# Petrol 10 doların altına inebilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/petrol-10-dolarin-altina-inebilir-52391h/
- Yayımlanma: 2020-04-22T13:27:26+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Kovid-19 salgını nedeniyle dünya genelinde düşük petrol tüketimi ve hızla artan 
arz fazlasının, Brent petrolün varil fiyatının kısa sürede 10 doların altına inmesine
ve üretici şirketlerin iflasının hızlanmasına neden olabileceği belirtiliyor.

Dünya genelinde Kovid-19 salgını nedeniyle ekonomik büyüme beklentileri ve petrol
talebi zayıf kalmaya devam ederken, küresel petrol piyasasındaki arz fazlası her
geçen gün artıyor ve petrol stoklarında yeterli kapasitenin kalmama endişesiyle 
fiyatlarda tarihi düşük seviyeler görülüyor.

Yaklaşık 6,7 milyar varillik küresel petrol stok kapasitesinin 4,2 milyar varili(
yüzde 63’ü) ocak sonu itibarıyla dolarken, artan arz fazlası nedeniyle dünya genelindeki
petrol stok kapasitesinin haziranda tam doluluğa ulaşacağı öngörülüyor.

ABD’nin en büyük petrol stoklama merkezi olan Oklahoma eyaletindeki Cushing kentinde
toplam 90 milyon varillik petrol depolama kapasitesinin 60 milyon varili doluyken,
haftalık ortalama 16 milyon varil ek petrolün burada stoklanıyor olması, mayıs başı
itibarıyla bu merkezde kapasitenin tam dolacak olmasına işaret ediyor.

Cushing’de fiyatlanan Batı Teksas (WTI) tipi ham petrolün mayıs ayı için vadeli 
işlem sözleşmelerinin süresi dün dolarken, kontrat sahiplerinin fiziki petrol teslimatından
kaçınmasıyla WTI tipi petrolün varil fiyatı pazartesi günü yüzde 300’den fazla değer
kaybederek eksi 37,63 seviyesine kadar indi ve satıcılar fazla petrolü ellerinden
çıkarmak için alıcılara ödeme yapmaya başladı.

“Fiziki ticarette tek haneli rakamlar görüldü”

ABD merkezli veri kurumu Primary Vision Enerji Analisti Mark Rossano, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, WTI tipi ham petrolün varil fiyatının mayıs kontratlarında eksi
fiyata inmesinin gelecek aylardaki kontrat fiyatları üzerinde de baskı oluşturacağını
söyledi.

Petrol stoklarının dolu olmasının bu fiyat dengesinde en önemli etkenlerden olduğuna
işaret eden Rossano, “Şu an WTI’da haziran ayı için vadeli işlem sözleşmeleri yapılıyor.
Üretimde kesinti olsa bile eksi fiyatların bu ayki sözleşmelerde de görüleceğini
düşünüyorum, çünkü küresel stoklar doldu ve yüzer stoklardaki petrol de 120 milyon
varili geçti. Geçen ay imzalanan bir Suudi ham petrol kargosu şu an ABD’ye geliyor
ve depolar zaten bu kargoya göre ayarlandı. Bu yeni kapasite de hem haziran hem 
de temmuz ayı sözleşmelerindeki fiyatları baskılayacak çünkü arz fazlası iyice artacak.”
diye konuştu.

Rossano, fiyatlarda benzer bir eğilimin Brent petrolde de görüleceğini belirterek,
şunları kaydetti:

“Çok kısa bir sürede Brent petrolün varil fiyatı 10 doların altına inecek. Bunun
için piyasadaki fiziki teslimatlara bakmak yeterli. Şu an 13 bölgede fiziki ham 
petrol ticareti zaten tek haneli rakamlar üzerinden yapılıyor. Petrol İhraç Eden
Ülkeler Örgütü (OPEC) ve OPEC dışı bazı üreticilerden birçoğu mayıs hacimlerinin
neredeyse yüzde 80’ini hala satamadılar. Nisan ayının bu dönemlerinde bu hacmin 
yüzde 85’inin satılmış olması ve ihracata hazır olması gerekirdi. Bu yüzden, fiziksel
arz ve talep piyasası Brent petrolün fiyatlanmasında bir referans noktası olacak
ve fiyatların aşağı yönlü hareket etmesini sağlayacak.”

“ABD’de de petrol talebi çöktü”

Dubai merkezli petrol yatırım danışmanlık firması Hormuz Straits Partnership Direktörü
Serkan Şahin de 19-21 Mayıs tarihlerinde piyasada ne kadar açık pozisyon olacağının
WTI haziran sözleşmelerindeki fiyatlarda belirleyici olacağını söyledi.

Kuyulardaki üretimi durdurmak daha maliyetli olacağı için satıcıların zarardan kar
etmek amacıyla ellerindeki kapasiteleri eksi fiyatlara sattığını aktaran Şahin, 
şöyle konuştu:

“Bu eğilim muhtemelen önümüzdeki birkaç ayda da devam edecek. Şu anda dünyada olduğu
gibi ABD’de de petrol talebi çöktü. ABD’nin ihracatı da düştüğü için sistem, kendi
içinde alıcısı olmayan kapalı bir sisteme dönüştü. Artık ABD’ye arbitraj bitti. 
Brent petrolü ABD’ye götürmenin hiçbir karı kalmadı. Yani, Rusya, Kuzey Batı Avrupa,
Kuzey Afrika, Orta Doğu, Kazakistan ve Azerbaycan’daki üretimin tamamı için Atlantik’in
doğusuna gitmenin ekonomik bir tarafı artık yok. Bu ülkeler Atlantik’in doğusundaki
pazarlarda ABD hariç bir şekilde talep bulup kendilerini idare ederlerse sorun yaşamayabilirler.”

Şahin, bu durumun söz konusu ülkeler açısından yeni bir talep daralması anlamına
geldiğini belirterek, “Öte yandan, şanslı bir durum var ki Çin, Güney Kore, Japonya
ve Hindistan’da petrol ithalatı artmaya başladı. Hindistan fırsat alımları yapıyor.
Ayrıca rafineriler için alıp depolamak şu an çok karlı olduğu için o noktada da 
fırsat alımları var.” ifadelerini kullandı.

Bazı Batı Avrupa ülkelerinde de karantina kurallarının esnetilmeye başlandığını 
anımsatan Şahin, şöyle devam etti:

“Bu gevşemeler talebi biraz toparlayacak ama jet yakıt talebinde toparlanma biraz
daha süreceği için arz talep dengesizliği devam edebilir. Brent petrolün varili 
eksi fiyatlara düşmez ama fiyatlar belirli bir noktaya düştüğünde de Kazakistan,
Cezayir ve Azerbaycan gibi ülkeler bu fiyat seviyesine dayanamaz ve üretimi keser.
Suudi Arabistan ise bugün 5-10 dolar seviyesinden üretim yapabilir ama onun için
de bu fiyat seviyesinde ne kadar süreyle üretim yapılacağı önemli. 6 ay boyunca 
fiyatlar 10 dolarda kalacaksa, üretimi kesip petrolü yer altında tutmak daha karlı
olur. Üretimin bu şekilde birçok ülkede azalması ihtimali de fiyatları yeniden yükseltir
ki bu da yeni bir sorun oluşturur. Çünkü talebi yükseltmek çok kolay ama üretimi
aynı şekilde geri getirmek zor. Talep bir anda fırladığında piyasadaki arz yeterli
değilse, talep karşılanmayabilir.”

İflaslar hızlanacak

Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) Analisti Kathy Hipple ise 
OPEC dışı ülkelerin yapacağı üretim kesintisi miktarının piyasadaki arz fazlasını
eritmek için yeterli olmadığını vurgulayarak, bu sorunun çözülmesinin aylar alabileceğini
dile getirdi.

Arz ve talep dengesizliğinin fiyatlarda aşırı oynaklığa yol açtığına dikkati çeken
Hipple, WTI’da görülen eksi fiyatların arama ve üretim şirketleri için büyük bir
risk oluşturduğunu vurguladı.

Hipple, “Bu şirketlerin nakit akışları neredeyse 10 yıldır zaten negatif. Bu negatif
nakit akışı sektörde birçok iflasa sebep oldu. Bu yıl iflasların daha çok hızlanacağını
düşünüyorum. Üretim kesintisi kararları da çok yavaş uygulandığı için, piyasadaki
dengesizlik birçok tesisin kapanmasına ve finansal sıkıntı yaşamasına sebep olacak.”
değerlendirmesinde bulundu.
