# Rusya Avrupa’nın gazını kesebilir mi? Keserse neler olur?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/rusya-avrupanin-gazini-kesebilir-mi-keserse-neler-olur-80143h/
- Yayımlanma: 2022-02-09T12:56:19+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[BBC Türkçe](https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-60309464)‘nin haberine göre
tüm kıta ülkelerini ve uluslararası enerji piyasalarını ilgilendiren enerji boyutu,
kısa ve uzun vadeli olmak üzere iki açıdan Batı’yı kaygılandırıyor: Rusya’nın doğal
gaz satışını jeopolitik bir silah olarak kullanması ve 2009 senesinde yaptığı gibi
Ukrayna üzerinden Avrupa’ya gaz akışını kesmesi olasılığı. İkinci olarak da Avrupa
kıtasının enerji tedarikinde Rusya’ya olan tam bağımlılığının sürüyor olması.

[Rusya](https://www.borsatek.com/rusyanin-ve-rus-bankalarinin-notlari-dusebilir-80090h),
Ukrayna ile yaşadığı ikili sorunlar nedeniyle 2006-2009 seneleri arasında doğalgaz
akışını birden fazla kere kesmiş, özellikle kış aylarında yaşanan bu kesintilerle
Avrupa kıtasında hem evlerin ısıtılması hem de sanayide kullanım açısından sorunlara
yol açmıştı. Avrupa o tarihten bu yana Rus gazına bağımlılığı azaltmayı gündemine
almış ancak özellikle Almanya’nın farklı yaklaşımı nedeniyle soruna kapsamlı bir
çözüm getirememişti.

Moskova’dan Avrupa’nın kaygılarını giderecek bir açıklamanın gelmemiş olması ve 
Ukrayna’ya dönük askeri operasyon kartının da masada olması kaygıları artıran bir
unsur olarak değerlendiriliyor.

Bu yönde kayda geçen tek açıklamayı Rusya’nın BM nezdindeki Büyükelçisi Vasily Nebenzia
1 Şubat günü gazetecilerin sorularını yanıtlarken yapmıştı. 

Rus Büyükelçi, “Rusya güvenilir bir tedarikçidir ve ortaklarını hiçbir zaman hayal
kırıklığına uğratmamıştır” ifadelerini kullanırken, Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin’in sözcüsü Dimitry Peskov da Aralık ayı sonlarında yaptığı bir açıklamada,
Rusya’nın “on yıllardır olduğu gibi sözleşmelerden doğan yükümlülüklerini yerine
getirmeye devam edeceğini” kayda geçirmişti.

### ABD-AB enerji işbirliğinde yeni bir süreci başlatacaklar

Moskova’nın bu mesajlarının Batı’da inandırıcı bir etki yaratmadığı gözleniyor. 
Özellikle son bir haftada ABD ve Avrupa başkentlerinde artan enerji diplomasisi,
kısa ve uzun vadede yaşanabilecek sorunların çözümü için yeni adımların atılacağını
gösteriyor.

Bu sürecin en önemli adımlarından biri 7 Şubat’ta Washington’da gerçekleşen ABD-
AB Enerji Konseyi toplantısında atıldı.

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ve AB Dış Politika ve Güvenlikten Sorumlu Yüksek
Temsilci Josep Borrell başkanlığında gerçekleşen toplantı sonunda yayımlanan ortak
açıklamada, Rusya’nın enerji kaynaklarını bir silah olarak kullanmasının kabul edilemeyeceği
vurgulandı ve olası bir gaz kesintisi durumunda küresel sıvılaştırılmış gaz (LNG)
piyasasının ilave kaynak üretmesi ve kaynak çeşitliliğinin sağlanması konusunda 
birlikte çalışılacağı bildirildi.

Blinken, ortak basın toplantısında, Rusya’nın 2009’da gazı kesmesi nedeniyle insanların
soğuktan öldüğünü, ekonomilerin olumsuz etkilendiğini anımsatırken, “Bunun olmasını
önlemeye ve Rusya’nın Avrupa’ya doğalgaz arzını hali hazırda olduğundan daha fazla
kesmeyi seçmesi halinde, enerji arzı ve fiyatları üzerindeki etkiyi azaltmaya kararlıyız”
açıklamasını yaptı.

Amerikan Dışişleri Bakanı, hükümetlerle ve önemli üreticilerle üretim ve dağıtım
kapasitesinin artırılması ve Rusya’nın kesintiyi artırması durumunda enerji kaynaklarının
nasıl daha iyi paylaşılabileceği konusunda çalışmaların arttığını da kaydetti.

ABD Başkanı Joe Biden da Beyaz Saray’da görüştüğü ve daha çok Nord Stream boru hattının
geleceğini konuştuğu Almanya Başbakanı Olaf Scholz’e, gaz sıkıntısı yaşanması durumunda
dünyanın en önemli üreticilerinden olan ABD’nin daha fazla LNG tedarik edeceği garantisini
verdi.

### Rusya gazı kesebilir mi?

Bu garantiyi veren Biden’a göre Moskova’nın Avrupa’ya doğal gaz akışını kesmesi 
mümkün görünmüyor.

Biden, “Burada herkesin unuttuğu şey, Rusya’nın o gazı ve petrolü satması gerekliliği.
Rusya’nın bütçesinin önemli bir kısmı için gerçekten ihraç etmeleri gereken tek 
şey bu. Ve eğer gerçekten kesilirse, o zaman onlar da bundan çok kötü yaralanacaklar
ve onlara da sonuçları olacak. Bu sadece tek yönlü bir yol değil” açıklamasını yaptı.

Biden, yaptırımın sadece doğal gaza değil çok daha geniş bir ekonomik alanı etkileyecek
şekilde olacağını, bunun da tüm Rus ekonomisine, finans sistemine ve ticaretine 
olumsuz etki edeceğini kayda geçirdi. Rusya resmi rakamlarına göre, ülkenin petrol
ve doğal gaz ihracatı bütçenin yaklaşık yüzde 36’sını oluşturuyor.

Rus Merkez Bankası rakamlarına göre, Rusya’nın toplam ihracatı 2021’de 498,8 milyar
dolar oldu. Bu satışın 110,2 milyar doları ham petrol, 68,7 milyarı petrol ürünleri,
54,2 milyar doları boru hattıyla doğal gaz satışı ve 7,6 milyar doları da LNG satışından
gerçekleşti.

Uluslararası Enerji Ajansı (IAE) Başkanı Fatih Birol da Biden gibi düşünüyor. İngiliz
Guardian gazetesine açıklamalarda bulunan Birol, Rusya’nın gazı kesmesinin Avrupa’da
deprem etkisi yaratacağını ancak bunun Rusya’ya da ciddi ekonomik sonuçları olacağını
öngörüsünü dile getirdi.

Birol, “Gaz tedarikinin sağlanamaması, Rusya’nın güvenilir bir ortak olarak itibarını
sarsacak ve bu da tektonik bir değişim olacaktır. Rusya bir tehdit olarak görülecek
ve bunun Avrupa ekonomileri için geniş kapsamlı sonuçları, ancak Rusya için daha
da fazla sonuçları olacaktır. Avrupa, enerji kaynaklarını çeşitlendirip Rusya’dan
ayrılma stratejisini seçebilir” görüşünü savundu.

Rusya’nın Avrupa’ya tedarikinde geçen senelere oranla yüzde 25 oranında bir azalma
olduğunu anımsatan enerji uzmanı, bu süreçte iki ayın çok önemli olduğunu, Rusya’nın
dış politikada atacağı adımların bu alandaki gelişmeleri de etkileyeceğini kaydetti.

### Washington’dan Kuzey Akım 2 uyarısı

Biden-Scholz görüşmesine damga vuran konu ise Rusya’nın askeri bir adım atması durumunda
yüzde 90’ını tamamlanan ve yaklaşık 10 milyar dolara mal olan Kuzey Akım 2 doğal
gaz boru hattının yaşama geçmeyeceği yönündeki ABD tehdidi oldu.

Alman ekonomisi ve halkı için ciddi bir önemi bulunan Kuzey Akım 2 projesi ile yılda
yaklaşık 55 milyar metreküp doğal gazın birbirine paralel uzanan 1230 kilometre 
uzunluğundaki iki hatla ülkeye ulaştırılmasını hedefliyor.

Rusya’nın en büyük enerji şirketi Gazprom’un inşa ettiği projenin askıya alınmasının
hem şirket hem de Rusya açısından sonuçları olacağı hesap ediliyor.

Biden, Scholz ile ortak basın açıklamasında, “Eğer Rusya işgal ederse, yani tankları
ve askerleri Ukrayna sınırını yeniden geçerlerse, Kuzey Akım 2 diye bir şey bundan
sonra olmayacak. Buna bir son vereceğiz” ifadelerini kullanarak bunalımın askeri
bir aşamaya geçmesi durumunda Berlin’in ne diyeceğinin de çok önemi olmayacağı mesajını
verdi.

### AB’nin uzun vadeli çözümü ‘yeşil enerji’

Washington’da temaslarda bulunan hem Scholz hem de Borrell’in yaptığı açıklamalar,
AB’nin kısa vadeli olarak ABD, Azerbaycan, Katar ve Norveç gibi ülkelerden daha 
fazla boru hattı, doğal gazı ve LNG almak üzerine kurulduğunu ancak uzun vadede 
yeşil enerji dönüşümün öne çıkacağını gösteriyor.

“Ekonomilerimizi yüzde yüz modernize etmemiz gerek,” diyen Scholz, Avrupa’nın karbon
fosilleri terketmiş sıfır emisyona ulaşacak bir dönüşüm içinde olduğunu, dolayısıyla
2050’den önce Rus gazına gereksinimin sonlanacağı mesajını verdi.

Borrell de Avrupa’nın petrolde yüzde 97, doğalgazda yüzde 95, kömürde yüzde 70 oranında
dış kaynaklara bağımlı olduğunu, sadece bu rakamların bile kıta ülkelerinin yenilenebilir
kaynaklara yönelmesi gerekliliğini ortaya koyduğunu belirtti.
