# Öyle görünüyor ama değil…

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ozdilek-coskun-oyle-gorunuyor-ama-degil/
- Yayımlanma: 2026-10-30T20:48:03+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Sen öyle düşünüyorsun ama gerçek o değil, o öyle olacağını iddia ediyor ama başka
dinamikleri göremiyor, bunlar böyle yazmış ama diğer planı anlayamıyorlar, şunlar
da doğrulamış ama sonraki hamlelerden haberi yok.

Ya da bir uzmanın iddiasına göre dünya üzerinde 1,5 milyar yalan, yanlış, kasıtlı
planlı aldatmaca haberler yayan, gerçek kişilere dayanmayan sahte hesap var. Çoğunluğunun
amacı kişisel tatmin, bir kısmının amacı sapkın ve kasıtlı kötülük yaymak ama azımsanmayacak
büyüklükte de belirli kesimlerin, grupların, toplulukların, kurumların ve devletlerin
bilinçli bir şekilde oluşturdukları hesaplar.

Bu hesaplar, önceden belirlenmiş amaçlar ve planlar çerçevesinde haberler yaparlar,
yoğun bir şekilde bunun yayınlanmasını sağlarlar. Önceden belirlenmiş planlar çerçevesinde
hedef kitlelerinin öyle düşünmesini, böyle davranmasını, şunu iddia etmelerini, 
bunu savunmalarını sağlamak için düzenli bir sosyal medya mücadelesini ortaya koyarlar.

Bu duruma yeni ve moda tabiriyle ‘Algı yönetimi’ diyoruz. İster istemez şöyle düşünebiliriz‘
eskiden dijital dünya mı vardı, sosyal medya mı vardı, nereden çıktı bu bilgi kirliliği’
Ama inanın ki iyi ki dijital dünya var, iyi ki sosyal medya var. Eskiden çok satan
ulusal gazetelerimiz vardı, birkaç televizyonumuz vardı, onlar ne derse, o mutlak
doğru olarak kabul edilirdi.

Tartışmaya ne hacet. Yaşlı amcalar ‘Sen Hürriyet gazetesinin köşe yazarından daha
mı iyi bileceksin’ diyerek bize kızarlardı. ‘Amca, senin, o, çok güvendiğin köşe
yazarlarının hepsi, patronlarının elinde birer oyuncak, gittiğimiz gece mekanlarında
onların gerçek yüzünü görüyoruz’ desek de inandıramazdık.

O amcalara ’18 başbakan ya da hükümet görmüş, hepsini övmekten başka bir şey yazmamış,
her hükümetin sadece kulu kölesi olmuş köşe yazarları var’ desek de kendimizi dinletemezdik.
Taraflı yazılmış ülke tarihleri, yalan yanlış resmi evraklar, saçma sapan, bilimsel
gerçeklerden çok uzak ders kitapları, bilinçli bir şekilde yanlış, taraflı, kişisel
ders anlatan öğretmenler, hamaset üreten, farklı düşüncelere şiddetle karşı çıkan
propagandist söylemler aşılayan eğitim sistemleri. Bunlar son yüzyılın dünya gerçekleri
maalesef.

Özellikle son 30 yıl içerisinde dijital çağ ile sosyal medya vasıtasıyla, tüm gerçekler
birer birer herkesin önüne seriliyor, anlatılıyor, belgeler açıklanıyor. Ama bu 
süreçte en önemli olan konu, bireylerin, çok dikkatli bir şekilde güvenilir kişi
ve kurumların hesaplarını dikkatle izlemeleri, okumaları, her konuya da komplo teorisi
ile yaklaşacak depresif düşüncelerden uzak bir şekilde bilimsel bir tutum sergilemeleri.

Sadece X platformunda 1,3 milyar hesap bulunmaktadır. Facebook’da 3,1 milyar, Instagram’da
3 milyar, Tiktok’da 1,99 milyar aktif kullanıcı sayısı mevcuttur. Sadece bahse konu
4 platformdaki kullanıcı sayısı 9,4 milyarı bulmaktadır. Düşünün ki irili ufaklı
daha yüzlerce sosyal medya platformu dünya üzerinde faaliyet göstermektedir. Bunca
hesabın içerisinde savrulmadan gerçekleri dile getiren, doğruları paylaşan hesaplar
bulmak elbette mümkün. Herkese, bunları araştırıp bulmalarını tavsiye ederim.

                 _ ‘Anlaşma imzalanmış, ABD ile Rusya motorin ticaretine başlıyorlar,
bize de şu kadar milyon varil petrol verecekler, bizde motorin bolluğu olacak, fiyatlar
da düşecek’_ diyor.

‘Bak kardeşim, o haber, doğru değil_’_ diyemem, propaganda amaçlı yazılmış diyemem,
kasıtlı ve taraflı yazılmış diyemem ama şunları söyleyebilirim;

 1. Bahse konu anlaşma, bizimle ilgili değil hatta AB ile de değil, Amerika ile Rusya
    arasında imzalanan bir anlaşma. Trump ile Putin’in yoğun pazarlıklarla imzaya dönüştürdükleri
    ticari bir anlaşma.
 2. Bahse konu anlaşma ne AB ülkelerinde ne de bizde motorin bolluğu falan yaratmayacak.
    ABD ile Rusya ham petrol ve mamül alım satımı yapacaklar.
 3. Bahse konu anlaşma senin iddia ettiğin gibi bizdeki fiyatları düşürmedi, çünkü 
    mamül fiyatları yani uluslararası piyasalardaki gümrüksüz motorin ve benzin fiyatlarını
    düşürmedi. Hele de Brent Petrol, anlaşma öncesi 95-100 USD seviyesinde idi bu yazıyı
    kaleme alırken 112 USD.’ diyorum ama inanın önyargıyı, yanlış inanışı, sabit fikirleri,
    mutlak teslimiyetleri yıkmak o kadar zor ki. Hele dünyanın son yıllarda yaşadığı,
    bilgi kirliliği, artan muhafazakarlık ve milliyetçilik akımları, bilimi anlatmayı,
    sanat yapmayı, doğayı korumayı her zamankinden çok daha zor kılıyor.   

ABD’de Kasım seçimleri var, mevcut iktidarın savaşın sürmesine ihtiyacı var. Daha
önceki bir yazımda detaylı anlatmıştım, dünyadaki ham petrollerin yer altındaki 
bulunabilirlik mesafesi, toprak üstüne çıkarılma ve depolanma maliyetleri çok farklı
diye.

Örneğin Libya’da 20-25 USD olan bu maliyet, gezegenin bilinen en büyük rezervi olan
Venezuela’da çok derinlerde olduğu için 60-65 USD seviyelerinde. ABD ve İsrail’in
İran müdahalesi başlamadan önce Brent petrol 40-45 USD civarında seyrediyordu. Maliyeti
60-65 USD olan Venezuela petrolü için fiyatın yükselmesi gerekiyordu, bunun için
de en güzel ortam İran’da Hürmüz boğazının kapanması ile sağlanabilirdi. Öyle yapıldı.
Şimdilerde 120 USD düzeyini test ediyor.

Ve ülkemizin gururu olan Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı olan Fatih Birol, birkaç
gün önce dünyada petrol fiyatlarının çok uzun süre eski seviyelerine gelemeyeceğini
bilgi ve belgelerle, bilimsel olarak açıkladı. Fatih Birol, İTÜ mezunu ve Viyana
Teknik Üniversitesi master yapmış. OPEC’te çalışmış ve 1 Eylül 2015’den bu yana 
Uluslararası Enerji Ajansı’nın başkanı. Ajans tarihinde Amerika ve Avrupa ülkelerinden
olmayan ve politikacı olmayan ilk başkan oldu. Ajansın üyeleri şahıslar, şirketler
ya da kurumlar değil, devletler.

Paris’te yaşayan Fatih Birol başkan olduktan sonra ajansın üye sayısını o kadar 
çok arttırdı ki halihazırda üye ülkelerin dünya enerji tüketimindeki payı % 50’den%
70’e çıktı. Time dergisi tarafından 2021 ve 2026 yıllarında dünyanın en etkili 100
isminden birisi olarak açıklanan tek Türk oldu. Takip etmenizi şiddetle tavsiye 
ederim. Moda tabiriyle ‘Fake hesap’ lar yerine Fatih Birol gibi Daron Acemoğlu gibi
ülkemizin gurur kaynaklarını takip etmenizi öneririm. Araştırırsanız bu iki isim
dışında da ülkemizi gururla temsil eden, doğruları anlatan, bilim insanı, gazeteci,
edebiyatçı, sanatçı bulabilirsiniz.  
