# Rekor seviyelere çıkan tahvil getirileri geriliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/rekor-seviyelere-cikan-tahvil-getirileri-geriliyor-103041h/
- Yayımlanma: 2023-10-11T11:09:45+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Finansal piyasalarda [İsrail](https://www.borsatek.com/israil-hamas-catismasi-sonrasi-ons-altinda-dikkat-ceken-yukselis-102922h)
ve Filistin arasındaki çatışmalar yatırımcıların odağına yerleşse de tahvil piyasasında
getiriler ABD Merkez Bankası ([Fed](https://www.federalreserve.gov)) yetkililerinin
güvercin yorumlarının ardından geriledi.

Dünya merkez bankalarının yaklaşık 2 yıldır devam eden sıkı para politikası adımları
tahvil piyasasında satış baskısı oluştururken, bu dönemde ABD’de tahvil faizleri
son 16 yılın en yüksek seviyesinde yer aldı.

Hafta sonu başlayan İsrail-Filistin arasındaki çatışmalar ve Fed yetkililerinin 
güvercin yorumları tahvil piyasalarında dün alışların güçlenmesine sebep olurken,
analistler, bu durumun arkasında yatırımcıların güvenli liman arayışı ve enflasyon
endişesindeki azalmanın etkili olduğunu ifade etti.

Analistler, İsrail ve Filistin arasındaki çatışmalar sonrası Tel Aviv’in savaş durumuna
geçmesiyle çatışmaların bölgedeki diğer ülkelere yayılması halinde tahvil ve pay
piyasalarında durumun değişebileceğini belirtti.

Geçen haftalarda, merkez bankalarının faiz artırımlarının sonuna yaklaşılmasına 
rağmen tahvil piyasasında getiriler 2008 küresel finansal krizden beri en yüksek
seviyeye ulaşırken, pay piyasasında fiyatlar üzerindeki baskı da artmıştı.

Uzun zamandır düşüş trendinde olan ABD’nin 2, 5, 10, 20 ve 30 yıllık tahvillerinin
faizleri, para politikasında sıkılaştırmaya başlanmasıyla yükseliş trendine girerken,
tahvil piyasasındaki satışlar son zamanlarda ivme kazanmıştı.

Bazı analistler, 2024’ün ilk yarısı için ekonomide durgunluk beklerken, ABD’nin 
10 yıllık tahvil faizi geçen hafta yüzde 5’e yaklaşmıştı.

Analistler, bu durumun Fed’in, para politikası yolu, makro dirençlilik ve aynı zamanda
ABD’nin kredi notunun düşürülmesi gibi farklı nedenlerden kaynaklandığını ifade 
etti.

### “Güvercin” açıklamaların ardından tahvil faizleri hafif geriledi

Öte yandan, bu hafta Fed yetkililerinden gelen “güvercin” tondaki açıklamalar sonrası
tahvil faizleri bir miktar geri çekildi.

Fed Başkan Yardımcısı Philip Jefferson, son dönemde uzun vadeli Hazine tahvillerinin
reel getirilerindeki artışa işaret ederek, ileriye baktığında yüksek tahvil faizleri
nedeniyle finansal koşullardaki sıkılaşmanın farkında olmaya devam edeceğini ve 
politikanın gelecekteki seyrini değerlendirirken bunu aklında tutacağını ifade etti.

Dallas Fed Başkanı Lorie Logan, uzun vadeli tahvil faizlerindeki son artışın ve 
genel anlamda sıkı finansal koşulların, Fed’in politika faizini daha fazla artırmasına
daha az ihtiyaç duyulacağı anlamına gelebileceğini aktardı.

Atlanta Fed Başkanı Raphael Bostic de faiz oranlarının daha fazla artırılmasına 
gerek olmadığını düşündüğünü ve para politikasının enflasyonu yüzde 2 hedefine geri
getirecek kadar kısıtlayıcı olduğunu belirtti.

Minneapolis Fed Bankası Başkanı Neel Kashkari ise dün bir üniversitede yaptığı konuşmada,
ABD ekonomisinin, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefine gerilediği ancak işsizlik 
oranının keskin bir şekilde artmadığı yumuşak bir iniş yolunda olduğuna inandığını
söyledi.

Hazine tahvil getirilerindeki son artışların daha fazla faiz artırımına olan ihtiyacı
azaltabileceğini dile getiren Kashkari, Fed politikasına ilişkin değişen beklentiler
nedeniyle tahvil getirilerinin yüksek olması halinde, bu getirileri korumak için
bankanın politikasına “devam etmesi gerekebileceği” konusunda da uyardı.

Kashkari, “Daha yüksek uzun vadeli getirilerin enflasyonu düşürme açısından işimize
yaraması kesinlikle mümkün. Fakat eğer bu yüksek uzun vadeli getiriler, ne yapacağımıza
dair beklentileri değiştiği için daha yüksekse, o zaman bu getirileri korumak için
beklentileri takip etmemiz gerekebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Söz konusu açıklamaların ardından ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,64’lere
kadar gerilerken, Atlantik’in diğer kıyısında da benzer tonda açıklamalar izlendi.

Fransa Merkez Bankası Başkanı ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu Üyesi
Francois Villeroy de Galhau, geçen hafta verdiği ECB’nin parasal sıkılaştırmaya 
devam etmesi için şu anda hiçbir gerekçe bulunmadığı ve faiz oranlarını gerektiği
sürece bu seviyelerde tutması gerektiği yönündeki mesajlarını tekrarladı.

France Info radyosuna konuşan Villeroy, “Faizleri çok yükselttikten sonra şu anda
doğru seviyede, doğru dozda olduğumuzu düşünüyorum. Bir gerileme ya da yeni bir 
veri olmadığı sürece, ECB’nin faizleri daha fazla yükseltmesinin arzu edilir olduğunu
düşünmüyorum.” ifadelerini kullandı.

Enflasyonda hala net bir düşüş trendi olduğunu söyleyen Villeroy “Enflasyonun 2025
yılına kadar yüzde 2’ye ineceğini tahmin ediyoruz, bugün bu inişi değiştirmek için
herhangi bir neden görmüyoruz.” dedi.

ECB üyesi Klaas Knot ise gelecek dönemde olası “şahin” adımlar atılmadan önce bankaların
rezervlerinin sıkı bir şekilde incelenmesinin yararlı olacağını ifade etti.

### Yüksek faiz hem şirketlere hem hükümetlere pahalıya patlıyor

Merkez bankaları aylardır faiz oranlarının uzun süre yüksek seviyede kalacağı sinyalini
verse de yatırımcılar son faiz kararına kadar bunu göz ardı etmişti.

Fed, son toplantıda politika faizini beklentiler dahilinde değiştirmeyerek 22 yılın
en yüksek seviyesi olan yüzde 5,25-5,50 aralığında sabit tutarken, ekonomik tahminlerinde
yıl sonuna kadar bir artışa daha gidileceğinin sinyalini verdi.

Bankanın faiz oranlarının tekrar düşmesinin uzun zaman alacağına da işaret etmesiyle
piyasalar, gelecek yıla ilişkin 4 faiz indirimi beklentisi 3’e düştü.

Analistler, faizlerin uzun süre daha yüksek kalmasının şirketlerin yanı sıra ABD
hükümeti için de daha yüksek finansman maliyetlerine ve dolayısıyla daha zayıf bir
ekonomiye yol açacağına dikkati çekti.

ABD’de geçen hafta açıklanan iş gücü piyasasına ilişkin güçlü veriler, Fed’e sıkı
para politikasını sürdürebilmesi için alan sağlarken, tahvil faizleri 2008 küresel
finansal krizden beri en yüksek seviyelerini gördü.

Tahvil piyasasındaki gerilemenin nedenini ekonomik duruma bağlayan bazı analistler
ise ekonomik büyüme sağlam kaldığı için piyasaların artık faiz oranlarının daha 
uzun süre yüksek kalacağını fiyatladığını belirtti.

Bu arada piyasaların ABD’de eylül ayına ilişkin enflasyon rakamlarını beklediğini
belirten analistler, “ABD’de çekirdek enflasyonun zayıfladığına dair işaretler, 
Fed’in gelecek politikasına ilişkin daha temkinli tavrını güçlendirebilir ve dolar
üzerinde daha fazla baskı oluşturabilir” değerlendirmesinde bulunuyor.

### Fitch ABD’nin notunu düşürdü

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, ABD’nin uzun vadeli kredi
notunu ağustos ayında “AAA”dan “AA+”ya düşürürken görünümü negatif izlemeden durağana
çevirmişti.

Fitch’in ABD’nin kredi notunu düşürmesi “ABD’deki bütçe açığının kontrolden çıktığının
ve açıkları kontrol eden siyasi sürecin artık işlemediğinin çok zamanlı bir göstergesi”
olarak değerlendirilmişti.

ABD’nin para politikası artık ana sorun olarak görülmezken, mali politikanın ana
sorun olarak görülmesi dikkati çekti.

Öte yandan, ABD’de geçici bütçe tasarısının onaylanmasıyla 45 günlüğüne önüne geçilen
hükümetin kapanma riski ve Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki bütçe tartışmaları
da ülkenin politika riskleri olarak öne çıktı.

ABD Hazine Bakanlığının verilerine göre, ülkenin borcu 33,04 trilyon dolara ulaşırken,
artan faiz oranları nedeniyle bu borç artık savunma bütçesinden daha yüksek bir 
cari yükü temsil ediyor.

Ülkede, daha önce Fed’e başkanlık eden ABD Hazine Bakanı Janet Yellen’in giderek
daha fazla harcamayı daha fazla borçla finanse etmek zorunda kalacağı bir sarmaldan
korkuluyor.

Analistler, piyasada daha fazla devlet tahvili bulunması ve Fed’in varlık alım azaltma
programı nedeniyle artık alıcı olmaması nedeniyle piyasada alıcı bulmak için daha
yüksek getirilere ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Fed yine de zaman zaman alıcı olarak ortaya çıkarken, daha önce ABD tahvillerinin
hevesli bir alıcısı olan Çin de büyük ölçüde geri çekiliyor.

### Kredi piyasasında da bir kriz yaşanıyor

ABD’de 30 yıl vadeli mortgage (konut kredisi) için ortalama faiz oranı, eylül ayının
son haftasında yüzde 7,53 ile 23 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, borçlular 
daha yüksek faiz oranlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Kredi kartı borçlarında
temerrüt faizlerinin artması da ekonomide bir durgunluğu teşvik ediyor.

Bazı analistler, özellikle hisse senetleri gibi daha riskli yatırımlarla karşılaştırıldığında
tahvillerde mevcut getiri seviyelerinin çok cazip olduğunu düşünüyor. Faiz oranlarının
enflasyon oranlarını aşması beklenirken, tahvil alanında pozitif reel getiriler 
dikkati çekiyor.

Analistlerden bazıları 2024’ün ilk yarısında bir resesyon yaşanması halinde Fed’in
önemli bir tepki vereceğine inandıklarını belirterek, özellikle ABD ekonomisinin
şimdiye kadar yüksek enflasyon ve ardından gelen faiz oranlarındaki dramatik artışla
şaşırtıcı derecede iyi başa çıktığını ifade ediyor.

ABD hükümetinin şimdiye kadar ekonomiyi borçla finanse edilen devasa devlet harcamalarıyla
ayakta tuttuğu için, bu ülkede bir resesyonun sadece ertelenmiş olması riskinin 
bulunduğuna işaret eden bazı analistler, faiz oranlarındaki hızlı artışın bankacılık
sisteminde daha fazla soruna yol açacağından korktuklarını dile getiriyor.

### Makro dayanıklılık tahvil faizlerini yükseltti

ING’nin Amerika Bölgesel Araştırma Başkanı Padhraic Garvey konuya ilişkin değerlendirmesinde,
tahvil piyasasının durumunun temel nedeninin makro dayanıklılık olduğuna işaret 
ederek, iş gücü piyasasının resesyona girmeyi reddettiğini dile getirdi.

Fed’in olası faiz indirimlerini tartışmadan önce oranlarda zirveye ulaşılması gerektiğini
ifade eden Garvey, gelecekteki faiz indirimlerinin piyasa oranları için referans
sağlaması açısından önemli olduğunu kaydetti.
