# Şenol Güneş’ten Gezi değerlendirmesi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/senol-gunesten-gezi-degerlendirmesi-8430h/
- Yayımlanma: 2015-11-04T11:14:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Gezi eylemleri sürecinde hükümetin gençliğin önünü keserek hata yaptığını savunan
Güneş, “O gençlik, fikrini söyleme hakkını kullanmalıydı. Biz futbolcuya “Kafanı
kaldır, önünü gör” deriz. Gençliğe ne diyeceğiz? Yine ‘Kafanı kaldır’ dememiz lazım
ama sen kafayı bastırıyorsun! Bastırmayla gelişme olur mu?” diye sordu.

‘Düşünen Spor Dergisi’ Socrates’in son sayısında Kutay Ersöz’e konuşan Güneş, başında
olduğu Türkiye milli takımının üçüncü olarak tamamladığı 2002 Dünya Kupası’nın ardından
saçına ve kıyafetine yöneltilen eleştirileri hatırlatarak şunları söyledi:

“Dünya Kupası’na giderken yalnız, dönerken kalabalıktım. Giderken kıyafetim konuşulmadı
ama dönerken konuşuldu. Oysa benim kıyafetim hep aynıydı. Saçımı eleştirdiler mesela…
Berberim Balmumcu’da, çok eskiden beri ona giderim. Dedim ki: “Bak beni eleştirmiyorlar,
seni eleştiriyorlar.” Bu, işin magazin tarafı. Kötü olan, halkın bir kesimi bu tarafa
daha çok takılıyor.”

**‘Genel kültür parayla büyümez’**

“İşler iyi gittiği zaman ‘bizden’, kötü gittiği zaman ‘senden’ bilinir” diyen Güneş
şöyle devam etti: “Bizim eğitim düzeyimiz düşük. Eskiden örf ve ananelere bağlı “
Otur, kalk!” düşüncesi vardı. O gün için geçerliydi. Yaratıcılığı kısıtladığını 
düşündükten sonra bunu değiştirdik. Ama yeni döneme geçerken hayatla ilgili kanunlar
koyamadık. Onun boşluğunu yaşıyoruz. Ekonominizi büyütebilirsiniz ama genel kültür
parayla büyümez, satın alınacak bir şey değil o. Çocukluğumuzda kıtlık vardı. Bir
gömlekle üç sene okudum. Şimdi her gün değiştiriyorsun. Ama o çocuğa ne veriyorsun,
zihnini/davranışlarını nasıl geliştiriyorsun? Bunların hepsini verebilsek, o zaman
başka şeyler konuşmaya başlayacağız.”

**‘Zenginlik düşünceyle olur’**

Suruç ve Ankara katliamlarına atıfla, “Türkiye’de çok sorun var ama artık sıra canlara
geldiği için öbürlerini unuttuk. Bombalanma olayları mesela; böyle bir ülkede, ne
çalıştığınızı, ne kazandığınızı düşünebilir misiniz?” sorusunu yönelten Güneş, “
Ben çocukken fakirdim ama isyankâr değildim. Şimdi durumum iyi ama çocuğuma daha
iyi bir imkân sunabiliyor muyum? Hayır, tam tersi… O günkü imkanlar inanın daha 
iyiydi. Çünkü daha huzurlu, daha mutluyduk. Parayla, ekonomiyle zenginlik olmaz.
Düşünceyle olur. Ama ekonomi yardımcı olur, buna katılıyorum” ifadelerini kullandı.

**‘Acını acıyla unutturamazsın’**

‘Vahşet’ olarak adlandırdığı Ankara katliamını gerçekleştirenlerin insan olamayacağını
söyleyen Güneş, “Kim olduğu da önemli değil, kimin yaptığı da… Zaten öyle bakıldığı
için bu sıkıntılar oluyor. Dünya da böyle bakıyor. Benim teröristim, senin teröristin…
Sorsan barış için gelip savaşıyor. Yok ya, ölenlere ne oluyor? Acını acıyla unutturamazsın.
Başka bir adım atmalısın. Onun için daha barışçı olmalısın. Kavgayla büyüyemezsin”
diye konuştu.

**‘Başbakan da cumhurbaşkanı da halkın içinde olmalı’**

Makamın, paranın gücünü kullanarak başkasına eziyet etmeyi büyük ayıp olarak gördüğünü
vurgulayan Güneş, “Ben sıradan insan olurum, kuyruğa girerim, hiç rahatsız olmam.
Sen bakansın, toplantın var, yetişeceksin. Tamam. Ama halkı rahatsız eden bir yapıyı
istemiyorum. Başbakan da cumhurbaşkanı da halkın içinde olmalı. Ama biz onu ilahlaştırıyoruz,
uzaklaştırıyoruz kendimizden. Sonra al başına belayı” dedi.

**‘Bastırmayla gelişme olur mu?’**

“Sendika döneminden bahsettiniz, hala solculuk var mı?” sorusuna “Bu dönemlerde 
ben sağ-sol konuşmam. Oyuncuyken de bana “Konuşma!” dediler. Artık bunları daha 
iyi anlıyorum. Görüşleri bir tarafa sıkıştırmayı doğru bulmuyorum” karşılığını veren
Güneş, Gezi eylemlerine ilişkin ise şunları söyledi: “Gezi olaylarında bir hata 
yapıldı, bir şeyler karıştırıldı. Genç bir nesil, oraya düşüncesini söylemeye gitti,
bir şeyler yapmak istedi. Kimlik arayışındaydı. Ve bu, doğru bir kimlik arayışıydı
ama olay siyasi tarafa çekildi. Hükümet onların önünü kesti. Bence o noktada hata
yapıldı. O gençlik, fikrini söyleme hakkını kullanmalıydı. Biz futbolcuya “Kafanı
kaldır, önünü gör” deriz. Gençliğe ne diyeceğiz? Yine “Kafanı kaldır” dememiz lazım
ama sen kafayı bastırıyorsun! Bastırmayla gelişme olur mu?”

 

 
