# Şapkadan kur farkı çıkınca, bütçe ‘çöp’ oldu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sapkadan-kur-farki-cikinca-butce-cop-oldu-75891h/
- Yayımlanma: 2021-11-29T23:30:33+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip [Erdoğan](https://www.borsatek.com/erdogandan-faizle-ilgili-yeni-aciklama-75727h),
cuma günkü İzmir programında yüksek kur ve düşük faize dayalı yeni bir ekonomi programı
yürüttüklerini söyledi. 19 yıldır bu ekonomi politikasının hazırlıklarını yaptıklarını
ifade eden Erdoğan, “Ne yaparlarsa yapsınlar, bizi üretim, istihdam ve cari denge
odaklı bu ekonomi programımızdan geri döndüremeyecekler. Yüksek faizmiş, düşük kurmuş,
IMF reçeteleriymiş; bunların hiçbiri bizim insanımızın işinden, aşından, geleceğinden
daha önemli değildir” ifadelerini kullandı.

Ancak Erdoğan’ın bu sözleri, henüz Eylül ayında açıklanan ve 2022-2024 yılları arasını
kapsayan Orta Vadeli Program ile (OVP) çelişiyor.

DW’den Pelin Ülker’in [haberine](https://www.dw.com/tr/kur-fark%C4%B1-hedef-%C5%9Fa%C5%9F%C4%B1rtt%C4%B1-b%C3%BCt%C3%A7e-%C3%A7%C3%B6p-oldu/a-59973279?fbclid=IwAR1-sc6Bu2iF6F9pQwTQRfqyFLJYAHaMIFXKvrzb4rgvlh_Oxq54K8w5hN0)
göre, OVP’de hesaplamalar 8,30 TL’lik dolar kuru üzerinden yapılırken yıl sonu kur
hedefi 9,16’ydı. 23 Kasım’da 13,46’yı aşarak tarihi zirvesini gören dolar kuru bugün
12,7 liranın üzerinde. Yılbaşından bu yana gerçekleşen ortalama kur ise 8,42’ye 
ulaştı.

### Milli gelir 11 milyar dolar eridi

Buna göre milli gelir 11 milyar dolar, kişi başı gelir de şimdiden 130 dolar civarında
eridi. Eylül ayında açıklanan OVP’de gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) 801 milyar
dolar, kişi başı gelir de 9 bin 489 dolar olarak hesaplanmıştı. Yılbaşından bu yana
gerçekleşen ortalama dolar kuru üzerinden hesaplandığında GSYH 790 milyar dolar,
kişi başı gelir ise 9 bin 359 dolara iniyor.

Gelecek yıl için hazırlanan ve bugün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan
2022 bütçesindeki büyüklükler de OVP’de 2022 yılı için belirlenen 9,27 TL’lik dolar
kuru tahminine dayanıyor.

Ekonomideki planlamaların dolar kurundaki değişimlere bağlı olduğunu ifade eden 
akademisyenler, yapılan politika değişikliğinin kurlar ve enflasyon üzerinden özellikle
dar gelirli vatandaşları olumsuz etkileyeceğine, büyümede öngörülen TL bazındaki
artıştan ise gelir dağılımı eşitsizliğinden dolayı ücretlilerin çok az pay alabildiğine
dikkat çekiyor.

### 2024 için kur tahmini 10,22’ydi

DW Türkçe’ye konuşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Levent,“
Bütçenin ve OVP’nin hemen çöpe atılması gerekir. Benim önerim yeni bir bütçe yapmak.
Çünkü artık 9,20’li rakamları görmek bir tarafa, şu anda zaten kur 13 civarına gelmiş
durumda” diyor. Orta vadeli programların da hiçbir zaman planlamaya uyulmadığı için
değerini yitirdiğini anlatan Levent, “Bu planlama hakikaten hükümetin nezdinde bir
anlam taşıyorsa 2024 yılında 10,22 öngörülen döviz kuruyla herhangi bir yere varamayız.
Dolayısıyla bunu da tamamen değiştirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullanıyor.

Prof. Levent, 60 yıl önce Güney Kore’de uygulanmış ve şimdi Türkiye’de uygulanmak
istenen politikanın ise şu anki şartlarda geçerli olmayacağı görüşünde. “Faizleri
düşürelim, döviz kurunu artıralım. Böylece ihracat artar, ithalat azalır, cari açık
kapanır, sonra döviz bollaşır, sonra da refaha ereriz gibi bir görüş söz konusu”
diye konuşan Levent, bunun gerçekleşmesi için öncelikle yüksek enflasyonun olmaması
gerektiği görüşünde.

### ‘Artık 1960’ların dünyasında değiliz’

İkinci olarak bunun dalgalı kur rejiminden çıkıp sermaye hareketlerinin kontrolünün
yapıldığı sabit kur sistemine dönülmesini gerektiren bir yaklaşım olduğuna işaret
eden Levent, “Bu yaklaşımın herhangi bir noktaya varması mümkün değil. Çünkü çok
basit ve tek bir neden yeterli bunun için o da teknolojik gelişmeler. Teknolojik
gelişmelerin üretim sürecinde gerçekleştirdiği dönüşümler, artık ücret bazlı, yani
ucuzlamış bir ya da fiyat bazlı, düşük ücretli bir uluslararası rekabeti mümkün 
kılmıyor” diye devam ediyor.

Ekonominin artık 1960’ların dünyasındaki işlemediğini vurgulayan Levent, yüksek 
otomasyonun nitelikli iş gücü gerektirdiğini, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarını
gerçekleştiren şirketlerin gelecek dönemde ana ülkelerinde kalmasının beklendiğini
aktarıyor. Levent, “Bu ortamı hiç değerlendirmeden sanki 1960’ların dünyasına ışınlanmışız
gibi bir yaklaşımla böyle bir öneride bulunmak abestir. Bu, kendilerinin cehaleti
bir yana bu ülke insanına yapılmış büyük bir haksızlıktır. Dolayısıyla bundan da
acilen vazgeçilmesi gerekiyor. Aksi halde çok ciddi bir duvara çarpma durumuyla 
karşı karşıya olacağız ve bunun ceremesini de Türkiye’de yaşayan özellikle yoksullar
başta olmak üzere bütün insanlar çekecektir” ifadelerini kullanıyor.

### Enflasyon yüzde 25’e gelebilir

Eylülde tahmin edilen 16,2’lik enflasyon tahmininin de gerçekleşmesi zor görünüyor.
Türkiye İstatistik Kurumu’na göre (TÜİK) ekim ayında enflasyon yüzde 19,9’a yükseldi.

Ekonomistler bu Cuma günü açıklanacak Kasım ayı enflasyonunun yüzde 20’yi geçmesini
bekliyor.

Enflasyonun bu ay yüzde 22-25 arasında gerçekleşeceğini öngören Prof. Levent, tüketici
fiyatları ile üretici fiyatları arasındaki makasın kapanmaya başlaması gerektiğini
söylüyor. Enflasyonda asıl büyük sıçramanın ise Ocak 2022’de gerçekleşeceğini ifade
eden Levent, “Minimum yüzde 100 yüzde 150 yarısında doğalgaza zam gelecektir. Bunun
anlamı da elektriğe zam, enerjinin bütünü de takip edecektir bu zamları. İğneden
ipliğe her şeye zam gelecek demektir. Perakendeye yansımaması mümkün değil” diye
konuşuyor.

### ‘Milli gelir dolar bazında düşecek’

Yarın ise yılın üçüncü çeyreğine ait gayrisafi yurt içi hasıla verisi açıklanacak.

Büyümenin yüzde 10-11 civarında olması bekleniyor. Ancak dolar bazında hesaplandığında
aslında büyümenin OVP’de belirlenen tahmine ulaşması zor görünüyor.

DW Türkçe’ye konuşan iktisatçı akademisyen Prof. Dr. Mehmet Şişman, “Orta Vadeli
Program 801 milyar dolar öngörüyordu. Bunun 790 milyar dolar civarında gerçekleştiğini
göreceğiz üçüncü çeyrekte. Dördüncü çeyrekte de eğer dolar kuru bu ivmeyi sürdürürse,
son bir ayda yüzde 30, yılbaşından bu yana yüzde 60 civarı bir artış var maalesef.
Böyle giderse yani yüzde 30’larda bile kalsa bu yine Orta Vadeli Program’ın çok 
altında kalacağı açık” diyor.

2021 büyümesi TL bazında yüksek görünse de bunun gelir dağılımı eşitsizliğinden 
dolayı refah ölçütü olarak bir anlam taşımadığını, vurgulayan Prof. Şişman, “Emekçi
sınıfların büyümeden yararlanması çok zayıf kalmıştır. Hemen hemen bundan hiç yararlanamamışlardır.
Çünkü enflasyondan olumsuz etkilenmişlerdir. 2021 yılının büyümesi bu şekilde özetlenebilir”
ifadelerini kullanıyor.

 

 

 
