# Referandum mu, erken seçim mi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/referandum-mu-erken-secim-mi-16318h/
- Yayımlanma: 2016-11-01T14:36:52+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

AK Parti, başkanlık sistemini de içeren anayasa değişikliği paketini MHP’nin desteğiyle
Meclis’ten geçiremezse erken seçim kararı alacak mı

AK Parti, anayasa değişikliği paketini Meclis’e sunmak için son hazırlıklarını yapıyor.
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bugünkü yazısında, AK Parti’nin önceliğinin MHP’nin
de desteğiyle anayasa değişikliği paketini referanduma götürme olduğunu, bunun gerçekleşmemesi
halinde ise erken seçim gidileceğini yazdı. İşte Selvi’nin o yazısı:

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, gençlerle buluştuğu özel yayında, “İktidar partisi ile MHP
arasında asgari değil, azami müşterekler var” demişti.

Cumhurbaşkanı eylül ayında yeni anayasa ve başkanlık sisteminin ele alındığı bir
toplantıda, “MHP ile asgari değil, azami müşterekler var. MHP işini sıkı tutun” 
talimatını veriyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu değerlendirmesi, MHP Genel Başkanı
Devlet Bahçeli’nin 17 Ekim tarihinde MHP grubunda yaptığı sürpriz başkanlık çıkışının
öncesindeydi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Lideri Bahçeli’nin bu çıkışlarının ardından, başkanlık
sisteminde yeni bir süreç başladı.

Şimdi MHP’nin de kabul edebileceği ve başkanlık sistemini esas alan mini bir anayasa
paketi üzerinde çalışılıyor.

MHP’nin kırmızı çizgileri, AK Parti’nin kırmızı çizgisi olarak kabul ediliyor.

MHP, Anayasa’nın ilk dört maddesinin değiştirilmesine karşı çıkmıştı. İlk 4 maddeye
dokunulmuyor.

Bahçeli, federasyona dayalı başkanlık sisteminin Türkiye’yi bölünmeye götüreceğini
savunmuştu.

AK Parti ise, “üniter sistemi esas alan bir başkanlık sistemi” üzerinde çalışıyor.
Türkiye’nin beka sorunu yaşadığı bir dönemde, federasyonun adı dahi ağızlara alınmıyor.

AK Parti ile MHP arasındaki “azami müşterekler” ise şöyle sıralanıyor.

1- PKK ile mücadele.

2- İdam cezasının geri getirilmesi.

3- Suriye’de Fırat Kalkanı operasyonu.

4- Irak’ta Başika Kampı ve Musul operasyonu.

Fırat Kalkanı operasyonu ve Musul’daki gelişmeler nedeniyle dışarıda PKK ile mücadele
ve idam tartışmaları nedeniyle iki partinin politikaları birbirine yakınlaştı.

Kulislerde konuşulan bir konu daha var. Onu aktarmasam eksiklik olur. 15 Temmuz 
seçimlerinden sonra AK Parti’nin oy oranı artıyor. Son ölçümlerde yüzde 53-54 bandı
yakalanmış durumda. Bu bir süredir devam ediyor. Birkaç ay için yakalanmış bir oran
değil. Başbakan Binali Yıldırım, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri değerlendirirken,
ABD’nin Suriye’de PYD-YPG, Irak’ta ise PKK konusundaki ısrarının üzerinde duruyor.“
Batı’nın niyeti Türkiye’yi bölmek. Bölge şekillendirilirken bizim en önemli gücümüz
ise siyasi istikrar. Siyasi istikrarı korumamız lazım. Şimdi AK Parti bunu sağlıyor.
Ama siyasi istikrarı koruyan bir sistemi kurmamız lazım. Bunun yolu başkanlık seçiminden
geçiyor” diye konuşuyor.

Başbakan, “Asıl başkanlık sistemi gelmezse Türkiye’nin bölünme riski var” sözünü
yeni söyledi ama eylül ayında yaptığı değerlendirmede, siyasi istikrar ve başkanlık
sistemi üzerinde önemle durmuştu. 

Başbakan’ın o günkü değerlendirmesini biraz daha açmak istiyorum.

“Anayasayı değiştirmek için bizim sayımız yetmiyor. Ekonomiye öncelik verip, nisan-
mayıs ayında erken seçime gidebiliriz.”

Ankara kulislerinde, “Meral Akşener olayı nedeniyle MHP seçime hazır değildi. Bir
erken seçimde MHP barajın altına düşerse Bahçeli koltuğunu koruyamazdı. Bahçeli,
iktidarın erken seçim hazırlığı yaptığını gördüğü için başkanlık çıkışı yaparak 
bunu önledi” diye konuşuluyor. Ben Bahçeli’nin, Türkiye’nin beka sorununu gördüğü
için bu hamleyi yaptığına inanıyorum. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “
ByLock kullananları temizlemek için erken seçime gidecekler” değerlendirmesi bu 
kulise dayanıyor. Ama mevcut durumu değil, geçmiş süreci anlatıyor. Referandum imkânı
ortaya çıkınca, erken seçim ihtimali geride kaldı. Nisan-mayıs ayında referandum
olursa, erken seçime gerek kalmayacak. Ancak Bahçeli, Meclis’te bir manevra yapar,
330 bulunamazsa, o zaman erken seçim gündeme gelir. Hatırlarsanız Cumhurbaşkanlığı
seçimleri sırasında 367 kararı çıkıp, 27 Nisan e-muhtırası verildiğinde sistem kilitlenince,
AK Parti’nin ilk işi seçim kararı alıp, millete gitmek olmuştu.

Başkanlık sistemi AK Parti için şimdiye kadar bir tercih nedeniydi. Ancak bir beka
sorununa dönüştü.

Şimdi öncelik MHP ile referanduma giderek güçlü başkanlık sistemine geçmek. Yok 
o olmazsa erken seçim kaçınılmaz olarak gündeme gelecek. Üç vakte kadar değil ama
nisan-mayıs ayıyla birlikte ufukta bir sandık görünüyor. Hangi sandık olacağını 
Bahçeli’nin tavrı belirleyecek.
