# Özince: Yiğit Bulut’un sözleri mali suç

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ozince-yigit-bulutun-sozleri-mali-suc-9389h/
- Yayımlanma: 2016-01-23T12:09:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın
Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut’un İş Bankası’na el konulması şeklindeki sözlerini
değerlendirirken, “İş Bankasına el konulmasını gerektirecek bir şey olamaz.İş Bankası
halka açık bir şirket. Zannediyorum tartışma konusu yapılmak istenen Atatürk hisselerinin
Cumhuriyet Halk Partisi tarafından temsil edilişidir. Bu bankanın yalnızca yüzde
28’i ile ilgili bir konu. Yani bu yüz binlerce hissedarı olan bir anonim şirkete
el konulmasını söylemek eski sermaye piyasası kurulu başkanlarımızdan bir tanesinin
ifade ettiği gibi mali bir suç teşkil ediyor sanırım.” dedi.

Özince, Bursa’nın Orhangazi ilçesinde katıldığı ‘2015 yılı ekonomik değerlendirmesi
ve 2016 yılı ekonomisinden beklentiler’ konulu panelde değerlendirmelerde bulundu.

**“SİYASİ GÜNDEM EKONOMİYİ GÖLGELİYOR”**

Panel öncesinde basın mensuplarına gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan İş
Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Ersin Özince, “Ne yazık ki siyasi gündem, iç ve dış
siyaset ülkemizin ekonomik gündemini gölgeliyor. Gönül arzu ediyor ki ülkemiz dış
ve iç siyasi sosyal sıkıntıları bir an önce aşıp, genç nüfusunun ihtiyacı olan istihdamı,
üretimi ve refahı daha iyi sonuçlarla elde etmeye muvaffak olsun. Hepimizin, Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşları olarak her derdimizin çaresinin aslında iktisadi yönden
sağlanacak refahla oluşabileceğini akılda tutmamız lazım. Yani kavga ile gürültü
ile, huzursuzlukla bir yere varılamayacağı kanaatindeyim. Cumhuriyetin değerlerine
hepimiz tam inanır ve saygı gösterirsek zaten ekonomik sorunlar, zaten halkımızın
en büyük sorununun ekonomik sıkıntılar olduğunu düşünüyorum, ve çok daha kolay sorunlar
çözülür diye düşünüyorum.” dedi.

Döviz kurlarındaki artışların sorulması üzerine de Ersin Özince, şu değerlendirmeyi
yaptı: “Muhakkak, özellikle gelişen piyasaların para birimlerinin Amerikan doları
karşısında değer kaybediyor olması önemli bir olumsuzluk. Üstüne gelişen piyasalardan
Türkiye dahil ciddi ölçüde sermaye çıkışı oluyor. Gerçi bu sermaye çıkışının çok
büyük bir bölümünün sıcak para dediğimiz tarzda sermaye olduğunu düşünebiliriz ama
yine de bundan avunacak halimiz yok çünkü ülkemizin güçlü oranlarda büyüyebilmemiz
için bizim yerli de, yabancı da sermayeye ihtiyacımız var. Çünkü kur ya da faiz 
piyasanın sonucudur.

Ama TL’nin özellikle 2015 yılındaki değer kaybı mutlaka bankacılık sektörüne de 
etkileri oldu. Zaten 2015 yılındaki banka kredilerinden gördüğümüz artışın önemli
bir bölümü kurdan kaynaklanıyor ne yazık ki. Ama bu gelişmelerin de Türkiye açısından
çok büyük olumsuzluklar da oluşturacağını da düşünmüyorum. Yani döviz kurundaki 
artışın reel sektörümüzün borçluluğu açısından da büyük bir risk oluşturmadığı, 
şirket mali bünyelerini bozucu bir etkisi olmadığı sorunlu kredi miktarlarına bakılırsa
görülüyor. Ama sonuç itibariyle istikrar böyle gerek borsamızda, gerek döviz kurunda
ani ve sert dalgalanmaların olmadığı bir ortamda sağlanabilir. Bunun içinde en iyi
çare uzun vade çözüm açısından ben piyasalarımızın derinleştirilmesi kanaatindeyim.”

**“TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SORUNU SOSYAL SİYASAL KONULAR”**

Ersin Özince, Rusya’da ki gelişmelerin sorulması üzerine de, “Yani dünyadaki gelişmeler
özellikle bizim coğrafyamızdaki ülkeler açısından iyi değil. Yani Türkiye’nin dış
ticaretini yaptığı ve özellikle ihracatını yaptığı ülkelerin bir çoğunun büyüme 
oranlarının yavaşlayacağını görüyoruz ki, Rusya’da bunların başında olacağı, Rusya
ile aramızdaki siyasi gerginlik bir tarafa, Rusya’nın zaten ekonomisinde ciddi bir
yavaşlama olması bizi de zaten etkileyecekti.

Tabi ambargo ayır bir husus. Ama aynı şey Kuzey Afrika ülkeleri dahil Orta Doğu 
ve Körfez ülkeleri içinde de söz konusu olacak. Yani bizim civarımızdaki ülkelerin
çok büyük bölümü veya varlıklı olanları hammadde ihraç eden ülkeler. Bunlarda daha
az kazandıklarına göre daha az harcayacaklar. Bu Türkiye’yi bir miktar etkileyecektir
önümüzdeki dönemde ama yine de her zaman yine de söylediğimiz gibi enseyi karartmayıp
işimize bakmak lazım. Türkiye’nin en önemli sorunu sosyal ve siyasal konularını 
halledip hepimizin huzur içinde yarınlara bakması hususudur.” şeklinde konuştu.

**“İŞ BANKASI YORUMU SUÇTUR”**

Cumhurbaşkanı Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut’un İş Bankası’nın bir kamu bankasıhaline
getirilmesi gerektiği şeklinde i söylemi konusunun ise bir suç teşkil ettiğini belirten
Özince, “İş Bankasına el konulmasını gerektirecek bir şey olamaz. İş Bankası halka
açık bir şirket. Zannediyorum tartışma konusu yapılmak istenen Atatürk hisselerinin
Cumhuriyet Halk Partisi tarafından temsil edilişidir. Bu bankanın yalnızca yüzde
28’i ile ilgili bir konu. Yani bu yüz binlerce hissedarı olan bir anonim şirkete
el konulmasını söylemek eski sermaye piyasası kurulu başkanlarımızdan bir tanesinin
ifade ettiği gibi mali bir suç teşkil ediyor sanırım.

Tabi ben beyefendinin değerlendirmesi ile ilgili kişisel bir değerlendirme yapmak
durumunda değilim. Ama basından aldığımız bilgiler doğrultusunda bu, bir anonim 
şirketin sadece itibarını değil, hissedarlarının mali konumunu da zedeleyecek tarzda
bir şey. Doğru değil, en azından 50 bin tane iş bankasıçalışanının ve emeklisini
bu bankanın en büyük hissedarı olduğunun nazarı dikkate alınması suretiyle bu değerlendirme‘
şu bölümle ilgili’ falan diye yapılsaydı yine belki sakıncalı olurdu ama en azından
50 bin çalışanın ve yüz binlerce hissedarın da hukukuna ve böylesine bir ulusal 
müesseseyi tarafsız olarak götürme çabasına da saygı gösterilmiş olurdu.” şeklinde
cevap verdi.  

 
