# PPK: ‘Enflasyon göstergeleri bir süre daha hedeflerin üstünde’

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ppk-enflasyon-gostergeleri-bir-sure-daha-hedeflerin-ustunde-349h/
- Yayımlanma: 2013-11-26T15:22:00+02:00
- Yazar: Haber Merkezi

Para Politikası Kurulu (PPK), sermaye akımlarının zayıf seyrettiği dönemlerde faiz
oynaklığını azaltmanın faydalı olacağı değerlendirmesinde bulundu. Bu yaklaşımın,
küresel para politikalarından kaynaklanan belirsizliğin ekonomi üzerindeki etkilerini
yumuşatmaya katkıda bulunacağına dikkat çeken Kurul, kısa vadeli piyasa faizlerinin
daha öngörülebilir ve istikrarlı seyrettiği bir politika duruşunun benimsenmesi 
konusunda mutabık kalındığını bildirdi. Merkez Bankası Kasım ayı Para Politikası
Kurulu toplantı özetini yayımladı. Buna göre Ekim ayında tüketici fiyatları yüzde
1.80 oranında artarken yıllık enflasyon yüzde 7.71’e geriledi. Enflasyondaki bu 
düşüşte enerji grubu fiyatlarındaki gelişmeler belirleyici oldu. Mayıs ayından itibaren
yaşanan döviz kuru hareketlerinin gecikmeli etkilerine bağlı olarak temel enflasyon
göstergelerindeki yükseliş sürdü.

Toplantı özetine göre gıda grubunda yıllık enflasyon yüzde 11.13’e yükseldi. Bu 
yükselişte taze meyve-sebze kaynaklı olmak üzere işlenmemiş gıda grubu belirleyici
oldu. Böylece Ekim ayında işlenmemiş gıda yıllık enflasyonu yüzde 14.95’e yükseldi.
İşlenmiş gıda grubunda ise ekmek ve tahıl grubu fiyatlarındaki artışa karşın diğer
işlenmiş gıda fiyat artışlarının azalmasına bağlı olarak yıllık enflasyon yüzde 
8’e geriledi.

Ekim ayında enerji fiyatları büyük ölçüde uluslararası petrol fiyatları paralelinde
azalan yurtiçi akaryakıt fiyatlarının etkisiyle yüzde 0.38 oranında azaldı. Bunun
yanı sıra, geçen yılın aynı dönemindeki yüksek oranlı fiyat artışlarının etkisinin
ortadan kalkmasıyla enerji grubu yıllık enflasyonu yüzde 2.14’e geriledi.
Hizmet
grubu yıllık enflasyonu Ekim ayında yüzde 7.86’ya geriledi. Mevsimsellikten arındırılmış
veriler önceki aya kıyasla grup enflasyonu ana eğiliminde bir azalışa işaret etti.
Temel mal grubunda ise döviz kuru gelişmelerinin gecikmeli etkilerine bağlı olarak
yıllık enflasyon yüzde 7.10’a yükseldi. Dayanıklı tüketim mallarında fiyat artışları
sürerken giyim grubunda mevsimsel fiyat artışı geçen yılların üstünde bir oranda
gerçekleşti. Bu çerçevede, Ekim ayında temel enflasyon göstergeleri yüksek seyrini
korudu.

Toplantı özetine göre son dönemde açıklanan veriler yılın üçüncü çeyreğinde özel
nihai yurt içi talebin ılımlı bir eğilim sergilediğine işaret etti. Tüketim malları
üretimi ve ithalatı üçüncü çeyrekte ikinci çeyreğe kıyasla artış gösterdi. Benzer
şekilde, beyaz eşya ve otomobil satışlarına ait veriler de üçüncü çeyrekte tüketim
talebinde artış gerçekleşti. Öte yandan, yatırımlar daha zayıf bir görünüm çizdi.
Yatırım talebine ilişkin göstergelerden sermaye malları üretimi üçüncü çeyrekte 
geçen çeyreğin üzerinde gerçekleşse de bunun yurt içi talepten çok daha ziyade ihracata
yönelik olduğuna gözlendi. Sermaye malları ithalatının üçüncü çeyrekte yüksek oranlı
gerileme kaydetmesi de makine-teçhizat yatırımlarının henüz toparlanmadığına işaret
etti.

Üretim tarafından bakıldığında ise üçüncü çeyrekte iktisadi faaliyette sınırlı bir
yavaşlama olduğu gözlendi. Sanayi üretim endeksi Eylül ayında güçlü bir büyüme gösterse
de bu gelişme Ağustos ayındaki belirgin azalışın telafisi niteliğinde oldu. Nitekim
sanayi üretimi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe kıyasla dönemlik bazda daha düşük
bir artış gerçekleşti.
Son çeyreğe ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki ılımlı 
artışın süreceğine işaret etti. Ekim ayında PMI verileri yavaşlamaya işaret etse
de, İktisadi Yönelim Anketi gelecek üç ay sipariş beklentileri hem iç piyasa hem
de ihracat piyasası kaynaklı olmak üzere belirgin şekilde arttı. Özel kesim tüketim
ve yatırım talebinde önemli rol oynayan güven kanalına ilişkin göstergelerden tüketici
güven endeksi ve firmaların geleceğe yönelik yatırım beklentisinde de artış görüldü.
Kurul’a göre yakın dönem göstergeleri ihracatın ılımlı büyüme eğilimini koruduğunu
gösterdi. Altın hariç ihracat miktar endeksi üçüncü çeyrekte bir önceki çeyrek ortalamasına
göre ılımlı bir artış kaydetti. İhracatta önemli bir paya sahip olan Türkiye’nin
ana ticaret ortağı Euro Bölgesi’nin uzun bir süredir zayıf seyreden ithalat talebinde
son dönemde kısmi bir canlanma görüldü. Ayrıca, küresel PMI göstergeleri küresel
ölçekte bir toparlanmaya işaret etti. Bu çerçevede, dış talep koşullarının önümüzdeki
dönemde ihracata olumlu destek vereceği düşünüldü.

Dış ticaret ve cari denge öngörüler doğrultusunda seyretti. 12 ay birikimli olarak
bakıldığında altın hariç ihracatın ılımlı artış eğilimini sürdürdüğü, altın hariç
ithalatın ise göreli olarak daha sınırlı artışlar sergilediği gözlendi. Bu çerçevede,
kısa vadede altın ticaretinden kaynaklanan baz etkisi nedeniyle yıllık birikimli
cari açıkta artış beklense de, söz konusu etki hariç tutulduğunda cari işlemler 
açığındaki ılımlı iyileşme eğiliminin süreceği tahmin edildi.

Mevsimsellikten arındırılmış işsizlik oranları tarım dışı istihdamdaki gerilemenin
etkisiyle 2013 yılı üçüncü çeyreğinde ikinci çeyreğe kıyasla artış kaydetti. Söz
konusu dönemde tarım dışı istihdamda genele yayılan bir yavaşlama gözlendi. Öte 
yandan, sanayi istihdamına ilişkin öncü göstergeler Eylül-Ekim döneminde olumlu 
yönde bir değişim sergilemekte ve istihdamdaki zayıflama eğiliminin yılın son çeyreğinde
devam etmeyeceği yönünde sinyal verdi. Bununla birlikte, küresel ekonomiye dair 
belirsizlikler önümüzdeki dönemde yatırım ve istihdam artışını sınırlayabilecek 
bir unsur olarak önemini korudu.
Kurul, bu gelişmeler çerçevesinde, yurt içi nihai
talebin ve ihracatın ılımlı büyüme eğilimlerini koruduğu değerlendirmesinde bulundu.
Yılın üçüncü çeyreğinde iktisadi faaliyette sınırlı bir yavaşlama olduğu, son çeyreğe
dair verilerin ise bir miktar toparlanmaya işaret ettiği belirtildi. Kurul, gelinen
noktada toplam talep koşullarının enflasyon üzerinde aşağı veya yukarı yönlü belirgin
bir baskı oluşturmadığını ifade etti.

Kurul, iktisadi faaliyetin seviyesinin yanı sıra kompozisyonunun da dış denge açısından
yakından takip edildiğini bildirdi. Özete göre mevcut politika çerçevesi cari işlemler
dengesini olumlu yönde etkiledi. Temkinli para politikası duruşunun, alınmakta olan
makroihtiyati önlemlerin ve zayıf seyreden sermaye akımlarının etkisiyle yılın ikinci
yarısında finansal koşullarda kayda değer bir sıkılaşma gözlendi. Önümüzdeki dönemde
kredi büyüme hızlarının daha makul düzeylere geleceği öngörüldü. Bu doğrultuda, 
altın ticareti hariç tutulduğunda cari işlemler açığındaki ılımlı iyileşme eğiliminin
süreceği tahmin edildi.

Son aylarda yaşanan döviz kuru oynaklığına bağlı olarak enflasyon göstergelerinin
bir süre daha hedefin üzerinde seyredeceği tahmin edildi. Kurul, bu durumun fiyatlama
davranışları üzerindeki etkilerinin sınırlandırılması için temkinli duruşun güçlendirilmesine
ve para piyasası faiz oranlarındaki oynaklığın azaltılmasına karar verdi.

Kurul, toplantı özetinde sermaye akımlarının zayıf seyrettiği dönemlerde faiz oynaklığını
azaltmanın faydalı olacağını değerlendirmesinde bulundu. Bu yaklaşımın, küresel 
para politikalarından kaynaklanan belirsizliğin ekonomi üzerindeki etkilerini yumuşatmaya
katkıda bulunacağı ifade edildi. Kısa vadeli piyasa faizlerinin daha öngörülebilir
ve istikrarlı seyrettiği bir politika duruşunun benimsenmesi konusunda mutabık kalındı.

Kurul, mevcut sistemde gecelik piyasa faizlerinin koridorun üst sınırına yakın tutulduğu
bir likidite yönetiminin, kısa vadeli faizlerdeki oynaklığı sınırlayacağı ve aynı
zamanda daha temkinli bir para politikası duruşuna işaret edeceği değerlendirmesinde
bulundu. Bu amaçla bir ay vadeli repo ihalelerine son verilerek piyasaya sağlanan
fonlamanın ağırlıklı olarak gecelik vadede olacağı bir likidite yönetimi kurgulandı.
Böylelikle, piyasaya verilen likiditenin kompozisyonu ayarlanarak bankalararası 
para piyasasındaki gecelik faiz oranlarının yüzde 7.75’e yakın seviyelerde oluşması
sağlanacak. Alınan bu karar, gerek merkez bankası fonlamasının vadesini kısaltması,
gerekse piyasanın marjinal fonlama maliyetini artırması nedeniyle sıkılaştırıcı 
etki yapacak.

Kurul, toplantı özetinde enflasyon görünümü orta vadeli hedeflerle uyumlu olana 
kadar para politikasındaki temkinli duruşun korunması gerektiğini belirtti. Kurul,
gelinen noktada, parasal ve finansal koşullar bir arada değerlendirildiğinde mevcut
para politikası duruşunun uygun olduğunu vurguladı.
