# Savunmada yeni teknolojilere rekor yatırım

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/savunmada-yeni-teknolojilere-rekor-yatirim-24366h/
- Yayımlanma: 2017-06-16T11:59:15+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Savunma sanayinde 2015’te 904 milyon dolar olan ürün ve teknoloji geliştirme harcamaları
geçen yıl yüzde 39 artışla 1 milyar 254 milyon dolara ulaştı. Bu miktarın 1 milyar
144 milyon dolarlık kısmı ürün geliştirmeye, 110 milyon dolarlık bölümü teknoloji
geliştirmeye ayrıldı.        
         Ciroya göre ürün ve teknoloji geliştirme 
harcamaları oranı yüzde 21’i buldu.                 Ürün ve teknoloji geliştirme
harcamaları 2012’de 772 milyon, 2013’te 927 milyon, 2014’te 887 milyon dolar olmuştu.
Ürün ve teknoloji geliştirme harcamalarının toplamındaki pozitif gelişme, öz kaynaktan
yapılan harcamalara da yansıdı. 2015 yılında 287 milyon dolarda kalan bu alandaki
öz kaynak harcaması, geçen yıl yüzde 79’luk artış gösterdi ve 513 milyon dolarla
rekor seviyeye ulaştı.                 Öz kaynaklardan yapılan ürün ve teknoloji
geliştirme harcamaları 2012’de 200 milyon, 2013’te 237 milyon, 2014’te 350 milyon
dolar olarak gerçekleşmişti.      

**Devletten 741 milyon dolarlık destek    **    
         Proje kaynakları ve teşviklerle
desteklenen harcamalarda ise yüzde 20 artış kaydedildi. Bu da ürün ve teknoloji 
geliştirme çalışmalarına devlet desteğinin yoğun şekilde devam ettiğini gösterdi.
Devlet söz konusu çalışmalara 2012’de 527 milyon, 2013’te 690 milyon, 2014’te 537
milyon, 2015’te 616 milyon, 2016’da 741 milyon dolarlık destek verdi.           
Sektör oyuncularının ürün ve teknoloji geliştirme çalışmalarına tahsis ettiği öz
kaynaktaki düzenli artış, geleceğin garanti altına alınması açısından önem taşıyor.
Önümüzdeki dönem modernizasyon projeleriyle geleceğin teknolojilerinin ve ürünlerinin
ortaya konulması konusundaki çalışmalara hız verilmesi gerektiği belirtiliyor. Ayrıca
mevcut ürün ve projelerde dışa bağımlılığı minimize edecek yerlileştirme çalışmalarıyla
teknoloji geliştirme faaliyetlerinin önemine dikkat çekiliyor.                 Genel
olarak ürün ve teknoloji geliştirme harcamalarındaki yıllara sari eğilimin sektörün
sürdürülebilirliği ve rekabetçiliğinin gelişmesi yönünden olumlu olduğu değerlendiriliyor.

**Hedef, temel ve ileri teknolojilerde mutlak yerlilik    **    
         Savunma
Sanayii Müsteşarı İsmail Demir, AA muhabirine, sektördeki Ar-Ge yatırımları ve Müsteşarlığın
bu konudaki politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.               Müsteşarlığa
tanınan yetki kapsamında uzun zamandır hayata geçirmek için çaba harcadıkları Ar-
Ge Panelinin ilkini 22 Aralık 2016’da gerçekleştirdiklerini anımsatan Demir, toplantı
sonucu ileri malzemeler, algılayıcılar ve bilgi teknolojileri alanında 6 projenin
başlatıldığını söyledi.               Bu projelerle ilgili “geniş alan çağrıları”
yapıldığını ifade eden Demir, SAGA olarak adlandırılan çağrılarla belirlenen teknoloji
alanlarındaki teknik ve taktik ihtiyaçların karşılanması amacıyla son ürün teslimatı
içermeyen, analiz veya masa üstü ölçekli prototiplerde doğrulanan, teknik gösterimler
içeren proje önerileri aldıklarını belirtti.               SAGA ve Ar-Ge projelerinin
artarak devam edeceğinin altını çizen Demir, şöyle devam etti:               “Yeni
düzenlemeyle çok daha dinamik bir süreçte Ar-Ge projeleri başlatıyoruz. Yeni süreç
birçok alanda yeni Ar-Ge projesi demek. Bunlara yönelik kaynak için Savunma Sanayii
İcra Komitesi kararı alınmış durumda, bu açıdan sıkıntı bulunmuyor. Bu çalışmalar,
Türk Silahlı Kuvvetlerimizin mevcut ortamda ve geleceğin muharebe ortamında ihtiyaç
duyabileceği platform ve sistemlerin, milli ve ileri teknolojiye sahip olarak sağlanmasına
yöneliktir. 2020 ve sonrası için belirlediğimiz bir hedefimiz var, temel ve ileri
teknolojilerde mutlak yerlilik. Yeni düzenlemelerle yoğun ve hızlı Ar-Ge süreçleri
tanımlamamızın en önemli sebebi de bu hedefe yönelik organize olma ihtiyacıdır. 
Tüm bu çalışmalar sonucu hedeflediğimiz teknolojik üstünlük, ülkemizi hem askeri
hem ekonomik alanda üst seviyelere taşıyacak ve

**Savunmada Ar-Ge ekosistemi büyüyor**        
       Demir, Türkiye’de Ar-Ge harcamalarının
gayri safi yurt içi hasıla içindeki payının yüzde 1’in biraz üstünde seyrettiğini,
bu oranın 2023 yılına kadar yüzde 3 olmasının hedeflendiğini anımsattı.         
Belirlenen hedefe ulaşmak konusunda özel sektörün önemine dikkati çeken Demir, özel
sektörün Ar-Ge harcamalarında itici güç olduğunu, mevcut politikalarda ve destek
mekanizmalarında rolünün artırılması gerektiğini söyledi.               Demir, dünyadaki
örnekler ve Avrupa Birliği politikaları incelendiğinde toplam Ar-Ge harcamasının
3’te 2’sinin özel sektör, 3’te 1’nin kamu tarafından yapılması gerektiğine işaret
etti.               Savunma Ar-Ge ekosisteminde şu anda 26 üniversite, 59 firma 
ve 6 araştırma merkeziyle projeler yaptıklarını anlatan Demir, şöyle konuştu:   “
Belirlediğimiz yol haritaları artık bu firmaların da yol haritaları olarak benimsendi.
Müsteşarlık olarak belli bir alandaki projeyi başlatmaya ya da yeni bir alanda teknoloji
desteklemeye karar verdiğimizde, bu alanın alt teknolojileri ya da ilgili yan teknolojileri
firmalar için çalışma alanları oluşturuyor. Ne kadar yeni alan açarsak firmalarımız
da bu alanlarda bizim teşviklerimiz dışında kendi kaynaklarıyla o kadar tamamlayıcı
ya da hiç denenmemiş yeni projeler geliştirebiliyorlar. Böylece firmalarımız Ar-
Ge ekosistemini desteklemiş oluyorlar. Diğer yandan Müsteşarlığımızın teklife çağrı
dokümanlarında yer alan, ana yüklenicilere KOBİ, araştırma merkezleri ve üniversitelerle
Ar-Ge yapma kültürünü kazandırmaya yönelik ‘Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü’ kapsamındaki
projeler de, ekosistemi güçlendirmek adına destek verdiğimiz projelerle sektöre 
katkı sağlıyor.”        

**ULAK örneği      **
         Demir, bu kapsamda ürün ve teknoloji geliştirmeye
ayrılan kaynaklarda geçen yıl ortaya çıkan artışın sevindirici olduğunu söyledi.
Yoğun ve hızlı Ar-Ge süreçlerinin firmalara da yansıdığını dile getiren Demir, şunları
kaydetti:               “2015’te öz kaynaklarından 287 milyon dolarlık Ar-Ge harcaması
gerçekleştiren firmalarımız 2016’da bu rakamı 513 milyon dolara çıkardılar yani 
yaklaşık yüzde 80 artış gösterdiler. Sektörümüzün savunma Ar-Ge alanındaki bu çabalarının
sonucunu önümüzdeki dönemlerde ticari olarak alacaklarına inanıyorum. Tüm bu Ar-
Ge çalışmaları teknolojik üstünlük ve ekonomik üstünlük olarak ülkemize geri dönecektir.
Örneğin, ULAK Projesi ile dördüncü nesil (4G) LTE-Advanced teknolojisi, yerli yazılım
ve donanım sistemleri milli olarak ülkemize kazandırıldı. Sistemin yaygınlaşmasıyla
ülkemizin haberleşme teknolojilerindeki dışa bağımlılığı azaltılmış olacak. Bununla
birlikte siber saldırılara karşı milli güvenlik mekanizmalarının güçlendirildiği
kamu güvenliği haberleşme sistemlerinin millileştirilmesi de sağlanabilecek. Bir
Ar-Ge projesi olarak başlayan ve yakın zamanda kurulan ULAK AŞ ile ticarileşme süreci
de tamamlanan ULAK Projesi, ürün ve teknoloji geliştirmeye ayrılan kaynakların ülkemize
ve sektöre katkı olarak nasıl döneceğinin güzel bir örneğidir. Memnuniyetle belirtmek
isterim ki, somut çıktılarını almaya ve kullanmaya başladığımız bu ve benzeri örnekler
artarak devam edecektir.”      
