# S&P’nin Türkiye’de 2026 enflasyon tahmini %20 ile resmi beklentinin üzerinde oldu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/s-p-turkiye-enflasyon-tahmini/
- Yayımlanma: 2025-11-12T19:11:17+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

S&P Türkiye için önemli bir tahminde bulundu. S&P Global Ratings Kıdemli Direktörü
Frank Gill, Türkiye ekonomisinin temel odağının [enflasyonla mücadele](https://www.borsatek.com/ekim-ayi-enflasyon-rakamlari-aciklandi/)
olmaya devam ettiğini belirterek, 2026 yılı için ortalama enflasyon tahminlerini
açıkladı. Gill, “Merkez Bankası’nın 2026 yıl sonu enflasyon hedefi yüzde 16. Bizim
gelecek yıl için ortalama enflasyon tahminimiz yüzde 20 seviyesinde” dedi.

Gill,[ S&P Global Rating](https://www.spglobal.com/ratings/en)s’in basına kapalı
gerçekleşen Türkiye Sermaye Piyasaları Konferansı sonrasında Türkiye’nin ekonomik
görünümünü değerlendirdi. Türkiye ekonomisindeki birçok sektörün enflasyonla mücadelenin
sürdürülmesine ve enflasyon hedeflerine ulaşmaya odaklandığını dile getirdi.

## Enflasyonda ikinci aşama daha zorlu olacak

![S&P'nin Türkiye'de 2026 enflasyon tahmini %20 ile resmi beklentinin üzerinde oldu
Borsatek](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/11/Frank-Gill-sp-2-
1024x576.webp)

Enflasyonda yavaşlamanın sürdüğünü ancak bu düşüşün hız kaybettiğini söyleyen Gill,
[enflasyonun](https://www.borsatek.com/moodys-turkiye-kredi-notu-enflasyon/) yüzde
70’in üzerinde bir seviyeden yüzde 30’lara düşürülerek ilk aşamanın başarıldığını
anlattı. Ancak ikinci aşamanın biraz daha zor olabileceğini ifade etti.

Gill, para politikasının maliye politikası ve diğer yapısal politikalarla koordine
edilmesi gerektiğini vurguladı. “Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in deprem
dışı harcamaları kısıtlama konusunda oldukça ciddi olduğunu düşünüyorum” dedi. Diğer
yandan, KDV tahsilatının çok güçlü olduğunu belirterek, harcama tarafında bazı kısıtlamalar
olduğunu dile getirdi. Bununla birlikte “gelecek yıl enflasyonu mevcut seviyesine
göre yarı yarıya düşürmek için maliye politikası belki de daha da sıkılaştırılmalı”
ifadelerini kullandı. S&P Türkiye’deki mali sıkılaştırma adımlarını destekliyor.

## S&P Türkiye için riskleri dengeli görüyor

![S&P Türkiye](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/SP-1024x573.
jpg)

Türkiye’nin uluslararası net rezervlerindeki artışa değinen Gill, “Net döviz rezervlerinin
seviyesini dikkatle takip ediyoruz. 2024’te rezervler çok önemli ölçüde arttı” dedi.
Cari açığın Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYH) yaklaşık yüzde 1’ine kadar daraldığını
söyledi. Gill, cari açığın mütevazı kalmaya devam edeceğini ve dolayısıyla net dış
finansman ihtiyacının da mütevazı olacağını öngörüyor.

Diğer yandan Gill, Türkiye’de hane halkının altın ve döviz talebinin güçlü seyretmesi
ve tüketimin istenen seviyeden yüksek olması nedeniyle özellikle çekirdek enflasyonun
düşmesinin zorlaştığına işaret etti. Yaz sezonunda yaşanan kuraklığın da gıda fiyatlarına
olumsuz etki yaptığını vurguladı.

Gill, S&P Türkiye’nin mevcut uzun vadeli kredi notunun BB- ve görünümün durağan 
olduğunu söyledi. Şu an için bu seviyenin makul olduğunu düşündüklerini belirterek,“
Riskler dengeli, mali sonuçların oldukça cesaret verici olduğunu düşünüyorum” dedi.
Ancak, özellikle de hane halkının gelecek yıl nasıl davranacağı, dolar mevduatlarına
geri dönüp dönmeyeceği gibi konularda hala bazı cevaplanmamış sorular olduğunu düşündüklerini
değerlendirmesinde bulundu.

## Kredi notu değerlendirmesi 2026 baharında olabilir

![S&P Türkiye](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/11/Frank-Gill-
sp-1024x575.webp)

Gill, 2026 takvimini henüz yayınlamadıklarını belirterek, “S&P Türkiye için bir 
sonraki not değerlendirmesini 2026’nın bahar döneminde yapacaktır” dedi Bu zamana
kadar 2025 yılı mali sonuçlarının da netleşeceğini, net rezerv pozisyonu dahil daha
fazla faktör hakkında veriye sahip olacaklarını söyledi.

Bakan Şimşek’e konferansta sorulan sorulardan birinin, bankaları etkileyen ve halen
yürürlükte olan birçok kontrolün azaltılmasına yönelik herhangi bir plan olup olmadığı
olduğunu anlattı. S&P Türkiye’deki bankacılık sistemini yakından izliyor. Gill, 
hem TL kredileri hem de döviz kredileri için kredi büyümesine aylık tavanlar ve 
bilançolarındaki döviz mevduat payına getirilen sınırlamalar gibi birçok başka düzenleme
daha olduğunu belirtti.

Bu düzenlemelerin bankacılık sisteminin hayatını zorlaştırdığını ve net faiz marjlarına
ve karlılıklarına aşağı yönlü baskı yaptığını ifade etti. Gill, “S&P Türkiye’de 
bankaların çok iyi yönetildiğini düşünüyor diyerek” bunun muhtemelen ekonominin 
güçlü yanlarından biri olduğunu söyledi. Ancak bu durumun, bilançolarını yönetme
biçimlerini karmaşıklaştırabildiğini belirtti.

Sorunun faiz oranının tek başına enflasyonu gerçekten kontrol altına almaya yetmemesi,
faiz üzerinden parasal aktarım kanalının oldukça zayıf olması olduğunu söyledi. 
Ekonomideki likidite miktarını etkilemek için, dolarizasyon oranına, bankalardaki
diğer önlemlere bakmak gerektiğini ifade etti. Yine farklı para türlerinin büyümesine
bir sınır koymaya çalıştıklarını, böylece enflasyon hedeflerine ulaşabileceklerini
belirtti. S&P Türkiye’nin para politikası araçlarını değerlendirdi.

## Asıl mesele enflasyonu tek haneli seviyelere düşürmek

![s&p Türkiye](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/09/enflasyon-
1024x605.jpg)

Frank Gill, Türkiye’de yıllık enflasyonun hali hazırda yüzde 30 civarında olduğunu
ve tahminlerinin bu yıl sonu için yüzde 28 olduğunu dile getirdi. Şu ana kadar çekirdek
enflasyonun kalıcılığına ve gıda enflasyonuna yönelik risklerin oldukça iyi kontrol
altına alındığını ancak risklerin sürdüğünü söyledi. S&P Türkiye’nin enflasyon tahminlerini
paylaşırken, gelecek yıl için ortalama enflasyon beklentisinin yüzde 20 olduğunu
da ekledi.

Gill, “S&P Türkiye’de uzun vadeli kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye dönme
sürecinde enflasyonun tek haneye düşürülmesinin belirleyici rol oynayacağını düşünüyor”
dedi. Türk şirketlerini, hanelerini, işletmelerini tasarruflarını TL olarak tutma
konusunda ikna etmenin önemine işaret etti. S&P Türkiye’de bu adımların önemini 
vurguladı. Bunun yerel para piyasalarını derinleştirmeye yardımcı olacağını ve nihayetinde
ekonomiye fayda sağlayacağını belirtti.

Gill, “Çok yüksek enflasyon ekonomik kararları çarpıtma eğilimindedir. İnsanlar 
kısa vadede uzun vadeli yatırım yapmadıklarını düşünüyorlar” dedi. Ayrıca sermaye
girişlerinin kalitesine de baktıklarını, dünyanın geri kalanından gelen sermaye 
girişlerinin çoğunun kısa vadeli olduğunu söyledi. Bunların gecelik takas piyasasına
portföy girişleri olduğunu ifade etti. Net doğrudan yabancı yatırımların GSYH’nin
belki yüzde 0,4 puanına karşılık geldiğini, bu oranın da Türkiye gibi bir ekonomi
için düşük olduğunu belirtti. Konum olarak Türkiye’nin Asya ve Avrupa’yı bağlıyor
olması nedeniyle muazzam bir potansiyeli olduğunu değerlendirmesinde bulundu.
