# Rıza Sarraf’tan ABD yargısına rest

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/riza-sarraftan-abd-yargisina-rest-14408h/
- Yayımlanma: 2016-08-23T20:55:24+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD’de yaşayan serbest gazeteci Ali Abaday’ın Sputnik’e aktardığına göre, ABD’yi
dolandırmak, banka dolandırıcılığı, kara para aklama ve İran yaptırımlarını delmek(
Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlal etmek) suçlamalarıyla karşı karşıya
kalan Sarraf’ın davasının düşmesi için avukatları 18 Temmuz’da bir dilekçe vermişti.
8 Ağustos’ta New York Güney Bölgesi Federal Başsavcısı Preet Bharara ve ekibi bu
dilekçeye karşılık bir dilekçeyi mahkemeye sunmuştu. Dün Sarraf’ın avukatlarının
sunduğu yeni dilekçe ise savcılığın savlarına karşı yazıldı.

Sarraf’ın avukatları ilk dilekçede olduğu gibi savcılığın hem Uluslararası Acil 
Ekonomik Güç Yasası’nı (IEEPA) farklı yorumladığını hem de ABD vatandaşı olmayan,
ABD’de iş yapmamış bir kişinin ABD makamları tarafından yargılanamayacağını söyledi.

**‘SAVCI ROMAN YAZDI’**

11 avukat tarafından hazırlanan dilekçede 5 nokta üzerinde duruldu. Bu noktaların
ilki IEEPA’nın ancak ABD vatandaşı olan, Amerika’da iş yapanlar için geçerli olduğu
yönünde. Sarraf’ın Amerikan vatandaşı olmaması ve yaptığı işlemlerin Amerika ile
alakasının bulunmadığı bir kez daha yinelendi. İkinci olarak savcılığın Sarraf’ı
İran için ihracat yapmaktan dolayı yargılayamayacağı, yetki alanının bunu kapsamadığı
anlatıldı. Ardından kara para aklama, banka dolandırıcılığı ve ABD’yi dolandırma
suçlarının da savcılığın yazdığı bir ‘romanın’ parçaları olduğu ifade edildi.

Dilekçede son olarak Sarraf’ın gümrükte el konulan iPhone telefonundan elde edilecek
delillerin neden kullanılmaması gerektiği izah edildi.

**ULUSAL GÜVENLİĞE DEĞİNİLMEDİ**

İran’a yönelik yaptırımların delinmesi her zaman ulusal güvenliğin ihlali olduğu
ve kefalet davasının başından beri dile getirildiği için bu dilekçede de konuyla
ilgili bir bölüm bulunmadı.

Avukatlar, Sarraf’ın İran’ın lehine bir ticaret işlemi yapabileceğini, bu nedenle
yargılanmasının mümkün olmadığı tezini yineledi.

Davanın New York’ta açılmasının sebebi yapılan işlemler sırasında arada Amerikan
bankalarının da bulunmuş olması. Sarraf’ın avukatları müvekkillerinin Türkiye ile
Çin arasında işlem yaparken bu sırada Amerikan bankalarının işlemlere dahil olacağını
bilemeyeceğini savundu.

Savcılık 15 gün önceki dilekçesinde 2 işlemin İran’a yönelik ticareti kapsadığı 
anlaşıldığı için ABD bankaları tarafından durdurulduğunu belirtip Sarraf’ın yaptığı
işin farkında olduğunu iddia etmişti.

MEKTUP YİNE GÜNDEMDE

Savcılığın elindeki en önemli delil olan, ‘İran’ın ekonomik cihadına’ Sarraf’ın 
katkılarını öven mektup ise yine gündeme geldi. Savunma avukatları müvekkillerinin
Farsça bilmediğini ve mektupta imzası olmadığını tekrarladı. Avukatlar belgede ne
yazıldığını müvekkillerinin bilmediği ve imzasının da olmadığını hatırlatarak, bu
delilin esasında bir anlam ifade etmediğini söyledi.

Dilekçenin temelini oluşturan yetki, alan aşımı ve IEEPA’nın farklı yorumlanması
nedeniyle kara para aklama, banka dolandırıcılığı ve ABD’yi dolandırma suçlarının
da geçerli olamayacağı iddia edildi.

Yurtdışı işlemlerinin ABD’de etki yaratacağı savına da değinen savunma ekibi, işlemlerin
başında Sarraf ve ortaklarının kendi paralarını ortaya koyduklarını, sonuçta bir
sorun yaşansa bile bu noktada ABD’de hiçbir bankanın bir kayba girmeyeceğini söyledi.

Daha önceden karara bağlanan davaları örnek gösteren Sarraf’ın avukatları mahkemenin
bu davalarda verilen kararlara dikkat etmesini istedi.

TELEFONDAN ELDE EDİLECEK DELİLLERİN YOK SAYILMASI İSTENDİ

Davanın son aşamasında belki de en dikkat çekici olan husus ise Sarraf’ın gümrükte
el konulan iPhone marka telefonu olmuş durumda.

Sarraf telefonunun şifresini Gümrük ve Sınır Koruma Polisleri’ne (CBP) verdiğini
söylemişti. CBP görevlilerinin bu şifreyi FBI yetkililerine ilettiği, Sarraf’ın 
kendi isteği dışında bu şifre bilgisinin yetkililere ulaştığı söylenerek, telefondan
elde edilecek delillerin yok sayılması isteği yinelendi.

Savcılık telefon ile ilgili ellerinde arama emri olduğunu, ayrıca CBP yetkililerinin
bavul ve çanta gibi elektronik eşyaları da arayabileceğini iddia etmişti. Savunma
ise elektronik eşyalarda kişinin özel bilgilerinin bulunacağına dikkat çekerek savcılığın
tezinin doğru olmadığını belirtti. Bharara ve ekibinin ellerinde arama izni olsa
da 4 haneli şifre olmadan bilgilere ulaşamayacağı da aktarıldı.

AKILLARA SAN BERNARDINO SALDIRISI GELDİ

Savunma ve savcılığın dilekçeleri akıllara San Bernardino saldırısını getirdi. Saldırganın
üzerinden çıkan iPhone marka telefonun 4 haneli şifresinin kırılması için FBI yetkilileri
Apple’a gitmiş ancak ret cevabı almıştı. Bunun üzerine FBI hackerlardan yardım alarak
telefonun içindeki bilgilere ulaşmıştı.

FBI her ne kadar bu işlemin sürekli olmasını sağlayacak bir yol bulamadıklarını 
iddia etse de, Bharara’nın dilekçesinde ‘şifre söylenmese bile içindeki bilgileri
alacaktık, sadece zaman kazandık’ bölümü ve şimdi savcılığın şifre olmadan telefondaki
bilgilere ulaşılamayacağı iddiası dikkat çekti.

TELEFONDA NELER VAR?

Mahkemeden alınan arama izninde telefonda bulunan Rıza Sarraf, Babek Zencani, Abdullah
Happani, Zafer Çağlayan, Erdoğan Bayraktar, Muammer Güler, Barış Güler ve Süleyman
Aslan’ın bilgilerine ulaşılmasına izin veriliyor.

Bu isimler dışında bazı İran şirketleri ve Halkbankası’nın da arasında bulunduğu
kimi kurumlar ile ilgili yazışma ve maillerin de incelenmesi arama izni içinde.

SAKLANAN İSİM EGEMEN BAĞIŞ MI?

Arama izninde bir şirket ile bir kişinin adı ise saklanmıştı. 17 Aralık soruşturmasında
adı geçen Egemen Bağış’ın burada isminin gözükmemesi, saklanan kişinin o olduğu 
iddialarını doğurmuştu.

Bağış’ın ABD vatandaşı ya da vatandaş olma hakkı bulunması nedeniyle ayrı bir davanın
konusu olabileceği ve IEEPA Anlaşması’nda bahsedilen, yargılanması mümkün kişiler
kapsamına girdiği aktarılmıştı.

İRAN VE TÜRKİYE BAĞLANTILARI YOK

Dilekçede en dikkat çeken husus ise savunmanın Sarraf’ın İran ve Türk hükümetindeki
bağlantılarına değinmemesi oldu.

Bharara, Sarraf’ın Türk ve İran hükümetindeki üst düzey bağlantıları nedeniyle davanın
karışık bir hale geldiğini, esasında bu ilişkilere bakarak davanın daha net anlaşılacağını
savunmuştu. Savunma ise bu noktaya hiç değinmeyerek, yetki alanı noktası üzerinde
durdu.

SIRA DURUŞMADA

Tarafların dilekçeleri verme işlemleri bitti. Sıra 6 Eylül’de yapılacak olan duruşmada.
Bu duruşmada taraflar iddialarını yineleyecekler. Ardından Hakim Richard Berman 
davanın düşüp düşmemesine karar verecek.

Sarraf’ın avukatlarının özellikle temyiz konusunda uzman olması, davanın düşmemesi
durumunda temyize gidileceğinin garantisi olarak görülüyor.

Temyizde de istenilen sonuç elde edilemezse 23 Ocak 2017 günü esas dava başlayacak.
Ancak Sarraf’ın avukatı Benjamin Brafman müvekkiliyle çok sayıda doküman için çalıştıklarını
kaydetmiş ve bu tarihin ileri itilmesini isteyebileceği sinyalini vermişti.

Savcılığın Sarraf ve ortaklarına yönelik şu an 1000 sayfayı aştığı iddia edilen 
iddianameyi ise Eylül — Kasım arası sunması bekleniyor.
