# Sağlık Bakanı’ndan “risk giderek büyüyor” uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/saglik-bakanindan-risk-giderek-buyuyor-uyarisi-57174h/
- Yayımlanma: 2020-10-23T20:59:47+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca sokağa çıkma yasaklarının bitmesinden aylar sonra vatandaşlara“
evde kalın” çağrısı yaptı.

Bakan Koca’nın açıklamasından satır başları şöyle: 

“Durum bölgesel bir yayılımdan daha ciddi, yeni bir değerlendirme yapmak gerekir.
Riskli bir yükselişle karşıyayız.

“Anadolu’da ilk zirve eylülde görülmüştü, ikinci zirveyi şimdi yaşıyoruz. Büyük 
illerimizde tedbirlere hızlı sarılmış ve sonuç almıştık. Daha büyük bir sınavdayız.
Son birkaç günde riskin boyutu artmıştır.

“Virüsün bulaştığı büyük kişide belirti olmaması sevindirici ama ciddiyetini azaltmıyor.
Salgın virüsün yayılmasının daha fazla hasta olması ve hayatını kaybetmesi değildir,
hayatı sekteye uğratmasıdır da. 

“Bugün Bursa Bilecik, Yalova ve Çanakkale illerinde Covid-19’la ilgili seyiri paylaşmalıyız.
Bursa’da günlük vaka sayısı geçen aya göre 3 kat arttı, Bilecik’te iki kat, diğer
3 ülde bir ay öncesine göre yüzde 50 vaka artışı görüyoruz. 

Önemli bir silahımız filyasyon ekiplerimizin yaptığı çalışmalardır. Hastaların takiplerini
yapıyor ve ilaçlarını evlere kadar teslim ediyoruz. Bursa’daki ekip sayımızı 700’
e çıkarıyoruz. Balıkesir’de 203 ekip sahada, Yalova’da 60, Bilecik’te 66 ekip sahada.

Şehir hastanelerimizin yaşadığı salgından önce bulunduğu bölgelerde yaptıkları katkı
takdire mahzar olmuştur. Cumhurbaşkanımızın hayalim dediği tesislerin çok isabetli
olduğu Elazığ’daki deprem vesilesiyle ve Covid vesilesiyle görmüş olduk. 

Geçen yıl hizmete aldığımız Bursa Şehir Hastanemizde salgın döneminde çok önemli
bir yatırım olduğu görüldü. 

Bursa Devlet Hastanesi’nin pandemi sonrası renovasyonunu yapacağız. Önceki tesislerimize
sahip çıkarak hizmet vereceğiz. Bursalı hemşehrilerimizin şehir hastanesine ulaşımını
sağlamak için 27 Ekim’de metro ihalesi yapılacak. 

Bilecik’te Bozüyük Devlet Hastanesi’nin inşaatı devam ediyor, önümüzdeki yıl hizmete
girecek. 

Bugün değerlendirdiğimiz illerde birçok aile sağlığı merkezi, sağlıklı hayat merkezi
yatırımları da devam ediyor. 

Salgın anadoluda ikinci zirve dönemindeyken İstanbul’da mücadelenin önemi artarken
günlük hayatımızı nasıl sürdürmeliyiz? Bunun tarifini kontrollü sosyal hayat olarak
yapmıştık. Mecburiyetler dışında evde kalalım, hayat eve sığar cümlesini yeniden
hatırlayalım. Dışarıda geçirdiğimiz zamanı asgari düzeye indirmeliyiz. 

Bursa salgın boyunca gördüğü en riskli dönemi yaşıyor. Son bir haftadaki günlük 
vaka sayıları eylüle kıyasla 3 kat fazla. 

Bilecik ilk salgında zirveyi 10 Eylül’de yaşadı, şimdi iki kat arttı. Balıkesir 
ilk zirveyi Eylül başlarında yaşadı, son iki haftada yüzde elli vaka artışı görüyoruz.

Sağlık sistemimiz hastamızı en iyi şekilde tedavi edecek güçtedir. Sahadeki ekiplerimiz
büyük başarı gösteriyor. Önemli olan hastalıktan uzak durarak salgına set çekmektir.

Sizlere açık ve ısrarlı mesajım şudur: Salgınla mücadelede halen tedbirlerden daha
güçlü silahımız yok. Sadece hasta tedavi ederek kazanılamaz, yayılmayı önleyerek
kazanılır, bu da tedbirlere uyarak mümkündür. 

2021’in grip aşısını şimdiden sipariş etmeye çalışıyoruz. Bu yılki siparişi de geçen
yıl etmiştik. Pandemiyle grip aşısının önemi daha da arttı. Bu dönemde herkese yapılması
gerektiği kanaati yayılıyor, böyle bir durum söz konusu değil. 1 milyon 350 bin 
grip aşısını tedarik ettik, 400 binin eczanelerimize verdik. Önümüzdeki iki üç hafta
içinde devamını göndereceğiz. Bunun dışında biz grip aşılarını daha da artırmak 
için yoğun gayret içindeyiz, 2,4 milyona çıktığını söyleyebilirim geçen yıla göre.
Bunu3 milyonun üzerine çıkarma noktasında gayret içnideyiz. Bu durumda arzının çok
olmadığı ama talebin fazla olduğu bu dönemde grip aşısını riskli olan kişilere yapmak
gerekiyor. Bununla ilgili Bilim Kurulumuz çalışma yaptı ve kimlere öncelikli yapılması
gerektiğini belirledi. Özellikle riskli gebelere, doğumdan sonraki 2 hafta içinde
olanlara, 65 yaş üzerindeki bir kronik hastalığı olanlara… 5 yaş altı kronik hastalığı
olan çocuklara, 5-65 yaş arası 2 kronik hastalığı olan kişilere ve özellikle riskli
olan sağlık çalışanlarımıza ve organ nakli olan kişiler olmak üzere… İlk planda 
bunun dağıtımını hedefleyerek planladık. Peyderpey gelen aşıyı bu çerçevede dağıtmış
olacağız. Vatandaşımız riskli olmadığını görüp yaptırmayacak mıyım diye düşünmemeli.
Bu çerçevede dağıtıyoruz. Sağlık çalışanlarına halk sağlığı üzerinden yapılacak.
Devamında bizim özellikle artışını hedeflediğimiz daha fazla tedarik için yoğun 
gayret gösterdiğimiz aşıyı genişletmeyi düşünüyoruz. Telaşlanmayalım, aşının gelişiyle
birlikte dediğim çerçevede yaygın şekilde yapılacak. Bugün riskli görünmeye kişiler
kademelendirmeyle riskli grupta girebilir. Bir sorun yok ve geçen yıla göre 2 kat
fazla aşı tedarik ediliyor.

Kasım ayı sonunda ülkemizde de Faz3 çalışmaları yapılan aşı çalışmalarıyla ilgili
bilgi sahibi olacağız. Vatandaşımızda etkisini görerek erken dönemde aksiyon alma
hedefiyle izin verdik çalışmalara. Kasım sonrası belli olmuş olur. Beklentimiz doğrultusunda
bu bağışık düzeyinin geliştiğine kanaat getirirsek aralık ayında inaktif olan aşıyı
Türkiye’de uygulamayı düşünüyoruz ve bağlantılarımızı böyle yapacağız. Aralıkta 
muhtemelen 5 milyon aşılama yapabiliriz eğer kasım sonunda beklediğimiz gibi sonuç
alınırsa. 

Yerli aşıyla ilgili, 16 çalışma mevcut. Hepsi aynı tip değil. Mart ya da Nisan ayı
gibi FAZ3 çalışması bir noktaya gelmiş olur, aralık ocak şubat gibi yurt dışından
gelen aşıları vatandaşımız için uygun bulursak uygularız. Birden fazla aşı devreye
girecektir. 

Yüz yüze eğitimde şu ana kadar ciddi bir salgına sebep olacak bir durum olmadığını
söyleyebilirim. Okula gitmeyen çocukların yaş grubuyla, devam edenlerin yaş grubunu
kıyasladığımızda, okula gidenlerin, gitmeyenlere göre yüzde 3-4 oranında düşük olduğunu
görüyoruz. Önümüzdeki haftalarda benzer şekilde devam eder mi bilmiyoruz. Kademeli
geçiş planladık biliyorsunuz… 2’sinden itibaren 5 ve 9. sınıflar da başlayacak. 
Belirgin bir artış olmazsa bu durumda diğer sınıflar da açılabilir. Son 2 hafta 
olan artışı görüyoruz. Batı illerinde başta İstanbul’da daha belirgin. 2-3 haftaki
seyre göre bir değerlendirme yapacağız. Okula devam eden çocuklar tedbirler için
daha fazla hassasiyet gösteriyor olabilir. 

Özellikle sokağa çıkma yasağı gibi bir yasağı düşünmüyoruz. Hareketliliğin artmasıyla
birlikte salgının da arttığını biliyoruz. O nedenle tedbirlere uymanın önemli olduğunu,
kalabalık ortamlara girmekten kaçınılması gerektiğini, ev içi bulaşın da arttığını
görüyoruz, misafir alınmamasını önemsiyoruz. Ulaşımın önemli bir kaynak olduğunu
bu çerçevede esnek mesai konusunda hem kamu hem özel sektörde devreye giriyor olmalı.
Günün pik yapan 2 saati var, bu zaman dilimlerini azaltmak gerekiyor, bunun yolu
da esnek mesaiden geçer. Bu dönemde maskenin daha çok sadece koronaya karşı değil,
viral enfeksiyonların, damlacık enfeksiyonların yoğun olacağı bir döneme giriyoruz.
Maske, bu enfeksiyonların hepsi için yüzde doksana kadar önleyici. Aşının koruyuculuğu
yüzde 60’a kadar. Aşı bütün dünyada 50-60 oranında yapılmadıkça bu salgını kontrol
etmek mümkün olmaz. Önümüzdeki 4 5 ay çok önemli. Özellikle bu dönemde influenzayı
çok yorgun görürdük çocuklarda. Şu an sayı artmadı. 

Önümüzdeki dönem Avrupa’da salgın daha da artacak. Dünyada görülen Covid-19 vakasının
yüzde ellisi Avrupa’da. Avrupa şu an pandeminin merkezi. Biz de bundan etkileneceğiz.
Tedbirlere uymaktan geçer bundan etkilenmemenin yolu.
