# Saray ve uçağın maliyeti 1.8 milyar lira

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/saray-ve-ucagin-maliyeti-1-8-milyar-lira-4199h/
- Yayımlanma: 2014-11-04T09:42:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, milletvekillerinin
2015 yılı bütçesinin geneli üzerindeki soru ve eleştirilerine cevap verdi.

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın toplam maliyeti ve maliyetin hangi bütçeden karşılanacağı
sorusunu yanıtlayan Şimşek, yeni hizmet binasının proje bedelinin toplam 1 milyar
370 milyon lira olduğunu, bu zamana kadar tümü Başbakanlık bütçesinden olmak üzere
963,4 milyon lirasının harcandığını, 2015 yılında tamamlanmasının planlanması nedeniyle
söz konusu yıla ilişkin bütçeye 300 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.

**Kenan Evren bile daha insaflıydı” eleştirisine yanıt**

Yeni Gelir Vergisi Kanun Tasarısı hazırlanırken ilgili kesimlerle görüşülmediği 
eleştirisinin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Şimşek, konuyla ilgili tüm kesimlerle
görüşme yapıldığını ifade etti.

Vergi sisteminde birtakım sorunların olduğunu, zaten bunun için çalışmalar yaptıklarını
anlatan Şimşek, 10-12 yıllık dönemde vergi sisteminde büyük bir tahribatın olduğuna
ilişkin eleştirilere ise katılmadığını söyledi. Şimşek, “Kenan Evren bile daha insaflıydı”
eleştirisi üzerine ise o dönemle bu dönemin arasında önemli farklar olduğunu, dolayısıyla
iki dönemin karşılaştırılabilir olmadığını kaydetti.

“Bu yapı iyi mi? Değil. OECD tanımına göre baktığınız zaman dolaysız vergide durum
yine iyi değil” diyen Şimşek, bunun için Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nı hazırladıklarını
bildirdi. Bu tasarıyla önemli düzenlemeler yapmak istediklerini anlatan Şimşek, “
Maliye’nin sıkıntısı şu; mükellefin vergi kaçırdığını ispat yükümlülüğü bizdedir,
bu çok zordur. Halbuki anglosakson ülkelerinde, hatta kıta Avrupası’nın bazı ülkelerinde
bu yükümlülük mükellefe aittir. Ben her serbest meslek erbabına, ofise denetim elemanı
24 saat boyunca koyamam ki. Koysam bile tespit edemem ki. İşin bu boyutu var” diye
konuştu.

**Asıl sorun dolaysız vergilerde**

Türkiye’nin asıl sorununun dolaysız vergilerde olduğunu belirten Şimşek, bunun için
de dört gözle Gelir Vergisi Kanun Tasarısı’nın yasalaşmasını beklediklerini söyledi.
Şimşek, dolaysız vergilerdeki sorunların çözümü halinde rekabet gücünü etkileyen
dolaylı vergilerde indirime dahi gidilebileceğini kaydetti.

**Suriye’den gelen göçmenlere bütçeden 2,3 milyar lira harcandı**

Suriye’den gelen göçmenlerin maliyetinin sorulması üzerine de Şimşek, “Bugüne kadar
bütçeden 2 milyar 315 milyon 629 bin 152 lira harcanmış. Şimdi diyeceksiniz ki, ‘
Bazı rakamlar zikrediliyor, buradaki fark ne?’ Birleşmiş Milletler’in bir standardı
var. Çünkü bu konudaki harcamayı sadece bütçeden yapmıyoruz. Mahalli idarelerin 
çabaları var, başka ayni yardımlar var. Bizdeki rakam en son 4,5 milyar dolar” ifadesini
kullandı.

Tarım arazilerinin çiftçilere satışı için genelgenin ne zaman çıkacağına yönelik
soruyu da yanıtlayan Şimşek, buna ilişkin söz aldığını ve genelgenin 1 ay içinde
çıkacağını söyledi.

(Memur maaşlarına enflasyon farkı) Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor

Şimşek, memur maaşlarına 2015 yılında enflasyon farkının verilip verilmeyeceğiyle
ilgili soruyu da şöyle yanıtladı:

“Bu seneye ilişkin bir fark öngörülmüyor. Neden? Çünkü toplu sözleşme yapıyorsunuz.
Toplu sözleşmede, sadece 175 liralık brüte bakarsanız o çok kısmi olur. Öğretmenlerimize
ayrıca 75+75 lira seyyanen artış sağlandı. Sadece bunun etkisi yanlış hatırlamıyorsam
1 milyarın üzerindeydi. Bu hususu hiç dikkate almıyorsunuz. 4C’ye ilişkin, geçici
personel ücretlerinde brüt ilave 350 lira artış, artı bir de aile yardımı getirildi.
Bunların hepsini dikkate aldığınız zaman, olay göründüğü gibi değil. 2014 yılında
en düşük memur maaşı bu haliyle yüzde 8,3 artmış olacak, ortalama memur maaşı artışı
yüzde 8,5. Yeni göreve başlayan öğretmen maaşı ise yüzde 14,4 artacak. En düşük 
memur emekli aylığı yüzde 12,8. 5’inci dereceden emekli olan bir memurun ikramiyesi
yüzde 12,4 oranında artmış olacak. 2014 yılı için 10 aylık TÜFE yüzde 8,45. Yılın
tamamı için de yüzde 9,4 olarak öngörülüyor. Burada bir toplu sözleşme söz konusu.
Hem toplu sözleşme yapacaksınız hem de sonra geri dönüp…”

**Hiçbir vergide oran artışı öngörülmüyor**

Vergilerdeki oranlara da değinen Şimşek, hiçbir vergide oran artışı öngörülmediğini
bildirdi. Şimşek, sadece yeniden değerleme oranı çerçevesinde standart uygulama 
olarak bir artışın öngörüldüğünü ifade etti.

Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’yla ilgili kendileri açısından mevzuatla ilgili 
bir sıkıntının olmadığını belirterek, “Orası Orman Genel Müdürlüğü’nündü. Orman 
Genel Müdürlüğü, Başbakanlık’la bir protokol imzaladı. Protokol çerçevesinde, orası
Başbakanlığa devredildi. Orman Genel Müdürlüğü’ne de bunun karşılığında şu anda 
Şap Enstitüsü’nün olduğu yer verildi ama henüz tabi taşınamadılar” dedi.

**Vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısı 260**

Vergi muafiyeti tanınan arazilere ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, Bakanlar
Kurulu Kararı ile vergi muafiyeti tanınan vakıf sayısının 260 olduğunu bildirdi.
Söz konusu rakamın yıllara göre dağılımını da veren Şimşek, 1991 yılına kadar 115,
1992-2001 yılları arasında 77, 2002-2014 yılları arasında da 68 vakfa muafiyet tanındığını
kaydetti.

Kamuoyunda 2B olarak bilinen arazilerin satış gelirlerine ilişkin son rakamları 
da paylaşan Şimşek, söz konusu satıştan bugüne kadar 3,2 milyar lira gelir elde 
edildiğini bildirdi.

Uzlaşma sistemini kaldırmaya ben dünden razıyım

Uzlaşma sistemine gelen eleştiriler üzerine de Şimşek, bu sistemi kaldırmaya kendi
adına dünden razı olduğunu söyledi. Bazı firmaların vergilerine ilişkin sorulan 
sorular üzerine ise Şimşek, “Benim bu konuda size açıklama yapmamı beklemeyin, çünkü
mahremiyet var. İstiyorsanız yüce Meclisimiz bana, bu bilgileri Meclis’le paylaşmak
üzere yetki versin, değiştirelim. Gelin yüce Meclis bu 2 konuda karar versin. Mağduriyetlere
yol açmayacak şekilde başka bir sistem getirelim, bu uzlaşmayı kaldıralım” değerlendirmesinde
bulundu.

**Maliyeti 185 milyon dolar**

Maliye Bakanlığı Mehmet Şimşek, TC-TUR tescilli yeni Cumhurbaşkanlığı uçağı için
bütçeden herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, “Uçağın sözleşmede yer alan
satın alma bedeli ile uçak içinde yapılan bazı düzenlemelerle birlikte toplam maliyeti
185 milyon dolardır _(yaklaşık 412 milyon lir_a)” dedi.

Ak Saray’ın bedeli 1 milyar 370 milyon lira

Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın toplam maliyeti ve maliyetin hangi bütçeden karşılanacağı
sorusunu da yanıtlayan Şimşek, yeni hizmet binasının proje bedelinin toplam 1 milyar
370 milyon lira olduğunu, bu zamana kadar tümü Başbakanlık bütçesinden olmak üzere
963,4 milyon lirasının harcandığını, 2015 yılında tamamlanmasının planlanması nedeniyle
söz konusu yıla ilişkin bütçeye 300 milyon lira ödenek ayrıldığını bildirdi.

Güvenlik harcamaları

Güvenlik harcamaları için bütçeden ayrılan paya ilişkin bir soru üzerine Şimşek,
bu yıl için yaklaşık 45 milyar lira ayrılan ödeneğin, 2015 yılında 47,4 milyar liraya
çıkacağını ifade etti.

Şimşek, bu artış oranının neredeyse deflatörün altında olduğunu belirterek, “Öyle
bir hava estiriliyor ki sanki Türkiye savaşa girecekmiş gibi. Yok öyle bir şey. 
Biz tam aksine bölgemizde huzur, barış… Bu bölge çok çekti, Ortadoğu’da çok gözyaşı
döküldü” dedi.

Güvenlikle ilgili kurumların bütçesinin milli gelir içindeki payının 2002 yılında
yüzde 3,5 olduğunu anımsatan Şimşek, bu oranın gelecek yıl 2,44’e inmesinin beklendiğini
kaydetti. Şimşek, TOKİ’nin inşa ettiği kalekollar için bu yıl harcanacak paranın
300-500 milyon lirayı geçmeyeceğini bildirdi.

**Örtülü ödenek**

Kamuoyunda “örtülü ödenek” olarak bilinen gizli hizmet giderleri hakkında da konuşan
Şimşek, bunun genel bütçe başlangıç ödeneklerinin toplamının binde 5’ini geçemeyeceğini
söyledi.

Şimşek, bu kapsamda geçen yıl 990,3 milyon lira, 2014 yılının başından bu yana da
874,9 milyon lira harcandığını dile getirerek, bütün harcamaların kanunlar çerçevesinde
gerçekleştirildiğinin altını çizdi.

Ödenek üstü harcamalara ilişkin bir soru üzerine Şimşek, Bütçe Kanunu’nun vermediği
hiçbir yetkinin kullanılamayacağını vurguladı.

Şimşek, 2013 yılında ödeme gücü olmayanların prim giderlerinin ödenmesi konusunun
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan alınarak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na
verilmesini örnek göstererek, “Bir bakanlıktan alıp başka bir bakanlığa vermek ancak
onu yedek ödeneğe alıp başka bir bakanlığa aktarmakla oluyor. Başka türlü yapamıyorum
ve bu ödenek üstü harcama olarak görünüyor” diye konuştu.

Cari açık dış finansman ihtiyacı yaratıyor

Vergi gelirleri ile büyüme arasındaki ilişkiye yönelik de Şimşek, büyümedeki 1 puanlık
değişmenin vergi gelirlerinde 850 milyon liralık bir etkisinin olduğunun ifade edildiğini
bildirdi. Şimşek, doğru tahmin yapmak için nominal anlamda Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
artışına bakılmasının önemine işaret ederek, vergi gelirlerinin de buna paralel 
olması gerektiğinin altını çizdi.

Türkiye’nin ekonomik kırılganlığına ilişkin değerlendirmeler üzerine Şimşek, Türkiye’nin
kırılganlığının ön plana çıkarılmasının nedeninin esas itibarıyla cari açık olduğunu
kaydetti. Cari açığın yüksek seyrettiğini dile getiren Şimşek, bunun dış finansman
ihtiyacını doğurduğuna dikkati çekti.

Şimşek, kırılganlığına karşın Türkiye’nin çok güçlü yönlerinin de bulunduğunu belirterek,
ülkenin, kırılgan olduğu ifade edilen diğer ülkelere oranla çok farklı bir noktada
olmadığını söyledi.

Hane halkının borçluluk düzeyinin nispeten düşük, döviz borcunun da yok denecek 
kadar az olduğunu anlatan Şimşek, hane halkının sabit faizle borçlandığının altını
çizdi.

Şimşek, kamunun brüt dış borcunun milli gelire oranının 2002 yılından bu yana düştüğünü
dile getirerek, özel sektörün borcunun milli gelire oranının ise arttığını ancak
özel sektörün yatırımlarının da yükseliş gösterdiğini sözlerine ekledi.

T**asarruf oranı 15 civarında olur**

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasarruf oranının 2013’te yüzde 13,4 olduğunu, bu yıl
muhtemelen yüzde 15 civarında kapatılacağını söyledi.

Bütçe hazırlama takvimine ilişkin haklı eleştirilerin yapıldığını anımsatan Şimşek,
anayasa gereği bütçeyi Meclis’e zamanında gönderdiklerini kaydetti. Son yıllarda
biraz daha erken dahi göndermeye başladıklarını anlatan Şimşek, buna karşın Orta
Vadeli Program (OVP) ile Orta Vadeli Mali Plan’ın (OVMP) yaklaşık 20 gün ile 1 ay
gecikmeli açıklandığını ifade etti. Şimşek, “Bahane uydurabilirim ama uydurmayacağım.
Bu komisyon bir özrü hak ediyor, takvime uymamız lazım, hiçbir bahane bunu açıklamaz”
dedi.

Bütçe hedeflerinin tutmadığına ilişkin eleştirilere de yanıt veren Şimşek, rakamları
kesinleşen 2013 yılından örnekler verdi.

Bakan Şimşek, 2013 için başlangıç OVP’sinde büyümeye, işsizliğe, enflasyona, cari
açığa ve bütçe dengesine ilişkin öngörülerin yaklaşık olarak tutturulduğunu belirterek,
tüm dünyada tahminlerin ne ölçüde tutturulduğuna ilişkin bir çalışma yapılsa, en
küçük sapmaların Türkiye’de olacağını ifade etti.

Bu yıl için de OVP’de belirtilen öngörüleri paylaşan Şimşek, ilk OVP’de büyümenin
yüzde 4 olarak öngörüldüğünü, ardından yüzde 3,3’e revize edildiğini söyledi. Bu
revizyonun, IMF’in gelişmekte olan ülkeler için yaptığı revizyona aşağı yukarı paralel
olduğuna işaret eden Şimşek, sadece Avrupa Birliği öngörülen kadar büyüseydi ve 
Irak’taki problemler yaşanmasaydı, Türkiye’nin bu yıl muhtemelen yüzde 4 büyüyeceğini
kaydetti.

Nokta tahminlerinin tutma ihtimalinin çok zor olduğuna değinen Şimşek, IMF’in tahminlerine
de bakıldığında bunun çok açık şekilde görüleceğini belirtti. Şimşek, buna karşın
tahminlerin yapılmak zorunda olduğunu bildirdi.

(Cari açık) Enerji hariç milli gelirin yüzde 1’i kadar fazla var

Cari açığa ilişkin bazı milletvekillerinin, “Enerji hariç bile açık var” iddialarına
da cevap veren Şimşek, 12 aylık bazda bakıldığı zaman enerji hariç milli gelirin
yüzde 1’i kadar fazlanın olduğunu söyledi. Şimşek, bütçeye ilişkin tahminlerin de
tutturulacağını vurguladı.

Bunlara karşın, enflasyonda önemli bir sapmanın olduğunu dile getiren Şimşek, bunda
da kuraklığın büyük etkisi olduğunu ifade etti.

**İstihdam sağlamada Türkiye’nin performansı hala oldukça iyi**

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, işsizlikle ilgili rakamların çok konuşulduğuna da değinerek,
şöyle konuştu:

“İstihdam sağlamada Türkiye’nin performansı hala oldukça iyi. Bu yıl için yanlış
hatırlamıyorsam 540 bin civarında ilave istihdam öngörüyorduk, muhtemelen bunun 
üzerinde bir istihdamla kapatacağız. Sadece işgücüne katılımda 1 yıllık süreçte 
2,2 puanlık bir artış var. Bunun yaklaşık karşılığı 1 milyona yakın ilave. İşgücüne
bir katılım var bir de çalışma çağındaki nüfustaki artış var. Bunları dikkate aldığınız
zaman Türkiye’de işsizlik oranının artmaması, böyle şartlar altında mucize olur.
Dolayısıyla o anlamda hiç sürpriz değil.”

Özellikle jeopolitik gerginlikler bağlamında, bu yıla en yakın yıl olarak 1991’i
örnek gösteren Şimşek, 1990 yılında Irak’ın Kuveyt’i işgal ettiğini ve aynı yılın
yaz aylarında işsizliğin başladığını söyledi. Şimşek, 1991 yılında büyüme öngörüsünün
yüzde 5,9 olduğunu ama 0,3’le kapatıldığını, bütçede ise öngörülenin 2 katı kadar
açık verildiğini söyledi.

**2017 yılına kadar tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz**

OVP’nin, yapısal problemlere çözüm üretmediğine ilişkin eleştirilere de cevap veren
Şimşek, 2013 yılında cari açığı azaltacaklarını, tasarruf oranlarını artıracaklarını
söylediklerini hatırlattı.

Şimşek, şunları belirtti:

“Tasarruf oranı 2013’te yüzde 13,4’tü. 2014 yılını muhtemelen yüzde 15 civarında
bir tasarruf oranıyla kapatacağız. Yeterli mi? Değil ama hedefe yönelik bir süreç
var. 2017 yılına kadar da tasarruf oranını yüzde 17’nin üzerine çekmeyi düşünüyoruz.
Aynı şekilde, yüzde 8 civarında bir cari açık vardı, şimdi yüzde 5,7. Tabi cari 
açık ciddi bir yapısal sorun. Cari açık önemli ölçüde katma değer zincirindeki yerimizle
ilgilidir ama önemli ölçüde de son 10 yılda, özellikle de emtia fiyatlarında bazılarına
göre süper döngü dedikleri bir dönem söz konusu. Şimdi bunu göz ardı edemeyiz. Önümüzdeki
10 yıl içinde muhtemelen emtia fiyatlarının etkisi zayıflayacak ve bizim OVP’de 
öngördüğümüzden daha güçlü bir iyileşme söz konusu olabilir.” 
