# Reina saldırısı 2017 turizmini vuracak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/reina-saldirisi-2017-turizmini-vuracak-18400h/
- Yayımlanma: 2017-01-05T11:11:06+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır, Reina’daki terör saldırısının
bu yıl turizmde düzelme sürecini uzattığını söyledi. Bayındır, “2017 için öngörü
yapamıyoruz. En az 10 ay önümüzü göremiyoruz” dedi.

Türkiye turizmi son yılların en büyük krizini yaşıyor. Turist sayısında yüzde 30’
un üstünde kayıp var. Otellerde doluluk oranları yüzde 30’un altına düştü. Oda fiyatları
ise 40 euro’nun da altına indi. Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur 
Bayındır, “Uluslararası alanda tanıtım, imaj geliştirme, halkla ilişkiler çalışmaları
çok önemli ancak bundan da öncelikli olarak Türkiye’nin şu aşamada bir kriz yönetimine
ihtiyacı var. Türkiye için alınması gereken en önemli tedbir bir kriz yönetimi planının
hayata geçirilmesi olacaktır” diye konuştu.

Turizm sektörünün 2016 performansı ve 2017 beklentilerine illişkin Cumhuriyet’e 
açıklamalarda bulunan Bayındır, Reina’ya yapılan terör saldırısının turizmde düzelme
sürecini uzattığını vurguladı. Timur Bayındır’ın açıklamaları şöyle:

**‘OTELLER BOŞALDI’**

 * 2015’in son aylarından itibaren 2016 sonuna kadar olan süreçte Türkiye’de ve 
   dünyada yaşanan terör saldırıları, menfur darbe girişimi, birtakım siyasi ve 
   ekonomik gelişmeler turizm sektörünü çok olumsuz etkiledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı
   verilerine göre Türkiye’ye 2016 yılının 11 aylık döneminde gelen yabancı ziyaretçi
   sayısı 34.7 milyondan 24 milyona geriledi. Hemen hemen bütün pazarlarda düşüş
   söz konusu. Yılı turist sayısında geçen yılın yüzde 30-35 altında kapatacağız.
 * Bu yıl otellerimiz ortalama yüzde 30 dolulukla çalıştı. Oda gelirleri yüzde 40’
   ı aşan düşüşler ile 40 euro’nun altına indi.
 * Turizm gelirlerinde yüzde 40’a varan düşüş söz konusu. 2015’in ocak — ağustos
   döneminde 14.1 milyar dolar olan turizm geliri bu yıl aynı dönemde 8.3 milyar
   dolara geriledi. Sektörümüzün, 2015’da, gayri safi milli hasıla içerisindeki 
   payı yüzde 12.9 ve istihdama katkısı yüzde 8.3 olmuştu. Sadece turizm sektörünün
   değil, maalesef ki Türkiye’nin kaybı oldu.
 * Türkiye için alınması gereken en önemli tedbir bir kriz yönetimi planının hayata
   geçirilmesi olacaktır. Bu plan kapsamında sektörün tüm bacakları bir araya gelmeli,
   özel sektörün önerileri dikkate alınmalı. Topyekün bir şeylerin yapılması gerekiyor.

**‘TANITIM VE PAZARLAMA ŞART’**

 * TÜROB Başkanı Timur Bayındır turizmin kurtuluşu için ise önerilerini şöyle sıraladı:
   Turizmin mevsimsellik ve bölgesellikten kurtulması gerekiyor. Deniz-güneş-kum
   turizmi ve güney sahilleri dışında, Türkiye’nin turizm ürünlerinin çok daha çeşitli
   zengin ve cazip olduğunu vurgulamalıyız.
 * Kongre ve iş toplantılarının, ekonomiye ve marka değerine katkıları çok yüksek.
   Kongre turizmi için verilen tekliflerde, tercih edilebilir olmak için, ülkemizin
   şu şartlarda ihtiyaç duyduğu en önemli farklılık, KDV muafiyeti uygulaması olarak
   öne çıkıyor, ancak bu yönde ülkemizde bir düzenleme bulunmuyor. Kongre turizmi
   için ülkemize gelmesi talep edilen dernek/şirket veya kurumların, kongre merkezi,
   konaklama, aracılık hizmetleri gibi kongre harcamalarının KDV’den muaf olması
   tercih sebebi olmaktadır. Bu daralmayı 2017- 2019 dönemi için KDV muafiyeti uygulaması
   ile aşabiliriz.
 * Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda tek elden ilgili her bir ülke bazında
   o ülkeden gelebileceklerin beklentilerini öne çıkaran tanıtım/ pazarlama sağlanmalı.

**‘OTEL ENFLASYONU VAR’**

 * Mevcut borç stoku ve sermaye akışının normale dönmesinin sağlanması amacı ile
   düşük faizli ve uzun vadeli işletme kredilerinin kullandırılması sağlanmalıdır.
   Konaklama sektörü çalışanlarına ilişkin olarak başta ‘Kısa Çalışma’ seçeneği 
   olmak üzere esnek çalışma modeli en kısa süre içerisinde hayata geçirilmeli.
 * İstanbul, Antalya ve Muğla gibi turizm merkezlerinde yeni otel değil, mevcut 
   otellerin yenilenmesine yönelik yatırımlar yapılmalı. Teşvikler de ona göre düzenlenmeli.
   Sözgelimi İstanbul’da şu anda yılda 30 milyon kişiyi yatırılabilecek yatak kapasitesi
   var. İstanbul’a yılda 10 milyon turist giriyor ama bunların sadece 6 milyonu 
   otellerde kalıyor. Ortada bir otel enflasyonu var. Arz ve talep dengelenmeli.
   İhtiyaçlar çerçevesinde uygulanacak doğru teşvikler sayesinde, yatırımlar yurt
   geneline ihtiyaç duyulan bölgelere doğru yönlendirilmeli.
 * İstanbul ve Antalya’daki yatak arzı sektörü tehdit eder boyuta ulaştı. Ortaya
   çıkan tehlikenin önüne geçmek için, Ekonomi Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın,
   sektör temsilcilerinin de içinde yer aldığı ‘Turizm Yatırım İzleme Kurulu’nu 
   hayata geçirmesi gerekiyor.

 
