# PPK: Yapısal adımlar toplumsal refaha katkı sağlar

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ppk-yapisal-adimlar-toplumsal-refaha-katki-saglar-49901h/
- Yayımlanma: 2020-01-23T14:14:39+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özeti
yayımlandı. Enflasyondaki katılık ve oynaklıkları azaltacak yapısal adımlara devam
edilmesinin fiyat istikrarına ve dolayısıyla toplumsal refaha olumlu katkıda bulunacağı
belirtilen özette, para politikası ve maliye politikası arasında kuvvetlendirilen
eşgüdümün sürekli ve sistematik bir yapıya dönüştürülmesi yönünde yürütülmekte olan
ortak çabaların fiyat istikrarını sağlamaya katkıda bulunduğu kaydediliyor. Raporda
enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para
politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiği de vurgulanıyor.

TCMB’nin 16 Ocak 2020 tarihli toplantı özetinin tam metni şöyle:
    “Enflasyon 
Gelişmeleri    1. Aralık ayında tüketici fiyatları yüzde 0,74 oranında artmış,  
yıllık enflasyon 1,28 puan yükselerek yılı yüzde 11,84 ile Ekim Enflasyon Raporu’nda
sunulan tahminin bir miktar altında  tamamlamıştır. Bu dönemde yıllık enflasyon,
alt gruplar genelinde  yükselirken, hizmet grubundaki artış daha sınırlı olmuştur.
En  belirgin yükseliş, bir önceki yılın aynı dönemindeki düşük baz  nedeniyle, enerji
enflasyonunda gerçekleşmiştir. Gıda enflasyonu gerek  işlenmemiş gerekse işlenmiş
alt kalemleri kaynaklı olarak yukarı yönlü  bir seyir izlemiştir. Temel mal grubunun
yıllık enflasyonu ise maliyet  unsurlarındaki gelişmeler ve bir önceki yılın aynı
dönemindeki düşük  bazın etkisiyle artmıştır. Bu görünüm altında, çekirdek enflasyon
göstergelerinin yıllık enflasyonu bir miktar yükselse de, B ve C  göstergelerinin
eğilimindeki ılımlı seyir korunmuştur.    2. Gıda ve alkolsüz içecekler yıllık enflasyonu
Aralık ayında 2,00  puan artarak yüzde 10,89 olmuştur. Bu yükselişte, işlenmiş gıda
grubu  daha belirleyici olmuştur. Çiğ süt alım fiyatlarındaki artışları  takiben
süt ürünlerindeki fiyat gelişmeleri öne çıkarken, ekmek–tahıl  fiyatlarında son 
aylardaki artış eğiliminin devam ettiği gözlenmiştir.İşlenmemiş gıda enflasyonundaki
yükseliş temelde diğer işlenmemiş gıda  grubu kaynaklı olurken, taze sebze ve meyve
grubu enflasyonu sınırlı  bir artışla yılı düşük bir seviyede tamamlamıştır. Öncü
göstergeler  sebze fiyatlarında görülen belirgin artışlara rağmen, işlenmemiş gıda
enflasyonunun Ocak ayında baz etkisiyle yavaşlayabileceği yönünde  sinyal vermektedir.
3. Enerji grubu fiyatları Aralık ayında yüzde 0,16 ile sınırlı bir  oranda artarken,
grup yıllık enflasyonu baz etkisiyle 3,64 puan  yükselerek yüzde 10,98’e ulaşmıştır.
Bu gelişmede, petrol  fiyatlarındaki yükseliş ve yakın dönem döviz kuru gelişmelerine
bağlı  olarak tüp gaz ve akaryakıt fiyatlarında gerçekleşen artışlar  belirleyici
olmuştur. Akaryakıt ürünlerinde eşel mobil uygulaması ve  şebeke suyu fiyatlarında
gözlenen gerileme grup enflasyonunda daha  olumsuz bir görünümü sınırlamıştır. Enerji
grubu yıllık enflasyonunun  baz etkilerine bağlı olarak Ocak ayında da belirgin 
bir şekilde  artacağı not edilmelidir.    4. Temel mal grubu yıllık enflasyonu bir
önceki yılın aynı  dönemindeki düşük bazın da etkisiyle Aralık ayında 0,91 puan 
artarak  yüzde 7,48’e yükselmiştir. Bu dönemde yıllık enflasyon giyim ve  dayanıklı
mal gruplarında yükselirken, diğer temel mallar grubunda bir  miktar gerilemiştir.
Dayanıklı mal grubu fiyatlarındaki artışta Türk  lirasında kaydedilen değer kaybının
yansımaları hissedilmiştir. Giyim  ve ayakkabı fiyatları ise Aralık ayında mevsimsel
ortalamalara kıyasla  daha sınırlı bir düşüş gösterse de, bu grupta yıllık enflasyon
oldukça  düşük bir seviyede gerçekleşmiştir. Bu gelişmeler neticesinde temel  mal
grubu enflasyon eğilimi yataya yakın bir seyir izlemiştir.    5. Hizmet fiyatları
Aralık ayında yüzde 0,37 oranında artmış, grup  yıllık enflasyonu 0,14 puan yükselerek
yüzde 12,30 olmuştur. Bu  dönemde yıllık enflasyon haberleşme ve diğer hizmetler
gruplarında bir  miktar yükselirken, ulaştırma hizmetlerinde gerilemiş, lokanta-
otel ve  kira gruplarında ise yataya yakın seyretmiştir. Hizmet fiyatları ana  eğilimi
ise sınırlı bir oranda gerilemiştir. Önümüzdeki dönemde hizmet  fiyatlarının seyrinde
asgari ücret gelişmelerine istinaden reel birim  iş gücü maliyetlerinin, turizm 
talebinin ve geçmiş enflasyona  endeksleme davranışının etkili olacağı öngörülmektedir.
6. Enflasyon beklentilerindeki iyileşme sürmektedir. Orta vadeli  enflasyon beklentilerindeki
düşüş eğilimi genele yayılarak sürerken,  beklenti dağılımının anket katılımcıları
arasında artan bir uzlaşı  içermesi orta vadeli enflasyon görünümüne ilişkin belirsizliklerin
önemli ölçüde azaldığına işaret etmiştir.

    Enflasyonu Etkileyen Unsurlar

    7. Son döneme ilişkin veriler iktisadi faaliyetteki toparlanma  eğiliminin devam
ettiğini göstermektedir. Sanayi üretimi Kasım ayında  bir önceki aya göre artış 
kaydetmiş, Ekim-Kasım döneminde bir önceki  çeyreğe göre yüzde 0,7 oranında yükselerek
toparlanma eğilimini  sürdürmüştür. Tarihsel oynaklığı yüksek olan sektörlerdeki
arızi  hareketlerden arındırıldığında sanayi üretimi ana eğiliminin daha  kuvvetli
olduğu görülmektedir. Anket göstergeleri ve dış ticaret  verileri sanayi üretimindeki
artış eğiliminin Aralık ayında da  süreceğine işaret etmektedir.
    8. Yılın son
çeyreğinde  risk primi ve döviz kuru oynaklığındaki  düşüş ile finansal koşullardaki
iyileşme yurt içi talebi belirgin  ölçüde desteklemiştir. İşgücü piyasasındaki zayıf
görünüme rağmen,  ertelenmiş talebin de etkisiyle özel tüketim artmıştır. Buna ilaveten,
kamu harcamalarının tüketim kanalıyla büyümeye katkısı devam etmiştir.    9. İktisadi
faaliyetin sektörel yayılımındaki iyileşme devam  etmektedir. TCMB İktisadi Yönelim
Anketi, PMI ve sektörel güven  endeksleri gibi anket göstergeleri ışığında imalat
sanayi ve hizmet  faaliyetlerindeki artışın sürdüğü görülmektedir. Yatırımlar zayıf
seyrini sürdürmekle birlikte, yatırım ve istihdam eğiliminde küçük ve  orta ölçekli
firmaları da kapsayan toparlanma devam etmektedir. Kurul,  yatırım ve istihdam görünümündeki
iyileşmenin devamı açısından büyüme  ve talep istikrarının önemine vurgu yapmıştır.
10. Rekabet gücündeki gelişmelerin olumlu etkisi sürerken küresel  büyüme görünümündeki
zayıflama dış talebi kısmen yavaşlatmaktadır. Bu  dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin
yanı sıra Orta Doğu ve Kuzey Afrika  bölgesinde de yavaşlama sinyalleri bir miktar
artmıştır. Buna karşın,  pazar çeşitlendirme esnekliği ve turizmdeki güçlü seyir
mal ve hizmet  ihracatındaki artışı desteklemekte  ancak yurt içi talepteki  toparlanmaya
bağlı olarak ithalatta artış gözlenmektedir. Bu  çerçevede, yılın son çeyreğinde
net ihracatın büyümeye katkısının  gerilemesi  son dönemde belirgin bir iyileşme
kaydeden cari işlemler  dengesinin alınan tedbirlerin de katkısıyla önümüzdeki dönemde
ılımlı  bir seyir izlemesi beklenmektedir.    11. Ekim dönemi işgücü piyasası verileri,
tarım dışı istihdamda  inşaat sektörü de dâhil olmak üzere artışa ve işsizlik oranlarında
düşüşe işaret etmektedir. Bir önceki döneme kıyasla, sanayi ve inşaat  istihdamı
kuvvetli bir şekilde artarken, hizmetler sektörü  istihdamındaki artış daha sınırlı
gerçekleşmiştir. Öncü göstergeler,  işsizlik oranlarındaki kısmi iyileşmenin sürdüğü
sinyalini vermekle  birlikte işgücü piyasasındaki zayıf seyir devam etmektedir. 
12. Özetle, önümüzdeki dönemde net ihracatın büyümeye katkısı  gerilerken, dezenflasyon
süreci ve finansal koşullardaki iyileşmeyle  birlikte ekonomideki toparlanmanın 
devam edeceği öngörülmektedir.

    Para Politikası ve Riskler

    13. Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir, gelişmiş ve  gelişmekte olan 
ülkelerde eşanlı olarak devam etmektedir. ABD ve Çin  arasındaki Faz-1 anlaşması
sonrasında, küresel ticaret gerilimlerinin  azalacağına dair beklentiler kısmen 
iyileşmiştir. Buna karşın,  uygulanan gümrük tarifelerinin hâlâ yüksek olması, anlaşma
ile  çözülememiş birçok konu bulunması ve karşılıklı taahhütlerin  gerçekleştirilip
gerçekleştirilmeyeceğine dair belirsizlikler ticaret  anlaşmazlıklarının küresel
iktisadi faaliyet üzerinde oluşturduğu  aşağı yönlü riskleri canlı tutmaktadır. 
Söz konusu unsurların yurt içi  büyüme üzerinde oluşturabileceği etkiler yakından
takip edilmektedir.
    14. Son dönemdeki jeopolitik gelişmelere bağlı olarak ham
petrol  fiyatları oynak bir seyir izlemiş ve geçtiğimiz PPK toplantısını takip  
eden döneme göre kayda değer bir artış göstermiştir. Buna karşın  küresel iktisadi
faaliyetin zayıf seyri emtia fiyatlarındaki artış  eğilimini sınırlamaktadır. Bu
bağlamda, küresel manşet enflasyon  oranlarının, son çeyrekte bir miktar yükselmesine
karşın, 2020 yılında  yatay bir görünüm sergilemeye devam etmesi beklenmektedir.
15. Küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyir ve küresel  enflasyonun düşük düzeyi,
gelişmiş ülke merkez bankalarının para  politikalarını genişleyici yönde sürdüreceklerine
dair beklentileri  güçlendirmektedir. Başta ABD olmak üzere gelişmiş ülkelerde para
politikasının son dönemde sergilediği destekleyici duruşun mevcut  koşullar altında
orta vadede korunacağı beklentisi ve bunun küresel  finansal koşullara yansıması
gelişmekte olan ülkelerde de genişleyici  yönde para politikası uygulamalarına olanak
sağlamıştır. Mevcut  küresel finansal koşullar ve son dönemde küresel ticarete ilişkin
beklentilerdeki kısmi iyileşme gelişen ülke finansal varlıklarına  yönelik talebi
ve risk iştahını desteklemektedir. Buna bağlı olarak,  bir önceki toplantı dönemine
kıyasla gelişmekte olan ülkelere yönelik  portföy akımlarının daha olumlu bir görünüm
sergilediği  gözlenmektedir. Bununla birlikte, korumacılık önlemlerinin, küresel
ekonomi politikalarına dair diğer belirsizliklerin ve jeopolitik  gelişmelerin sermaye
akımları, dış ticaret ve emtia fiyatları  kanalıyla oluşturabileceği etkiler yakından
takip edilmektedir.    16. Türkiye ülke risk primi, para politikasındaki temkinli
duruş  ve makroekonomik göstergelerdeki iyileşmenin yanı sıra, gelişmiş  ülkelerde
destekleyici para politikası uygulamalarının da katkısıyla  gerilemeye devam etmiştir.
Buna karşın, küresel ve jeopolitik  belirsizliklerin ülke risk primi ve kur oynaklığı
kanalıyla orta  vadeli enflasyon görünümü üzerinde oluşturabileceği yukarı yönlü
riskler yakından izlenmeye devam edilecektir.    17. Temmuz ayından itibaren yapılan
güçlü faiz indirimlerinin yanı  sıra enflasyon beklentilerindeki düşüş ve bankacılık
sektörü  likiditesindeki iyileşme neticesinde kredi ve mevduat faizleri  gerilemeye
devam etmiştir. Bu çerçevede, finansman koşullarındaki  iyileşme ve iç talepteki
toparlanmaya bağlı olarak, TL kredi  büyümesindeki artış, tüketici kredilerinde 
daha belirgin olmak üzere  devam etmiştir. Söz konusu gelişmede genel ekonomik görünüme
ilişkin  beklentilerin yol açtığı arz yönlü etkilere ilave olarak, ertelenmiş  talep
ve borç yapılandırma amacıyla yapılan kullandırımların da etkili  olduğu değerlendirilmektedir.
18. Bu dönemde zorunlu karşılıkların döngü karşıtı makro ihtiyati  bir araç olarak
daha esnek ve etkin kullanılması kredi büyümesini ve  finansal istikrarı desteklemektedir.
9 Aralık 2019 tarihinde yürürlüğe  konulan zorunlu karşılık uygulamasıyla kredi 
arzının tüketimden ziyade  üretim odaklı sektörlere yönlendirilmesi, bu çerçevede
üretim ve  yatırımla ilişkisi kuvvetli olan uzun vadeli ticari krediler ile  ithalatla
ilişkisi zayıf olan uzun vadeli konut kredilerinin teşvik  edilmesi amaçlanmıştır.
Önümüzdeki dönemde, bankacılık sektörü  likidite ve sermaye yeterlilik oranlarındaki
iyileşme ile birlikte  faizlerdeki düşüşün ve zorunlu karşılıklara ilişkin düzenlemelerin
kredi büyümesini desteklemeye devam edeceği öngörülmektedir. Buna  ilaveten, tahsili
gecikmiş alacakların ve yakın izlemedeki kredi  tutarlarının, kısa vadede bankacılık
sektörü kredi arzı üzerindeki  olası etkileri yakından takip edilmektedir. Son dönemde
faizlerdeki  düşüşe bağlı olarak kredi talebinde gözlenen canlanmanın sürmesi  açısından
istihdam ve gelir tarafındaki gelişmeler belirleyici  olacaktır. Kredi koşullarındaki
normalleşmenin hızı, kapsamı ve  sürdürülebilirliği iktisadi faaliyet görünümü açısından
önemli  olacaktır.       19. Enflasyon görünümündeki iyileşme devam etmekte, enflasyon
beklentilerindeki genele yayılan düzelme sürmektedir. Enflasyon başta  olmak üzere
makroekonomik göstergelerdeki iyileşme ülke risk  primindeki düşüşü desteklemekte
ve maliyet unsurları üzerindeki  baskıların sınırlanmasına katkıda bulunmaktadır.
Döviz kuru, iç talep  koşulları ve üretici fiyatlarındaki gelişmelere bağlı olarak
çekirdek  enflasyon göstergelerinin eğilimleri ılımlı seyretmektedir.Enflasyondaki
seyrin yıl sonu tahminiyle büyük ölçüde uyumlu olduğu  değerlendirilmektedir. Bu
çerçevede Kurul, enflasyon görünümünü  etkileyen tüm unsurları dikkate alarak, politika
faizinde ölçülü bir  indirim yapılmasına karar vermiştir. Gelinen noktada, mevcut
para  politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla uyumunu  koruduğu
değerlendirilmektedir.    20. Kurul, enflasyondaki düşüş sürecinin devamlılığının,
ülke risk  priminin gerilemesi, uzun vadeli faizlerin aşağı gelmesi ve  ekonomideki
toparlanmanın güç kazanması açısından büyük önem  taşıdığını değerlendirmektedir.
Enflasyondaki düşüşün hedeflenen  patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para
politikasındaki  temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal
duruş ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki  düşüşün sürekliliğini
sağlayacak şekilde belirlenecektir. MerkezBankası fiyat istikrarı ve finansal istikrar
amaçları doğrultusunda  elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir.    21.
Kurul, ülke risk primindeki iyileşme sürecinin devam etmesinin  fiyat istikrarı 
ve finansal istikrar açısından önemini vurgulamıştır.Bu kapsamda, para politikası
etkinliğinin desteklenmesi ve olası  enflasyon-büyüme ödünleşiminin asgariye indirilmesi
açısından makro  finansal politikaların finansal oynaklık ve risk primini düşürmeye
odaklı bir şekilde belirlenmesi ve maliye politikasının  öngörülebilirliğinin güçlendirilmeye
devam edilmesi kritik önem arz  etmektedir.    22. Para politikası duruşu oluşturulurken,
maliye politikasına  dair esas alınan görünüm fiyat istikrarı ve makroekonomik dengelenmeye
odaklı, para politikasıyla eşgüdüm arz eden bir politika duruşu  içermektedir. Bu
doğrultuda, yönetilen/yönlendirilen fiyat ve vergi  ayarlamalarının geçmiş enflasyona
endeksleme davranışının  azaltılmasına yardımcı olacak şekilde belirleneceği varsayılmıştır.
Maliye politikasının söz konusu çerçeveden belirgin olarak sapması ve  bu durumun
orta vadeli enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesi halinde  para politikası duruşunun
da güncellenmesi söz konusu olabilecektir.    23. Para politikası ve maliye politikası
arasında kuvvetlendirilen  eşgüdümün sürekli ve sistematik bir yapıya dönüştürülmesi
yönünde  yürütülmekte olan ortak çabaların fiyat istikrarını sağlamaya katkıda  
bulunması beklenmektedir. Bunun yanı sıra, enflasyondaki katılık ve  oynaklıkları
azaltacak yapısal adımlara devam edilmesi fiyat  istikrarına ve dolayısıyla toplumsal
refaha olumlu katkıda  bulunacaktır.    24. Açıklanacak her türlü yeni verinin ve
haberin Kurul’un  geleceğe yönelik politika duruşunu değiştirmesine neden olabileceği
önemle vurgulanmalıdır.”
