# Rusya-Ukrayna krizi: Türkiye’nin pozisyonu ne olacak?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/rusya-ukrayna-krizi-turkiyenin-pozisyonu-ne-olacak-81009h/
- Yayımlanma: 2022-02-23T20:59:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Ankara, krizin [NATO](https://www.borsatek.com/nato-rus-askerleri-muharebeye-hazir-bekliyor-80936h)
ile Rusya arasında sıcak çatışmaya dönmesi halinde “Soru işareti kabul etmeyecek
şekilde NATO’nun yanında yer alacağını” belirtiyor ve bunu da Batılı müttefiklerine
açıkça ilettiklerini söylüyor.

Son haftalarda Batı’ya da [Rusya](https://www.borsatek.com/rusya-abd-yaptirimlarina-karsilik-verecek-80991h)‘
ya da sükunet çağrısı yaparak dengeli bir politika izlemeye çalışan Ankara’dan, 
arabuluculuk rolü üstlenmeye hazır olduğu açıklamaları da gelmişti.

Ancak Rusya’nın olumsuz yaklaşması sebebiyle bu teklif sonuçsuz kaldı.

Ve kriz bu süreçte daha da tırmandı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın
doğusunda tek taraflı bağımsızlıklarını ilan eden Rusya yanlısı Donetsk ve Luhansk
Halk Cumhuriyetleri’ni tanıdığını açıkladı; Ukrayna bir ay olağanüstü hal etti. 
ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği (AB) Rusya’ya yönelik ek yaptırım kararları açıkladı.

[BBC Türkçe](https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-60496231)‘nin haberine 
göre Türkiye Dışişleri Bakanlığı da, Rusya’nın kararı için “Ukrayna’nın siyasi birliğinin,
egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık ihlali anlamına gelmektedir. Rusya’nın
söz konusu kararını kabul edilmez buluyoruz ve reddediyoruz” açıklaması yaptı.

Krizde yaptığı açıklamalarla Ukrayna’nın yanında yer alan Türkiye, yaptırımlara 
ise sıcak bakmıyor. Zira yaptırımların Rusya’dan çok Türkiye’yi olumsuz etkilemesinden
endişe ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da, salı günü Afrika ziyaretinin dönüşünde uçakta
yaptırımlarla ilgili soru soran bir gazeteciye “Rusya’dan veya Ukrayna’dan yana 
bir tercih yapmak istemiyoruz. Biz burada devlet yönetiyoruz, hassasiyetlerimizi
korumamız gerekiyor” yanıtını verdi.

Bu ‘hassasiyet’ Rusya ile Türkiye’nin yakın ilişkilerini zedelememek için gösteriliyor.
Özellikle Türkiye ekonomisinin zor günlerden geçtiği, Türk lirasının tarihi değer
kayıpları yaşadığı, enflasyonun ve temel ürünlerde fiyatların hızla arttığı bir 
dönemde, Rusya ile ticari ve ekonomik ilişkilere zarar verilmemesi için çalışılıyor.

Rusya 2014’te Kırım’ı ilhak ettiğinde de AB ülkeleri ve ABD yaptırım uygulamıştı;
ancak Türkiye “ilkesel olarak karşı olduğunu” açıklamış ve bu yaptırımlara katılmamıştı.
Bugün Rusya ile ekonomik bağlar daha da sıkı. 

## Türkiye’nin yaptırımı ‘etkisiz’ kalır, önemli olan Ukrayna’ya verilen destek

Türkiye, Batılı müttefiklerine, 2014’te uygulanan yaptırımların bir sonuç vermediğini,
Rusya’nın Kırım’da geri adım atmadığı gibi daha geniş bölgeleri işgal etmeye hazırlandığını
hatırlatıyor ve yaptırımlarla değil diplomasiyle gerilimin çözülebileceğini savunuyor.

ABD, Avrupa ülkeleri ve İngiltere gibi finans merkezlerinin yaptırımlarının bile
tam anlamıyla etkili olmadığı bir ortamda Ankara, Türkiye’nin getireceği yaptırımların
Rusya için “son derece etkisiz” kalacağını, “Rusya’nın canını yakacak ve zorlayacak
bir gücü olmayacağını” müttefiklerine anlatıyor. Ve asıl önemli olanın Ukrayna’ya
verilen destek olduğunun altını çiziyor.

Türkiye ile Ukrayna arasındaki ilişkilerin devamlılığı, savunma sanayi alanında 
Kiev ordusuna verilen destek, Türk yetkililere göre, etkisi çok hafif kalacak ve
hatta Türkiye’ye daha büyük zararı dokunacak yaptırımlardan çok daha önemli.

Bu konuda ABD ve birçok Avrupa ülkesiyle NATO çerçevesinde çok sıkı bir temas yürütülüyor.
Ankara, krizin kendi sınırlarına yakın bir güvenlik meselesi olduğunun altını çiziyor.

Bu sebeplerle Türkiye’nin yaptırım uygulama veya uygulamama kararı pratikte kritik
bir sonuç doğuracak olmasa da, sembolik olarak Türkiye’nin pozisyonunu ortaya koyması
açısından önem taşıyor.

Ukrayna’ya destek konusunda ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin de Türkiye’nin duruşunu
takdir ettiği ve farklı bir talep veya beklentide bulunmadığı da ifade ediliyor.
Ankara’da, NATO zirvesi ve sonrasında atılacak adımlarla ilgili Biden’ın müttefik
ülke liderleriyle görüşmeleri sırasında Erdoğan’la da ikili görüşme talep edeceğine
dair bir beklenti var.

Erdoğan, bugün de Rus mevkidaşı Putin’le bir telefon görüşmesi yaptı ve Putin’e,“
Ukrayna’nın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne aykırı adımları tanımadıklarını” 
aktardı.

Kremlin’den görüşmenin bu bölümüne ilişkin yapılan açıklamada ise Putin’in, Erdoğan’a
Donbas bölgesinin tanınma gerekçesi olarak, Ukrayna’nın Minsk anlaşmasına uymamasını
gösterdiği belirtiliyor. Erdoğan ise, gerginliğin azaltılması ve barışın korunması
için “Türkiye’nin üzerine düşeni yapmaya hazır olduğunu” bir kez daha dile getirdi
ve “NATO içinde yapıcı tutumu sürdürdüklerini” söyledi.

### Rusya, Türkiye’nin ikinci ithalat kaynağı

Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerinde yeni bir krizi göze alamayacak kadar işbirliği
noktası var. Örneğin Enerji Piyasası Denetleme Kurumu (EPDK) Doğalgaz Sektör Raporu’na
göre, 2020 yılında Türkiye’nin yıllık doğal gaz ihtiyacının yüzde 33,6’sı Rusya’dan
satın alındı.

Avrupa’nın da doğal gazda Rusya’ya bağımlılığı devam ediyor. Ancak Türkiye için 
çok temel bazı ihtiyaçların, örneğin buğday ithalatının da kaynağı Rusya.

Türkiye, Rusya’dan buğday ithalatında lider ülke. 2021 yılında Türkiye, Rusya’dan
1,8 milyar dolar değerinde 6,7 milyon ton buğday ithalatı yaptı. Bu da, Türkiye’nin
toplam buğday ve buğday ürünleri ithalatında Rusya’nın payını yüzde 66’ya çıkardı.

Rusya, Türkiye’nin en fazla ithalat yaptığı ülkeler sıralamasında da Çin’den sonra
ikinci sırada. 2021’de 28 milyar 667 milyon dolar ile toplam ithalatın yüzde 10,4’
ü Rusya’dan yapılmış oldu.

Aralık ayında döviz kurlarında zirveyi gören Türkiye, nakit para akışı için bahar
aylarından itibaren Rusya’dan turist akını da bekliyor. 

### AB’den baskı var, yaptırımlara ‘çok kısıtlı katılım’ olabilir

Türkiye ile temas trafiğinin parçası olan bir Batılı diplomatik kaynak, “Türkiye’nin
açıklamalarının yeterli olmayacağını, yaptırımlara katılmadığı sürece ne tarafta
durduğundan emin olamayacaklarını” söyledi.

Türk yetkililer ise yaptırımlar başlığının “suni” olduğunu vurguluyor ve sadece 
AB ile birlikte adım attığına dair yaptırımların sembolik bir kısmına katılabileceğini
belirtiyor.

Buna göre, Türkiye’nin Rusya ile ilişkilerine ve ülke ekonomisine zarar vermeyecek
şekilde, AB’nin karar verdiği yaptırımlar içinde ortak bir alan bulunarak buna katılması
mümkün olabilir. Konuyla ilgili AB ülkeleriyle görüşmeler sürüyor ancak Ankara bu
konuda henüz bir karar vermiş değil.

Sadece ekonomik değil, Rusya ile ilişkilerin gerilmesi durumunda iki ülke arasında
anlaşmazlık olan ancak ‘beklemeye’ alınmış farklı konularda da gerilim yaşanabilir.
Örneğin İdlib’deki kırılgan ateşkes, Nahçıvan üzerinden Azerbaycan-Türkiye arasında
açılacak koridor, Libya’daki geçiş döneminde Rusya’nın sert tutum takınması, Türkiye
için birçok alanda işleri zorlaştırabilir.
