# Şimşek: TCMB, kur riskine yönelik ‘sistemik risk veri takip modeli’ oluşturacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/simsek-tcmb-kur-riskine-yonelik-sistemik-risk-veri-takip-modeli-olusturacak-20765h/
- Yayımlanma: 2017-03-12T11:41:33+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, reel sektörün kısa vadeli yabancı para pozisyonunun
oldukça dengeli olduğunu ancak kur riskine yönelik daha sağlıklı bir gözetim imkanının
oluşturulması için Merkez Bankasınca bir “sistemik risk veri takip modeli”nin oluşturulacağını
bildirdi.

Şimşek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye ekonomisinin son yıllarda içerde
ve dışarıda yaşanan bir dizi şok karşısında oldukça dayanıklı bir performans gösterdiğini
söyledi.

Küresel ekonomideki belirsizliklerin devam ettiği bir konjonktürde, Türkiye’nin 
dış şoklara ve Döviz kuru oynaklığına karşı dayanıklılığını daha da artıracak ilave
tedbirler üzerinde çalıştıklarını vurgulayan Şimşek, reel sektörün yabancı para 
cinsinden borçluluğuna ilişkin çalışmaları da bu kapsamda değerlendirdiklerini ifade
etti.

Çeşitli kaynaklardan derlenen verilere göre firmaların kısa vadeli yabancı para 
pozisyonunun oldukça dengeli olduğunu belirten Şimşek, şöyle devam etti:

“Buna rağmen elimizde resmin bütününü görecek detayda veri olmadığı da bir gerçek.
Bu nedenlerden dolayı zaman zaman Döviz kurunda dalgalanmalar yaşandığı dönemlerde
reel sektörün Döviz borcuna ilişkin yapılan yorumların Türkiye’ye yönelik risk algısını
olumsuz etkileyebildiğini görüyoruz. Dolayısıyla firma bazında yabancı para pozisyonunun
ve Döviz nakit akışlarının düzenli olarak izlenebildiği bir çerçeve oluşturulmasının
birçok açıdan faydalı olacağını düşünmekteyiz. Nakit akımlarını veya vade uyumsuzluğunu
daha iyi takip edecek bir çerçeve oluşturulmasının risk yönetimi açısından yararlı
olacağını değerlendiriyoruz. Sonuç olarak, basiretli borçlanma ve risk yönetimine
katkıda bulunmak amacıyla teşvik ve makro ihtiyati düzenleme çerçevesinin yeniden
ele alınması gerekiyor.”

Reel sektör Döviz pozisyonunun daha kapsamlı bir şekilde ve makul bir frekans aralığında
izlenebilmesinin finansal istikrar ve fiyat istikrarı açısından önem taşıdığını 
vurgulayan Şimşek, yakın dönemde Finansal İstikrar Komitesi koordinasyonunda ilgili
paydaşların da katkılarıyla konuyla ilgili bir çalışma platformu oluşturulduğunu
söyledi.

Veriler yeni modelle takip edilecek

Bu kapsamda, öncelikle firmaların Döviz yükümlülüklerinin sağlıklı ve süreklilik
arz eden bir izleme ve etkin bir makro ihtiyati düzenleme çerçevesine kavuşturulmasının
hedeflendiğini belirten Şimşek, Komitenin yönlendirmesiyle Merkez Bankasının koordinasyonunda
bir süredir reel sektör ve bankalarla temas halinde çalışmaların yürütüldüğünü ifade
etti.

Başbakan Yardımcısı Şimşek, bu çerçevede reel sektörün kur riskine yönelik sağlıklı
bir gözetim imkanının oluşturulması ve doğru politikaların belirlenmesi için bir“
sistemik risk veri takip modeli” üzerinde çalışıldığını belirtti.

İlk aşamada toplam yabancı para borcun yüzde 83’üne sahip olan 2 bin firmaya dair
detaylı veri toplanacağına işaret eden Şimşek, “Böylelikle firmalarımızın hem stok
Döviz pozisyonu ve hem de kısa vadeli Döviz nakit akışını izleyebilecek durumda 
olacağız. Oluşturulan veri seti aracılığıyla firmalarımızın doğal ve finansal korunmalarına
dair bilgiler de toplanacak.” şeklinde konuştu.

Çalışmalar son aşamaya geldi

Verilerin içeriği ve süreç hususunda çalışmaların sonuçlanma aşamasına geldiğini
ifade eden Şimşek, bu modele başkanlığını yaptığı Finansal İstikrar Komitesinde 
son halinin verileceğini kaydetti.

Şimşek, “Veri aşaması tamamlandıktan sonra firmalarımızdan gelen bilgileri analiz
ederek gerekirse teşvik ve makro ihtiyati düzenleme aşamasına geçmeyi planlıyoruz.
Amacımız firmalarımızın riskini daha etkin bir şekilde yönetmesine katkıda bulunmak,
firmalarımızı basiretli borçlanma ve etkin risk yönetimine teşvik etmek, bu alanda
ilgili paydaşlarda farkındalık oluşturarak sağlıklı ve uzun soluklu bir çerçeve 
tesis etmek.” değerlendirmesinde bulundu.

Firmaların Döviz gelirleri ile Döviz borçları arasındaki bağın gözetilmesi, risklerin
yönetilmesi için finansal araçların kullanımının finansal istikrar açısından da 
önem taşıdığına dikkati çeken Şimşek, makro ihtiyati düzenlemenin çerçevesinin bu
amaçları hedefleyen ve kademeli bir uyum sürecine dayanan bir yapıda olacağını aktardı.

Şimşek, yabancı para borcun nispeten daha düşük kısmına sahip yaklaşık 23 bin firmanın
Dövizle borçlanmasının da yapısal bir perspektiften ele alınacağını sözlerine ekledi.

 
