# Rusya, Ukrayna sınırında tatbikata başladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/rusya-ukrayna-sinirinda-tatbikata-basladi-1687h/
- Yayımlanma: 2014-03-13T12:30:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna sınırına yakın bölgelerde planlı eğitim tatbikatına
başlandığını duyurdu.

Rus haber ajansı İtar-Tass’ın bildirdiğine göre, Bakanlık eğitim tatbikatını, askeri
personelin ateş gücünün etkinleştirilmesi, düşman güçlerinin etkisiz duruma getirilmesi,
mekanize piyade, topçu ve tank  birimlerinin zırhlı araçların kullanımının geliştirilmesi
için yapıyor.

Ayrıca dağlık ve kış koşullarında yeni teknolojiyle donatılmış savaş araçlarının
kullanımı, gece ve görüş mesafesinin düşük olduğu koşullarda hedefe zamanında ulaşma
ve savaş taktikleri denenecek.

Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Vladimir Şamano da merkezi komuta tatbikatı
kapsamında hava gücünün bir kısmınının Rostov bölgesine aktarılması emrini verdi.
Rostov’daki Kuzminki birliğine paraşutla bin 500 asker, askeri araçlar ile çeşitli
malzemeler indirildi.

Ukrayna sınıra yakın Rostov, Belgorod, Kursk ve Tambov bölgelerinde yapılan planlı
tatbikat, mart ayının sonuna kadar sürecek. 

Avrupa Birliği (AB), 6 Mart’ta Ukrayna konusunda**AB’den Rusya’ya yaptırım hazırlığı**
devlet ve hükümet başkanları seviyesinde yapılan zirvede üzerinde anlaşılan üç aşamalı
stratejinin ikinci ayağı çerçevesinde Rusya’ya yaptırım uygulamaya yönelik hazırlık
yapıyor.

AB liderleri, krize diyalog yoluyla çözüm bulunmasına katkı sağlamak amacıyla görüşmelere
başlanmaması durumunda Rus yetkililere Birlik ülkelerine seyahat yasağı getirilmesi,
mal varlıklarının dondurulması ve AB-Rusya Zirvesi’nin iptalinden oluşan üç yaptırımı
devreye sokma kararı almışlardı.

Liderlerin aldığı kararlar çerçevesinde hazırlıkları başlatan AB ülkeleri, Kırım’ın
Rusya’ya bağlanması konusunda pazar günü yapılacak referandumdan vazgeçilmemesi 
ve Rusya’nın uluslararası aracılarla görüşmeye başlamaması durumunda pazartesi günü
yapılacak AB dışişleri bakanları toplantısında yaptırımları hayata geçirmeyi öngörüyor.

AB kaynakları, seyahat yasağı ve mal varlıklarının dondurulmasını “Ukrayna’nın egemenliğinin
ihlalinden sorumlu olanlarla” sınırlı tutulacağının altını çizerken, Rusya Devlet
Başkanı Vladimir Putin ya da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov gibi isimlerin
listede yer almayacağını belirtiyor.

AB’nin daha önce Libya ve Suriye’de hazırladığı ilk yaptırım listelerinde yaptığı
gibi, Putin’e yakın çevrede bulunan askeri ve siyasi üst düzey yetkililerin listeye
dahil edilmeleri bekleniyor. Rusya’nın işbirliği içine girmemesi halinde ise bu 
listenin genişletilmesi gündeme gelebilecek.

AB, olası yaptırımların etkisini artırabilmek için üçüncü ülkelerin de bu yaptırımlara
paralel hareket etmelerini sağlamaya çalışıyor.

Ukrayna’daki krizde, özellikle de Kırım’daki durumda radikal bir değişiklik olmaması
halinde AB dışişleri bakanlarının yaptırım kararlarına onay vermelerine kesin gözüyle
bakılıyor.

AB’nin devreye sokmayı planladığı yaptırımlara rağmen Rusya’nın tavrını koruması
halinde ise üç aşamalı stratejinin son ayağının da devreye sokulması ve silah ambargosu
ile ekonomik boyutlu yaptırım kararı alınması olasılığı bulunuyor.

**ABD Senatosu Ukrayna’ya desteği onayladı**

ABD’de, Senato Dış ilişkiler Komitesi Ukrayna’ya destek paketiyle IMF reformunu 
kapsayan kanun tasarısını onayladı.

ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi, Ukrayna’nın yeni hükümetine 1 milyar dolarlık
kredi garantisi, Rusya’ya ekonomik yaptırımlar ve Uluslararası Para Fonu (IMF) reformunun
kabulünü içeren tasarıyı 3 ret oyuna karşı 14 kabul oyuyla onayladı.  

Kanun tasarısına göre, hükümet karşıtı eylemler sırasında insan hakları ihlaline
karışan, yolsuzluğa bulaşan veya Ukrayna’nın güvenliğine ve istikrarına zarar verecek
eylemlerin içinde yer alan Rus veya Ukrayna vatandaşlarının ABD’deki mal varlıkları
dondurulabilecek bu kişilere seyahat yasağı konabilecek veya vize başvuruları reddedilebilecek.
Bazı senatörlerin önerdiği Rus bankalarının veya enerji firmalarının takibe alınması
hükmü ise tasarıda yer almadı.  

Tasarı, ABD yetkililerince Ukrayna’ya doğrudan finansal yardımının yanı sıra 1 milyar
dolarlık kredi garantisi sağlanması ve bu ülkeden çalınmış varlıkların iadesine 
destek verilmesini de karara bağlıyor.

Kanun tasarısı aynı zamanda 2010 yılında IMF tarafından önerilen ve ABD dışında 
tüm ülkeler tarafından kabul edilmiş olan reform paketini de onaylıyor. IMF reform
paketi, gelişmekte olan ülkelerin karar alma sürecindeki ağırlığını artırırken kurumun
finansal kaynaklarını da genişletiyor.

Gözlemciler, oylanmak için Senato genel kuruluna giden kanun tasarısının önümüzdeki
hafta sonunda başlayacak kongre tatilinden önce gündeme alınıp alınmayacağının henüz
net olmadığını belirtiyor. Tasarı Senato’dan geçtikten sonra Temsilciler Meclisi’nde
de kabul edilirse kanun haline gelecek.

ABD Hazine Bakanı Jack Lew ve IMF Başkanı Christine Lagarde ayrı ayrı yayınladıkları
açıklamalarda, Ukrayna’ya desteği ve IMF reformunun kabulünü içeren kanun tasarısının
Senato Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilmesinden duydukları memnuniyeti bildirdiler.

**Putin Ukrayna’yı istiyor**

Ukrayna Başbakanı Arseniy Yatsenyuk, “Putin’in ilk planı Kırım’ın yönetimini ele
almak ancak o daha da ileri gidebilir. Başkent Kiev dahil, tüm Ukrayna’yı nasıl 
ele geçirebileceğine dair kesinlikle diğer planları var” dedi.

Yatsenyuk, Beyaz Saray’da ABD Başkanı Barack Obama ile görüştükten sonra gazetecilere
açıklamada bulundu. Rusya’nın Kırım’daki askeri birliklerini geri çekmesi gerektiğini
vurgulayan Yatsenyuk, şöyle konuştu:

“Rusya’nın askerlerini geri çekmesinin siyasi ve diplomatik araçlarla gerçekleşmesinin
en iyi şans olduğuna hala inanıyoruz. Rusya’nın bu tür gerçek bir görüşmeye istekli
olmadığını anlıyoruz ancak 21’inci yüzyılda, tüm uluslararası anlaşmaları ihlal 
ederek, BM Sözleşmesi’ni çiğneyerek ve hiçbir sebebi ve temeli bulunmadan bağımsız
bir ülkeye müdahale ederek Ukrayna topraklarında Rus askerlerinin bulunması kabul
edilemez.”   

 Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e seslenen Yatsenyuk, “Bu savaş duvarını, gözdağı
ve askeri saldırıyı bitirin. Duralım, sakinleşelim” diye konuştu. 

Yatsenyuk, Obama ile görüşmesinin ardından düşünce kuruluşu Atlantik Konseyi’nde
konuştu. Beyaz Saray’daki görüşmesinin oldukça faydalı geçtiğini belirten Yatsenyuk,
Başkan Obama ile “açık, samimi” bir görüşme gerçekleştirdiğini söyledi.

Ülkesinin “dramatik” bir süreç geçirdiğine vurgu yapan Yatsenyuk, yaşananların sadece
Ukrayna ile Rusya’yı ilgilendirmediğini dile getirdi. Yatsenyuk, “Bu, Ukrayna ile
Rusya ile arasında olan bir kriz değil, bu aynı zamanda bir küresel kriz” dedi.

Rusya’nın Kırım’daki askeri güçlerini geri çekmesini ve bir an önce müzakerelere
başlaması çağrısını yineleyen Yatsenyuk, Ukrayna hükümetinin açık bir diyaloğa hazır
olduğunu kaydetti.

Yatsenyuk, Ukrayna halkının ülkenin geleceğini şekillendireceğini dile getirerek,“
Biz hiçbir zaman teslim olmayacağız” ifadesini kullandı.

**Putin’in farklı planları var**

Rusya Devlet Başkanı Putin’in, Sovyetler Birliği’nin çökmesiyle ilgili, bunun geçen
yüzyılın en büyük felaketi olduğunu söylediğini hatırlatan Yatsenyuk, “Bu yüzyılın
en büyük felaketi ise Sovyetler Birliği’nin yeniden inşa edilmesi olacaktır” açıklamasında
bulundu. Putin’in farklı planları olduğunu ileri süren Yatsenyuk, “Putin’in ilk 
planı Kırım’ın yönetimini ele almak ancak o daha da ileri gidebilir. Başkent Kiev
dahil, tüm Ukrayna’yı nasıl ele geçirebileceğine dair kesinlikle diğer planları 
var” değerlendirmesinde bulundu.

Kırım’daki son duruma da değinen Yatsenyuk, Kırım’da meşru bir hükümetin olmadığını,
yaklaşık 18 bin Rus askerinin bulunduğunu belirtti. Yatsenyuk, hafta sonu yapılacak
referandumla ilgili olarak ise “Kırım’daki referandumun meşruluğu bulunmuyor ve 
anayasaya aykırı” ifadesini kullandı.

Kırım’ın Ukrayna’nın bir parçası olduğunun altını çizen Yatsenyuk, Kırım’a gıda,
elektrik ve su vermeyi sürdüreceklerini kaydetti.

Ukrayna Başbakanı, gerginliği tırmandıracak adımlardan da kaçınılması uyarısında
bulundu. Yatsenyuk, “Savaştan kaçınmak için yapabileceğimiz her şeyi yapmalıyız,
çünkü kan akmaya başladı mı, bunun sonu gelmeyecektir. Kan akmasını önlemek bizim
önceliğimiz ama bunda başarısızlığa uğranırsa kan dökülmesi yayılacaktır” dedi.

 
