# Şimşek’in yerine Babacan mı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/simsekin-yerine-babacan-mi-17410h/
- Yayımlanma: 2016-12-05T13:25:20+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Hürriyet yazarı Erdal Sağlam, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in gidişattan rahatsız
olduğunu ileri sürdü. “Şimşek’in kendisini geri çektiğini, Canikli’nin iyice ön 
plana çıktığını söylüyorlar” diyen Sağlam, “Son günlerde Ali Babacan’ın, yeniden
ekonomi yönetimi patronluğuna getirilmesi gerektiği söylenmeye başladı. Bu konuda
bazı planların yapıldığı söylentileri de geçen hafta kulislerde konuşulmaya başladı.
Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Babacan’a sıcak bakmadığı, kendisiyle görüşüp
brifing verme talebini danışmanlarına yönlendirdiği konuşuluyor” diye yazdı.

Erdal Sağlam’ın “Şimşek küskün mü?” başlığıyla yayımlanan (5 Aralık 2016) yazısı
şöyle:

Ankara’da ekonomi yönetiminde panik havası seziliyor. AKP’li milletvekilleri bile
yaşanan gerilimin iyi yönetilemediğini söylüyor, ekonomik gelişmelere karşı hamasi
sözler edilmesini, piyasaya aykırı tavır alınmasını özel sohbetlerde eleştiriyorlar.

Bu arada ekonomi yönetiminde bir dağınıklık olduğunu, bürokrasi ile işi olan özel
sektör kuruluşlarının da bu dağınıklıktan şikayetçi olduklarını söylemeliyiz. Kimsenin
inisiyatif alamadığını, bakanlıkların aynı konu ile ilgili bile olsa, birbirinden
farklı tutum izlediklerini, koordinasyonun iyice zayıfladığını, çok sayıda özel 
sektör temsilcisinden duyuyoruz.

Mehmet Şimşek’in ilk sıralarda işlere daha fazla asıldığı ama son dönemde biraz 
küskün olduğu söylenenler arasında. Gidişattan, alınan önlemlerden Şimşek’in de 
rahatsız olduğu hem Ankara kulislerinde, hem de piyasa oyuncuları arasında çok yoğun
konuşulur hale geldi.

Bununla birlikte Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin, “ekonominin patronluğu”
pozisyonuna çok yaklaştığı belirtiliyor. Yapılan toplantılarla ilgili bilgi aldığımız
kaynaklar, Şimşek’in kendisini geri çektiğini, Canikli’nin iyice ön plana çıktığını
söylüyorlar. Diğer bazı bakanlar ile bazı AKP’li milletvekillerinin de bu durumdan
şikayetçi oldukları konuşuluyor.

Canikli’nin eski kuşak Maliyeci olduğu, aksi görünüm vermeye çalışsa da, piyasaya
inancının pek olmadığı zaten konuşuluyordu. Son dönemde yapılan kriz toplantılarında
gündeme getirdiği piyasaya aykırı önerilerinden yakınıldığına şahit olduk.

Bu nedenle de önümüzdeki hafta alınacağı söylenen yeni tedbirler arasında piyasanın
işleyişine aykırı kararlar olmasından, bunun piyasalardaki telaşı iyice büyütmesinden
çekinildiğini söyleyebiliriz. Umarız; son Ekonomik Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantıları
sonrası bu hafta açıklanacağı söylenen tedbirler arasında, piyasayı bozacak tedbirler
yer almaz.

**Babacan söylentileri**

Bazı AKP’li milletvekilleri “ekonomi yönetiminin gerekli yetkinlikten uzak olduğunu”
düşünüyor ve bunu eleştiriyor. AKP iktidarları dönemindeki en yetersiz bürokrat 
ekibinin görevde olduğu konusunda, çoğu kişi hemfikir gözüküyor. Yanı sıra, Ali 
Babacan’ın yokluğunda o görevi üstlenmesi beklenen Mehmet Şimşek’in de, yapılan 
hataları önlemekte yetersiz kaldığı eleştirisi yapılıyor. Yani bakanlar düzeyinde
de yetersizlikten söz ediliyor. 

Belki de bu nedenle, son günlerde Ali Babacan’ın, yeniden ekonomi yönetimi patronluğuna
getirilmesi gerektiği söylenmeye başladı. Bu konuda bazı planların yapıldığı söylentileri
de geçen hafta kulislerde konuşulmaya başladı.

Buna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Babacan’a sıcak bakmadığı, kendisiyle görüşüp
brifing verme talebini danışmanlarına yönlendirdiği konuşuluyor. Dolayısıyla bu 
formülün gerçekleşmesi zor görünüyor.

Son dönemdeki hatalar arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan ve danışmanlarının krize karşı
hamasi bir dil kullanması da sayılıyor. “Dolarları bozdurun altına yatırın”söylemi
başta olmak üzere, Batı’ya karşı sert tavır da dahil, son dönemde yapılanların ekonomide
işleri daha da zorlaştırdığı konuşuluyor. Ekonomik gerçeklere aykırı iç politikaya
dönük hamasi söylemlerin krizin atlatılması ya da hafifletilmesine katkı sağlamadığı,
aksine piyasalarda güvenin iyice yitirilmesi ve bu nedenle krizi alevlendirici rol
oynadığı da konuşulanlar arasında. Tüm bu eleştirilerin AKP’li ekonomiden anlayan
milletvekilleri ve AKP’li olduğu bilinen işadamları dahil, çok geniş bir kesimde
konuşulduğuna son iki haftadır şahit oluyoruz. Ancak bu eleştirilerini kamuoyu önünde
dile getirmeyi düşünmedikleri de çok açık..
