# Sıfırcı hoca nota dokunmadı.

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sifirci-hoca-nota-dokunmadi-507yy/
- Yayımlanma: 2015-08-08T13:43:38+03:00
- Yazar: Süleyman SABANCI

Derecelendirme Kuruluşu Moody’s, Türkiye’ye yönelik son revizyonunu 11 Nisan 2014
tarihinde yaparak, not görünümünü “durağan”dan, “negatif”e çevirmiş, “Baa3″ ile “
yatırım yapılabilir” seviyede bulunan kredi notunu ise teyit etmişti. Moody’s bu
kararıyla birlikte Türkiye’ye yönelik değerlendirmesini üçüncü kez erteledi.Moody’s’in
pas geçtiği potansiyel değerlendirme tarihlerinin sayısı 7 Ağustos’la birlikte 4′
e yükseldi.

 7 Haziran seçimleri sonrasında 2 aydır yaşanan koalisyon hükümeti kurulup kurulmayacağına
ilişkin yapılan tahminler büyük bir ihtimalle önümüzdeki hafta içerisinde olumsuz
olarak sonlanacak görünürken, en iyi ihtimalle Kasım 2015 yada Mart-Nisan 2016 tarihlerinde
yeniden bir seçim mahalline gireceğiz.

 Aslında ABD merkez bankası FED’in faiz artışı olasılığı, içeride ise son 2 yıldır
yaşanan yatırım amaçlı dış kaynak bulmada yaşanan olumsuz hava, işsizlik, kurda 
yaşanan yukarı haraket, toplumdaki olumsuz ruh hali (hem siyasetçiye karşı hem de
geleceğe ilişkin) , ekonomide yaşanan durgunluk ve çevre ülkelerde yaşanan iç karışıklık
ile savaş durumunun ülkemizide içine alacak şekilde genişleme ihtimali kredi derecelendirme
kuruluşlarının Türkiye’ye ilişkin notları üzerinde ciddi olumsuz baskı yaratıyor.

 Bu duruma rağmen Türkiye’nin notunda indirime gitmeyen kredi derecelendirme kuruluşları
için ya 1-2 çeyrek daha genel durumu seyredip bunun üzerine karar verme durumu hasıl
olacak, ya da biraz komplo teorisi gibi gözükse de bu kuruluşların ABD menşeili 
oldukları düşünülür ve bizimde başta incirlik olmak üzere üslerimizin kullanımını
ABD’ye açtığımız düşünülürse bu aşamada notumuza dokunmayacakları gibi bir düşünce
ortaya çıkacaktır.

 Her halukarda,  özellikle son 2 yıldır ekonomide yaşanan yavaşlama, siyasi belirsizlik,
olası tekrar seçimle 2015 yılının kaybedilmesi hatta 2016 ilk yarının da kaybedilmesi
ülkemiz açısından daha ciddi ekonomik ve sosyal problemler doğuracaktır. Bu şartlar
altında da kredi derecelendirme kuruluşları kayıtsız kalamayacak ve notta daha negatif
görünümler olası olacaktır.
