# Petrol fiyatları yeni haftaya sert yükselişle girdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/petrol-yeni-haftaya-sert-yukselisle-girdi/
- Yayımlanma: 2026-06-01T08:20:13+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Orta Doğu’da askeri hareketliliğin yeniden tırmanması, küresel enerji piyasalarında
arz güvenliği endişelerini tetikleyerek [petrol](https://www.borsatek.com/petrol-baris-umudunun-azalmasiyla-yukseldi/)
fiyatları üzerinde yukarı yönlü sert bir baskı oluşturdu. [ABD](https://www.reuters.com/business/energy/oil-prices-rise-more-than-2-israel-moves-further-into-lebanon-2026-05-31/)
ile İran arasında hafta sonu yaşanan karşılıklı askeri saldırılar ve İsrail ordusunun
Lübnan içerisindeki ilerleyişini tahkim etme kararı, haftanın ilk işlem gününde 
fiyatların yüzde 2’nin üzerinde değer kazanmasına yol açtı.

Cuma günü Washington’da gerçekleştirilen diplomatik temasların ardından ateşkes 
anlaşmasının uzatılabileceğine yönelik oluşan olumlu hava, sahadan gelen çatışma
haberleriyle yerini yeniden yüksek volatiliteye bıraktı. Küresel tedarik zincirinin
en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’ndaki güvenlik riskleri, Çin’den
gelen zayıf makroekonomik verilerin yol açtığı talep endişelerini gölgede bırakarak
piyasadaki yükseliş eğilimini destekledi.

Asya seansındaki işlemlerde ABD hafif petrolü vadeli kontratları varil başına 2,29
dolar, yani yüzde 2,62 oranında değer kazanarak 89,65 dolara ulaştı. Küresel gösterge
niteliğindeki Brent petrolü vadeli kontratları ise varil başına 2,05 dolar veya 
yüzde 2,25 artışla 93,17 dolardan işlem gördü. Yaşanan bu sert yükseliş, cuma günü
ABD ev sahipliğinde gerçekleştirilen İsrail-Lübnan barış görüşmelerinin ardından
fiyatlarda gözlenen düşüş eğilimini tamamen tersine çevirdi.

![Dow Jones](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/petrol-kuyusu-
at-kafasi-1024x590.webp)

Hafta sonu öncesinde taraflar arasında nisan ayında yürürlüğe giren geçici ateşkes
anlaşmasının uzatılabileceğine dair beklentiler artmış, bu durum Brent petrolünün
günü yüzde 1,8, ABD hafif petrolünün ise yüzde 1,7 oranında kayıpla tamamlamasını
sağlamıştı.

Ancak diplomatik çabaların sahadaki askeri operasyonlar nedeniyle sekteye uğraması,
piyasaların risk primini yeniden fiyatlamasına neden oldu.

## Karşılıklı askeri hamleler ve diplomatik tıkanıklık

Hafta sonu boyunca yaşanan askeri gelişmeler, Washington ve Tahran hattındaki gerilimi
doğrudan çatışma boyutuna taşıdı. ABD Savunma Bakanlığı, İran’ın bölgedeki agresif
eylemlerine karşılık olarak Goruk ve Keşm Adası’nda bulunan İran radar ve drone 
kontrol merkezlerine yönelik “meşru müdafaa” kapsamında hava saldırıları düzenlendiğini
açıkladı.

Bu gelişmeye yanıt gecikmedi ve İran Devrim Muhafızları Ordusu, Sirik Adası’ndaki
bir telekomünikasyon kulesine düzenlenen ABD saldırısına misilleme olarak, operasyonlarda
kullanılan bir hava üssünü balistik füzelerle hedef aldıklarını duyurdu. ABD Başkanı
Donald Trump, cuma günü yaptığı açıklamada kalıcı bir çözüm bulunması amacıyla nisan
ayındaki ateşkes anlaşmasının süresinin uzatılması yönündeki teklife ilişkin kararını
kısa süre içinde vereceğini belirtmişti.

![Kuveyt](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2026/02/petrol-1024x676.
jpg)

Ancak son saldırıların, nükleer program da dahil olmak üzere temel anlaşmazlıkların
çözümü için diplomatlara zaman kazandırmayı amaçlayan bu süreci zora soktuğu değerlendiriliyor.

ABD’li yetkililer tarafından hazırlanan ve Lübnan’daki Hizbullah unsurlarının İsrail’e
yönelik saldırılarını durdurması karşılığında İsrail’in Beyrut’taki operasyonlarını
askıya almasını öngören “kademeli gerilimi azaltma” planı, sahadaki yeni dinamikler
nedeniyle geçerliliğini yitirme riskiyle karşı karşıya kaldı. Bölgesel bir uzlaşının
sağlanabilmesi için hem İsrail’in ikna edilmesi hem de İran’ın talebi doğrultusunda
Hizbullah’ın sürece dahil edilmesi gerekiyordu.

Fakat İsrail hükümetinin Lübnan sınırındaki birliklerine ilerleme talimatı vermesi,
diplomatik kanalların tıkanmasına yol açtı. Piyasa analistleri, diplomatik müzakerelerden
sonuç alınamaması durumunda askeri hareketliliğin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğine
ve bunun da petrol arzı üzerinde doğrudan bir kesintiye neden olabileceğine dikkat
çekiyor.

## Hürmüz Boğazı’nda maden riski ve arz endişeleri

Finans kuruluşu IG analistlerinden Tony Sycamore, yayımladığı analiz notunda küresel
petrol ve doğalgaz trafiğinin yaklaşık beşte birinin gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’ndaki
maden faaliyetlerine ilişkin endişelerin arttığını vurguladı. ABD Savunma Bakanı
Pete Hegseth’in, boğaza yeni deniz mayınları döşenmesinin ateşkes kurallarının açık
bir ihlali olacağını belirtmesinin hemen ardından, İran’ın hafta başında bölgeye
yeni mayınlar bıraktığına dair istihbarat raporları piyasalarda tedirginliği artırdı.

Şubat ayında ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği operasyonlardan bu yana fiilen kapalı
tutulan boğazın, taraflar arasında olası bir uzlaşı sağlansa bile güvenli bir şekilde
yeniden trafiğe açılmasının zaman alacağı ifade ediliyor. Analistler, deniz yollarının
temizlenmesi sürecinin uzamasının, küresel enerji piyasalarında ihtiyaç duyulan 
rahatlamanın gecikmesi anlamına geleceğini kaydediyor.

![petrol, enerji](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/petrol-
rafinerisi-alacakaranlikta-romantizm-1024x559.webp)

Enerji arzına yönelik bu ciddi tehditler, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan
Çin’den gelen olumsuz makroekonomik verilerin piyasa üzerindeki baskısını hafifletti.
Hafta sonu açıklanan resmi verilere göre Çin’de fabrika faaliyetlerinin durma noktasına
gelmesi, ihracattaki daralma ve artan maliyet baskıları, küresel petrol talebinin
zayıflayabileceğine dair endişeleri artırmıştı.

Yatırım bankası Goldman Sachs tarafından yayımlanan son raporda, Çin ve Avrupa’daki
zayıf ekonomik performansın, yılın son çeyreği için öngörülen 90 dolarlık Brent 
petrol tahminleri üzerinde aşağı yönlü belirgin bir risk oluşturduğu aktarıldı.

Buna karşın kurum, Orta Doğu kaynaklı fiziki arz kesintilerinin ve jeopolitik şokların,
makroekonomik yavaşlamaya rağmen petrol fiyatları üzerinde yukarı yönlü hareketleri
tetiklemeye devam edebileceği uyarısında bulundu.

## Piyasa beklentileri ve jeopolitik risk fiyatlaması

Orta Doğu’da nisan ayından bu yana kırılgan bir şekilde sürdürülen ateşkes rejiminin
bozulması, uluslararası finans kurumlarının yılın ikinci yarısına ilişkin projeksiyonlarını
yeniden gözden geçirmelerine neden oluyor. Yatırımcılar ve emtia stratejistleri,
taraflar arasında kısa vadede diplomatik bir çözüm formülü bulunamaması durumunda
ham petrol fiyatlarındaki volatilite eğiliminin kalıcı olabileceğini öngörüyor.

Küresel enerji koridorlarının merkezinde yer alan askeri hareketlilik, arz-talep
dengesindeki yapısal değişimlerden ziyade jeopolitik risk priminin fiyatlar üzerindeki
belirleyici rolünü koruyacağına işaret ediyor. Sektör temsilcileri, Hürmüz Boğazı’nın
kapalı kalmaya devam ettiği her günün, özellikle Avrupa ve Asya’daki rafinerilerin
tedarik maliyetlerini artırarak küresel enflasyonist baskıyı yeniden canlandırabileceği
değerlendirmesinde bulunuyor.
