# Şirketler siber saldırı olmadan uyanmıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sirketler-siber-saldiri-olmadan-uyanmiyor-54376h/
- Yayımlanma: 2020-07-07T19:46:09+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Marsh ve TÜSİAD iş birliği ile gerçekleştirilen ‘2020 Türkiye Siber Risk Algı Araştırması’nın
sonuçları düzenlenen webinarla  açıklandı. Araştırma, Türkiye’de siber riskler konusunda
yapılan ilk  ve en kapsamlı araştırma olma özelliği taşıyor. Araştırma sonuçlarına
göre  firmaların siber riskleri diğer risk başlıkları gibi  önemsemeleri ve yönetmeleri
gerektiğine ilişkin farkındalık seviyesi  hızla artıyor. Buna karşın, siber güvenliğe
yönelik farkındalık ve  yatırım, büyük ölçüde siber saldırı deneyimi ve hukuki düzenlemelerle
tetikleniyor.

Firmaların yüzde 78’i bir tehditle karşılaşmadan siber riski fark  etme ve harekete
geçme pratiğine sahip değilken, yaşanan saldırının  etki gücünün de öngörülenden
daha yüksek olduğu görülüyor. Siber  ataklar sebebiyle işlerinde yavaşlama, durma
veya finansal zarar  yaşamayan şirketler ise siber güvenlik riskini gözden kaçırma
eğiliminde.

Marsh Türkiye ile TÜSİAD iş birliğinde gerçekleştirilen ‘2020 Türkiye Siber Risk
Algı Araştırması’nın sonuçları açıklandı. Düzenlenen webinarla açıklanan araştırmanın
sonuçlarına göre  Türkiye’de, bu alandaki risklerin yönetimi veya bilgi  teknolojilerinden
sorumlu çalışanların sadece yüzde 9’u şirketlerinin  karşı karşıya olduğu en büyük
riski siber tehdit olarak görüyor. Geçtiğimiz yıl Marsh’ın global çapta gerçekleştirdiği‘
Siber Risk Algı Araştırması’nda ise bu oran yüzde 22 idi.

‘2020 Türkiye Siber Risk Algı Araştırması’, Türkiye’deki firma ve  kurumların siber
risklere ve bilgi güvenliğine yönelik  farkındalıklarını, tedbir alma reflekslerini
ortaya koymak, bu  alandaki yatırımlarını, ihtiyaçlarını ve beklentilerini anlamak
üzere  gerçekleştirildi. Çalışma kapsamında firmaların siber risk yönetim  sürecinden
sorumlu üst ve orta kademe yöneticileri ve uzmanlarının  değerlendirmeleri alındı.

Araştırma, siber riskler konusunda ülkemizde farkındalığın  arttığına işaret etse
de şirketlerin gün geçtikçe artan bu riski  öncelikleri arasına yeterince almadığını
ortaya koyuyor.

**Siber yatırım, siber saldırının ardından geliyor**

Araştırmanın sonuçlarına göre  siber güvenliğe yönelik farkındalık  ve yatırım büyük
ölçüde siber saldırı deneyimi ve hukuki  düzenlemelerle tetikleniyor. Firmaların
bu konudaki genel eğilimi ‘bekle-gör’ davranışı üzerinden şekilleniyor. Firmaların
yüzde 78’inin  tehditle karşılaşmadan siber riski fark etme ve harekete geçme  pratiğine
sahip olmadıkları, yaşanan saldırının etki gücünün öngörüden  daha yüksek olduğu
gözüküyor. Yaşanan siber atakların, bugüne kadar,  işlerin yavaşlaması, durması 
veya finansal zarara sebebiyet  verebilecek bir vaka yaşatmamış olması, siber güvenlik
konusunun daha  az gündemde olmasının temel nedeni olarak görülüyor.

Siber güvenlik yönetimine yatırım yapan firmaların yüzde 77’si  hukuki düzenlemelerin
teşvik edici etkisi olduğunu belirtiyor. Havacılık, finans, bilgi teknolojileri,
enerji ve üretim sektörlerinde  yer alan firmaların siber riskin yönetimi konusunda
nispeten daha  hassas davrandıkları ve bilgili oldukları ortaya çıkıyor. Devletin
yasayla çerçevesini çizdiği, takip ettiği konular firmalar tarafından  hem daha 
çok dikkate alınıyor hem daha çabuk içselleştiriliyor ve  prosedürlere geçiriliyor.
Bu bağlamda KVKK, GDPR gibi kanunlar  ISO, NIST gibi standartlar  EPDK, BDDK gibi
sektör denetleme kurumları   halka açılma süreçlerinden geçen kurumlar için SPK 
tarafından  belirlenen zorunluluklar şirketlerin siber risk konusunda harekete  
geçmeyi etkiliyor ve yol gösterici oluyor.

**COVID-19 ve hızla devam eden dijital dönüşüm, riski de artırdı**

Araştırmanın sonuçlarına göre  COVID-19 salgınının etkisiyle her  alanda hızlanan
dijital dönüşümün hem farkındalığı arttıracağı hem de  kurumları siber risk yönetimine
yönelik daha fazla önlem almaya teşvik  edeceği öngörülüyor. COVID-19 salgını süreci
ile birçok firmanın tam  olarak hazır olmadan ve gerekli tedbirleri alamadan hızlı
bir şekilde  dijitalleşmesi siber saldırı olasılıklarını da yükseltiyor.

**Yetkin ve yeterli insan kaynağı açığı en önemli konulardan biri**

Araştırmanın sonuçlarına göre  firmaların yüzde 77’sinde siber  risk konusundaki
sorumluluk IT/BT ekiplerinin üzerinde. Firmaların  yüzde 75’inde siber güvenlik 
sorumluluğu büyüklük ve sektörel yapıya  göre CTO/CIO/CSO/CICO pozisyonlarından 
biriyle paylaşılıyor. Bir başka  deyişle, süreci C seviyesi yönetiyor. Özellikle
bu seviyedeki  yöneticilerin konuya yaklaşımları kurumun farkındalığını ve  stratejisini
doğrudan etkiliyor. Firmaların yatırım kararı için en  önemli dayanak noktası, yine
sektördeki firmaların yaşadığı olumsuz  deneyimler oluyor. Firmaların yüzde 56’sı
ise, doğru bir strateji  kurabilmek için tarafsız bir kurumdan danışmanlık alıyor.

Araştırmaya göre  firmaların yüzde 78’inin risk yönetimi  konusundaki öncelikli 
refleksi riski azaltıcı uygulamaları hayata  geçirmek yönünde. Firmalar en çok cihazların
güvenliğini arttırmaya,  sisteme veya ağlara hem şirket içinden hem de dışından 
erişimi daha  güvenli hale getirmeye yönelik yatırımlar gerçekleştiriyor. Siber 
riski ölçme, yönetme ve önleme süreçleri belirgin alanlarda yatırım  gerektirirken,
bu alanların başında altyapı, organizasyon ve insan  kaynakları geliyor. Firmaların
yüzde 50’si söz konusu yatırımları  yapma konusunda çekimser davranırken, daha çok
penetrasyon ve zafiyet  analizleriyle yetiniyorlar.

**Siber risk sigortasının önemi gün geçtikçe artıyor**

Şirketlerin siber güvenlik alanındaki olgunlukları siber risk  sigortasına yatkınlıklarını
olumlu yönde etkiliyor. Firmaların çoğunun  siber risk sigortası hakkında yeterli
bilgisi bulunmuyor. Siber risk  sigortaları hakkındaki bilgi eksikliği ve siber 
risk sigortalarının  kapsamına güvenilmemesi, siber risk sigortası yaptırılmasının
önündeki  en önemli engeller olarak ortaya çıkıyor. Siber risk sigortası sahibi 
olan firmaların yüzde 86’sı sigortanın kendilerini koruyacağına güven  duyarken,
bu oran sigorta sahibi olmayanlarda yüzde 34 düzeyinde  kalıyor.

**Yeşim Aksüt: “Siber risk sadece firmaların değil, ülkelerin de en  önemli gündemi
ve yatırım alanı”**

Siber risk yönetimi konusunda bütünsel bir bakış açısı değişikliği  gerektiğine 
dikkat çeken Marsh Türkiye Eş CEO’su Yeşim Aksüt, “Bunun  için eğitim ve bilgilendirme
şart. Siber risk eğitimlerinin şirket  oryantasyonlarının bir parçası haline getirildiği,
bilinçlendirme  pratiklerinin şirketlerin tüm iş birimlerine entegre edildiği yapılar
kurulmalı.

Siber riskin, şirketin taşıdığı diğer tüm riskler gibi  konumlanması ve vizyon planlarının
içine alınması önem taşıyor. Ancak  araştırmanın da gösterdiği gibi, sektörlerin
büyük bölümünde siber  riskler konusunda bir farkındalık eksiği söz konusu. Bilgi
teknolojilerine her geçen gün daha fazla artan bağımlılığımız, daha  verimli ve 
yaratıcı çalışma şekillerine olanak sağlarken, şirketlerin  itibarını ve finansallarını
önemli ölçüde sarsabilecek sonuçlar  doğurabilecek potansiyele de sahip.

Siber saldırılar ve suçlar, artık  yalnızca şirketlerin değil ülkelerin en önemli
gündem maddesi oldu ve  önemli bir yatırım alanı haline geldi. Bu araştırmayla Türkiye’deki
şirketlerin siber risklere bakış açısı, şirket içinde nasıl  konumlandırdıkları,
üçüncü tarafları bu anlamda nasıl gördükleri ve  kamu politikalarıyla etkileşimlerini
ortaya koymayı hedefledik. Bu  sonuçların dinamik olacağını ve şu anda içinde bulunduğumuz
COVID-19  pandemi dönemi gibi majör olaylardan etkileneceğini vurgulamakta fayda
var. Bu minvalde, araştırmanın belli sıklıklarda tekrarlanması ve  değişen trendleri
yansıtması kurumlar için yol gösterici olacaktır. Raporumuzun bu yolu açacağına 
ve öncülük edeceğine inanıyoruz” dedi.

**Serkan Sevim: “Firmalar dijital vizyon ve stratejilerini  oluşturmalı”**

İş dünyası olarak teknolojinin ve dijitalleşmenin fırsatlarından  yararlanırken 
aynı zamanda risklere karşı hazır ve korunaklı  olabilmeleri gerektiğini söyleyen
TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Dijital Türkiye Yuvarlak Masası Başkanı Serkan Sevim,“
Siber  saldırılar karşısında güvenlik çözümleri yeteneklerinin artırılması,  geleceğe
dair planlamalar yapılırken kurumlarımızın güçlü bir siber  saldırıya uğrayabilme
riskinin düşünülmesi ve önleyici tedbirlerin  alınması çok önemli.

Bu alanda farkındalık ve yatırımların  gerçekleştirilmesi için kurumların gerekli
kaynak, personel ve zamanı  tahsis etmesi  dijital vizyon ve stratejinin oluşturulması
gerekiyor.Bu vizyonun hayata geçirilmesinde dijital dünyanın  gerektirdiği yetkinlikler
ve becerilerle donatılmış iş gücüne ihtiyaç  olacak. Yaptığımız işler hızla dönüşürken
gerek kamu gerek iş dünyası  olarak dijital dönüşümü bütüncül bir yaklaşımla ele
almalı, iş birliği  içinde çalışmalarımızı sürdürmeli ve dijital dönüşüm rüzgarının
hızına  hep birlikte hazırlıklı olmalıyız” dedi. 
