# Saxo’dan Türkiye değerlendirmesi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/saxodan-turkiye-degerlendirmesi-12037h/
- Yayımlanma: 2016-06-02T10:14:21+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

25 Mayıs’ta yapılan Merkez Bankası toplantısı sonrasında, yatırımcıların gözü yeni
hükümetin adımlarının ne olacağına çevrildi.

21 Haziran’da gerçekleştirilecek bir sonraki Merkez Bankası toplantısında alınacak
kararlar sadece Türkiye için değil, dünya piyasaları için de çok önem taşıyor. Uzmanlar
ABD’deki seçim sonuçları, Birleşik Krallık’taki Brexit, göçmen sorunu ya da Çin’in
tavrı kadar, Türkiye’deki istikrarın da global piyasalar için çok önem taşıdığını
belirtiyor. Bu perspektiften hareketle Saxo Bank FX Strateji Müdürü John Hardy ve
Saxo Capital Markets Strateji Müdürü Cüneyt Paksoy Türkiye piyasalarını analiz etti.

Dünyaca ünlü analist John Hardy, faiz indiriminin kredi faizi için yapıldığını ve
piyasa tarafından zaten beklendiğini belirterek, daha önemli noktanın, mevduat faizinin
indirilmemesi olduğunu söyledi. TL’nin yakın tarihteki büyük zayıflamadan sonra 
hızla toparlanma sürecine girdiğine de dikkat çeken Hardy, konuya ilişkin şunları
söyledi: “Piyasadaki tepki daha çok, bir dizi daha şahin FOMC (Federal Açık Piyasa
Komitesi) yorumuyla ve daha güçlü bir ABD dolarına rağmen aniden çok daha pozitif
ve iyimser olan o günkü global piyasa koşullarıyla ilgiliydi. Bu, faizleri tekrar
yükseltmeye başlamak isteyen FED’in global piyasaları istikrarsızlaştıracağı ve 
gelişmekte olan piyasa para birimleri üzerinde baskı yaratacağı gibi, öncelikli 
endişelere dünyanın aldırmadığının bir işareti de olabilir. Öte yandan, çok kısa
süre önce Türkiye başbakanının istifasının arkasından siyasi endişelerle çok keskin
bir düşüş gösteren TRY için yerel bir rahatlama da olabilir.”

Bu aşamadan sonra, Türkiye Merkez Bankası’nın, -eğer global yatırımcılar bankayı
uygun olmayan şekilde güvercin olarak görürlerse- ekonomiyi TRY üzerinde baskı oluşturarak
desteklemek amacıyla faizleri daha da indirme isteklerini dengelemeye çalışacağını
belirten John Hardy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Diğer bir deyişle, daha güçlü bir
ABD doları gelişmekte olan piyasaları, -özellikle Türkiye gibi hâlâ mevduat açığı
olan ve bunu dengelemek için sıcak sermayeye bağımlı olan piyasaları- baskı altında
tutmaya devam ederken, Türkiye Merkez Bankası gelecek yıl daha fazla indirim eğiliminde
olursa şaşırırız. Eğer faizi indirirlerse, TRY mevcut seviyelerin hatırı sayılır
derecede zayıflayabilir. Ancak, eğer önümüzdeki birkaç ay içinde risk iştahı çok
güçlü kalırsa, Türkiye Merkez Bankası bir veya iki kez indirim yapabilir.”

Saxo Capital Markets Strateji Müdürü Cüneyt Paksoy ise konuya ilişkin şu açıklamaları
yaptı: “Önümüzde Haziran ayı pivot bir ay olacak. Bu ay içerisinde biz, kendi içimizdeki
siyasi süreci izleyeceğiz. Öncelikle de enflasyon ve büyüme verilerine, cari açık
rakamlarına odaklanacağız. Bu rakamlar bizim için hem hükümetin bundan sonraki yapısal
reformları, hem de Merkez Bankası’nın atacağı adımlar için önemli olacak. Yeni kurulacak
hükümetle beraber anayasa değişikliği ile ilgili olası adımları ve bunların piyasaya
etkilerini takip edeceğiz. Eğer içsel dinamikler ve siyasi süreç pozitif olursa,
Merkez Bankası ölçülü faiz indirim manevraları kazanacak.

Paksoy, bu süreçte DOLAR/TL’nin iyi gözlenmesi gerektiğini belirterek sözlerini 
şöyle sürdürdü: “DOLAR/TL de izlememiz gereken önemli seviyeler… Aşağıda destek 
olarak 2,88 – 2,90 bandı aşılmadan TL’nin değer kazanma süreci net olarak ortaya
çıkmayacaktır. Doların global ölçekte güç kazandığı dönemlerde de yukarıda izlenmesi
gereken bölge 2,98 – 3,02 direnç eşiğidir. Bu son döndüğümüz yerdir. Haziran ayı
içerisinde bu eşik eğer aşağı yönlü gelmiyorsa, DOLAR/TL ve destekleri kıramıyorsa
ve 2,98 – 3,02 gibi bir bandı geçiyorsa, yeni bir rekor görme ihtimalimiz yükselir.”
