# Rekabet Kurumu’ndan zincir marketler için kısıtlama önerisi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/rekabet-kurumundan-zincir-marketler-icin-kisitlama-onerisi-83933h/
- Yayımlanma: 2022-04-23T12:13:02+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Rekabet Kurumu](https://www.rekabet.gov.tr/)‘nun, [tarım](https://www.borsatek.com/ciftcinin-borcu-bir-ayda-4-2-milyar-tl-yukseldi-83166h)
ürünleri alanında yürütülen sektör incelemesi kapsamında hazırladığı “Yaş Sebze 
ve Meyve Sektör İncelemesi Raporu” tamamlandı.

Yaş sebze ve meyveler, çok sayıda el değiştirerek, toplayıcı, simsar, komisyoncu,
tüccar gibi aracılar yoluyla tüketiciye ulaştırılıyor. Yaş meyve ve sebzede üretici
örgütlenmesinin arzulanan düzeyde olmaması, pazarlama kanalının uzamasına ve tüketicinin
ödediği paradan üreticinin eline geçen miktarın düşmesine yol açıyor.

Nihai ürün fiyatlarında yaşanan fiyat artışı veya düşüşü sonraki yıl üretimini de
doğrudan etkilerken, üretim eksikliği veya fazlalığı ortaya çıkıyor. Bu durum, tarımsal
ürün fiyatlarındaki istikrarsızlığın en önemli nedenlerinden birini oluşturuyor.

Tarımsal ürünler, iklim, hava koşulları, kuraklık, hastalık, coğrafya gibi faktörlere
bağlı olması nedeniyle de etkileniyor. Yaş meyve ve sebzelerin çabuk bozulabilir
ürünler olmaları, depolama olanaklarının yetersiz, raf ömürlerinin kısa olması da
fiyat hareketliliğine neden oluyor. Türkiye’de bu ürünlerin pazarlanması özel sektör
tarafından yapılırken, üreticiden tüketiciye olan pazarlama kanalında genellikle
komisyoncu, tüccar ve perakendeciler görev alıyor.

Tarımsal üretim gerçekleştiren oyuncular önemli oranda rekabet ederken, bu oyuncular
ihtiyaçları olan girdileri çoğunlukla “oligopol” piyasalardan sağlıyor. Söz konusu
problemin üreticiler üzerindeki etkisinin hafifletilmesi gerekiyor. Bu imkanın sağlanamadığı
durumda ise tarım endüstrisinin karlılıktan uzaklaşması ve üretim miktarının azalması
ve dolayısıyla ürün fiyatlarının artması bekleniyor.

### “Ülke çapında merkez birliği oluşturulsun” önerisi

Küçük çiftçiler, ürünlerini satarken çoğunlukla aracı tüccar ya da komisyoncularla
karşı karşıya kalıyor. Bu elden ele geçişler sonucunda ürünün fiyatı artıyor ve 
bu yüksek fiyat tüketici talebinin düşmesine neden oluyor.

Üretici ile tüketici arasında rol oynayan aracıları ortadan kaldırma ve aracıların
elde ettiği kazancı en aza indirme konusunda tarım satış kooperatiflerinin önemli
bir rolü bulunuyor.

Raporda, bağımsız olarak faaliyet gösteren bir tarım satış kooperatifinin, yerel
aracılarla rekabet edebilmesine, bazı aracıları ortadan kaldırabilmesine ve ortaklarına
bazı teknik avantajlar sağlayabilmesine karşın bazı ürünlerin imalatını ya da ihracatını
elinde bulunduran büyük tüccar ve sanayicilerle rekabet etmesi için bölge çapında
birlikler ve ülke çapında bir merkez birliği oluşturmaları önerildi.

### “Alıcı gücün kötüye kullanılması önlenmeli”

Söz konusu raporda zincir marketlerin payları da ele alındı. Buna göre, yalnızca
4 teşebbüs pazarın yarısından fazlasına hakim durumda. Pazardaki en büyük 10 oyuncuya
bakıldığında ise bu rakam yüzde 63 seviyelerine ulaşıyor. Rakamlar, organize perakende
pazarı içerisinde yoğunlaşma oranlarının yıllar itibarıyla ciddi oranda arttığını
gösteriyor.

Perakende sektöründe süpermarketlerin payının artıyor olması ürünlerin üretildiği,
paketlendiği ve tedarik edildiği pazarı da şekillendirmeye başladı. Bu yoğunlaşmanın
sonuçlarından biri de bu yapıların tedarik zincirindeki alıcı gücünün artışı olarak
ortaya çıktı. Satışların peşin, ödemelerin uzun vadeye yayılması zincir marketlere
önemli bir fon kaynağı yaratıyor.

Tarımsal üreticilerin, zincirin diğer aktörleri karşısında müzakerelerinde çok az
pazarlık gücüne sahip olduğu belirtilen raporda, tedarik zincirindeki diğer aktörlerin
güçlerinin sınırlandırılması durumunda, çiftçilerin gelirlerinin artırılması, arz
güvenliği ve tüketici fiyatlarının makul seviyelere gelmesi, amaçlara birlikte ulaşılabilmesinin
mümkün hale geleceği ifade edildi.

Perakendecilerin gücü, tedarikçiler üzerindeki etkilerinin yanı sıra tüketici tercihlerinin
azalması, daha yüksek fiyatlar ve inovasyon üzerindeki sonuçları ile tüketiciyi 
de etkiliyor. Perakendeciler pazarda sahip oldukları güç nedeniyle tüketici talebini,
tüketicilerin neyi, nasıl ve nerede satın aldıklarını şekillendiriyor.

Süpermarketlerin perakende seviyesindeki pazar gücü ve tedarik seviyesinde sahip
oldukları alıcı gücü birbirini güçlendiriyor. Pazar gücü arttıkça perakendeci daha
uygun koşullarda alım yapabilir ve daha düşük fiyatlarla bu ürünler tüketiciye sunulabilir.
Bu durum da pazar gücünün artmasına neden oluyor.

Raporda, hızlı tüketim malları perakendeciliği alanında faaliyet gösteren teşebbüslerin
gerek pazar payları gerekse alıcı güçleri önemli ölçüde arttığından alıcı gücünün
kötüye kullanılmasını önlemek amacıyla düzenlemeler yapılması gerektiği bildirildi.

### “Tarımsal girdilerde yerli üretim sağlanmalı”

Raporda, tarım piyasalarında hem arz güvenliği hem de fiyat istikrarı açısından 
alınması gereken önlemlere ilişkin önerilere de yer verildi.

Buna göre, Türkiye’de tarımsal üretim, en önemli girdi kalemleri olan akaryakıt,
gübre, tohum ve ilaçta ithalata ve dolayısı ile döviz kuruna bağımlı olunması nedeniyle
oldukça maliyetli. Bu nedenle kısa dönemde söz konusu girdilerin sübvanse edilmesi,
uzun dönemde ise bu alanlarda olabildiğince yerli üretimin sağlanması hem fiyatlar
hem de arz güvenliği için önem taşıyor.

Yeterli üretimin sağlanması için ihracat ve ithalat politikaları da dahil olmak 
üzere, “üretim planlaması” yapılması, bunun için Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde
komisyon oluşturulması, destekleme politikaları, üretim planlaması kapsamında yeniden
ele alınması rapordaki tavsiyeler arasında yer aldı.

Tedarik zincirinin boyunun kısaltılması için aracıların (tüccar, komisyoncular, 
nakliyeciler, depolama) üstlendikleri fonksiyonların üretici birlikleri vasıtası
ile yerine getirilmesi, bu çerçevede üretici birliklerinin yeniden yapılandırılması,
Tarım ve Orman ile Ticaret bakanlıkları önderliğinde komisyon oluşturulması gerektiği
belirtildi.

Raporda, çiftçilerin gelirlerinin artırılmasına yönelik destek mekanizmalarının 
artırılması, tarımsal destekler ekim öncesi açıklanması ve bunun uzun dönemli olması,
zorunlu fiyat bildirimleri yanında üretim, kapasite, stok, ticaret gibi piyasa verilerine
çiftçilerin ulaşması için piyasa şeffaflığının artırılmasına yönelik mekanizmaların
hayata geçirilmesi önerildi.

İstenmeyen üretim miktarı dalgalanmasının önüne geçmek için tarım sektöründe çiftçilerin
üretim tercihlerini şekillendirmeleri için güncel ekim verilerinin olabildiğince
şeffaf şekilde paylaşılması rapordaki tavsiyeler arasında yer aldı.

Tarımsal üretimin devamlılığın sağlanabilmesini için risk yönetimi kapsamında tarımsal
sigortaların yaygınlaştırılması ve korumanın artırılması gerektiği belirtilen raporda,
tarımın finansmanı için yeni mekanizmalar geliştirilmesi ve finansman maliyetlerinin
aşağıya çekilmesinin önemine işaret edildi.

Raporda, zincir marketlerin alıcı güçlerinin sınırlandırılması için Ticaret Bakanlığı
nezdinde haksız ticaret uygulamalarına yönelik tedbirlerin hayata geçirilmesi ve
bu uygulamaların sıkı bir şekilde denetlenmesi gerektiği de kaydedildi.
