# “Özel bankacılık hızı değişim geçirmek zorunda”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ozel-bankacilik-hizi-degisim-gecirmek-zorunda-54728h/
- Yayımlanma: 2020-07-22T10:30:05+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

McKinsey & Company, Avrupa Özel Bankacılık Araştırması Raporu’nun  sonuçlarını açıkladı.
2019 yılını ve 2020 yılının birinci çeyreğini  kapsayan araştırmada özel bankacılığın
hâlâ en kârlı segment olduğu,  ancak son yıllarda kâr ve gelir marjlarının düşüşe
geçtiği  vurgulanıyor. Rapora göre, COVID-19 sonrasının “yeni normal”  koşullarında
özel bankacılıkta başarılı olmak isteyen bankalar  müşterileriyle ilişkilerini ve
çalışma modellerini hızla değiştirmek  zorunda.

Önde gelen şirketlere, kamu kurumlarına ve sivil toplum  kuruluşlarına hizmet veren
global yönetim danışmanlığı firması McKinsey & Company, “Avrupa’da Özel Bankacılığın
Geleceği” raporunu  yayımladı. 2019 yılını ve 2020 yılının birinci çeyreğini kapsayan
araştırma, sektör temsilcileri ve kuruluşlarının katılımıyla  gerçekleştirildi. 
Hazırlanan rapor son yıllarda özel bankacılığa damga  vuran eğilimleri ve COVID-
19’un etkilerini değerlendiriyor. Rapora  göre, özel bankacılık yapan kuruluşlar
COVID-19 sonrası dönemde hızla  değişmek zorunda kalacaklar. Bu kuruluşların müşterilerine
erişim  kanallarını, onlarla kurdukları ilişkiyi ve iş modellerini hızla  değiştirirken
sosyal ve çevresel öncelikleri de ürünlerine  yansıtmaları gerekecek.

**“Yöneticiler dönüşümü hızlandırmak gerektiğini kabul etmeli”**

Araştırmanın sonuçlarıyla ilgili bir değerlendirme yapan McKinsey & Company Kıdemli
Ortağı Gökhan Sarı şunları söyledi: “Bu araştırma  özel bankacılık alanında önemli
noktalara dikkat çekiyor ve bir yol  haritası sunuyor. Yöneticiler pandemi sonrası
iş ortamında sadece  başarılı olmak için değil, ayakta kalabilmek için bile dönüşümü
hızlandırmak gerektiğini kabul etmeli. Bankalar yeni normal olarak  adlandırdığımız
bu ortamda değişen iş koşulları ve kârlılığı  zorlaştıran etkenler karşısında gelecekle
ilgili net hedefler  belirlemeli ve bunlara ulaşacak yol haritalarını hızla uygulamaya
koymalılar.”

Bankaların aynı zamanda temel maliyetlerini yeniden düzenlemek  zorunda olduklarını
ifade eden Sarı sözlerine şöyle devam etti:
“Böylece kendilerine yeni yetkinlikler
kazandıracak yatırımlar yapmak,  verimlilik alanındaki kazanımlarını artırmak ve
gelir artışı sağlamak  için kaynak yaratacaklar. Öte yandan, mevcut krizin nasıl
gelişeceği  henüz belirsiz olduğu için esnekliklerini korumalılar. Özel  bankacılık,
müşterileriyle güvene dayalı ilişkilerini kullanarakCOVID-19 krizinden daha güçlenmiş
olarak çıkabilir  ancak bunun için  hızla harekete geçmek lazım.”

**COVID-19’un etkileri olacak**

McKinsey araştırmasına göre özel bankacılık segmenti 2020’ye güçlü  bir başlangıç
yaptı. COVID-19 krizi ile birlikte özkaynaklar nakite  çevrilmeye başlayınca işlem
hacmi yükseldi. Aracılık gelirleri 2019’un  aynı dönemine oranla %4 arttı. COVID-
19 ile birlikte üç önemli eğilim  ortaya çıktı:

İlk eğilim faiz oranlarının yakın gelecekte düşük kalacağının  anlaşılması. Merkez
bankaları harekete geçseler bile piyasalarda var  olan yüksek düzeydeki belirsizlik
ve dalgalanmalar, düşük faizlerle  birlikte gelirler ve kârlar üzerinde baskı oluşturacak.

önemli eğilim, sağlıklarından endişe duyan müşterilerin  dijital kanalları ve uzaktan
erişim sistemlerini daha fazla tercih  etmeleri. Bugün müşterilerin %71’i bankalarla
çok kanallı etkileşimi  tercih ediyor. %21’i ise özel bankacılığın tamamen dijital
yapılmasını, sadece gerektiği takdirde kişilerle birebir iletişime  geçmeyi istiyor.

Buna paralel üçüncü eğilim ise işlerini uzaktan yapmak isteyen  çalışanların oranının
bu dönemde %80’e çıkması.

**Üç alanda hızlı değişim şart**

COVID-19 sonrası dönemde Avrupa’da özel bankacılık segmentindeki  oyuncular farklı
alanlarda önemli değişimler gerçekleştirmek  zorundalar.

Öncelikle teknolojiyi çok etkin kullanarak müşteriye çok kanallı,  fark yaratan 
bir deneyim yaşatmaları gerekiyor. Müşterilerine hizmet  sunma, tavsiye verme ve
ilişki yönetme konularında teknolojiyi nasıl  daha etkin kullanacaklarını düşünmeliler.
Bunları hayata geçirmek için  inovasyon süreçlerini hızlandırmalılar.

Değişim gerektiren ikinci alan ise iş modeli. Müşterinin uzaktan  hizmet alma ve
çok kanallı etkileşimi tercih etmesine paralel olarak  bankalar müşteri temsilcilerini
merkezde daha düşük seviyede  konumlandırıp, onları dijital altyapıyla destekleyerek
verimliliklerini artırmalı. Ekipler daha yatay yapılandırılırken,  çevik ve esnek
çalışma yöntemleri benimsenmeli. Ayrıca bankalar tüm iş  süreçlerini ve merkezi 
fonksiyonlarını yeniden tasarlayarak hangi  fonksiyonları kendi bünyelerinde tutacaklarına,
hangileri için  dışarıdan hizmet alacaklarına karar vermeli. 
