# Peker, Zehra Taşkesenlioğlu ile daha önce de görüşüyormuş

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/peker-zehra-taskesenlioglu-ile-daha-once-de-gorusuyormus-89540h/
- Yayımlanma: 2022-09-03T04:21:43+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in iddiaları ve paylaştığı video kaydı nedeniyle
ev hapsine alınan eski Türk Hava Kurumu Üniversitesi Rektörü Ünsal Ban, ifadesinde
boşanmak üzere olduğu eşi AKP Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun kendisini ölümle
tehdit ettiğini, karnına bıçak dayayıp odaya kilitlediğini söyledi. 

[T24’ün ifadesine ulaştığı](https://t24.com.tr/haber/iste-unsal-ban-in-ifadesi-sedat-peker-in-paylasimindan-sonra-huzurumuz-bozuldu-peker-gecmiste-esimle-mesajlastigini-soyledi,1056874)
Ban, Peker’e videoyu kendisinin göndermediğini, Peker’in kendisi, eşi ve eşinin 
ağabeyi Ali Fuat Taşkesenlioğlu hakkında attığı tweet sonrasında aile huzurlarının
bozulduğunu söyledi. Ban ifadesinde, “Bu tweetten iki gün sonra eşim bana bıçakla
saldırdı. Bıçak ile yatak odasına girdi, ‘seni öldüreceğim’ dedi. Telefonumu alarak
balkondan aşağıya attı, beni yatak odasına kilitledi” dedi. Ban, tweeti silmesi 
amacıyla Peker’e ulaşmaya çalıştığını, bir kaç gün sonra Peker’in kendisini aradığını
ifade ederek, “Durumu anlattım, aile huzurumun bozulduğunu, eşimle boşanma yoluna
gittiğimi söyledim. Bana ‘bu bilgilerin doğru olduğuna inanıyorum, tweeti kaldırmayacağım’
dedi. 10-15 gün sonra tekrar aradı, durumu tekrar anlattım. Peker de olayların Zehra
hanımın benimle evlenmediği dönemde olduğunu, aralarında WhatsApp yazışmaları olduğunu
anlattı. Tek amacım tweetlerin silinmesiydi” diye konuştu.

Sedat Peker’in SPK’daki rüşvet iddiaları ile gündeme gelen AKP Erzurum Milletvekili
Zehra Taşkesenlioğlu ile boşanma aşamasında olan ve Peker’in yayınladığı video nedeniyle
gözaltına alınan THK Üniversitesi eski Rektörü Ünsal Ban, tutuklanması istemiyle
sevk edildiği mahkemece ev hapsine alındı.

### “Tweet sonrasında aile huzurum bozuldu”

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in paylaştığı video sonrasında gözaltına alınan eski
Rektör Ban, ifadesinde suçlamaları reddetti. Sedat Peker suç örgütüne yardım etmek,
kişisel verilerin gizliliğini ihlal, tehdit ve şantaj ile suçlanan Ban, mahkemedeki
sorgusunda aylık gelirinin 100 bin lira olduğunu söyledi. Ban ifadesinde şunları
anlattı: “Sedat Peker ile herhangi bir tanışıklığım yoktur. Sedat Peker (Deli Çavuş)
isimli Twitter sayfasından beni, eşimi ve Ali Fuat’ı eleştiren bir tweet vardı. 
Bu tweetten sonra aile huzurumuz bozuldu. Bu tweetten 2 gün sonra eşim bana bıçakla
saldırdı. Aile birliği ve huzuru için bir suç duyurusunda bulunmamıştım. Sabah 7
gibi yatak odasındaydım. Eşim bıçak ile yatak odasına girdi. “Seni öldüreceğim” 
dedi. Telefonumu aldı. Balkondan telefonumu aşağıya attı. Ben bu sırada aşağıya 
koştum o da koştu ve telefonu aldı. Tekrar mutfağa koştu 2. bıçağı da eline aldı.
2 bıçağı da benim karnıma dayayarak “Seni öldüreceğim” dedi. Ben de “Öldür o zaman”
dedim. Sağ ve sol kolumda hafif çizikler meydana geldi. Ben can havliyle yukarı 
çıktım. Ben de bu esnada eşime sakinleş seni çekiyorum dedim. Kendisini çektiğimden
haberdardı. Nedeni “Artık seni ve kendimi öldüreceğim” demesiydi. Yatak odasının
kapısı hala kırıktır. Çünkü yatak odasının kapısını 3-4 saat kilitlemiştir. Beni
3-4 gün daha ölümle tehdit etti.

### “Tweeti sildirmek istedim”

Ben aile huzurumuzun biraz toparlanabilmesi amacıyla sürekli Deli Çavuş isimli hesaba
ulaşmaya çalışarak tweetin kaldırılmasını istedim. Belli bir süre sonra Face Time
üzerinden +1 ile başlayan tanımadığım bir numara tarafından sesli Facetime ile arandım.
Telefondaki kişi kendisinin Sedat Peker olduğunu söyledi. Yüzde 80 civarında sesi
benzettim. Ben durumu anlattım. Aile huzurumun bozulduğunu, eşim ile boşanma yoluna
gittiğimi anlattım. Kendisi “Bu bilgilerin doğru olduğuna inanıyorum, o yüzden bu
tweeti kaldırmayacağım” dedi. Ama ben kaldırması için DM’den yazmaya iletişim kurmaya
çalıştım. Ancak bir 10-15 gün süre geçtikten sonra beni görüntülü olarak Facetimeden
aradı. Kendisine durumu tekrar anlattım. Kendisi de olayların Zehra hanımın benimle
evlenmediği dönemdeki olaylar olduğunu anlattı. Aralarında Whatsapp yazışmaları 
olduğunu ve yine bir şey yapmayacağını ifade etti. Son görüşmede “Büyük bir vebal
alıyorsunuz, bu birçok insanı üzen bir durum” dedim yine zorladım. Fakat yine bir
netice elde edemedim. Benim tek amacım o tweetin silinmesiydi. Ben videoyu da kaydederken
eşime söyledim. Videoyu kaydettiğimi kabul ediyorum. Ancak bu videoyu kesinlikle
ben yaymadım. Telefonu eşim attıktan 2 gün sonra telefonumu değiştirerek yeni telefonumu
Iphone marka kullanmaya başladım. Yeni telefonum ile eski telefonumdaki bilgileri
aktarmaya çalıştım. Bu aktarma işini yapmaya çalışırken Wifi’den bağlanıyordum. 
Bazı resimleri mail olarak atmaya çalıştım. Çok vakit almasından sonra bu işlemlerden
vazgeçtim. Tek güvenlik zafiyeti bu olabilir. Bu işlemden dolayı birileri bu bilgileri
ele geçirmiş olabilir.

### “70 milyonluk davayı mesajla öğrendim”

Eşim bana maddi ve manevi toplam 70 milyon TL’lik boşanma davası açtı. Ben bu bilgiyi
sadece telefonuma gelen bilgilendirme mesajı ile öğrendim. Tarafıma atılan iftiralara
tepki olarak hesabımdan söz konusu tweetleri attım. Ben bunları yaymadım, hiç kimseye
vermedim. Deli Çavuş ya da herhangi bir hesap ile de bu bilgileri ve videoyu kesinlikle
paylaşmadım. Ben hiçbir örgüte üye değilim. Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
veya üye olma suçunu da kabul etmiyorum. Benim ne örgütle ne Sedat Peker ile bir
alakam yoktur Akademisyen olarak yıllardır görev yapmaktayım. Basında kaçmaya çalışırken
yakalandığım servis edilmiştir. Kaçacak olsam elimde yeşil pasaportum ve diplomatik
pasaportum vardır. Ben öyle bir şey yapacak olsam Ankara’da veya İstanbul’da uçağa
biner ve dünyanın her yerine gidebilirdim. Birçok ülkeye vizem vardır. Kaçmak gibi
bir niyetim asla olmadı. Kaçacak olsam yanımda bu kadar az para bulunmazdı. Kaptan
ile yaptığımız yol güzergahı planına göre Turgutreis ve Bodrum’da botla gezecektik.
Oradan da araba ile İzmir’e gidecektim. İzmir’de yanımdaki arkadaşım Yaşar’ın evi
vardı. En son olarak da oraya gitmeyi planlamıştık. Kesinlikle kaçmak gibi bir niyetim
yoktu. Kaçacak olsam pasaport müdürlüğünden izin başvurusu yapmazdım. Üzerime atılan
hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Suçsuzum, serbest bırakılmayı talep ederim”
