# Şirket satışları yarı yarıya düştü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sirket-satislari-yari-yariya-dustu-18252h/
- Yayımlanma: 2017-01-02T06:55:27+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Yabancıların şirket alımlarında yarı yarıya azalma var. Ancak uzmanlara göre bu 
daha çok “duraksama”, gerçekte potansiyeli gören yatırımcıların ilgisi devam ediyor.
Yatırımcı profilinde değişiklik oluyor. Uzakdoğulu, Körfez ülkelerinden yatırımcılar
görece daha öne çıkıyor.

**2016’da 23 alım**

Rekabet Kurulu raporlarına göre 2015’te “yabancı yatırımcıların Türk şirketlerine
yatırım yaptığı” 49 işlem karara bağlanmıştı. Bu yıl ise rakam işlem sayısı bazında
yarısından daha az. Bu yıl ilk altı ay raporunu yayımlamayan Rekabet Kurulu’nun 
internet sitesindeki açıklamalara göre 16 Aralık 2016 itibariyle yerli veya yabancı
ayrımı yapılmaksızın hedefin Türkiye’de kurulu şirket olduğu 23 işlem gerçekleşmiş
gözüküyor. Bu yıl içindeki en büyük yatırımı Qatar National Bank S.A.Q, Finansbank’ın
yüzde 99.81’ini alarak gerçekleştirmişti.

**Temkinli yaklaşım 2017’de de sürecek**

Uzman açıklamalarına göre yabancıların Türkiye’den şirket alımı ve ortaklıklarda
iki unsur dikkat çekiyor. Birincisi, önemli bir azalma var; ikincisi de Uzakdoğulu
ve Körfez yatırımcıları görece daha öne çıkmaya başladı. Bu konuları yakından izleyen
EY Türkiye, KPMG gibi uluslararası mali danışmanlık firmaları ile şirket veya hisse
satın alma konularında ağırlıkla hukuk tarafında çalışan Gen-Temizer–Özer Hukuk 
Bürosu yetkililerinin açıklamaları bu yönde. 2016 yılında yatırımcıların hem dünyadaki
genel ekonomik konjonktür hem de Türkiye’deki gelişmeler nedeniyle “biraz daha temkinli
davrandıkları” belirtiliyor.

**Yatırımcı iştahı risk faktörüyle orantılı**

Aynı sebeplerle, 2017 yılında büyük montanlı projelerde azalma bekleniyor. Bu konularda
tereddüt oluşturan konuların başında kur yükselişi var. Bazı şirketin kârlılıkları
ve bilançoları daha kırılgan hale geldi. Alıcı için risk seviyesi arttı. Kur yükselişi
Türk şirketlerini ucuzlattı ancak yatırımcıların getiri beklentileri de döviz cinsinden.
Yine de ihracat yapan ve döviz geliri yüksek şirketlerin şansı arttı. Düşüş eğiliminde
olan kiralar perakendede yatırımı olan yabancılar için uygun lokasyonlara genişleme
imkanı yarattı. Günlük gelişmelere göre karar vermeyen potansiyeli gören yatırımcıların
ilgileri devam ediyor.

**Son 2 yıldır değişkenlik gösteriyor**

KPMG Türkiye Danışmanlık Bölümü Başkanı Hande Şenova, “Global konjonktürün de etkisiyle
şirket evliliklerinde yabancı yatırımcı profili zaten son 18-24 aydır değişiyordu.
Uzakdoğu ve Ortadoğu menşeli yatırımcı ağırlığı söz konusu” dedi. Uzmanların dikkat
çektiği bir konu daha var: Regülasyonlar! Bu alandaki değişiklikler, yolu boyu hesapları,
kâr beklentilerini değiştirebiliyor. Çıkış eğilimlerini bu gelişmenin de etkilediği
belirtiliyor. Şenova, “OMV’nin Petrol Ofisi hisselerini satışa çıkarması, Tesco’nun
Kipa’dan çıkması kâr üzerindeki beklenti baskısının sonucu diye yorumlanmasına karşı
eğitim sektörüne yatırım yapan fonların çıkışı sektördeki regülasyon değişikliklerinin
sonucu şeklinde algılanabilir” diye konuştu.

**Avrupalının yerini Japon, Hintli ve Çinli alıyor**

“Türkiye jeopolitik konumu, rekabetçi ve nitelikli iş gücü, genç nüfusu, büyüme 
potansiyeli gibi pek çok nedenle yabancı yatırımcılar açısından cazibesini koruduğunu”
belirten Gen-Temizer–Özer bürosu ortağı Baran Gen de, şunları söyledi:

“2016 yılında gerçekleştirdiğimiz işlemlere bakıldığında yatırımcı profilinde Avrupalı
yatırımcıdan Uzakdoğulu yatırımcıya doğru bir dönüşüm olduğunu söylemek mümkün. 
2016 yılında Japon, Hint ve Çin menşeli yatırımcıların ilgisini çokça gördük. Yabancı
yatırımcının özellikle ilgilendiği sektör olarak bir genelleme yapmanın pek mümkün
olduğunu düşünmüyorum, zira 2016 yılındaki yatırımlara bakıldığında teknolojiden
kimya sektörüne, lojistikten enerjiye pek çok farklı sektörde işlem gerçekleştirildi.
Bunun 2017’de de bu şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. 2017’de private equity 
fonların yatırımlarından çıkışlar olmasını da bekliyoruz. Ayrıca Özelleştirme İdaresi’nin
milli para kullanma politikası kapsamında bundan sonra TL bazında satış yapacağı
duyurusu ile özelleştirme ihalelerine olan ilginin artacağını da söylemek mümkün.”

**Bilançosunu etkin yönetenler yatırımcı gözünde ayrışıyor**

EY TÜRKİYE KURUMSAL FİNANSMAN HİZMETLERİ BÖLÜM BAŞKANI MÜŞFİK CANTEKİNLER:

● Yabancıların, Türk şirketlerine iştahları devam ediyor mu?

Yabancıların Türk şirketlerine ilgisinin azalsa da devam ettiğini gözlemliyoruz.
Ancak son dönemde yaşanan kurlardaki yükselişler sebebiyle birçok Türk şirketinin
kârlılıklarının ve bilançolarının daha kırılgan hale geldiğini ve risk seviyesinin
arttığını gözlemliyoruz. Her ne kadar kurlardaki artış, ülkemizde, yabancı yatırımcılar
için yatırımlarının daha ucuzladığı ve ilgiyi artıracağı algısı yaratsa da, bu yatırımcıların
getiri beklentilerinin de yine yabancı para birimi cinsinden olması sebebiyle bu
algının gerçeği yansıtmadığı görüşündeyiz. Bunları söylemekle beraber gelir-gider
yapısını yurtdışı ihracat vb. aksiyonlarla doğal olarak ‘’hedge’’ etmiş ve bilançosunu
etkin yönetmiş firmaların bu dönemde daha ön plana çıktığını ve yatırımcıların gözünde
olumlu olarak ayrıştığını gözlemliyoruz.

● Çıkış veya çıkış eğilimi var mı?

Yabancı yatırımcıların çıkış konusundaki eğilimleri, coğrafyaya ve de kurumsal risk
algısına göre farklılıklar gösteriyor. Çıkış eğiliminde olan bazı yatırımcıların
olduğunu gözlemliyoruz ancak diğer taraftan Türkiye’deki güncel ortamı, düşme eğilimi
gösteren değerleme beklentileri sebebiyle fırsat olarak değerlendiren yatırımcılar
da olduğunu görüyoruz. .

● Özellikle zamanı gelmiş fonlar ne yapıyor?

Çıkış zamanı gelen fonların portföylerinde bulunan şirketlerden çıkmak için temkinli
davrandıklarını ve ancak riskleri düşük ve hem yönetimleri hem de finansal açıdan
güçlü olan portföy şirketleri ile ilgili satış/ortaklık süreçlerini başlattıklarını
gözlemliyoruz. Halihazırda fonların çıkmayı planladıkları bu tür portföy şirketlerinin
çoğunluğuna hem yerli hem de yabancı yatırımcı ilgisi mevcut. Özellikle Türkiye 
ile birlikte yurtdışında da faaliyet gösteren portföy şirketlerinin daha fazla ilgi
çektiğini görüyoruz.

**Yatırımcı profili değişiyor, Uzakdoğu ve Ortadoğulu öne çıkıyor**

KPMG TÜRKİYE DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ BAŞKANI HANDE ŞENOVA:

● Yabancıların, Türk şirketlerine ortaklık satın alma yaklaşımlarında ne izliyorsunuz?

Dünden bugüne hızla değişen bir Türkiye’deyiz. Bir bakmışsınız dolar kuru bir gün
içinde Türk Lirası karşısında yüzde 10 değerlenmiş, bir bakmışsınız terör saldırısında
onlarca vatandaşımız hayatını kaybetmiş. Tüm bu faktörler bazı sektörleri oldukça
yakından etkiliyor. Her şeye rağmen şirket satın almalarında strateji günden güne
değişkenlik göstermez, uzun vadeli bakış açısı geçerlidir. Bugünden gelecek yıllardaki
potansiyeli görüp yatırım kararlarını almak esastır.

● Yabancının iştahı devam ediyor mu?

Yatırımcı iştahı risk faktörüyle de orantılı. Hali hazırda Türkiye’de ufak da olsa
bir faaliyeti olan yatırımcının risk algısı, henüz Türkiye’de hiçbir yatırım yapmamış
olan yatırımcıdan farklı oluyor. Açıkçası yatırım iştahının arttığını söylemek doğru
olmaz ancak bazı alanlarda yatırımlarda duraksama olmadığını söyleyebiliriz. Hala
devam eden şirket ortaklık projelerinin yarısından fazlası yabancı sermaye tarafından
gerçekleştiriliyor. Türk firmalarla ticari ilişkisi mevcut Uzakdoğulu firmaların
bu dönemde bu ilişkiyi ortaklığa ve hisse ilişkisine dönüştürme fırsatlarını değerlendirdiğini
görüyoruz.

● Çıkış var mı, veya çıkış eğilimi?

Türkiye’den çıkış kararı alan diğer yatırımcılar da bazı regülasyon değişikliklerinin
faaliyet gösterdikleri sektörü ve rekabet koşullarını etkilemesi sonucunda bu kararı
uygulamak durumunda kalabiliyor. OMV’nin Petrol Ofisi hisselerini satışa çıkarması,
Tesco’nun Kipa’dan çıkması kar üzerindeki beklenti baskısının sonucu diye yorumlanmasına
karşı eğitim sektörüne yatırım yapan fonların çıkışı sektördeki regülasyon değişikliklerinin
sonucu şeklinde algılanabilir.

● Zamanı gelmiş fonlar ne yapıyor?

Çıkış zamanı gelen fonlar için fiyatlama ve değer önemli faktör, dolayısıyla kısa
bir perspektifte zararına satış yapmayı tercih etmeyeceklerdir. Şu anda fonların
elinde bulunan ve 2017 yılında çıkışı yapılması beklenen önemli yatırımlara gelecek
potansiyel alıcılar Türkiye’ye olan güveni veya güvensizliği daha net yansıtacaktır.
