# Brent ne yana düşer usta, fiyat nereye?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ozdilek-coskun-yazdi-brent-ne-yana-duser-usta-fiyat-nereye/
- Yayımlanma: 2026-06-26T18:03:00+03:00
- Yazar: Özdilek COŞKUN

Uluslararası piyasada Genova CIF Med motorin fiyatı 2 Ocak 2026 günü 621 Usd, savaşın
başladığı 28 Şubat 2026 günü 762 Usd seviyesinde idi. Savaşın sürdüğü günlerde 1.617
Usd’yi gördü, bugün ise 928 Usd. Otomatik fiyatlandırma mekanizması içerisinde hesaplamaya
esas teşkil eden parametrelerden biri olan ÖTV, 2 Ocak 2026 günü 13.900 TL/m3 idi,
bugün ise 7.305 TL. Maliye Bakanlığı’nın, ülke ekonomisi üzerinde savaşın enflasyonist
baskısı artmasın diye uygulamaya soktuğu ‘Eşel mobil’ sistemi ile ÖTV’den fedakârlık
yapmaya devam ediyor. 3 Temmuz 2026 ÖTV’nin artması gereken gün. Bakalım, Gelir 
İdaresi Başkanlığı, fedakârlık yaparak almadığı, alacağını biriktirdiği ÖTV için
nasıl bir artış yapacak?

Bu arada Brent petrol 60 – 65 USD seviyesinde fiyatlanırken, savaş ile birlikte 
140 USD seviyesine çıktığı zamanlarda, korkuyla izleyip, acaba 160 ve hatta 200 
USD rakamlarını görür mü diye endişeleniyorduk. Bu yazının kaleme alındığı anlarda
ise 73 USD civarında. Brent petrol fiyatları ve birebir etkilenmese de CIF MED Genova
motorin fiyatları, ana etkenlerden birisi olan USD kuru ve belirlenecek olan ÖTV
tutarı parametreleri ile iç piyasada motorin, benzin ve otogaz pompa fiyatları nasıl
şekillenecek hep birlikte göreceğiz.

86 milyon nüfus ve 34 milyon taşıt ile ülkemiz dünyanın önemli ülkelerinden birisi.
Potansiyelimiz, fiziksel kapasitemiz, demografik yapımız çok büyük fırsatlar yaratsa
da hayatımızın her alanını çok fazla ilgilendiren petrolde dışa bağımlılık ülkemiz
ekonomisini oldukça kırılgan hale getiriyor. Ham petrol işlenirken doğrudan 104,
ufak kimyasal dönüşümlerle 150 civarında ürün üretilmekte ve petrol türevleri toplamda
6.000’den fazla ürüne direk hammadde yaratmaktadır. Tekstilden ilaç sektörüne, petrokimyadan
boya endüstrisine, asfalttan inşaat sektörüne hemen her sektör petrol türevlerinden
etkilenmektedir. Her yazımda belirttiğim üzere petrolü sadece yakıtlar üzerinden
değerlendirmek büyük bir yanılgı olur.

Ortanca yaşı % 34, genç nüfusu (0 – 14 yaş arası) ise % 20 olan ülkemizde insanlarımızın%
77’si şehirlerde yaşamakta. Doğurganlık oranı kritik seviye olan % 2,1’in altında
seyrederken, yaşam ömrü erkeklerde 75,5 kadınlarımızda ise 81,3, ortalamada ise 
78,4 yıl olarak kayıtlara geçmiş.  Üzücü olan gerçeklik ise gençlerimizin büyük 
çoğunluğunun yurt dışında okuma, yaşama isteği taşıması. Ekonomik zorluklar, sosyopolitik
koşullar, gençlerimizi umutsuzluğa itmekte, yurtdışına okumaya giden gençlerimizin
büyük çoğunluğu da gittikleri ülkelerden dönmemekte. Burada kalan ya da dönen gençlerimiz
arasında da geleceğe dair ekonomik kaygılar ağır basmaktadır. 2025 yılında Türkiye‘
de 552.237 evlenme gerçekleşirken 193.793 adet de boşanma yaşandı.

Brent petrol, uluslararası motorin fiyatı, USD kuru, ÖTV ve dolayısıyla pompa fiyatları
derken konu nüfus, demografik yapı, araç sayısından nasıl evlenme ve boşanma konularına
geldi diyebiliriz haklı olarak. Ancak, üzülerek belirtmeliyim ki boşanma vakalarında
önemli etkenlerden birisi ekonomik zorluklar. Ekmekten suya, ulaşım fiyatlarından
yaşamımızın tüm alanlarını belirleyen ana kalemlerin başında petrol ve türevlerinin
fiyatları.

Bizde, hiç anlam veremediğim ve çok yadırgadığım söylemlerden birisi de ‘politika
yapma’ sözüdür. Nasıl politika yapılmaz? Politika dediğiniz şey yediğiniz ekmeğin
içtiğiniz suyun fiyatını belirler. Politika tüm yaşamımızı kapsar, etkiler, belirler
ve şekillendirir. Yadırgadığım sözlerden birisi de ‘Caz yapma’ sözüdür. Oysa Caz,
müziğin ulaştığı en yüksek zirvelerden birisidir, en saf akustiğin oluştuğu halidir.
Bir de ‘Edebiyat yapma, kafamızı ütüleme’ deriz ya en çok buna gülerim. Teknoloji
ne kadar gelişirse gelişsin dünyanın milyonlarca yıllık tarihindeki en büyük zenginlik
her zaman ‘Bilgi’ olmuştur. Bilgiyi de yaratan, geniş kitlelere aktarılmasını sağlayan
araç ‘Edebiyat’ tır.

Bu sevimsiz, aşırı zararlı önyargılardan kurtulup, ekonomik kırılganlığımızın çok
azaldığı, gençlerimizin üniversite eğitimi için yurtdışına gitmek için yarışmadığı,
ekonomik kaygılarla geleceğe güvenle bakamayan insanlarımızın azaldığı, boşanma 
ve mutsuzlukların azaldığı günlerin bir an önce gelmesi en büyük dileğim.
