# Para politikası açmaza düşecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/para-politikasi-acmaza-dusecek-20592h/
- Yayımlanma: 2017-03-07T02:27:15+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Dünya gazetesi yazarı Taner Berksoy, Türkiye’nin gelinen noktada nasıl bir para 
politikası açmazına düştüğünü yazdı. İşte o yazı:

“Son verilere göre dünya ekonomisinde toparlanma işaretleri ortaya çıkmaya başladı.
Malum 2008 krizinden bu yana ulusal ekonomiler büyüyememe sıkıntısı çekiyor. Epeyce
bir süre potansiyel büyüme oranlarının altında bir büyüme trendi sergilediler. Son
gelen veriler gelişmişlerden başlayarak büyümenin hızlanmaya başladığı izlenimini
veriyor. Hızlanma dediğimde öyle eski büyüme performanslarını falan kastetmiyorum.
Henüz bu tür bir gelişme ufukta yok. Buna rağmen büyüme hızlarında yavaş yavaş negatiften
uzaklaşıldığı görülüyor. Bu gelişmede ABD açık ara önde gidiyor. En ilginci sanki
büyümeyi hepten unutmuş gibi görünen Avrupa’da bile hafiften kıpırdanma işaretleri
var. 2017 yılının ilk verileri sanayi sektörlerindeki toparlanma, uluslararası ticaretteki
iyileşme ve gelişmiş ülkelerde PMI endekslerindeki artış eğiliminin küresel büyümeye
hız kazandırdığı izlenimini veriyor.

Bunlar tabii iyi haberler. Ama bu noktaya gelişte merkez bankalarının da payı var.
Başta FED olmak üzere merkez bankalarının ulusal ekonomileri yüzdürmek için gösterdikleri
genişlemeci çaba şimdilerdeki kıpırdanmanın yapı taşı görevini gördüler. Avrupa 
bile başlangıçta “Almancı eğilimler” nedeniyle direndiği parasal gevşemeye Draghi
ile birlikte son verdi, şimdi büyümeye ilk ivme niteliğindeki meyvelerini yemeye
başlayacak gibi görünüyor. Ama bu işin motoru işlevini yüklenmiş olan ABD’de büyümeyi
parasal genişleme ile kışkırtma işinin sonuna gelindiği anlaşılıyor. Gevşemenin 
öncüsü olan FED şimdi de parasal sıkılaştırmanın başını çekmek durumunda. Ekonominin
bir istikrarsızlık (enflasyon) çukuruna düşüp büyüme ivmesini yitirmemesi için önceki
dönemde bol bulamaç pompalanan paranın şimdi artık geri çekilmesi gerekiyor. Fazla
paranın geri çekilmesi taksitlerle falan yapılacak ama yine de büyüme üzerindeki
olumlu etki zayıfl ayacak.

Bu süreçten görece daha olumsuz olarak etkilenecek ülkeler de var. Bunların başında
parasal genişleme döneminde bundan (sıcak paradan) fazlasıyla yararlanan, benim 
tabirimle adeta madde bağımlısına dönüşmüş olan ülkeler geliyor. Biz bu grubun ön
sıralarında yer alıyoruz. Yani öngörülen parasal daralmadan olumsuz etkileneceğiz.
Üstelik bizim bu etkiyi daha da büyütecek ekstra sorunlarımız da var. Biz de büyüyememe
sıkıntısı çekiyoruz. Büyümeyi biraz kışkırtmak için biz de daha gevşek bir para 
politikası uygulayabiliriz. Ama bizim artık kronikleşmiş bir yüksek enflasyon sorunumuz
var. Büyümeyi parasal genişleme ile uyardığımızda enflasyon duvarına çarpıyoruz.
Geri çekilmek zorunda kalıyoruz.

Büyümemizin hızlanması için sıcak paranın küresel ölçekte artması, bize de daha 
fazla kaynak akması gerekiyor. Bu süreçte başlangıçta rahatlamış gibi olsak da sonuçta
sıcak para girişinin kendi özellikleri nedeniyle yine geri çekilmek zorunda kalıyoruz.
Sıcak para girişi ulusal parayı genişletici etkisiyle yine enflasyon sorununu getirip
dayatıyor. Dikkat ederseniz burada bir kısır döngü var. Para girişi nedeniyle ulusal
para değer kazanırken döviz kuru geriliyor, ödeme açığı büyüyor. Bunun sonuçları
taşınamaz hale gelince oyun tersine dönüyor, ulusal para değer kaybediyor, döviz
kuru yükseliyor, ekonomi durgunlaşıyor. Kur yükselmesi ithal fiyatlarını yukarı 
doğru baskılıyor, yükselen ithal fiyatları içeriye yansıyor (pass through) ve enflasyonu
besliyor. Sonuçta enflasyon hızlanırken ekonomi yavaşlıyor. Döngü burada. Enflasyonu
yavaşlatmak için parasal daralma yapmak, faizi yükseltmek lazım. Durgunlaşan ekonomiyi
yeniden hareket ettirmek için ise bunların tersinin yapılması gerekiyor.

Bu para politikasının açmaza düştüğü noktadır. Biz epeydir bu noktanın çevresinde
dolaşıp, duruyoruz. Şimdi işin en zor kısmına geldik. 2017 yılının ilk iki ayındaki
enflasyon gerçekleşmeleri bizim parayı daha da sıkılaştırmamız gerektiğini gösteriyor.
Ama paranın sıkılaştırılması sonucu yükselecek olan faiz de yüzde üç civarına inmiş
olan büyümeyi daha da dibe çekecek. Açmaz budur.”
