# Seçimin kazananı hangi emtia olacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/secimin-kazanani-hangi-emtia-olacak-16574h/
- Yayımlanma: 2016-11-09T00:17:45+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Emtia piyasalarında Amerikan Başkanı’na göre kartlar yeniden karılacak. Trump’ın
kazanması halinde analistler petrol, kömür, bakır, altın ve gümüşte alım; Clinton
kazanırsa ise aynı emtialarda satış tavsiye ediyor. Her bir emtianın Trump’ın kazanması
durumunda ‘al’ tavsiyesi verilmesinin nedeni ise başka. Altın – gümüş güvenilir 
liman özelliği ile öne çıkacak. Clinton ise ‘düzenin devamı’ anlamına geldiği için
rahatlama rallisi gelebilir.

ABD seçimlerinde geri sayım sürerken piyasalarda dengeler anketlerden çıkan sonuçlarla
her saat başı değişiyor. Son gelen anketlere göre iki adayın başa baş noktada yarıştığını
ve esas sonucu delege sayısının belirleyeceği seçimde Florida gibi ‘salıncak’ eyaletlerdeki
sonuçlar sadece Amerika’nın değil dünyanın kaderini belirleyecek. Dolara karşı gelişen
ülke para birimleri tarihi değer kayıpları yaşarken emtia tarafındaki hareketlilik
de son dönemde dikkat çekmeye başladı. Trump’ın kazanma olasılığı arttıkça 2008 
krizinin güvenli limanı altına yine rağbet başladı.

Genel olarak emtialarda özellikle 2008 krizinin yaralarını saran ülkeler başta olmak
üzere ihracatın vereceği destekle fiyatlarda bir artış bekleniyor. En temel soru:
Hangi varlık nasıl tepki verecek? Başkan adayları üzerinden konuyu tartışmak orta
vadede hatalı olabilir. Temel belirleyici ABD Kongresi’nin kimin kontrolünde olacağı.
Ancak tarihi seçimin ardından ‘sonraki gün’ fiyatlaması sadece başkanın ismine bağlıdır
denebilir. Temel emtialara bakıldığında son durum şöyle: Altın fiyatları bu yıl 
şimdiye kadar ABD Merkez Bankası Fed’in faiz artışını ötelemesiyle birlikte ağır
bir tırmanışın keyfini sürüyordu. FBI’ın Hillary Clinton’ın e-postalarıyla ilgili
herhangi bir yeni suç unsurunun bulunmadığını açıklamasıyla birlikte kritik direnç
1.300 doları kıran spot altın fiyatları 1288.60 seviyelerine geriledi.

“Seçimin kazananı altın olacak”

State Street Global Advisors’dan altın yatırım stratejisi başkanı George Milling-
Stanley, ABD’de başkanlık koltuğuna ister Cumhuriyetçi aday Donald Trump isterse
Demokrat Hillary Clinton otursun, seçimin kazananının altın olacağını savunuyor.
Ve ekliyor: “Başkanlık seçimlerinin kazananı altın olacak. Ben altın fiyatlarında
Trump’ın seçilmesi durumunda sürekli, Clinton’ın galip gelmesinde ise kısa süreli
bir artış bekliyorum.” Bazı analistler altın fiyatlarının önümüzdeki birkaç gün 
içinde 1,290-1,300 bandı üstünde artabileceğini öngörüyor. Hong Kong merkezli külçe
hizmetleri sağlayıcısı J. Rotbart & Co. şirketinin Yönetici Ortağı Joshua Rotbart
ise “ Eğer seçimleri Clinton kazanırsa altın fiyatlarında daha fazla bir düzeltme
görebiliriz ve spot altın fiyatları 1.250 doların altına bile inebilir” diyor. İngiltere’nin
en büyük bankası HSBC de başkanlık yarışının kazananının kim olursa olsun altında
yükseliş bekliyor. HSBC hazırladığı analizde altının ons fiyatının yıl sonunda 1.400
dolar, gelecek yıl 1.440 dolar, Trump’ın yeni başkan olması halinde ise altının 
1.500 dolara fırlayacağını öngörüyor. Demokrat aday Clinton’ın başkan seçilmesiyle
birlikte altın ve gümüşte kar realizasyonları gelme olasılığı yüksek görülüyor. 
Demokratların genel çevreci yaklaşımı nedeni ile petrol ve Trump umutlarının sönmesi
ile kömür satış yiyecek iki emtia arasında yer alıyor. Trump’ın başkan seçilmesi
halinde altın ve gümüş fiyatlarında yükseliş bekleniyor. Uzmanlar Trump’ın seçilmesinin
kömür fiyatlarına pozitif yansıyacağını belirtirken İran ile ilgili söylemi nedeni
ile petrolde al tavsiyesi yapıyor. Altyapı konusu netleşirse doğrudan bakırla ilişki
kurulacağından Trump’ın başkan olması bakırıda olumlu etkileyecek.

Başkan adaylarının petrol fiyatlarına etkisinin nasıl olacağını saptamak hiçde kolay
değil. ABD toprakları üzerindeki sondaj kısıtlamaları ve enerjide dışa bağımlılığı
tamamen ortadan kaldırmak isteyen Trump’ın petrol piyasasının işine daha çok yarayacağını
beklemek yanlış olmaz.

ABD’yi temiz enerjinin süper gücü yapma hedefindeki Clinton’ın seçilmesi de kısa
vadede petrol piyasalarının çok arzuladığı fiyat artışını verebilir. Hazirandaki
Brexit kararının hemen ardından Brent petrol fiyatları yüzde 6.6 düşmüştü. Arz fazlası
nedeniyle düşüşünü devam ettiren petrol varil fiyatları OPEC üyesi olan ve olmayan
petrol üretici ülkelerin üretimi kısmada anlaşacağı haberleriyle ağustosta 50 doların
üzerini test etti.

Petrol traderları sistem dışı bir aday olması gerekçesiyle Trump’ın zaferinin kısa
vadede petrol fiyatlarını yükseltebileceğini düşünüyor. Aynı zamanda seçimlerde 
Trump’ın galip gelmesinin uzun vadede petrol fiyatlarına negatif yansıyacağını düşünen
uzmanlar da bulunuyor. Hatta seçimlerden bağımsız petrolde yönü esas OPEC’in belirleyeceği
ifade ediliyor. Zira Trump cephesi kullanılmayan kaya gazı, petrol ve doğalgaz rezervlerini
piyasaya sürülmesini ve kömür leasingleri ile kaya gazı enerji mevduatlarının açılması
yolundaki kısıtlamaların kaldırılmasını talep ediyor. Trump’ın serbest ticaret karşıtlığı
dünya ekonomisinin yavaşlamasına ve petrol talebinin düşmesine de yol açabilir.

Dolar da içerideki fiyatı etkileyecek

ABD dünyanın en büyük demir ve çelik ürünleri ithalatçısı. Trump ABD’nin ürettiği
soya fasulyesi ve mısırın ihraç edildiği Çin ve Meksika’dan ihraç edilen çelik ve
demir cevheri ürünlerine cezai tarifeler kullanılmasını öneriyor. Kısa vadede dolarla
fiyatlanan tüm emtialar diğer para birimlerinde alıcılar üzerindeki maliyet bazında
ABD para birimi doların performansından etkilenecek. Tüm bu emtia beklentilerinin
önemli bir değişkeni de kur olacak. Eğer Clinton kazanırsa bu defa Fed’in faiz artıracağı
dolayısıyla doların güçleneceği bir senaryoda fiyatı dolar ile belirlenen bu emtiaların
gelişen ülkelerde dolar bazında değeri düşse bile yerel para cinsinden değeri artacak.

Clinton’a iyi haber

Amerikan Federal Araştırma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey, Kongreye gönderdiği
bilgilendirme mektubunda, Demokrat Parti’nin başkan adayı Hillary Clinton’ın e-postalarıyla
ilgili araştırmanın tamamlandığını belirterek incelenen yazılarda herhangi bir yeni
suç unsurunun bulunmadığını bildirdi. Clinton’ın e-postalarına ilişkin daha önce
temmuz ayında verdikleri kararı değiştirecek yeni bir bulgunun tespit edilmediğini
ifade eden Comey, mektubunda, “Temmuz ayında açıkladığımız pozisyonumuzda herhangi
bir değişiklik yok” ifadesini kullandı. Kongreye gönderilen bugünkü mektupla FBI,
özel e-posta hesabını kullanmasıyla ilgili Clinton’a suçlamada bulunmayacağını duyurmuş
oldu.Hillary Clinton cephesi FBI’ın kararını memnuniyetle karşıladı. Clinton’ın 
seçim kampanyasında iletişim direktörlüğünü yürüten Jennifer Palmieri, basın mensuplarına
yaptığı açıklamada, “Bu sorunun çözülmesinden memnuniyet duyuyoruz” ifadesini kullandı.-
Dünya
