# Seçim beyannamesinin kayıp kısmı bulundu

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/secim-beyannamesinin-kayip-kismi-bulundu-5912h/
- Yayımlanma: 2015-04-21T16:23:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

AK Parti seçim beyannamesinde yer almayan ve eleştirilere neden olan “Çözüm Süreci”
bölümü beyannameye eklenerek kamuoyuyla paylaşıldı.

Hükümetin büyük önem verdiği ‘çözüm süreci’nin AK Parti seçim beyannamesinde yer
almaması tartışma yaratmıştı. Başbakan Ahmet Davutoğlu bir grup gazeteci ile buluşmasında
konu hakkındaki soruya “Dijital ortamda metin baskıya gönderilirken bazı kaymalar
olmuş, bir iki sayfa düşmüş. Onlar eklenerek beyanname tekrar baskıya gönderilecek”
cevabını vermişti. ‘

Çözüm süreci’ bölümünün de eklendiği AK Parti beyannamesi tekrar basılarak kamuoyuyla
paylaşıldı. İşte AK Parti seçim beyannamesinde yer alan ‘çözüm süreci’yle ilgili
o bölüm:

“Her farklılığı kendi tarihsel ve kültürel derinliği içinde, Türkiye’nin dinamizmine
dönüştüren Partimiz, uzun geçmişe dayalı, pek çok sorunu aşma yolunda önemli projelere
de imza attı.

Bunların arasında; vatandaşlarımızın inanç, mezhep, kültürel kimlik gibi tabii haklarını
kullanabilmelerinin önünün açılması ile çözüm sürecinin başlatılması bulunmaktadır.

Çözüm süreci, ülkemizin demokratikleşmesinde, milli birlik ve kardeşliğinde ve refahında
tarihi bir çabaya karşılık gelmektedir.

İktidara geldiğimiz ilk günden itibaren, milli birlik ve kardeşlik perspektifi ile
siyasetimizi şekillendirdik. Vatandaşlarımızın devletimize aidiyetini zedeleyen,
milletimizin farklılıklarını zenginlik yerine tehdit gören anlayışların, ülkemize
ve devletimize yakışmadığını açık bir şekilde ifade eden bir siyasi anlayışı benimsedik.

AK Parti olarak, milli birlik ve kardeşlik perspektifini pasif bir yaklaşım olmaktan
çıkararak, geçmişin ihmalleriyle kronik hale gelmiş sorunlara aktif bir şekilde 
yaklaştık. Yakın tarihimiz boyunca, hiç bir seçilmiş hükümetin gösteremediği cesaret
ve kararlılıkla sorunların üzerine gittik.

Cumhuriyet tarihinin temel sorunlarından biri olan Kürt sorununun dönüm noktası 
Kurucu Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın, Başbakan olarak, 2005 yılında Diyarbakır’da
yaptığı konuşma olmuştur. Bu konuşma ile tabular yıkılmış, soruna demokratik süreç
içerisinde çözüm bulunacağı dile getirilmiştir.

İlk kez bir hükümet, sorunla açıkça yüzleşme cesaretini göstermiştir. AK Parti’nin
bu cesur adımı, çeşitli terör saldırıları ve provokatif eylemler ile sekteye uğratılmaya
çalışılmış, buna rağmen ülkemizin bu temel ve tarihi sorununun çözümü için kararlılık
devam ettirilmiştir. Terör ve anti-demokratik uygulamaların nihayete ermesi adına,
bir dizi idari ve hukuki reformu hayata geçirdik.

Terörün sona erdirilmesi ve demokratikleşme süreçlerini bir arada yürütme kararlılığıyla,
2009 yılında sivil toplum kuruluşları, akademisyenler ve siyasi parti temsilcilerinin
görüşlerini alarak “Demokratik Açılım”ı ilan ettik. Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi
olarak da adlandırılan bu çalışma ile bir taraftan terörün kaynağını kurutmaya dönük
çalışmalar yaparken diğer taraftan atılacak demokratik adımların çerçevesini ortaya
koyduk.

2013 yılında, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesini daha da olgunlaştırıp, çok boyutlu
bir perspektif içinde, “Çözüm Süreci” ismiyle sürdürdük. Bu süre zarfında, eski 
Türkiye’nin ağır maliyet üretmiş olan sorunlu devlet-vatandaş ilişkileri tamir ettik,
mağduriyet üreten bir çok anti-demokratik uygulamayı ortadan kaldırdık.

AK Parti olarak, eski Türkiye’de telaffuz bile edilmeye çekinilen sorunlarla açık
bir şekilde yüzleşerek demokrasimizin derinleşmesini sağladık. Ret, inkar ve asimilasyon
politikalarına son verdik. Nisan 2013’te Hükümet tarafından belirlenen 63 kişilik
Akil İnsanlar Heyeti Türkiye genelinde çalışmalarda bulunmuş, bunun yanı sıra TBMM’de“
Toplumsal Barış Yollarının Araştırılması ve Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi” amacıyla
kurulan Komisyon da ayrı bir çalışma yürütmüştür. Meclis Komisyonu 2 Aralık 2013’
te çözüm süreciyle ilgili 450 sayfalık bir rapor açıklamıştır.

1 Ekim 2013’te Başbakan Erdoğan tarafından açıklanan Demokratikleşme Paketi’nin 
yanı sıra, 2014 yılında seçimlerde Türkçe dışındaki dillerde kampanya yapmasına 
imkân veren değişiklikler gibi düzenlemelerle çözüm sürecinde ilerleme sürdürülmüştür.
10 Temmuz 2014’te ise kamuoyunda “Çözüm Süreci Yasası” olarak tanımlanan, “Terörün
Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun” yürürlüğe
girmiştir.

Kanun ile çözüm sürecine ilişkin usul ve esasları düzenledik. 1 Ekim 2014’te ise“
Çözüm Süreci Kurulu ile Kurumlar Arası İzleme ve Koordinasyon Komisyonlarının Kurulması”
na ilişkin Bakanlar Kurulu Kararını çıkardık. AK Parti olarak, esas itibarıyla tüm
vatandaşlarımızın faydalanacağı bir özgürlük ortamını tesis etmek için demokratikleşme
konusunda adımlar attık. Bu adımları atarken, her seferinde, açık bir şekilde siyasi
partilerimizi, milli birlik ve kardeşlik sürecimize destek vermeleri için davet 
ettik.

Partimiz, demokratik adımlar için anayasal değişimin şart olduğunun altını çizmiş,
Meclis çatısı altında, yeni bir toplumsal sözleşme için çağrıda bulunmuştur. Muhalefet
partileri bu çağrılara kulak tıkamasına rağmen, AK Parti olarak anayasa değişikliği
gerektirmeyen demokratikleşme adımlarının kahir ekseriyetini atmaktan geri durmadık.
Vatandaşlarımız bu adımlara büyük bir teveccüh göstererek, Çözüm Süreci’ni güçlü
bir şekilde sahiplenmiştir.

20. yüzyıl Türkiye’sinin en maliyetli sorununun Türkiye’nin 21. Yüzyılını da esir
alarak milletimizin ağır faturalar ödemesine müsaade etmeyeceğimizi Çözüm Süreci’yle
açık bir şekilde ilan ettik. Gelinen noktada Çözüm Süreci, sadece ülkemizde değil,
bölgemizdeki huzur ve barış ortamının da reçetesi haline gelmiştir.

Bölgemizde ‘kanlı süreçlerin’ derinleştiği bir dönemde, ülkemizin ‘barış süreçleriyle’
anılmasını sağladık. Bu yönüyle Çözüm Süreci, sadece Türkiye’nin demokratikleşmesi
ve acıların dinmesi için değil, bölgemiz için de birlik ve kardeşlik modelidir. 
Çözüm Süreci, milletimizin esenlik projesidir.

Çözüm Süreci, yüzüncü yılını idrak ettiğimiz, I. Dünya Savaşı’ndaki ve Balkan Harbi’ndeki
acılarımızın bir daha yaşanmamasının teminatıdır. Çözüm Süreci, Türkiye’nin normalleşmesinin
yol haritasıdır. Çözüm Süreci, eski Türkiye’nin anti-demokratik uygulamalarının 
bir daha tekerrür etmemesinin garantisidir. Çözüm Süreci, insan onurunu merkeze 
alan AK Parti’nin insani kalkınma ve 2023 hedeflerine ulaşmasının önemli dinamiklerinden
birisidir. Çözüm süreci, Doğu ve Güneydoğu başta olmak üzere, tüm ülkemiz için aynı
zamanda bir refah sürecidir.

Çözüm Süreci, milletimizin ve devletimizin ayaklarına pranga vurmak isteyenlerin,
maliyet ödetmek isteyenlerin, oyunlarını bozma hamlesidir. Çözüm Süreci, adaletin
tesisi, kalkınmanın devamlılığı için hayata geçirilen insan hakları ve demokrasi
odaklı yerli bir girişimdir.

AK Parti olarak, 7 Haziran’dan sonra da ülkede birlik ve kardeşliği tesis etmeyi
amaçlayan ve dönemsel bir mesele olarak bakmadığımız Çözüm Sürecini kararlıkla sürdüreceğiz.
Demokratik hak ve özgürlüklerin korunmasını yeni anayasa ile güvence altına alacağız.

Özgürlükleri geliştirmeye ve genişletmeye devam edeceğiz. Demokratikleşme ile eş
zamanlı olarak yatırım, üretim ve istihdam imkânlarının geliştirilmesi başta olmak
üzere, terörden etkilenen yörelerimizin ekonomik ve sosyal rehabilitasyonuna dönük
çalışmaları hızlandırarak devam ettireceğiz.

Çözüm Sürecini güvence altına almak ve nihayete erdirmek, kalıcı huzuru tesis etmek
amacıyla çıkardığımız “6551 Sayılı Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin
Güçlendirilmesine Dair Kanun” ile silahın tamamen gündemden çıktığı bir noktaya 
ulaşmak için gereken tüm tedbirleri alacağız.

 
