# Sıfır Güven yaklaşımıyla hibrit işyerleri nasıl korunabilir?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sifir-guven-yaklasimiyla-hibrit-isyerleri-nasil-korunabilir-68682h/
- Yayımlanma: 2021-08-13T09:53:52+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Şirketler için pandemi sonrası normal, daha esnek çalışma durumlarını desteklemek
üzere dijital teknolojinin giderek daha fazla kullanılması anlamına geliyor.  Siber
güvenlik kuruluşu ESET bu yeni dönemin güvenlik stratejilerini inceledi. Hibrit 
çalışma ve Zero Trust (Sıfır Güven) yaklaşımlarını değerlendirdi.

Twitter ve Facebook gibi teknoloji devleri, bazı çalışanlarının kalıcı olarak evden
çalışmaya devam edeceğiyle ilgili bilgilendirmede bulunsa da birçok çalışan için
gerçekte bu durum pek mümkün değil. Şirketlerin yüzde 60’ından daha fazlası, hibrit
iş yerini uygulamaya koymayı planlıyor. Bu çalışma biçiminde çalışanlar haftanın
bazı günlerinde evde bazı günlerinde ise ofiste çalışacak. Ancak hibrit iş yerinde
güvenlik zorlukları ile ilgili bu durum yeni siber riskleri de beraberinde getirecek.
ESET uzmanları dikkat edilmesi gerekenleri ve nedenlerini inceledi. 

**Hibrit iş yerini korumayla ilgili zorluklar **

Günümüzde bilgi güvenliği yöneticileri, müşteri verilerini hırsızlıktan ve şirket
içi kritik önem taşıyan sistemleri hizmet kesintilerinden koruma konusunda büyük
bir baskı altında. Giderek artan güvenlik harcamalarına rağmen, güvenlik ihlalleri
artmaya devam ediyor. Uzaktan çalışmanın büyük ölçüde artması ve günümüzde hibrit
iş yeri kavramının oluşmasıyla birlikte tehdit aktörleri avantajlı konuma geçiyor.
Kuruluşlar için risk oluşturan unsurlar; 

Kimlik avı bağlantılarına tıklamaya daha yatkın olan dikkati dağılmış, evden çalışanlar

Potansiyel olarak güvenliğe sahip olmayan kişisel dizüstü bilgisayarlardan, mobil
cihazlardan, ağlardan ve akıllı ev cihazlarından çalışan uzaktan çalışanlar Ev sistemlerindeki
ihlallere açık VPN’ler ve diğer yamasız yazılımlar Daha önceki sızıntılar veya kırması
kolay parolalar dolayısıyla kolaylıkla ele geçirilebilecek zayıf şekilde yapılandırılmış
RDP uç noktaları.Zayıf erişim kontrollerine (zayıf şifreler ve çoklu kimlik doğrulamanın
bulunmaması) sahip bulut hizmetleri 

**Neden Sıfır Güven Yaklaşımı  **

2009 yılında Forrester yeni bir bilgi güvenlik modeli geliştirdi. Sıfır Güven Modeli
adı verilen bu model, ortaya çıktığı günden bu yana geniş çapta kabul görüyor ve
benimseniyor. Mevcut tüm güvenlik kaynakları kullanılarak, bu güvenlik ağının içerisindeki
her şeye güven duyulan eski anlayışın artık geçerli olmadığı bir dünya için tasarlandı.
Dağınık çalışmanın ve bulutun yaygınlaşması sayesinde artık böyle bir dünyada yaşıyoruz.
Bu eski anlayışın aksine Sıfır Güven modeli sızıntıların etkisini azaltmak için “
asla güvenme, her zaman doğrula” felsefesi üzerine kurulu. Uygulamada üç temel ilke
bulunuyor.

**Tüm ağlar güvenilmez olarak düşünülmelidir **

Ev ağları, halka açık Wi-Fi ağları (örneğin havalimanları ve kahve dükkanları) ve
şirket içi kurumsal ağlar bile buna dahildir. Tehdit aktörleri, güvenli yerlerin
bulunduğuna dair bizi ikna etme konusunda oldukça kararlıdır.

**En az ayrıcalık **

Hiçbir ağa güvenemiyorsak, dolayısıyla kullanıcılar da güvenilmezdir. Bir hesabın
ele geçirilmediğini veya bir kullanıcının kötü amaçlı bir iç tehdit olmadığını garanti
edemeyiz. Bu nedenle çalışanlara işlerini düzgün bir şekilde yerine getirmelerine
yetecek kadar ayrıcalık tanımak, ardından erişim haklarını düzenli olarak gözden
geçirmek ve artık çalışanla ilgili olmayan ayrıcalıkları kaldırmak önemlidir.

**Sızıntı olduğunu varsayın **

Her gün yeni bir güvenlik sızıntısıyla ilgili haberler duyuyoruz. Sürekli alarm 
halinde olarak kuruluşlar sağlam bir Sıfır Güven mantığıyla savunmalarını geliştirmeye
devam etmeli ve bu konuda uyanık davranmalıdır. Sızıntılar kaçınılmazdır, ancak 
etkileri azaltılabilir. 
