# Piyasanın yönünü dolar tayin edecek

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/piyasanin-yonunu-dolar-tayin-edecek-16489h/
- Yayımlanma: 2016-11-06T20:50:13+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Zor gündem ile piyasalar üzerinde baskı devam ediyor. Döviz kurlarındaki yükseliş
eğiliminin korunması borsaya satış getirirken tahvil gösterge faiz oranlarına da
yükseliş yaşanıyor. Doların piyasalarda ‘güvenli liman’ ve yön belirleyici işlevi
sürüyor. HDP’li bazı milletvekillerinin tutuklanmasıyla siyasi tansiyonun yükselmesi,
8 Kasım’daki ABD başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi aday Trump’un kazanma olasılığının
dillendirilmesi, Irak sınırına askeri sevkiyat, IMF’den Türk ekonomisi için değerlendirmeleri,
dış borsalar ve petrol fiyatlarındaki düşüş, terör eylemleri, ABD Merkez Bankası’nın(
FED) Aralık’ta faiz artırım olasılığını güçlenmesi zor gündemin satır başlıkları.
Piyasaları taşıyacak beklenti ihtiyacı da sürüyor. Zayıf görülmekle birlikte ABD’de
başkanlık seçimini Trump’un kazanmasına piyasalar olumsuz bakıyor. S&P’nin Türkiye’nin
görünümünü negatiften durağana çevirmesi son günlerde gelen en iyi haber. Ama ağır
gündem nedeniyle fiyatlaması sınırlı olur. Önümüzdeki hafta içeride siyasi gelişmeler,
dışarıda ise ABD başkanlık seçimleri öne çıkacak. Temkinli görünüm sürebilir.

**ZİRVE DENEMESİ**

Dolar/TL kurunda çıkış trendi devam ediyor. Kısa dönem direnç noktaları 3.18-3.20
ve 3.25 olarak görülüyor. 3.25 seviyesinin üzerinde ise orta dönem hedefleri gündeme
gelebilir. İlk destekler 3.11-3.10 seviyelerinde. 3.10 seviyesinin üzerinde çıkış
hareketi gücünü koruyacak. Sert yükseliş nedeniyle direnç noktalarında kâr satışları
görülebilir. Ancak çıkış hareketinin devamı ve yeni zirve denemeleri olasılığı yüksek.
⌊
Piyasanın yönünü dolar tayin edecek Borsatek⌉

**KREDİLERİN EKONOMİYE ETKİSİ SÜRÜYOR**

Banka kredi faizlerinde indirim süreci başlamış görülüyor. İş Bankası, Akbank, Finansbank,
HSBC kredi faizlerinde indirime gittiklerini açıkladılar. Bir süredir ekonomi yönetiminin
faizlerin düşürülmesi konusunda telkinleri vardı. Bu sonuç vermeye başladı. Amaç
faizleri düşürüp, soğumaya başlayan ekonomiyi ısındırmak. Yani yavaşlayan büyüme
hızına ivme kazandırmak. İş Bankası genel müdürü Bali, “Türkiye’nin yüzde 5 büyümesi
için yüzde 15 kredi büyümesi gerekiyor” dedi. Kredi büyümesinin eskiye göre azalsa
da ekonomideki büyüme üzerinde bir etkisinin olduğu muhakkak. Ancak yüzde 5 büyüme
yakalanır mı, orası tartışmalı. Tabloda görüleceği üzere 2012-2015 döneminde kredi
büyümeleri hep yüzde 15’in üzerinde olmuş. Ancak ekonomik büyüme hızı yüzde 4’ü 
geçememiş. Ekonomideki büyümeyi etkileyen tek parametre banka kredileri değil elbette.
Diğer faktörleri de dikkate almak gerekir. 2012’den sonra döviz kurlarındaki yükseliş
hız kazanmış. Dolar/TL kuru 2012 yılını 1.78’den kapattı, bir daha bu seviyenin 
altını görmedi. Diğer dikkat çekici nokta, ekonomideki büyümeye aldırmaksızın kredi
büyümesi hiç durmamış. Hatta 2009 yılında ekonomi yüzde 4.8 küçülürken bile banka
kredileri büyümeye devam etmiş. Bu da borçlanmanın bir ölçüde zorunluluk, bağımlılık
haline geldiğini gösteriyor. ABD Merkez Bankası (FED) faiz artışına hazırlanırken,
içeride ve dışarıda tahvil faiz oranları yükselirken ve de düşük iç tasarruf oranlarını
artırma yolları aranırken diğer yandan faiz indiriminin nasıl gerçekleşeceği konusu
yakından izlenecek. Zeynel Balcı – Hürriyet

 
