# “Sanayici maliyet hesabı yapamıyor”

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sanayici-maliyet-hesabi-yapamiyor-75781h/
- Yayımlanma: 2021-11-27T18:29:22+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Türk Lirası’nın döviz karşısındaki değer kaybıyla birlikte girdilerin döviz kuruyla
fiyatlandığı sektörlerde sorun yaşanıyor. İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan,
üreticinin maliyet hesabı yapamadığını söyledi.

Karar’ın [haberine](https://www.karar.com/ekonomi-haberleri/iso-baskani-sanayici-maliyet-hesabi-yapamiyor-1640957)
göre, Bahçıvan, dövizdeki dalgalanmaların sanayi üretimini [olumsuz](https://www.borsatek.com/reel-sektorden-tcmbnin-faiz-kararina-tepkiler-artiyor-73115h)
etkilemeye başladığını belirterek, “Girdilerin büyük ölçüde döviz kurları ile fiyatlandığı
ülkemizde sanayici maliyet hesabı yapamıyor ve geleceği öngöremiyor. Bu durum, yakın
dönemde bazı ürünlerin üretiminde ciddi sıkıntılara yol açabilecek gibi gözüküyor”
dedi.

### İş Birliği ve Sinerjiler Yaratmak

“Üretim Hayatımızın ve Sanayimizin Sorunlarına Çözüm Ararken Odalar Arasında İş 
Birliği ve Sinerjiler Yaratmanın Önemi” başlığıyla bir araya gelen [sanayiciler](https://www.borsatek.com/bahcivan-uluslararasi-fonlar-firsatcilik-yapiyor-58849h)
ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İSO’nun ev sahipliğindeki toplantıya, Gaziantep Sanayi Odası (GSO) Başkanı Adnan
Ünverdi ve GSO Meclis Üyeleri katıldı.

### Ürkütücü sıcak gelişmeler

İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, konuşmasının başında Türkiye’nin 2021
yılını oldukça hareketli ve endişeli bir ekonomik atmosferde kapatmaya hazırlandığına,
kur ve enflasyonda yaşanan ürkütücü sıcak gelişmelerin ekonomi gündeminin diğer 
tüm başlıklarını gölgede bıraktığına dikkat çekti.

Bahçıvan, sanayicinin ihtiyaç duyduğu hammaddeden lojistik ve finansmana kadar, 
üretim süreci için gerekli olan tedarik zincirlerindeki aksamalar ve hammadde maliyetlerindeki
yükselişlerin üretimin üzerindeki baskıları artırdığını vurguladı.

### ‘Nereye kadar gideceğini bilmediğimiz belirsizlik ortamı’

Bahçıvan, “Kurlardaki ucu açık yüksek tansiyon, nereye kadar gideceğini bilemediğimiz
bir belirsizlik ortamı oluştururken, bu ortamın yarattığı finansal riskler adeta
bir kısır döngü haline gelmiş bulunuyor. Girdilerin büyük ölçüde döviz kurları ile
fiyatlandığı ülkemizde sanayici maliyet hesabı yapamıyor ve geleceği öngöremiyor.
Bu durum, yakın dönemde bazı ürünlerin üretiminde ciddi sıkıntılara yol açabilecek
gibi gözüküyor” dedi.

Koronavirüs tedbirlerinin kaldırılmasıyla birlikte Türkiye’ye tedarik talebi geldiğini
ve ihracatın arttığının altını çizen Bahçıvan ancak bu dönemde öngörülebilirlik 
konusunda sorun yaşamanın sanayiciyi üzdüğünü söyleyerek şöyle devam etti:

### Kredi kalitesi olumsuz etkileniyor

“Reel sektörümüzün yüksek yatırım iştahının korunabilmesi için her şeyden önce öngörülebilir
bir fiyatlama ortamının sağlanması, risk priminin makul seviyelere indirilmesi gerekiyor.
Ayrıca son günlerde Türk Eximbank’ın, Merkez Bankası kaynaklı fon akışlarında oluşan
ani kısıtlamalar da ihracatçı sanayicilerimizin kredi kalitesini olumsuz etkiliyor.
Sanayicilerin beklenti oluşturmakta bir hayli zorlandığı bu ortamda iş yapabilme
ve risk yönetebilme yetkinliği de azalıyor. Özellikle geçmişin yüksek enflasyon 
dönemlerini yaşamayan, son 20 yılda göreli finansal istikrar ortamında iş yapmaya
alışık olan yönetici ve çalışanların değişen koşullara uyumunun artırılması ve belirsizlik
altında iş yapma becerilerinin güçlendirilmesi gerektiğini hissediyoruz. Tüm iş 
sahiplerinin ve sanayicilerin bu konuda çok daha dikkatli olmalarını öneriyoruz.”

### ‘Firmalarımız kur baskısı karşısında büyük güçlük yaşıyor’

GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi de Türkiye ekonomisinde faiz, kur ve enflasyon
üçgeninde bir sıkışma yaşandığına ve bunun aşılması gerektiğine dikkat çekerek, 
şöyle konuştu:

“Özellikle iç piyasaya üretim yapan ve ham maddeyi dışarıdan alan firmalarımız kur
baskısı karşısında büyük güçlük yaşıyor. Kur artışları zarara neden olurken, üretici
fiyatlandırma yapamıyor. Bu noktada, üretim ve ihracata dayalı üretim ile cari dengenin
sağlanması konusunda tüm risklere rağmen büyük bir mücadele veriliyor ama kurdaki
yükseliş ve dalgalanmalar enflasyonu tetikliyor. İhracatı artıralım derken enflasyonist
bir döngünün içerisine girmekten de uzak durmamız gerekiyor. Altını çizmek isterim
ki, sanayimizin sürdürülebilirliği için kur, faiz ve enflasyon dengesiyle birlikte;
öngörülebilirlik, istikrar ve güven ortamını ivedilikle tesis etmek zorundayız.”
