# Sabancı’nın Koreli ortağı Türkiye’den çıkıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sabancinin-koreli-ortagi-turkiyeden-cikiyor-14546h/
- Yayımlanma: 2016-08-28T21:20:43+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Demet Sabancı Çetindoğan, perakende ve turizm sektörlerinde son yıllarda büyüyen
Demsa Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkanı. İstanbul Maçka’da açılan St Regis Oteli 
ile turizmde, dünyanın en önemli tasarımcıları ve markalarını bir araya getiren 
Harvey Nichols ve Brandroom gibi mağaza zincirleriyle de perakende sektöründe. Grubun
bir de e-ticaret yapan Kore ortaklı MCJ şirketi var.

Çetindoğan, “Perakendede özellikle AVM’lerdeki satışlarda, otellerimiz ve turizm
acentamızda çok olumsuzluklar yaşıyor” diyor. MCJ şirketinin Koreli ortağı ise yatırımlarını
gözden geçirmek istediklerini bildirmiş. Hatta yatırımlarını çekmek istediklerini
iletmişler. Çetindoğan, ortaklarını bu sürecin geçici olduğuna, ekonomi dahil her
şeyin daha iyi olacağına ikna etmeye çalıştıklarını anlatıyor. “Tabii ne kadar ikna
edebiliriz bilemiyoruz” diyor.

**DÜNYAYA ANLATMALI**

Demet Sabancı Çetindoğan, dünyada Türkiye’nin kaybettiği uluslararası imajın ise
acilen yenilenmesi gerektiğini söylüyor ve ekliyor, “Bu yüzyılda Türkiye’nin dünya
televizyonlarında bir darbe ülkesi gibi anılması kabul edilemez. Verilen imaj, ülkemizi
güvenilir, model bir ülke olmaktan hızla uzaklaştırıyor.”

Türkiye’nin imajının düzeltilmesi için herkese büyük sorumluluk düştüğünü söyleyen
Çetindoğan, “Ortadoğu denen cadı kazanının kenarında yürümenin siyah ve beyaz gibi
keskin ayrımı var. Düşmediğiniz sürece ayaktasınız” diyor ve sözlerini şöyle sürdürüyor:“
İçine itildiğimiz durumu herkes kendi alanında dünyaya anlatmalı. Biz gerek Türkiye
İş Kadınları Derneği, gerekse T-ONE Derneği olarak bütün üyelerimizi, yönetim kurulumuzu
harekete geçirdik. Üyelerimiz Avrupa’nın en önemli kültür çevrelerine sahipler. 
Bu süreçte bütün enerjimizi PR’a ayırmak istiyoruz.”

**ETKİLEMEK KOLAY AMA…**

Ancak bunun çok zor olacağını da şöyle anlatıyor Çetindoğan: “Kişisel ilişkiler 
üzerinden ve kişisel imajımıza dayanarak insanları etkilemek kolay. Ama her gün 
bir patlama haberi, her gün savaş tehdidi haberi ulusal kanallara yansıyorsa bir
süre sonra sizin de inandırıcılığınız kalmıyor. Normalleşme keşke Türkiye’nin elinde
olsaydı. 14 yaşında çocukların canlı bomba olduğu bir coğrafyada normalleşme o kadar
da kolay değil. Ama Türk halkının feraseti, sağ duyusu ve sükuneti gerçekten büyük
nimet.”
Çetindoğan, “Yaşadıklarımız bir kabus gibi” diyor. Böyle bir ortamda kimsenin
kendisini ekonomik olarak güvende de hissedemeyeceğini söylüyor.

Bu gerçeklere rağmen normalleşme için önerisi ise barış eksenli yaklaşımlara sarılmak.

Çetindoğan’ın da anlattığı gibi iş dünyası büyük bir destek ve dayanışma örneği 
verip dünyaya kendi kanallarıyla mesaj vermek için ciddi çaba harcıyor.

Bombalar arasında zor görünse de Türkiye’yi kurtaracak asıl önemli adım, demokrasinin
güçlendirilmesi.Batı için ilk göstergenin ise ekim ayında OHAL’in uzatılıp uzatılmaması
olduğu belirtiliyor.
Jale Özgentürk/Hürriyet
