# S&P’den Türk bankacılık sektörüne ilişkin kritik değerlendirme

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/sp-turk-bankalari-aktif-kalitesi-raporu/
- Yayımlanma: 2026-10-23T16:41:22+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu [S&P](https://www.borsatek.com/nasdaq-kapanis-sonrasi-vadeli/)
Global Ratings, Türk bankacılık sektöründe net kredi risk maliyetinin 2026 yılında
230 ila 240 baz puan aralığında gerçekleşebileceğini öngörüyor. Kurumun analizine
göre faiz indirimleri fonlama maliyetlerini düşürerek kârlılığı desteklerken, reel
sektörün finansal tamponlarındaki aşınma aktif kalitesi üzerindeki baskıyı artırıyor.

## S&P değerlendirmesinde faiz indirimleri ve kârlılık dinamikleri

[S&P](https://www.borsatek.com/nasdaq-kapanis-sonrasi-vadeli-2/) Global Ratings 
Finansal Kuruluşlar Direktörü ve Baş Analisti Regina Argenio, Türk bankacılık sektörünün
risk yapısına ve 2027 görünümüne ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Merkez
Bankası tarafından atılan faiz indirimi adımlarının mevduat maliyetlerini gerileterek
banka kârlılıklarını ilk aşamada olumlu etkilediği ifade edildi. Kredi büyüme sınırlarının
kârlılık üzerindeki olumlu etkiyi engellemediği kaydedildi.

Zaman içerisinde bankaların daha düşük faiz oranlarıyla kredi sunmaya başlamasının
net faiz marjlarındaki avantajı bir miktar azaltabileceği vurgulandı. Faiz indirimlerinin
devam etmesi durumunda olumlu finansal yansımaların 2027 yılı boyunca hissedilmesi
bekleniyor. Faizlerdeki gerilemenin tahvil portföylerinin değerini artırdığı ve 
sermaye yeterliliğini güçlendirdiği aktarıldı. Enflasyondaki düşüşe paralel olarak
TÜFE’ye endeksli tahvil getirilerinin kârlılığa katkısı azalsa da artan kredi talebi
ile kredi portföyü gelirlerinin söz konusu kaybı telafi edebileceği öngörülüyor.

![S&P](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/SP-500.jpg)

## Reel sektörün finansal tamponları ve aktif kalitesi riskleri

Dezenflasyon sürecinde yaşanabilecek olası gecikmelerin ve reel sektörün zayıflayan
finansal dayanıklılığının aktif kalitesi üzerindeki baskıyı artırabileceği uyarısı
yapıldı. Sıkı finansman koşulları, yüksek üretim maliyetleri ve hanehalkı servetindeki
gerilemenin reel sektör tamponlarını erittiği dikkat çekildi. S&P analistleri, sürecin
uzaması halinde bankaların kârlılığını olumsuz etkileyecek aktif kalitesi bozulmalarının
derinleşebileceğini dile getirdi.

Kredi yapılandırma uygulamalarının borçlulara kısa vadede nefes aldırdığı fakat 
toplam borç yükünü ortadan kaldırmadığı ifade edildi. Yapılandırma süreçlerinin 
uzaması durumunda halihazırda biriken borç yükünün üzerine yenilerinin eklenebileceğine
dikkat çekildi. Ekonomik toparlanma, dezenflasyon ve faiz indirimleri varsayımlarında
aksamalar yaşanması halinde aktif kalitesindeki bozulmanın beklenenden daha yüksek
seviyelere ulaşabileceği aktarıldı.

## Kamu bankaları ile özel bankalar arasındaki ayrışma

Kamu bankalarının geçmiş dönemlerde takip ettiği agresif kredi politikalarının ardından
son süreçte kredi büyümesini yavaşlatarak denge arayışına girdiği belirtildi. Kamu
bankalarının ekonomiye kredi aktarımında özel bankalara kıyasla daha esnek davranabildiği,
zaman zaman sıkı kredi tahsis standartlarından ödün verilebildiği kaydedildi. KOBİ
kredileri ve teminatsız kredi portföylerine olan yüksek maruziyet nedeniyle kamu
bankalarında aktif kalitesi sorunlarının özel bankalara kıyasla daha belirgin hale
gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.

![S&P](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/SP-2.jpg)

Öte yandan Türkiye’de yaşanan fon krizinin atılan politikalar ve bankaların düşük
risk maruziyeti sayesinde kontrol altında tutulduğu vurgulandı. Krizin sektöre sıçrama
riskinin fonların tasfiye sürecinin pürüzsüz tamamlanmasına ve yeni vakaların ortaya
çıkmamasına bağlı olduğu belirtildi.

## Küresel para politikaları ve dış borçlanma maliyetleri

Türkiye’deki faiz indirimlerinin banka marjlarını desteklemesine karşın [ABD Merkez Bankasının](https://www.whitehouse.gov/)(
Fed) para politikasını sıkılaştırmasının ve güçlü dolar beklentisinin dış borçlanma
maliyetlerini yükseltebileceği ifade edildi. S&P, Fed’den 50 baz puanlık faiz artışı
beklerken, küresel borçlanma maliyetleri ile Türkiye’nin risk priminin bankacılık
sektörünün dış finansman koşullarında belirleyici olacağını vurguladı.

Sektörel düzenleme alanında önemli gelişmeler kaydedilmesine karşın kazanımların
kalıcılığının henüz tam olarak test edilmediği ifade edildi. Türkiye’nin ülke kredi
notundaki yükselişin bankaların kredi notlarını olumlu etkilediği, hem ekonomik 
hem de sektörel risk eğilimlerinin durağan seyretmesinin beklendiği açıklandı.

![Bankacılık Sektörü](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/Borc-
krizi-ve-bankacilik-sektorunde-beklenen-basarisizliklar.webp)

  |  Gösterge / Büyüklük |  S&P Beklentisi / Öngörüsü |  
   |  2026 Net Kredi Risk Maliyeti |  230 – 240 baz puan |  
 |  ABD Merkez Bankası (Fed) Faiz Beklentisi |  50 baz puan artış |  
 |  2026 Bankacılık Kârlılık Görünümü |  Maliyet baskılarının yönetilmesi |  
 |  2027 Bankacılık Kârlılık Görünümü |  Ilımlı destek ve toparlanma |  
 |  Ekonomik ve Sektörel Risk Eğilimi |  Durağan |

### S&P tahminlerine göre Türk bankacılığında 2026 kredi risk maliyeti ne kadar bekleniyor?

S&P, Türk bankacılık sektörü için 2026 yılında net kredi risk maliyetinin 230 ila
240 baz puan seviyesinde gerçekleşmesini bekliyor. Dezenflasyon sürecinin başarıyla
ilerlemesi durumunda 2027 yılında risk maliyetinde iyileşme öngörülüyor.

### Kamu bankalarında aktif kalitesi riski neden daha yüksek görülüyor?

Kamu bankalarının geçmişteki agresif kredi politikaları, esnek kredi tahsis standartları
ve KOBİ ile teminatsız kredilere olan yüksek maruziyetleri nedeniyle aktif kalitesindeki
bozulmanın özel bankalara göre daha belirgin olabileceği ifade ediliyor.

![S&P](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/10/SP-Global.jpg)
