# Siemens Türkiye CEO’su Gelis: ‘2019 iyi geçecek desem çok optimistik bir şey olur’

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/siemens-turkiye-ceosu-gelis-2019-iyi-gececek-desem-cok-optimistik-bir-sey-olur-44471h/
- Yayımlanma: 2019-04-15T09:04:27+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, 163 yıldır Türkiye’de
olduklarını belirterek “Biz normal dönemlerde 1 yıllık, 5 yıllık plan yapıyorsak,
şimdi her 3 ay planlarımızın üzerinden geçiyoruz. Bazen de her ay revize yapıyoruz”
dedi. Gelis, “2019 iyi geçecek desem çok optimistik bir şey olur” ifadesini kullandı.

Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, Cumhuriyet’ten Şehriban
Kıraç’ın sorularını yanıtladı.

Kıraç’ın soruları ve Gelis’in bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

– Son ekonomik gelişmeler ışığında Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz?

Herhangi bir şirket ya da yatırımcı bugün Türkiye’de her şey süper gidiyor desin,
bir problem vardır. Türkiye’nin potansiyelinden bir şey değişmedi. Hâlâ genç nüfusa
sahip, girişimcilik var. Ama bugün herkes sıkıntıda bunu görüyorum. En önemli sıkıntı
finans. Bunun detaylarına iyi bakmak lazım, çünkü çoğu konular sırf Türkiye’nin 
problemi değil. Son yıllarda yurt dışındaki faizler çok düşük olduğu için herkes
gidelim kredi alalım, projelere yatıralım dedi. Ondan sonrada resim birden değişmeye
başladı. Faizler artıyor. Ülke risklerini de içine dahil ediyorlar. Son yıllarda
şirketler ancak aldıkları kredilerin faizlerini ödeyebildiler. Sonra iflaslar ciddi
miktarda arttı. Bunu anlamamız gerekiyor. Detaylara girmek lazım, niçin oluyor, 
mevsimsel mi?

Müşterilerimizin çoğu artık daha çok yurt dışı projelere odaklandıklarını söylüyorlar.
Bu iyi. Ama bir de bakıyorsunuz Almanya’nın bu yıl büyüme oranı 0.6 olacak. Brexit
süreci… Bu çok ciddi bir şey, çünkü Avrupa’nın en kuvvetli ekonomisi büyümüyorsa,
yurt dışına odaklanan şirketlerimiz de bundan etkilenecek. Küresel resesyondan geçebileceğimizi
düşünüyorum. Buna daha fazla kafa yormak gerekiyor.

Küresel resesyonun Türkiye’ye ciddi etkisi olur mu? 

– Bir adada yaşamıyoruz. Türkiye küresel pazarın parçası. Onun için yurtdışında 
ciddi bir problem olursa bizi de etkileyecek. 2019-2020’de global bir resesyona 
doğru gidiyorsak Türkiye bundan tabii ki etkilenir. Türkiye’nin ekonomisinin bu 
yıl1.5 küçüleceği söyleniyor. Sıfır ya da yüzde 2 büyüme olsa da Türkiye için resesyon.
Bu süreçte yatırımcılar olarak daha fazla yatırımı Türkiye’ye getirelim diye konuşuyoruz.
Global yatırımcılar dikkatli davranıyorlar. Dikkatli davranalım bekleyelim diyorlar.
Bu da aslında domino efekti gibi. Herkes bekliyor.

‘DAHA FAZLA KONUŞMALIYIZ’

– Bu kriz sürecinde sizce hükümet neyi öngöremedi, hangi adımları atmakta geç kaldı?

Türkiye’de o kadar çok kriz yaşadık ki. Eğer bir risk varsa bu riski kabul etmek
ve ona göre iletişime geçmek çok önemli. Bunu da yapıyorlar. Daha fazla bu konunun
ciddi olduğuna dair konuşmamız lazım. Güven çok önemli. Biz bu krizin içinden çıkabiliriz,
daha önce de çıktık. Bunları da görüyorum. Aslında herkesin kendisini hazırlaması
lazım. İngilizce’de ‘en iyi durum senaryosu, en kötü durum senaryosu’ diye birşey
var. Ona göre planlamamızı yapmamız lazım. Yatırımcılar bekleme aşamasında. Bazı
büyük projeler büyük cesaretle yürüyor ve gerçekleşiyorlar bunlar gayet iyi. 

Fakat bu dönemde pazarda daha fazla bakım, hizmet, tasarruf, enerji tasarrufu projelerine
daha fazla yatırımlar yapılacağını görüyorum.

‘HER ÜÇ AYDA BİR PLANLARIMIZIN ÜZERİNDEN GEÇİYORUZ’

– Yatırımcı bekleme sürecinde dediniz, bu bekleme ne kadar sürer. Geleceğe dönük
plan yaparken ne tür belirsizlikler görüyorsunuz?

Biz Türkiye’de 163 yıldan beri faaliyet gösteriyoruz. Onun için Türkiye’nin potansiyelini
her zaman gördük. Biz normal dönemlerde 1 yıllık, 5 yıllık plan yapıyorsak şimdi
her 3 ay planlarımızın üzerinden geçiyoruz. Bazen de her ay oluyor. dijitalleşmenin
öyle güzel bir tarafı da var. Verileri her gün kontrol edebiliyorsunuz. Daha kısa
dönemde planlarımızı yapıyoruz ona göre aksiyon alıyoruz. Daha dikkatli davranıyoruz.

Refleks kararlar alınmamalı

– Önceki yıllarda Almanya ile ilgili yatırımcıların kaygısı güvenlikti, şimdi bunun
yerini neler aldı?

Türkiye ile Almanya arasındaki ilişki aslında bir aşktır. Dostlar dürüst konuşur,
doğrusunu söyler. Almanya ile Türkiye arasındaki problemlerin hepsi çözüldü mü? 
Hayır. Hâlâ üzerinde konuşmamız lazım. Bazı konularda çözümü beraber bulmamız gerekiyor.
Ama iletişim daha düzeldi ve gittikçe de gelişiyor. Bugün turistler de Türkiye’ye
geri geliyor. Daha fazla para harcayan turistleri de Türkiye’de görmek istiyoruz.
Onun içinde güven çok önemli, iletişim çok önemli. Dürüst bilgi vermek çok önemli.

Dolar kuru yükseldiğinde yurtdışındaki dövizin Türkiye’ye getirilmesiyle ilgili 
bir karar çıktı.

Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karar. Biz hem yerli hem de yabancı
yatırımcılar olarak dedik ki problemi anlıyoruz, ama aniden böyle bir karar çıktığı
zaman herkes şok oluyor. Refleks kararlardan her zaman korkuyoruz. İstiyoruz ki 
problemler olduğu zaman bir araya gelelim konuşalım. Aniden bir karar aldığınız 
zaman sonradan onu düzeltseniz bile herkeste bir algı kalıyor. Her an bir şey çıkabilir
diye. O durum riskli. Daha fazla konuşmamız lazım.

Sonra hükumetimiz de bu konun ciddiyetini hemen anladı. Toplantılar oldu, bilgi 
istediler konuyu nasıl netleştirebiliriz diye. Bunlar bence çok önemli.

– Türkiye’de hızlı tren üretme düşünceniz vardı, şu an yatırım yapılacak ortam var
mı?

Siemens olarak kendimizi Türkiye’de hiçbir zaman yabancı bir şirket olarak görmedik.
Alman kökenli Türk şirketi olarak görüyoruz. Yıllardan beri Türkiye’de faaliyet 
gösteren şirketler Türkiye’yi iyi biliyorlar burada bir problem görmüyorum. Fakat
Türkiye’yi fazla tanımayan KOBİ’lerde problem var. Onlar aniden stratejilerini değiştirebiliyorlar.
Son zamanda da tedarik zincirinde bunu gördük, başka ülkelere kaydılar. Onları geri
getirmemiz lazım. Burada önemli olan iletişim. Türkiye’yi daha iyi anlatmamız gerekiyor.
Problemler olduğu zaman doğru anlatmamız gerek. Güven şart.

Hızlı trenleri Türkiye’de üreteceğiz. Ama onun için üçüncü ihalenin yapılması lazım.
Bu konuda adım atılırsa bizim planımız hazır.

‘BİR YILDA DEĞİL BEŞ YILA BAKIYORUZ’

– Türkiye’de enerji sektöründe kurulu gücün yüzde 16’sında 2018 kötü geçmişti, bu
yıl için neler öngörüyorsunuz?

2018 Türkiye’deki Siemens tarihinin en iyi yılıydı. Bunun iki sebebi var. Biri uzun
vadeli bazı altyapı projelerini 2018’de bitirdik. İkincisi biz dövize bağlı yaptığımız
tüm yatırımlara garantiye (Hedging) aldık. Ama 2019 iyi geçecek desem çok optimistik
bir şey olur. 2019’a her çeyrek dikkatli davranmamız gerekiyor. Eğer geçen yılla
aynı seviyede tutabilirsek büyük bir başarı olabilir.

– YASED başkan yardımcısısınız, tekrar yatırım çekmek için hangi adımlar atılmalı?

Türkiye’deki yatırımcıları aslında daha fazla dinlememiz lazım ki endişeleri, sıkıntıları
nedir öğrenelim. Biz de farklı bakanlıklarla çalışma gruplarıyla bu sorunları gündeme
getiriyoruz. Bakanlarımızın da bu konuda çok istekli olduklarını görüyoruz. Biz 
de aynı zamanda da yabancı yatırımcılar olarak sırf olumsuz tarafları değil olumlu
tarafları da anlamamız lazım.

Toplam elektrik üretiminin ise yüzde 30’unda Siemens ürün ve çözümleri kullanılıyor.
Enerji projelerimizde tabii bölmemiz lazım, büyük, küçük gaz tribünleri var. Rüzgâr
projeleri var. Büyük gaz tribünlerinde sırf Türkiye’de değil, globalde de bir azalma
görüyoruz. Türkiye’nin yenilenebilir enerji potansiyeline baktığımız zaman yüksek,
fakat orada da müşterilerimiz daha biraz dikkatli davranıyorlar. Sebebi de aslında
hep aynı finansman.

– Enerjide finansman sıkıntısı mı var?

Evet enerjide onu görüyorum. Tabii durmamamız gerekiyor. Finansman imkânlarını tekrar
değerlendiriyoruz. Finansmanı nasıl bulabiliriz diye. Türkiye’nin ekonomik durumu
hakikaten o kadar kötü mü? Onu daha fazla tartışıyoruz yurtdışında. Geçen yıl Cumhurbaşkanımızın
Berlin’i ziyaret etmesi olumluydu. Orada finansman konuları da konuşuldu. Onlar 
da tabii Türkiye’yi izliyorlar hem fırsatlarını hem risklerini analiz ediyorlar.
Bu aktivitelerin devam etmesi lazım. Bence en önemlisi bir araya gelip konuşmamız
lazım, nerede olduğumuzu ne problemler yaşadığımızı konuşmamız lazım ki o güveni
kaybetmeyelim.

– Bu dönemde Türkiye’de hangi sektöre odaklanacaksınız? 

Sağlık sektörümüz gayet iyi gidiyor. Siemens Healthineers Türkiye, Ankara Şehir 
Hastanesi’ne Avrupa’nın en büyük hastane laboratuvarını kurdu. Laboratuvarın işletmesi
de bizde. Bunlar devam edecek. Dijitalleşme konusu gittikçe artıyor. Türkiye’de 
700 mühendisimiz var. Daha fazla verimlilik projeleri için çalışacağız. 

Ulaşım projelerine de odaklanıyoruz. Yani bir yerde dikkatli davranıyoruz, diğer
tarafta da o bizim şirketimizin kültürüdür. Biz sırf bir yılı değil, gelecek 5 yılda
fırsatlar ne olabilir diye strateji belirliyoruz.
