.” şeklinde konuştu.

**“Çalışma barışı titizlikle korunmalı”**

Önen, çalışma barışının sağlanmasının küresel rekabet gücü açısından önemini vurgulayarak,
Türkiye’nin ihracat lokomotifi ve nitelikli istihdamın merkezi olan otomotiv sanayinin,
rekabet gücünde yıpranma oluşmadan çalışanlarına ve ülke ekonomisine katma değer
yaratmaya devam edebilmesi için çalışma barışının titizlikle korunması gerektiğini
söyledi.

Otomotivin ülke ekonomisine ihracat, vergi ve istihdam bakımından katkısının altında
tüm çalışanlarının gayretinin yattığını belirten Önen, “Daha fazla yatırıma ev sahipliği
yapmak amacıyla ülkeler arasında keskin bir rekabet yaşanırken Türkiye olarak bizim
çalışma barışına ara verme lüksümüz bulunmuyor. Süreçlerin kesintiye uğraması durumunda
uğranan zararı geçtiğimiz yıllarda deneyimledik. Dolayısıyla bu hassas dönemi hem
işverenler hem de çalışanlar olarak aynı sağduyuyla, birlik beraberlik içinde, işimize
sahip çıkarak ele almamız gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Önen, dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin bir sonucu olarak otomotivde önemli
gelişmeler olduğuna dikkati çekerek, özellikle bazı ülkelerin küreselleşme karşıtı
korumacılık yaklaşımı nedeniyle ihracat ve yatırım riskinin, küresel ticaret ve 
ekonomik performans üzerine etkilerinin iş ortamını ciddi biçimde değiştirdiğini
belirtti.

Otomotiv sanayinde önemli meydan okumaların söz konusu olduğunu vurgulayan Önen,“
Bunların da başında iklim değişikliği, hava kalitesi ve enerji verimliliği ile emisyonlar
gibi çevresel etmenler yer alırken bağlantılı araçlar, otonom araçlar ve akıllı 
hareketlilik de iş ortamımızı değiştiren faktörlerden. Tüm bu gelişmelere bir de
sektörümüzdeki yeni teknolojik gelişmelere bugüne kadar alışık olunmayan büyüklükte
yatırım gereksinimini eklemeliyiz. Artık araç parçaları dediğimizde akla motor-batarya-
yardımcı sistemler geliyor. Doğal şarj altyapıları, yeni ürün platformları, Endüstri
4.0 olarak adlandırılan sanayide dijital dönüşümün getirdiği bağlı fabrikalar ve
süreç yönetimi de unutulmamalı.” diye konuştu.

**“Üretim hacmi, iç pazar satışları ve hedef pazarlardaki büyümeye bağlı”**

OSD Başkanı Önen, üretim hacminin iç pazar ve hedef pazarlardaki büyümeye bağlı 
olduğunu belirterek, otomotiv sanayinde yatırım ve sürdürülebilir büyümenin, ihracat
hacmindeki azalmalardan kaynaklanabilecek üretim dalgalanmalarını dengelemek açısından,
iç pazar için üretilen araç satışlarının büyümesine bağlı olduğunu gördüklerini 
kaydetti.

Türkiye gibi net ihracatçı ülkeler için ihracat pazarlarındaki büyümenin, üretim
hacmindeki artışta en önemli etmen olduğunu vurgulayan Önen, “Önümüzdeki yıllarda
Türkiye’nin ana ihracat pazarları olan AB ve ABD’de de satışların büyük artış göstermeyeceğini
görüyoruz. Yapılan çalışmalar, gelişmekte olan pazarlar dışında, gelişmiş pazarlarda
otomotiv satış ve üretim hacminde ciddi bir artış beklenmediğini ortaya koyuyor.
Kuzey Amerika, Avrupa Birliği, Japonya ve Güney Kore pazarlarında 2022 yılına kadar
satış ve üretim hacminin çok düşük artışlar göstermesi beklenirken Çin ve diğer 
gelişmekte olan bölgelerde büyümenin devam edeceği tahmin ediliyor. Özellikle Türkiye’nin
ana ihracat pazarı olan AB’deki satışlarda önemli büyüme beklenmiyor ve kapasite
fazlası mevcut.” ifadelerini kullandı.

Otomotiv sanayinin sürdürülebilir büyümesi ve rekabetçiliği için yapılması gerekenlere
değinen Önen, şunları kaydetti:

“Sanayimizin, özellikle ihracattaki başarısının sürdürülebilir olabilmesi için, 
mevcut tesislerimizin teknik ve mali rekabetçiliğinin korunması ve geliştirilmesi
gerekiyor. Bir yandan ana sanayide iş barışı korunmalı, diğer taraftan da iç pazar
geliştirilip büyütülmeli. Bunlara ticari araç satışlarının desteklenmesi de eklenmeli.
Değişen iş ortamı nedeniyle sanayimizde dijital dönüşümü hızla ve rekabetçiliğimizi
destekleyecek şekilde önlemler de alınmalı.

Mevcut başarıların sürdürülebilir kılınması için zaruri olan tedbirlerle lojistik
sorunların özel projelerle çözülmesi gerekiyor. Sürdürülebilir rekabetçiliğin en
önemli unsurlarından biri olan lojistik altyapısında iyileştirme yapılması gerekiyor.
Burada amaç, Orta Avrupa ülkeleriyle rekabetimizde daha güçlü hale gelebilmek. Kısa
sürede liman ve demir yolu bağlantıları oluşturulmalı, otomotiv fabrikaları demir
yolu şebekesine bağlanmalı, Marmara Bölgesi feribot taşımacılığı geliştirilmeli,
liman elleçleme kapasiteleri artırılmalı ve ücret politikaları belirlenmeli, boğaz
geçişleri sağlanmalı ve blok tren uygulamasına geçilmesi gerekiyor.”
