# Sigortacılıkta da “faizsiz” dönem başlıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sigortacilikta-da-faizsiz-donem-basliyor-23615h/
- Yayımlanma: 2017-05-28T18:02:57+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, faiz hassasiyeti nedeniyle geleneksel sigorta
ürünlerine mesafeli yaklaşan vatandaşlara yönelik “katılım sigortacılığı”nı finans
sistemine kazandırmak için çalışma başlattıklarını belirterek, Hazinenin buna ilişkin
mevzuat çalışmalarının son aşamaya geldiğini bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, faiz hassasiyeti nedeniyle geleneksel sigorta
ürünlerine mesafeli yaklaşan vatandaşlara yönelik “katılım sigortacılığı”nı finans
sistemine kazandırmak için çalışma başlattıklarını belirterek, Hazinenin buna ilişkin
mevzuat çalışmalarının son aşamaya geldiğini bildirdi.
      Şimşek, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, ortak risk paylaşımı ile dayanışma esaslarına dayanan ve “tekafül”
olarak adlandırılan katılım sigortacılığının dünyada son yıllarda önemli gelişmeler
gösterdiğini ifade etti.               Türkiye açısından da yeni finansal enstrümanlar
arasında sayılan bu sistemin sigorta piyasasının çeşitlendirilmesi ve derinlik kazandırılması
bağlamında yakından takip edildiğini anlatan Şimşek, Hazinenin de bu uygulamanın
sisteme kazandırılması için çalışma başlattığını söyledi.               Katılım 
sigortacılığının faiz ve katılım ilkeleri hassasiyeti nedeniyle geleneksel sigorta
ürünlerine mesafeli yaklaşan vatandaşlar ile ortak risk paylaşımı ve dayanışma esasları
çerçevesinde sigorta faaliyetinde bulunmak isteyenler için alternatif bir model 
sunduğunu dile getiren Şimşek, katılım sigortacılığının finansal kapsayıcılık açısından
Türkiye’de önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurguladı.               Şimşek,
katılım sigortacıları ile geleneksel sigortacıların rekabet yönünün değil, tamamlayıcılık
yönünün ön planda olduğu bir sigorta piyasasının varlığını önemsediklerini belirterek,
Hazine tarafından katılım sigortacılığı faaliyetlerini düzenleyen ve katılım sigortacılığının
gelişimi, sağlıklı takibi ile sigortalıların hak ve menfaatlerinin gözetilmesi amacıyla
yapılan mevzuat çalışmalarının son aşamaya geldiğini bildirdi.      

**“Fondaki birikimler faizsiz finansal araçlarda değerlendiriliyor”**      
    
Katılım sigortacılığında sigortalıların kendi tazminat taleplerinin ve diğer katılımcıların
tazminat taleplerinin karşılanmasını teminen oluşturulan fona katkıda bulunduklarını
belirten Şimşek, söz konusu fonun sigortacılık faaliyeti yapmasına izin verilmiş
bir sigorta şirketi tarafından yönetildiği ve ortak risk paylaşımı ile dayanışma
esaslarına dayandığını kaydetti.               Şimşek, risk transferi esasına dayanan
geleneksel sigorta sisteminden farklı olarak risk paylaşımına dayanan katılım sigortacılığı
sisteminde, katılımcıların ödediği primlerin sigorta şirketine ait olmadığına dikkati
çekti.               Söz konusu primlerin katılımcılara ait olan risk fonu adı verilen
bir fonda toplandığını ve dönem sonunda fonda kalan tutarın katılımcılara iade edildiğini
vurgulayan Şimşek, sisteme ilişkin şu bilgileri aktardı:               “Riskin meydana
gelmesi durumunda, ilgili katılımcının zararı söz konusu risk fonu tarafından karşılanır.
Katılım sigorta şirketi, katılımcılara ait olan bu risk fonunun sigortacılık ve 
katılım ilkelerine uygun olarak yönetiminden sorumlu olup, sunmuş olduğu bu hizmet
karşılığı, önceden belirlenmiş meblağ üzerinden yönetim ücreti alır. Eğer dönem 
sonunda tazminat taleplerinin karşılanması sonrası söz konusu risk fonunda fazla
bakiye oluşursa, ilgili bakiye, belirli kurallar çerçevesinde katılımcılara iade
edilir. Geleneksel sigorta sisteminde böyle bir bakiye doğrudan şirkete gelir kaydedilirken,
katılım sigortacılığı ilkeleri çerçevesinde, bakiye tutarın katılımcılara dağıtımı
öngörülmektedir.”               Şimşek, mevcut sigorta sisteminden farklı olarak,
katılımcıların katkılarından oluşan risk fonundaki birikimlerin faizsiz finansal
araçlarda değerlendirildiğini ve şirket faaliyetlerinin faizsiz finans ilkelerine
uygunluğunun da Danışma Kurulu aracılığıyla denetlendiğini ifade etti.      

**“2023’e kadar 30 milyar liralık büyüklük bekleniyor”  **    
         Son yıllarda
katılım sigortacılığı uygulamalarının ivme kazandığı Türkiye’de hali hazırda 8 sigorta
şirketinin katılım ürünleri sunduğunu anlatan Şimşek, bunun yanında, yerli ve yabancı
birçok yatırımcının katılım sigortacılığı iştahının gözlendiğini söyledi.       
Türk finans sektörü içinde en büyük payın bankacılık sektörüne ait olduğuna işaret
eden Şimşek, katılım bankalarının aktif büyüklüğünün de toplam bankacılık sektörünün
büyüklüğünün yaklaşık yüzde 5’ine karşılık geldiğini belirtti.               Katılım
bankacılığının 2025 yılında yüzde 15 pazar payına ulaşması hedefi olduğunu hatırlatan
Şimşek, şunları kaydetti:               “Söz konusu hedefe paralel olarak, katılım
sigortacılığının da önümüzdeki dönemde pazar payının artmasını bekliyoruz. 2023 
için katılım sigortacılığının payını yüzde 10 olarak hedefliyoruz. Sektörün 2023
yılında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sisteminde (OKS) 180
milyar lira fon yaratmasını beklerken, sigortacılık ürünlerinde ise prim üretiminin
120 milyar liraya ulaşmasını bekliyoruz.               Bu durumda, 2023 yılında 
300 milyar liralık prim ve fon büyüklüğünün yaklaşık 30 milyar liralık kısmının 
katılım sigortacılığı ve emekliliği ürünlerinden oluşacağını tahmin ediyoruz. Bu
noktada, İstanbul Finans Merkezinin pozitif bir etki yaratabileceğini düşünüyoruz.”
Şimşek, ürün çeşitliliğinin artırılması açısından katılım sigortacılığı ürünlerinin
tanıtılması ve yaygınlaştırılması bağlamında da katılım bankalarına önemli görevler
düştüğünü belirterek, “Bu itibarla katılım bankacıları ile katılım sigortacılarının
daha yakın ilişki içinde çalışması, Türkiye’nin faizsiz finans sektörünün tüm unsurları
ile beraber gelişiminde önemli faydalar sağlayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
