# Pandemide tasarruflara 5,4 trilyon dolar eklendi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/pandemide-tasarruflara-54-trilyon-dolar-eklendi-62518h/
- Yayımlanma: 2021-04-20T09:02:49+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Pandemi, dünya genelinde özellikle de gelişmiş ekonomilerde hane halklarının tasarruflarını
artırdı. Büyük çoğunluğu üst gelir grubunda olan hane halkları, uluslararası kredi
derecelendirme kuruluşu Moody’s tahminlerine göre pandemide tasarruflarına 5,4 trilyon
dolar daha ekledi.

Moody’s, pandemi döneminde yapılan ek tasarrufların, 2019 yılında 87 trilyon doların
üzerinde olan ve 2020’de 83 trilyon dolara gerilediği tahmin edilen küresel GSYH’nin
yüzde 6’sına denk geldiğini tahmin ediyor. Bu da dünya genelinde hane halklarının
tasarruflarına pandemi döneminde – 2021 ilk çeyrek sonu itibariyle – 5,4 trilyon
dolar eklemesine denk geliyor. Moody’s tahminlerine göre bunun 2 trilyon doları 
sadece ABD’den geldi ve Moody’s bu verilerin yeni Başkan Joe Biden’ın 1,9 trilyon
dolarlık dev paketi öncesine ait olduğuna da dikkat çekiyor.

**İrlanda başı çekiyor**
2019 yılıyla biten 20 yıllık ortalamaya göre ( bkz. İnfografik)
2020 yılında hane halkı tasarruf oranlarında çok sert yükselişler kaydedildi. Kuzey
Amerika ve Avrupa geniş karantinaların uygulanması ve büyük teşviklerin açıklanması
sebebiyle tasarrufta başı çekiyor. Ortadoğu’da dev paket açıklayan bazı ülkelerde
de tasarruf fazlası olduğu, Güney Amerika ve Doğu Avrupa’da ise tasarrufların düştüğü
vurgulanıyor. İrlanda ve Estonya başta olmak ABD, Hollanda, Kanada,

Norveç, İsviçre gibi birçok gelişmiş ekonomide hanelerin tasarrufa ayırdığı paylar
olağanüstü oranlarda arttı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ve Refinitiv
verilerine göre, İrlanda’da pandemi öncesi yüzde 4 olan hane halkı tasarruf oranı,
pandemiyle birlikte 2020’de yüzde 22’nin de üzerine çıktı. Tasarruf oranı eksinin
altında olan Yeni Zelanda’da bile bu oranın yüzde 4’ün üzerine çıktığı belirtiliyor.
Macaristan ve Finlandiya da sıfıra yakın tasarruf oranının yüzde 6 ila 8’e yaklaştığı
ülkelerden. Polonya, İspanya, Belçika, Avustralya, Almanya, Avusturya ve İsveç de
bu oranın yüzde 14 ila 20 arasında değiştiği ekonomiler.

**3’te biri harcansa küresel GSYH’ye 2 puan eklenir**
Bazı uzmanlar, pandemide geçmişteki
birçok krizde de olduğu gibi yükselen tasarrufların bir süre sonra tüketim harcamasına
dönüşerek küresel iyileşmeye yakıt olacağını söylüyor.

Conference Board küresel tüketici güven endeksi de ilk açıklandığı 2005’ten bu yana
rekor düzeye gelerek bu uzmanların görüşünün mümkün olabileceğine işaret ediyor.

Moody’s tahminlerine göre tüketiciler bu ilave tasarruflarının üçte birini bile 
harcasa, bu küresel ekonomiye bu yıl ve gelecek yıl 2 puanın üzerinde bir katkı 
sağlar. Moody’s Başekonomisti Mark Zandi “Ciddi ölçekte ötelenmiş talep ve artık
taşma noktasındaki tasarruflar sürü bağışıklığı ve açılmalarla birlikte tüketici
harcamalarında ciddi bir artışı tetikleyecek” değerlendirmesini yapıyor.

Barclays ekonomisi Silvia Ardagna da Financial Times’a yaptığı açıklamada özellikle
ABD’de ve aynı hızda olmasa da İngiltere’de tarihi ortalamaların üzerinde tasarruf
yapan hane halklarının harcamaları “hayli yüksek bir hızda” artırmasını beklediklerini
belirtiyor.

**Goldman Sachs: Zenginin tasarrufu, harcamaya dönmeyebilir**
Ülkelerin toplam tasarruf
verileri net bir yükselişe işaret etse de, pandeminin toplumları adaletsiz şekilde
vurması sonucu neredeyse her bölgede zengin hane halklarının tasarrufu artarken,
düşük gelirli hanelerin tasarrufları da eridi. The Morning Consult verilerine göre
15 büyük ekonomide ocak-nisan arasında yapılan araştırmada düşük gelirli hanelerin
büyük bir kısmı “finansal koşulların bir yıl öncesine göre kötüleşti” dedi. Aralarında
Çin, Avustralya, İtalya, Rusya ve ABD’nin de olduğu birçok ülkede zengin hanelerin
üçte biri ise “Büyük alım yapmanın tam zamanı” dedi. Goldman Sachs tahminlerine 
göre ABD’deki tasarrufların yüzde 60’ı ülkenin en zengin yüzde 40’lık kesiminin 
elinde. Bu nedenle de Goldman Sachs, yüksek gelirli hanelerin tasarruflarını tutmayı
tercih edebileceğini ve bazı kuruluşların belirttiği gibi çok büyük ölçekte bir 
tüketim harcamasına dönüşmeyebileceğini söylüyor.
